Gazabı meydana getiren sebeplerden birisi de gadr, yani ahdinde ve misakında durmamaktır. Bir tarafın söz vermesine vaad denir. İki kimsenin sözleşmelerine ahd denir. Yemin ile kuvvetlendirilen vaate misak denir. Karşılıklı sözleşilen kişiye, önceden haber vermeden sözünü bozmak gadr olur. Devlet reisi, kâfirlerle yapmış olduğu muahedeyi bozmak lazım geldiğini anlarsa, onlara haber vermesi vâciptir. Haber vermeden evvel bozması caiz değildir. Hadis-i şerifte, (Gadr eden kimse, kıyamet günü kötü şekilde cezasını görecektir) buyuruldu. Gadr etmek, haramdır. Kâfirlere verilen ahdi dahi korumak vâciptir.

Hadis-i şerifte, (Emin olmayan kimsede iman yoktur. Ahtini bozan kimsede din yoktur) buyuruldu. Bu hadis-i şerif emanete hıyanet edenin imanı kamil olmaz, buna ehemmiyet vermezse, imanı kalmaz, demektir.
__________________
Allahümme inneke Afüvvün, Kerîmün tühibbul afve fa’fu annî! (Ey Rabbim! şüphesiz sen affedicisin. Cömertsin. Affetmeyi seversin. Beni de affet.)

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler