Sual: İlmihallerde namazın mekruhlarında, “Bir rüknde iki kerre bir yerini kaşımak” ve namazı bozanlarda “Bir rüknde, üç kere bir yerini kaşımak” ifadeleri geçiyor. Burada kast edilen aynı yeri kaşımak mıdır?

Cevap: Herhangi bir yeri kaşımak kast ediliyor.

 

Sual: Tek secde yapsak ne lâzım gelir?

Cevap: Aklımıza gelince hemen secdeye kapanıp, sonra sehv secdesi yapılır. Namazdan sonra hatırlarsa namazı iade gerekir.

 

Sual: Avret olan bir uzvun dörtte birinin kendi fiili ile olmamak şartiyle bir rükün eda edecek kadar açılması namazı bozar. Kadınla erkeğin aynı imama uyup bir hizada bir rükün durmaları halinde namazları bozulur. Göğsünü bir rükün mikdarı kıbleden çevirirse namazı bozulur. Bir rükün mikdarı ne kadardır?

Cevap: Bir rükünden maksat, sünnetiyle bir rükün demektir. İmam Ebu Yusuf bu görüştedir. İmam Ebu Hanife ve İmam Muhammed ise bir rüknün üç tesbih (sübhanallah) diyecek kadar olduğunu bildirmiştir. Bu kavil ihtiyat sebebiyle tercih olunmuştur. Bir uzvun dörtte birinin bir rükün eda edilecek miktardan daha az açılması ittifakla namazı bozmaz. Çünkü az zamanda çok açılmak ve çok zamanda az açılmak affedilmiştir. Bir uzuv açık olduğu halde bir rükün edâ edilmesi hâlinde namaz ittifakla bozulur. Bunlar namazda açılma hakkındadır. Namaza başlarken bir uzvun dörtte biri açıksa, namaz bozulur. (İbn Âbidîn, Namazın Şartları Babı)

 

Sual: Kâbede kadın erkek bir hizada namaz kılabilir mi?

Cevap: Kâbe binâsının içinde farklı cihetlere doğru kılıyorlarsa aynı hizada kılmaları namazı bozmaz.

 

Sual: İmam akşam namazında ikinci oturuşu yapmayıp yanılarak dördüncü rek’ate kalksa, bilmeyip uyanın namazı sahih mi?

Cevap: İmam geri döner. Dönmezse ve secdeleri yaparsa, namaz bâtıl olur ve uyanlarınki de bozulur. (Hindiyye.)

 

Sual: Özürlü bir kimse namaz kılarken namaz vakti çıksa namazı fasid olur mu?

Cevap: İmam Ebu Hanife’ye göre olur, İmameyne göre olmaz. Fetva da böyledir. (Nimeti İslam.)

 

Sual: Semi’allahü limen hamideh yerine, dili dönmediği için nimen diyenin namazı bozulur mu?

Cevap: Limen hamd yerine limel hamd demekle namaz bozulur. Ancak Halebî, «Mahrec yakın olduğu için namazın bozulmaması ümid edilir» demiştir. Anlaşıldığına göre bunun hükmü pelteğin hükmü gibidir. Hulvanî’nin beyânına göre sahabeden bazıları bunu Hazreti Peygamber’den rivayet etmiş; “öyle okumak bazı Arab kabilelerinin lehçesidir” demişlerdir. En’amte, dinüküm, vemenfûşü kelimelerindeki nun’ların lame tebdili ile namazın bozulması lazım gelip gelmeyeceği hususunda ulemanın ihtilaf ettikleri Haddâdî’den nakledilmiştir. (İbn Âbidîn, Namazın adabı bahsi.)

 

Sual: Kunut dualarının birincisinde sonundaki kef harfini gaf olarak bugüne kadar okumuşum. Namaza zarar gelir mi? Namaz içinde böyle bir hata yapsa ve secdeye de eğilmiş olduğunda farkına varsa ne yapar?

Cevap: Mahreçleri yakın olduğu için namazı kurtarır. İlmihalde diyor ki: Bir harfi, başka harf okumakda, harfler çok farklı ise, bozar. Meselâ, sat yerine ta söylemek, sâlihât yerine tâlihât okumak gibi. Harflerin farkı az ise, çok âlimler, ma’nâ değişirse, eğer bilerek okudu ise, bozulur. Ağzından kaçdı ise, bozulmaz dediler. Dat yerine zı demek, sin yerine sat, te yerine tı demek gibi. Fetvâ böyle ise de, ihtiyâtlı olmak lâzımdır. Dâllîn yerine zâllîn okumak böyledir.

 

Sual: Namazda rükü’dan kalkarken elleri kaldırmadan iki eli ile pantolonu çekse [diz izi yapmasın diye] nemaz sahih olur mu?

Cevap: Elleri kaldırmadan çekerse câizdir. İki elini kaldırarak çekerse mekruh olur.

 

Sual: Kâbe-i Muazzama’yı helikopterle tavaf etmek câiz midir? Revakların üçüncü katından tavaf etmek câiz midir?

Cevap: Câizdir ama mekruhtur. Nitekim ulemâ Kâbe’nin üzerinde namaz kılmanın mekruh olduğunu söylemişlerdir. (İbn Âbidîn, Namazın mekruhları bahsi.)

 

Sual: Fıkıh kitaplarında iki elin bir hareketi namazı bozar, diyor. Bu ne demektir? Elleri kaldırıp rükü’dan kalkarken pantolon çekmek mekruh mudur?

Cevap: Düğmesini iliklemek gibi iki el ile yapılması âdet olan bir şey, tek el ile yapılsa bile amel-i kesir olup namazı bozar. Düğmesini çözmek gibi tek el ile yapılması âdet olan bir şey, iki el ile yapılsa bile amel-i kalil olup namazı bozmaz. Ama bu bir kavildir. Zayıf kavil olduğu için fıkıh kitaplarında “bozar denildi” diyor. Namazı bozan hareketler (amel-i kesir) hakkında esah kavil, onu işleyeni görenin, namazda olmadığından şüphelenmesidir. Bu takdirde amel-i kesirdir ve namazı bozar. Tarakla saçını taramak, birini öpmek, özürsüz yürümek, ceketini giymek, kemerini bağlamak gibi namazdan olmayan hareketler böyledir. İki elin bir hareketi de bazen böyledir. Düşen takkesini almak, açılan elbisesini örtmek, alnının terini silmek, secde yerinde rahatsızlık veren hayvanı uzaklaştırmak, bozulan abdesti tazelemeye gitmek bozmaz. Mekruh da olmaz. Bir başka kavil, bir elin bir rükünde üç hareketinin namazı bozmasıdır. Bu kavle göre eliyle üç ayrı defa bir yerini kaşıyan kimsenin namazı bozulur.

 

Sual: Kadın namaz kılarken eteğinin aşağıdan bakılırsa avret yeri görüleceği için altına uzun bir eşofman ya da benzeri bir kıyafet giymesi gerekir mi?

Cevap: Arkadan veya yandan yahut yukarıdan başkalarının görmesi mahzurludur. Kendisinin bakınca görmesi veya aşağıdan gözükmesi zarar etmez. (İbni Âbidin)

 

Sual: Avret olan bir uzvun dörtte birinin kendi fiili ile olmamak şartiyle bir rükün eda edecek kadar açılması namazı bozar. Burada uzuv ne demektir?

Cevap: Bu meselede erkeğin uzuvları tenâsül uzvu, husyeler, dübür, göbekle kasık arası ve iki taraftan bunun hizası, (dizle beraber) her bir uyluk olmak üzere altı tanedir. Erkeğin namazda dizi açılsa ama uyluğu açılmasa namaz bozulmaz. Kadında bunlara ilâveten, topuklarla birlikte baldırlar, göğüsler, kulaklar, dirseklerle beraber bazular, bileklerle beraber kollar, göğüs, yanlarla beraber karın, omuzlarla beraber sırt, baş, boyun ve kulaktır. Bir rivayette avuçların üstü ve ayakların altıdır.

Açılma bir uzuvda olursa cüz’ü hesabiyle toplanır. Meselâ, namaz kılan kimsenin bir uyluğunun sekizde biri, diğer uyluğunun da sekizde biri açılsa hesap edilerek iki sekizde bir toplanır ve dörtte bir hâsıl olur. Bu namaza mânidir. Fakat bir uyluğunun sekizde biri diğer uyluğunun sekizde birinin yarısı açılırsa namaza mâni olmaz. Açılma bir uzuvda değilse mesaha (saha) itibariyle toplanır. Toplanan miktar açılan uzuvların en küçüğünün dörtte birini bulursa namaza mâni olur. Meselâ, kadının uyluğundan sekizde birinin yarısı, kulağından da sekizde birinin yarısı açılsa mesaha itibariyle ikisinin toplamı – açılan iki uzvun küçüğü olan – kulağın dörtte birinden fazla olur. (İbni Âbidin, Hindiyye, Ni’met-i İslâm)

 

Sual: Bir kimsenin namazdan önce bir yeri kanasa ve kanamanın durmasını beklese; durunca namaza başlasa, namazda ya tekrar kanadıysa diye bir şüphe gelse, namazı bitirip selam vererek baktığında kanamadığını görse, bu şüphe hâli Mâlikî veya Hanefî mezhebinde abdesti, dolayısıyla namazı bozar mı?

Cevap: Her iki mezhebe göre de abdesti ve namazı bozulmamıştır. Hanefî mezhebinde abdest aldığını hatırlasa, fakat bozduğunda şüphe etse, abdesti var kabul edilir. Abdest bozduğunu hatırlasa, ama abdest aldığında şüphe etse, abdesti yok kabul edilir. Mâlikî mezhebinde her iki halde de abdesti yok kabul edilir. Ama abdest aldığını hatırlıyor, bozulduğunu hatırlamıyorsa, Mâlikî mezhebinde de abdesti var kabul edilir. Bir yerinin kanadığında şüphe etmesi, baktığında kanamadığını görse bile şüphe değildir. Bu husus yanlış anlaşılmaktadır. Abdestli olup olmadığını hatırlamak bakımından şüphe abdesti bozar veya bozmaz.

 

Sual: Câmide namaz kılarken cep telefonu çalarsa kapatmak namazı bozar mı?

Cevap: Câmide namaz kılarken cep telefonu çalarsa, bunu mümkün olan en az hareketle kapatmalıdır. Çünki cemaati rahatsız etmek çok mahzurludur. Hatta imamın şaşırmasına sebep olabilir. Hele telefon zili müzik melodisi ise çok daha mahzurludur ki, câmide müzik çalınmasına sebebiyet verilmiş olur. Bu bakımdan cep telefonunun zilini müzik melodisine değil, normal zile ayarlamalıdır. Az bir hareketle cebin üstünden veya elini cebe sokarak telefonu kapatmak namazı bozmaz. Faydalı hareketler mekruh bile değildir. Olsa bile cemaati rahatsız etmek daha büyük kabahattir. İki elin bir hareketi her zaman namazı bozmaz. Dışarıdan bakanda, namaz kılmıyor intibaı uyandıran hareketler namazı bozar. Bunun dışındakiler faydalı değilse, bozmaz, ama mekruh olur. Pantolonu secde giderken iki eliyle yukarı çekmek gibi. Bir elin üç veya iki elin tek hareketinin namazı bozacağı kavli zayıf kavildir. (Nimet-i İslam)

 

Sual: Akıntısı olan bir kadın, akıntıya mâni olabilmek için önüne pamuk sokunca, pamuğun iç kısmı ıslanıp dış kısmı ıslanmayınca abdest bozulur mu? Yani abdestin bozulması için pamuğun tamamının mı ıslanması gerekir? Kullanılmasının müstehab oluşu, abdestin bozulmasına engel olduğu için?

Cevap: Akıntısı olan kadının pamuk veya bez kullanması şart değildir. Ama akıntı gelip çamaşırı ıslanırsa veya pamuk veya bez koyup, bunu ıslak görürse abdesti bozulur. Pamuk içeri sokulur, dışarı akıntı sızmazsa abdest bozulmaz. Müstehab olması içine değil, önüne koymak hakkındadır. Böylece abdestin bozulduğunu rahatça anlayabilir. Vesveseyi önlemek için müstehab olmuştur. Pamuğun içi ıslanıp dışı ıslanmazsa abdest bozulur. Ama içeri konan pamuk ıslanır, pamuğun dış kısmı kuru ise, pamuk dışarı çıkarılmadıkça abdest bozulmaz. İçinin ıslandığını çıkınca anlar ki o zaman bozulmuş olur. Devamlı akıntı varsa, özür sahibi olur veya pamuğu önüne sokarak akıntıyı durdurarak abdest alıp namazını kılar. Akıntı devamlı ise ve önüne pamuk sokmamış ise, namaz vaktinin sonunda önüne bakar; akıntı var ise, özür sahibi olur. Bu halde abdest alıp namazını kılar. Sonraki namaz vaktinde de hiç kesilmezse her vakit için abdest alır.

 

Sual: Kıyamda kıraati bitirmeden rükü’ya eğilmenin hükmü nedir?

Cevap: Kıyamdan rükü’ya eğilirken tekbir alınır. Tekbir ayakta iken başlar, sırt dümdüz olunca biter. Efdal olan budur. Tekbiri ayakta almak da câizdir. Kıraati tekbire eklemek efdaldir. “Ve emmâ bini’meti rabbike fehaddisillahu ekber” demek gibi. Bazı âlimlere göre sûrenin sonu “ve kebbirhu tekbirâ” gibi senâ ile bitirse eklemek; “inne şânieke hüvel ebter” gibi biterse ayırmak evlâdır, buyurmuştur. Kıraatten bir harf veya kelime kalır da onu eğilirken tamamlarsa bazı âlimler göre bunda bir beis yoktur. Kıraati tamamladıktan sonra rükü’ya eğilmelidir. (İbni Âbidîn, Namazın Âdâbı).

 

Sual: Farz namazın ilki iki rek’atinde kıraati unutan kimse ne yapar?

Cevap: Kıraat namazın farzlarındandır. Farz namazların iki rek’atinde kıraat farzdır. İmam Züfer’e göre sadece bir rek’atte, Mâlikî mezhebine göre ekseri rek’atlerde, Şâfiî mezhebine göre bütün rek’atlerinde kıraat farzdır. Nafile ve vitrin bütün rek’atlerinde kıraat farzdır. Kıraati, farz namazın iki rek’atinde etmek vâcibdir. Bunu unutan son iki rek’atte kazâ ve sonra secde-i sehv eder. Namazın iki, üç veya dört olması fark etmez. Bir kimse namazda hiç bir rek’atte kıraat etmese veya yalnız bir rek’atte kıraat etmiş bulunsa, o kimsenin namazı fesada gider. (Fetâvâ-yı Hindiyye, Namazın Farzları)

 

Sual: Namazdaki birisi namazda olmayan birisinin sözüne cevap verirse namaz bozulur mu?

Cevap: Namaz kılarken namazda olmayan birisinin sözüne cevap vermek namazı bozar. Selâm verenin selâmını almak, aksırana yerhamükallah demek böyledir. Allahü teâlâ’nın ismi anılır da celle celâlühü, Hazret-i Peygamber’in ismi söylenir de aleyhisselâm, bir musibet işitir de innâ lillahi ve innâ ileyhi râciûn, Kur’an-ı kerim okunur da sadakallahü’l-azîm derse bozulur. Namazda olmayanın okuduğu Fâtiha’ya âmin demek ihtilaflıdır. Bazı âlimlere göre namazdaki birisi, namazda olmayanın duasına âmin derse, İmam Ebu Hanîfe ile İmam Muhammed’e göre namazı bozulur. İmam Ebu Yusuf’a göre bozulmaz. Müteahhirîn ulemâsı bozulacağını tercih etmiştir. (İbni Âbidîn, Namazı Bozan Şeyler).

 

Sual: Namazdaki birisi başkasının sözüyle rükü ve secdeye gitse, hareket etse, namazı bozulur mu?

Cevap: Büyük bir mescide müezzin tekbirleri yüksek sesle alıyorsa, o sırada içeri giren birisi imamın rükü’ya eğildiğini görüp müezzine tekbir almasını söylese, müezzin de bu adamın sözüyle tekbir alırsa namazı bozulur. Bozulmaz diyenler de vardır. Mutemed kavil bozulmamasıdır. (İbni Âbidîn, Namazı Bozan Şeyler). Kınye’deki malumata nazaran, yalnız kılan birisine ileriye gitmesi söylenir de o da emre uyarak ilerlerse namazı bozulur. Saftaki boşluğa bir adam girer de namaz kılan kimse ilerleyecek ona yeri genişletirse namazı bozulur. Bu hükmün gerekçesi Allah’ın emrinden başkasına uymuş olmasıdır. Tahtâvî ise dinin emrine uyarak yaptı ise bozulmaz; içeri girenin emri ile yaptı ve onun hatırını kollayarak dinin emrini hatırlamadı ise bozulur diyerek iki hâli ayırmıştır. (İbni Âbidîn, İmamet Bahsi).

 

Sual: Teşehhüdde otururken, “eşhedü enne muhammeden’ diyecek yerde, “eşhedü enne Muhammed’ dese namaza bir noksanlık gelir mi?

Cevap: Kıraatte, ayrıca rükû, secde ve teşehhüd tesbih ve dualarındaki i’râb (hareke) hataları namaza zarar vermez.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında zelletü’l-kâri bahsinde harfin yerini değiştirmek, yahud ilâve etmek, ya da azaltmak hallerinde, mânâ değişip, küfre sebep olmazsa,  Kur’ân-ı kerîmde benzeri yoksa namaz bozulur dedikten sonra verdiği misaller arasında yâ mâlik yerine yâ mâli deyince bozulmayacağı yazıyor. Yukarıdaki kaideye göre bozulması gerekmez mi?

Cevap: Nahivde kaidedir: Şartlarına uygun olarak münâdayı terhîm sureti ile (nida edileni hafifleterek) söylemek caizdir. Ya mêlik yerine ya mâli derse bil’ittifak namazı bozulmaz. Bunun bir misali de tealâ ceddü rabbinâ âyetini, teale ceddü rabbinâ okuyarak yâ’yı hazif etmektir ki, ittifaken namaz bozulmaz.

 

Sual: Kadınlar gülünce namaz abdesti bozulur mu?

Cevap: Bu hususta erkekten farkı yoktur. Tebessüm ederse ne namaz, ne abdest bozulur. Hafifçe (kendisi ve yanındaki bir-iki kişi duyacak kadar) gülerse (dahk) namaz; kahkaha ile (bir topluluk duyacak kadar) gülerse hem namaz, hem abdest bozulur.

 

Sual: Akşam ve yatsı namazlarında Fâtiha’yı okumaya başlıyorum. Sonra ayakta uyuyorum. Gözümü tekrar açtığımda, Fâtiha’yı bitirip bitirmediğimi hatırlamıyorum. Ne yapmalıyım?

Cevap: Namazda uyumak abdesti bozmaz. Uyandığında hatırladığı kadarı ile amel eder. Kaldığı yerden veya hatırladığı yerden okur.

 

Sual: Fâtiha Suresi’nin son kısmında “dâllîn” derken “z”den ziyade “d”ye yakın söylenmesi gerektiğine dair bir kaide var mıdır? Farklı okunursa mana değişir mi?

Cevap: Dâllîn’deki dat hakkında çeşitli kıraat ve lehçelerde farklı okuyuş biçimleri vardır. Zel’e yakın okuyanlar da vardır, dal’a yakın okuyanlar da vardır. Ze diye okuyan Arap kabileleri bile vardır. Doğrusu dal’a yakın okunuşudur. Harfin mahreci bellidir. Burada da iki söyleniş usulü vardır. İkisi de caizdir. Dat ile olursa dalalete atma, sapıttırma; dal ile olursa yol gösterme olur. Avamın okuyuşunda bu gibi mânâlara değil, mahreçlerin yakınlığına bakılır. Dat harfini dal veya zı veya zel gibi okuyanın namazı mahreç yakınlığı sebebiyle sahih olur. Kıraatte çok teklif ve tekellüfe düşmek, huşuyu bozar, vesveseye sebep olur.

 

Sual: Mâlikî mezhebini taklit eden kimse, abdestli olduğunu sanarak namaz kılsa, daha sonra abdestini bozduğunu hatırlasa, abdestsiz namaz kıldığı için o namazı kazâ etmesi gerekir mi?

Cevap: Vakit içinde anlarsa iade eder. Vakit çıktıktan sonra anlarsa kaza etmesi gerekmez.

 

Sual: Sarhoş halde bir insanın abdesti geçerli olur mu? Aldığı abdestle namaz kılabilir mi?

Cevap: Sarhoşun abdesti sahihtir. Sarhoş iken namaz kılamaz. Yürürken sallanacak kadar sarhoş olanın abdesti de bozulur.

 

Sual: Secdede dua etmek namazı bozar deniliyor. Secdede dua etmekten maksat nedir? Namazdayken secdede ya da diğer rükünlerde, meselâ kıyam, rüku’ gibi rükünlerde dil ile söylemeden içimizden dua etmek namazı bozar mı?

Cevap: Secdede dua etmek namazı bozar diye bir şey işitmedim. Bu, hadis-i şerif ile tavsiye edilmiştir. “İnsanın rabbine en yakın olduğu yer secdedir. O halde burada dua ediniz” buyuruldu. Ancak Hanefî uleması, bunu nâfile namazlara teşmil etmiştir. Farz namazda secdede dua edilmez. Edilse de namaz bozulmaz. Namaz dua ve tesbih makamıdır. Namazı bozar özsünden, dünya kelâmı ile dua kasdedilmiş olsa gerek. O, her yerde namazı bozar.

 

Sual: “Amin” yerine “Amen” demenin hükmü nedir? Şaka ile söylenirse küfre sebep olur mu?

Cevap: İkisi de aynı manaya gelir. Aslı Aramicedir. Amen kelimesi de Arapçada ve Kur’an-ı kerimde geçer. Küfre sebep olmadığı gibi, namazı da bozmaz. Amin yerine ısrarla veya şaka ile amen demek, yine de gayrımüslimlere benzemek bakımından doğru değildir.

 

Sual: Namazda sure okurken Lam durağında durulması namazı bozar mı?

Cevap: Bozmaz. Kıraatla alakalı kaideler (tecvid) namazın sıhhatine tesir etmez.

 

Sual: Namazda iken kıl, tüy vb. şeyler ağzımıza dışarıdan kaçsa, bu namazı bozar mı? Elimizle çıkarmamız şart mıdır? Yutsak bir zararı olur mu?

Cevap: Bunları elle alıp dışarı atar. Bilerek yutsa namaz bozulmak tehlikesi vardır.

 

Sual: Dişlerimizin arasına sıkışan bir yiyecek oluyor ve çıkaramadığımız zaman namazda üç kere bu yiyeceği dişlerimizin arasında kaldığı için çiğnemiş olsak namaz bozulur mu? Mâlikî mezhebinde hüküm değişir mi?

Cevap: Nohuttan az ise, bozmaz. Mâlikî’de herhangi bir tane kadar yiyeceği çiğneyerek dahi yutsa namaz bozulmaz. Bir lokma ise bozar.

 

Sual: Bayılma, gibi nadiren vukubulan bir şey ile abdest bozulacak olsa, abdesti alıp üzerine tamamlamak caiz olur mu?

Cevap: Olmaz.

 

Sual: Kasten abdest bozma ile elinde olmayan bir sebeple abdestin bozulmasının bu meseledeki hükmü nedir?

Cevap: Bina, ihtiyarsız hadeste (sebk-i hades) olur. Kasden abdest bozmada (hades-i amd) binaya manidir. Abdest alıp namazı tekrar kılması lazımdır.

 

Sual: Kıyamda Kur’an-ı Kerim okumakta iken abdesti bozulan kimse abdestini tazeleyip gelince nereden başlayacaktır?

Cevap: Kaldığı yerden devam edecek.

 

Sual: Rükû veya secde veya tehıyyatta bozulursa abdestini tazeleyip gelince nereden başlayacaktır?

Cevap: Kaldığı yerden devam edecek. Rükü, sücud ve tehiyyatı yeniden yapacak.

 

Sual: Elinde olmayan bir sebeple abdesti bozulduğu zaman, kasten abdestini bozmak, yemek, içmek ve konuşmak, avret yerini açmak gibi namaza zıt bir şeyi yani bunlardan birini yapan kimse, abdestini alarak namazının üzerini tamamlayabilir mi?

Cevap: Kasıtsız abdesti bozulan kimse, yeme-içme, konuşma gibi namazı bozacak bir iş yaparsa bina edemez. Ama su kaynağına yürümek, kovayı kuyuya sarkıtmak, musluğu açmak gibi işler namazı binaya (kaldığı yerden tamamlamaya) zarar vermez.

 

Sual: Bir kimsenin elinde olmayan bir sebeple abdestinin bozulmasından sonra, herhangi bir özrü yok iken eğlenip de abdest almayı geciktirmesi, velev ki namazı ve abdesti bozan bir şey yapmasın, abdestin bozulmasından sonra, özürsüz bir gecikme yapmak o kimseyi bu hükümden faydalanamayacak hale getirir mi?

Cevap: Getirir.

 

Sual: Abdesti bozulan bir kimse, abdestini yenilemek için herhangi bir özür de yokken kendine yakın yerdeki suyu bırakıp da az daha uzaktaki bir yere gidip abdest alsa bu hükümden faydalanamayacak hale getirir mi? Yani bunun gibi zaruri olmayan bir işi yapmış olmak bu hükümden istifadeye engel midir?

Cevap: Evet.

 

Sual: Abdest bozulmasından sonra, namaz kılanın daha önce abdestinin bozulmuş olduğu ortaya çıksa. Mesela, abdesti bozulan bu kimsenin ayağındaki mestin müddetinin dolmuş olduğu anlaşılmış olsa, veya kanama,akıntı olduğunu hatırlasa abdestini alıp da namazının geri kalanını tamamlayabilir mi?

Cevap: Bina edemez. İstinaf (yeniden kılması) lazımdır.

 

Sual: Abdesti bozan sebep, guslü gerektiren bir şey olmuş olsa o arada namazı bozacak bir iş yapmasa hemen gusül yapıp da namazın geri kalanını tamamlayabilir mi?

Cevap: Guslü gerektiren hades, binaya manidir.

 

Sual: Benim gaz problemim vardı. Abdestte Mâlikî mezhebini taklid etmemi tavsiye ettiler. Bir iki sene böyle yaptım. Ama ben Mâlikî mezhebinin abdestteki farzlarını yapmadım. Meselâ başın tamamını meshetmeyi ve gusülde vücudun tamamını ovalamayı bilmiyordum. Hanefî mezhebine göre abdest aldım. Şimdi ne yapmam gerekir?

Cevap: Bu kılınan namazlar, dört mezhebden birine göre sahih değilse, kazâ etmek lazımdır.

 

Sual: Namazda rükûdan kalkarken semî’ allahü limen hamideh diyoruz. Semî’ derken ayına cezmetmesek, yani semî’ demesek, düz olarak semi desek, mânâ bozulur mu? Namazı kazâ etmek gerekir mi?

Cevap: Namaz bozulmaz. Ayn harfini elif gibi okumak bazı kıraatlerde vardır. Ama doğrusu ayn harfini çıkarmak ve çıkartmaya uğraşmaktır.

 

Sual: Cenaze namazında, dördüncü tekbir diye üçüncü tekbirde selam veren imam selamdan sonra hemen hatırlasa ve dördüncü tekbiri alsa tekrar selam verse namazı kurtarıyor mu?

Cevap: Üç tekbirle kılınan namaz fâsid olur. Üçüncü tekbirde sehven selam verirse, hemen dördüncüyü alarak selâm verir.

 

Sual: Seferde dört rek’atlik namazı iki rek’at kılması gerekirken dört rek’at kılan bir kimse ilk teşehhüde oturmayı da unutmuş olsa, terk etse farzı eda etmiş olur mu?

Cevap: Olmaz. İade gerekir.

 

Sual: Seferî imam iki rek’at kılması gerekirken farzı dört kılarsa ona uyup dört rek’at kılan mukimlerin, namazı sahih olmuyor. Seferî olan imam yanılıp üçüncü rek’ate kalktığında [veya dördüncü rek’atte] bu hatasını anlarsa, mukim cemaatin namazını kurtarmak için namaz içinde mukim olmaya niyet etse ve namazını dörde tamamlasa; hâlbuki o beldeye, şehre mukim olmak için gelmemiş olsa [hatta birazdan o şehirden ayrılacağını bilse] mukim cemaatin namazını kurtarmak için namaz içinde mukim olmaya niyet etmesi caiz olur mu?

Cevap: Caiz olmaz. Mukim imamdan ayrılmaya niyet ederek namazını müstakil tamamlar. İmama uyarsa namazı fâsid olur.

 

Sual: Erkek ve kadının çorapsız namaz kılması caiz midir? Çıplak ayakla namaz kılınır mı?

Cevap: Her ikisi için de mekruhtur. Kadın için namazı bozar diyen âlimler de vardır.

 

Sual: Namazda yorgunluktan dolayı eğilip kalkarken, ağızdan istek dışı çıkan “Ah, eh, uh” gibi derin nefes verme namazı bozar mı?

Cevap: Bozmaz.

 

Sual: Namazda sesin ulaşmadığı yerlere aracı vâsıtası ile ses ulaştırılır. Fakat günümüzdeki tatbikat şekliyle mikrofon vâsıtasıyla imamın sesinin aynı mekâna ya da alt ve üst katlara ulaştırmanın fıkhî hükmü nedir?

Cevap: İmamın sesini kalabalık cemaata tekrar eden münâdiler namazdadır. Namaz dışındaki birinin sesiyle intikal câiz değildir. İkisi birbirine benzemez. İmam ile aynı mekânda bulunmayan bir kimsenin mikrofondan gelen sese uyması sahih olmaz. Bu bakımdan bir câminin alt katında veya üst katında yahud câmi bahçesindeki binaya, imamın sesi hoparlör vasıtasıyla ulaştırılsa, burada imama uymak sahih olmaz. Ama Selimiye Câmii gibi yüzlerce saffın en arkasındaki kimsenin imama uyması sahihtir. Bu kimseye imamın sesi hoparlör vasıtasıyla gelse bile, imam ile aynı mekânda bulunduğundan, namazı sahihtir.

 

Sual: Fâtihayı rükû’da tamamlamak Hanefî’de mekruh üç mezhepte namazı bozar deniyor. Fâtihayı unutan bir kimse rükû’da hatırına gelse dönüp namazını tamamlayabilir. Burada bir incelik olsa gerek?

Cevap: Birincisinde kasıt, ikincisinde unutmak vardır.

 

Sual: Kitaplarda hafif sesle okuyanı bir iki kişinin işitmesi mekruh olmaz. Sesli okumak çok kişinin işitmesi denilmektedir. Peki, namazda kahkaha ile gülsek birkaç kişi işitse namazımız bozulur mu?

Cevap: Kahkaha, muayyen bir cemaatin işitebileceği gülmek demektir. Namazı ve abdesti bozar. Orada birkaç kişi olsa da, kimse olmasa da kahkaha namazı ve abdesti bozar.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında bir kavle göre namaz kılana göre çok hareket namazı bozar. Yani bir kimse benim yaptığım amel-i kesirdir; bu namaz bozar diyorsa bir kavle göre bozulur deniyor. Peki, bu kimsenin yaptığı amel-i kesir olmasa kendisi bunu ameli kesir bilse veya zannetse yine namazı bozulur mu?

Cevap: Bilmek veya zannetmekle olmaz. Dışarıdan bakan adam, bu adam namaz kılmıyor kanaatine kapılacaksa, amel-i kesirdir. Saç taramak, kemer bağlamak, öpmek, yürümek, yemek, ceketini giymek, amel-i kesirdir. Bahsettiğiniz kavil, müftâbih değildir.

 

Sual: Bir kadın açılan başörtüsünü üç kere sübhanallah diyecek kadar bir zamanda kapatamazsa yani başörtüsünü kapama süresi üç kere sübhanallah diyecek kadar zamandan biraz daha uzun sürse namazı bozulur mu?

Cevap: Kapatma müddeti değil, bu kadar açık kalması bozar.

 

Sual: Namazda pantolonum düşmek üzere idi. Kıyamda iki elle kemerimi bağladım namazım bozuldu mu?

Cevap: Kemer bağlamak amel-i kesirdir. Az hareketle kaldırmalıdır.

 

Sual: Namazda kapalı kapıyı açmak namazı bozar mı?

Cevap: Bulunduğu yere ve şekle göre değişir. Umumiyetle amel-i kesir gerektirdiği için bozar.

 

Sual: Namazı bozulan bir kimse namazı bozan hareketini namaz vakti çıktıktan sonra öğrense bu namazı kaza etmesi farz olur mu?

Cevap: Namazı bozan hareketi unutma ile olmamışsa, mesela kasden yapıp bunun bozacağını bilmiyorsa, iade ve kaza gerekir.

 

Sual: Bir özür sebebiyle gusl abdesti meselesinde Mâlikî mezhebini taklid eden kimse için, namazda yellenmek ile abdest bozulur mu?

Cevap: Namazda yellenmek her mezhebde abdesti bozar. Tekrar abdest alıp namaz tamamlanır. Mâlikî mezhebinin zayıf bir kavlinde, hasta ve ihtiyarlar namazda istemeden yellenirse veya idrar kaçırırsa, abdestleri bozulmaz. Zaruret olursa, abdesti Mâlikî mezhebine uygun olan başka mezhebdeki bir kimse, Mâlikî mezhebini taklid edebilir ve böylece abdesti bozulmaz. Namaz için bu mezhebin aradığı şartlara da uyması gerekir.

 

Sual: Namazda üflemenin hangi derecesi mekruh hangi derecesi namazı bozar?

Cevap: Ah, of gibi inlemek; uf diye sıkıntıyı bildirmek namazı bozar. Üflemek bozmaz. Mekruh da değildir.

 

Sual: İmamla aynı hizada namaza durdum. Ayak topuğum imamın topuğundan ileride değil fakat ayağım uzun olduğu için parmaklarım imamın parmaklarını geçerse namaz sahih olur mu?

Cevap: Topuklara itibar edilir. Muktedinin topuğu imamınkinden ileride olmamalıdır.

 

Sual: İmamın kıraat ve tekbirlerde gereğinden çok bağırması namazı bozar mı?

Cevap: İmam, cemaatin işiteceği şekilde tekbir alır ve kıraat eder. Sesini daha fazla yükseltirse, mekruh olur. Bu bakımdan cemaatin az olduğu yerlerde hoparlör kullanmak mekruh işlenmesine sebebiyet verir. İmamın sesini cemaate duyuran müezzin de böyledir. Müezzinin mübelliğ sıfatıyla tekbirleri tekrar etmesi kalabalık cemaatte câiz ve lâzımdır. Hacet yok iken tebliğ, yani imamın sesini cemaate ulaştırmak bid’attir, mekruhtur. “İmamın sesi cemaate ulaşır da, yine müezzin tebliğde bulunursa namazı fâsid olur. Çünkü buna ihtiyaç yoktur” sözünün aslı yoktur. Bu söz kaidelere uymamaktadır. Çünkü müezzin olsa olsa zikir sigasiyle sesini yükseltmiştir. (İbni Abidin-Namazın Sünnetleri Bâbı)

 

Sual: Bir internet sitesinde “Bir kimse ikindi namazını geciktirip akşama 20 dakika kala kılarken namazda kahkaha ile gülse, mekruh vakitte olduğu için abdesti bozulmuş olmaz, ama namazı bozulmuş olur. Mekruh vakit olmasaydı abdesti de bozulmuş olurdu (Hindiyye)” diyor. Yani namaz kılması mekruh olan vakitlerin birinde kahkaha ile gülmek abdesti değil de, sadece namazı mı bozuyor?

Cevap: Hindiyye’de diyor ki: Mekruh olan vakitlerin hâricinde, namazda kahkaha ile gülen kimse, hemen namazı bırakır ve yeniden abdest alır ve kılmakta olduğu namazı da yeniden kılar. Zahirü’r-Rivâye’de: «Şayet o namazı o halde tamamlamış olsa, başlamış olmasından dolayı borçtan kurtulmuş olur.» denilmiştir. Fethü’l-Kadîr’de de böyledir. Fakat bu kimse isâet etmiş (mekruh işlemiş) olur. Ancak abdesti ve namazı yenilemek lâzım gelmez. Şerhu Tahâvî’de de böyledir. Nimet-i İslâm’da diyor ki, mekruh vakitte kılınan namaz bâtıl olduğundan, bu namazdaki kahkaha abdesti bozmaz. Bu bakımdan Hindiyye’de kasdedilen mekruh vakit, namazı bâtıl eden vakit olsa gerektir. Zira aksini hiç bir fıkıh kitabı yazmıyor. Hüküm umumidir. İkindi namazını akşama 20 dakikka kala kılarken kahkaha ile gülse, abdest ve namaz bozulur.

 

Sual: Cemaatle namaz kılarken elinde olmayan bir sebeple abdesti bozulunca, abdestini yeniledikten sonra namaz kıldığı yere dönüp imama uyması gerekir. Eğer namaz kıldığı yere dönmeyerek başka yerde imama uyarsa namazı fâsid oluyor. Yani namaza nerede başladı ise orada mı tekrar imama uymalıdır? Yoksa sonraki gelişinde bir iki saf önde arkada olması namazını ifsâd mı eder?

Cevap: Burada kasdedilen, kadın safı gibi iktidaya mani bir engelin bulunmasıdır. Yoksa abdest aldığı yer caminin içinde ise, buradan imama uyabilir. Arada kadın safı, nehir, yol gibi iktidaya bir mâni varsa, en arka safa durup namazı tamamlar. Namaz bitmişse, herhangi bir köşede tek başına tamamlar.

 

Sual: Kıblesi belli olmayan bir mescide giren bir kimse, araştırma yaparak namazını kılmış olsa, sonra da hatası meydana çıkmış bulunsa, namazını iade eder?

Cevap: Etmez.

 

Sual: Araştırma yaparak namaza duran bir kimse, kıble istikameti hususunda hata yapmış olsa ve bu hatasını namazda anlayıp yönünü kıble istikametine çevirse, bu kimsenin namazı kılmaya başladığı zamanki halini bilen veya bilmeyen başka bir kimse de ona uyarak namaz kılmaya başlasa bu durumda, namaza ilk başlamış olan kimsenin namazı ile, ikinci şahsın namazı sahih oldu mu?

Cevap: Bir kimse kıbleyi araştırarak namaza durur da sonra hatasını anlayarak namaz içinde kıbleye dönerse, onun bu hâlini bilen bir kimse kendisine uyamaz. Çünki imamın hatasını bilmektedir. Birisi kıbleyi araştırarak namaza başlasa, diğeri de araştırmış olmak şartıyla ona uyabilir. Kıbleyi araştırmadan araştırana uymak imamın hata ettiği anlaşılırsa câiz değildir. İmamın namazı ise her halde sahihtir. (İbni Abidin)

 

Sual: Abdesti bozulan imam, vekil bırakmayıp câmiden çıkarsa, cemaat birden fazla ise namazları bozulur ifadesini anlayamadım. İzah eder misiniz?

Cevap: İmama uyan bir kişi ise, namazı tek başına tamamlar. Birden fazla ise biri imam olur veya imam birini halef bırakır. İkisi de olmazsa, imam camiden çıkınca hepsinin namazı bozulur.

 

Sual: Namazda uyuyup gülenin abdest ve namazı bozulur mu?

Cevap: Namazda dahk (sesle gülmek) namazı, kahkaha ile gülmek hem namazı, hem de abdesti bozar. Kahkaha ile gülen çocuk veya uyuyan kimsenin abdesti bozulmaz. Yalnız namazları bozulur. Bununla fetva verilir. Kahkaha ile gülmekten abdestin bozulması ceza olduğu için çocuk ile uyuyana verilmemiştir. Çünkü cezaya ehil değillerdir. Ama kahkahanın konuşma olduğunu ulema sarahaten beyan etmişlerdir. Binaenaleyh namazları fâsid olur. (İbni Abidin)

 

Sual: İma ile namaz kılan kimse, rükû ve secde yapmadığından, kahkaha ile gülse abdesti ve namazı bozulur mu?

Cevap: Rükû ve secdesi olan namazlarda kahkaha ile gülmek hem namazı hem de abdesti bozar. İma ile namazda hükmen rükû ve secde vardır. Rükû ve secdesi olmayan namaz, cenaze namazıdır.

 

Sual: Vaktin namazını kıldıktan sonra abdest alıp almadığından şüphe eden kimse ne yapar?

Cevap: O vaktin namazı tamamdır. Sonraki namaz için, abdest aldığından emin, bozduğundan emin değilse bir şey gerekmez. Abdestini bozduğunu hatırlayıp, yeniden abdest aldığında şüphesi varsa, abdest alır. Mâlikî mezhebinde de o vaktin namazı tamamdır. Abdest alıp almadığında şüphe eder ve bir tarafa karar veremezse, yeniden abdest alır.

 

Sual: Hanefi mezhebinde uykunun namazı bozduğu durumlar var mıdır? Varsa nelerdir?

Cevap: Bir ayağını dikip diğeri üzerine oturmak, bir yere (duvara, yastığa, sandalyenin arkasına) yaslanmak; uzanmak, semersiz hayvan üzerinde yokuş inmek suretinde bozar.

 

Sual: Secdede iki ayak birden kalkarsa namaz bozuluyor. Secde haricinde de böyle midir?

Cevap: Secdede iki ayak birden kalkarsa bozulur diyen de var, bozulmaz diyen de var. Fetvâ secdede iki ayağın birden yere konmasının sünnet olduğu istikametindedir. Ayağın birinin en az bir parmağını koymanın hükmü de ihtilaflı olmakla beraber uygun olan vâcib olmasıdır. Yani seçdede en ay bir ayağın bir parmağının yere değmesi lâzımdır. Çok kısa bir müddet havada kalsa, namaz bozulmaz. (İbni Abidin)

 

Sual: Bir kimse, beş rek’at diye mikdar tayin etmiş olsa da, dört rek’at tamamlanınca oturursa, namazı sahih olur mu?

Cevap: Beş rek’at niyeti sahih olmaz. Vaktin farzı kaç rek’atsa o kadar kılar.

 

Sual: Cemaatle namaz kılarken yeni gelen birisi, arkaya çekip arkada saf yapmak için omuzumuza dokunsa, hemen arkaya geçebilir miyiz?

Cevap: Kısa bir müddet bekleyip geçmek iyidir. Böylece namazda olmayanın isteği ile hareket etmiş olmaz. Beklemeden hemen geçerse, yeni gelenin meşru saf tutması niyeti ile câiz olur (İbni Abidin)

 

Sual: Namazda abdesti bozulan kimse, abdest alırken abdest dualarını okusa, namazına halel gelir mi?

Cevap: Esah kavle göre abdest almağa gidip gelirken kıraat ederse, hadesle bir rükün edâ ettiği ve yürüdüğü için namaz bozulur. Tesbih böyle değildir. Abdesti bütün sünnetleriyle alacaktır. (İbni Abidin-İstihlâf bahsi)

 

Sual: Namazda abdesti bozulan imam istihlâf ettiğinde (yerine birisini geçirdiğinde) eğer sehv secdesi yapması gerekiyorsa nasıl bildirir?

Cevap: Abdesti bozulup yerine cemaatten birini geçiren imam, bir parmakla bir rek’at kaldığına, iki parmakla iki rek’at kaldığına işaret eder. Rükû’u terk ettiğine işaret ediyorsa elini dizlerine, secdeleir terk ettiğine işaret ediyorsa alnına, kırâatı terk ettiğine işaret ediyorsa elini ağzına, tilâvet secdesini terk ettiğine işaret ediyorsa alnına ve diline, secde-i sehvi terk ettiğine işaret ediyorsa göğsüne koyar. (Dürrü’l-Muhtâr)

 

Sual: Namazda bir uzvun dörtte birinden azı açılsa, bu açıklık namaz başından sonuna kadar devam etse namaz bozulur mu?

Cevap: Namazda örtülmesi gereken bir uzvun dörtte biri istemeden açılırsa, hemen kapatmazsa, bir rükn mikdarı açık kalırsa namaz bozulur. Bundan az ise namaz sahih olur.

 

Sual: Sünnet ile farz arasında konuşulmaması kaidesine binaen, bu arada abdesti bozulan, abdest alırken abdest dualarını okuyabilir mi?

Cevap: Abdesti bütün sünnetleriyle alır. (İbni Abidin-İstihlâf bahsi)

 

Sual: Namazda abdesti bozulup da yeniden abdest alıp namazı tamamlama mes’esele hangi delile dayanmaktadır?

Cevap: Hadis-i şerifte gelmiştir ki: “Namazda kendinden kayy veya mezi gelen, yahut burnu kanayan kimse, gitsin abdest alsın ve tekellüm etmedikçe namazı binâ etsin!” Hazret-i Ebu Bekr imam olduğunda, Peygamber aleyhisselâmın geldiğini hissedince kıraatı sökemeyip tıkanmış ve geri çekilerek Peygamber aleyhisselâm ileri geçerek namazı tamamlamıştır. (İbni Abidin)

 

Sual: Namazda abdesti bozulan kimsenin abdest alıp namazı binâ etmesi (tamamlaması) mı, yoksa baştan kılması mı iyi olur?

Cevap: Münferiden kılan için istinaf (yeniden kılma); cemaatle kılan için binâ etmek, yani cemaatle tamamlamak efdaldir. (İbni Abidin)

 

Sual: Avret yerini açmak namaza aykırı bir iş olduğundan, namazda abdesti bozulan kimsenin, abdest almadan evvel istincâ etmesi, binâya (namazı tamamlamaya) mâni midir?

Cevap: İstincâ sebebiyle avret yerini açmanın binâya mâni olup olmaması ihtilaflı olmakla beraber, fetvâ olmadığı istikametindedir. Kadın abdest alırken kollarını açsa, binâya mâni değildir. (İbni Abidin)

 

Sual: Namaz kılana dışarıdan bir necâset isabet etse, temizleyip namaza devam edebilir mi?

Cevap: Dışarıdan gelen ve namaza mâni bir necâset binâya mânidir. Necâset temizlenip istinaf olunur, yani namaz baştan kılınır. (Nimet-i İslam)

 

Sual: Kahkaha ile gülmek abdesti bozuyor. Burada kahkahanın ölçüsü nedir? Namazı kılıp vakti geçtikten sonra böyle güldüğünü hatırlayınca namaz kaza mı edilir?

Cevap: Kahkahanın ölçüsü, bir topluluğun bu gülme sesini duymasıdır. Namaz vakti çıkmamış ise abdest alıp bu namaz mutlaka iade edilir. Vakit çıkmışsa iade etmek iyi olur.

 

Sual: Hazret-i Peygamber bir gün namaz kılarken yanılarak erken selâm vermiş; bir sahabi ikaz etmiş, Hazret-i Peygamber kaç rek’at kıldığını sormuş; eksik kıldığını anlayınca, namazı tamamlamış. Şu halde konuşmak namazı zaten bozmuş olmuyor mu?

Cevap: Bu hâdise, meşhur Zülyedeyn hadîsinde geçer. Zülyedeyn isimli sahabinin esas ismi Hırbak idi. Elleri uzun olduğu veya iki elini de aynı şekilde kullanabildiği için “İki elli” mânâsına bu lakapla tanınmıştır. Zülyedeyn, “Ya Resulallah! Namaz mı kısaltıldı, yoksa unuttunuz mu?” dedi. Resulullah aleyhisselâm cemaata dönerek: “Zülyedeyn doğru mu söyledi?” diye sordu. Cemaat evet diye işaret ettiler. Bunun üzerine Hazret-i Peygamber ayağa kalkıp namazı tamamladı. Sonra secde-i sehv yaptı.

O zaman namazda konuşmak, sadaka vermek câizdi. Bu hadîs-i şerifin namazda konuşmaya dair hükmü Muaviye bin Hakem hadîsi ile neshedilmiş; unutma hâlinde namazı tamamlama ve secde-i sehv yapma hususundaki hükmü bâki kalmıştır.

Muaviye bin Hakem hadîsi şöyledir: Muaviye bin Hakem es-Sülemî’den rivayet olunmuştur. “Bir defa ben Resulullah aleyhisselâm ile birlikte namaz kılıyordum. Aniden biri aksırdı. Ben yerhamükellah dedim. Bunun üzerine cemaat bana göz attı. Ben “Vay canına! Ne oluyor da bana bakıyorsunuz?” dedim. Bu sefer elleriyle uyluklarına vurmağa başladılar. Beni susturmak istediklerini görünce sustum. Resulullah aleyhisselâm namazını kılınca beni çağırdı. Annem babam fedâ olsun! Ben ondan evvel ve sonra onun kadar güzel öğreten görmedim. Vallahi bana ne surat astı; ne döğdü; ne söğdü! Sonra: “Gerçekten bu namaz öyle bir şeydir ki onda insan sözünden hiç bir şey câiz değildir. O, ancak tesbih, tekbir ve Kur’an okumaktan ibârettir” buyurdu.

 

Sual: Namaz, imamın selamı ile mi, yoksa son teşehhüdde tehiyyat okuyacak kadar bekledikten sonra mı biter?

Cevap: Namaz, selâmdan sonra konuşmak, yemek, yürümek gibi namaza muhalif bir şey yapınca biter. İmam tehiyyatı okuduktan sonra namaz veya abdesti kasdden bozarsa, namaz tamamdır. Yani farz borcu düşer. Ama selâm vâcib olduğu için namaz bozulmuşsa namazı iade etmek vâcibdir. Abdest bozulmuşsa hemen abdest alıp geri kalanı tamamlamak, yani selâm vermek vâcibdir. Namazı bozan şey, kasdı olmayarak, yani semâvî bir sebeple olmuşsa, bu takdirde birkaç meselede namaz bozulur. Meselâ teyemmümle namaz kılan, su görürse, çıplak kimse elbise bulursa; câriye namazda azatlanıp hemen başını örtmezse; sahib-i tertib, kılmadığı namazı hatırlarsa; sabah namazında güneş doğarsa, bu ve benzeri hallerde namaz bozulur. Bazılarında nâfileye dönüşür. (İbni Abidin-İstihlâf bahsi)

 

Sual: Namaz abdesti alan bir kadının saçını yabancı bir erkek görürse, abdest bozulur mu?

Cevap: Avret yerinin açılması veya bunu yabancı birinin görmesi hiç bir zaman abdesti bozmaz

 

Sual: Namazda abdesti secdede bozulan kişi namazdan çıkmak için selâm verir mi? Abdesti tekrar aldıktan sonra kaldığı yerden namaza iftitah tekbiriyle mi başlar?

Cevap: Selâm vermez. Abdesti bozulan, namazdan çıkmış olmaz. Gidip hemen abdest alır, namazını kaldığı yerden tamamlar. Tekbir de almaz.

 

Sual: Bir fıkıh kitabında: “Namazda ve namaz dışında avret yerini başkalarının yan taraflardan görmemeleri için, örtmek farz olup, kendinden örtmesi farz değildir” diyor. Rükü’da iken, kendi avret yerini kendi görürse, namazı bozulmaz. Başka bir yerde ise “Yalnız iken kılarken de, örtmek farzdır” diyor. Burada bir tezat yok mudur?

Cevap: Namazda, avret yeri örtülü olduğu halde, elbisenin yakasından bakınca kendi avret yerini görürse, namazı bozulmaz.

 

Sual: Sakin ve nun-i tenvinden sonra vaki’ olan hurûf-i ihfâ mevzilerinde ihfâ yaparken nun harfini gizlemek lâzım olduğu halde, dilin ucunu nun harfinin mahrecine vurup bu şekilde gunne yapmak namazı ifsâd eder mi?

Cevap: Tecvid kaidelerine uymak müstehabdır. Uymamak namazı ifsad etmez.

 

Sual: Namazda imam efendi kahkaha ile gülerse ne lâzım gelir?

Cevap: İmamın abdesti ve namazı bozulur. Cemaatin yalnızca namazı bozulur; yeniden kılar. (İbni Abidin, Namazın Adabı bahsi)

 

Sual: Sarhoş kimse namaz kılabilir mi?

Cevap: Âyet-i kerimede, sarhoşun, ne söylediğini bilecek hâle gelinceye kadar namaz kılmaması emrolunuyor. Yürürken sallanacak vaziyette olan sarhoşun abdesti de bozulur. Devamlı bu halde ise namaz kılamaz. Ayıldıktan sonra tevbe ve kaza etmesi gerekir.

 

Sual: İmamın namazı bozulunca arkasındaki kişi ayaklarını yere sürüyerek mi öne geçecektir?

Cevap: İmam abdesti bozulunca kenara çekilir, arkadan birini öne getirir, getirmezse arkadan biri yürüyerek öne geçip namazı kıldırır. Namaz bozulursa cemaatinki de bozulur. Ayağını yerde sürümeye gerek yoktur. Namaz içinde kıbleye karşı bir saf boyu meşru sebeple yürümek namazı bozmaz.

 

Sual: İmama uyan kimse bir rüknün tamamında imamdan önce hareket ederse namazı bozulur mu?

Cevap: İmam rükû’ya eğilmeden müktedi (imama uyan kimse) eğilse, sonra doğrulsa, imam sonra rükû’ya eğilse, muktedinin namazı bozulmaz, ama rükû’su da sayılmaz; tekrar rükû’ya eğilmesi gerekir.

 

Sual: Namazda kıyamda salavat okumak veya âmin yarabbi demek namazı bozar mı?

Cevap: Namaza mâni kelâmlar, yani dünya sözü olmadığı, âyet ve hadîslerde geçtiği için bozmaz. Ancak mekruh olur.

 

Sual: Nâfile namazlarda da Kur’an-ı kerimi karşıya koyup okumak namazı bozar mı?

Cevap: Mushaftan, yani Kur’an-ı kerim yazılı bir şeyden okumak mutlak surette namazı bozar. Çünki bu öğrenmedir. Ancak okuduğunu ezber bilir ve eline almadan okursa bozmaz. Bazıları, “Namaz ancak bir âyet okumakla bozulur” demiştir. Halebî bu kavli daha ma’kul görmüştür. Zira İmam-A’zam’a göre namaz câiz olacak miktar bir âyettir. Bazıları Fâtiha kadar okumadıkça namaz bozulmayacağını söylemişlerdir. İmam Şâfiî bunu kerahetsiz câiz görmüştür. İmameyne göre ise kerahetle câizdir. Çünki Ehl-i kitâba benzemek vardır. Yani bunu kasden yaparsa benzemek vardır. Zirâ her şeyde Ehl-i kitâba benzemek mekruh değildir. Mekruh olan, mezmum (kötülenmiş) şeylerde ve benzeme kasd edilenlerde onlara benzemektir. Yemek içmekte benzemek mekruh değildir. Bazıları Fâtiha kadar okumadıkça namaz bozulmayacağını, bir takımları da bir âyet okumadıkça bozulmayacağını söylemişlerdir. Daha münâsip olan da bu kavildir. (İbni Abidin, Namazı Bozan Şeyler)

 

Sual: Fâtiha suresinde ğayril meğdubi kısmını ğayril mevdubi şeklinde okumak namazı bozar mı?

Cevap: Doğru okumaya çalışmalı. Buna rağmen böyle okumaktan kurtulamazsa, mazurdur. v diye telaffuz işitmedim. ğayn harfinin mahreci v’ye yakın bile değildir.

 

Sual: Rükû tesbihini okurken peltek zı harfi ze ile söylenirse, “Rabbim benim düşmanım” demek olduğuna göre, böyle okuyan ve doğru okumak için uğraşmayan kimsenin bu kıraati küfre sebep olmaz mı?

Cevap: Bu niyetle okuyan yoktur. Zı harfinin mahreci, ze veya zel’e yakın olduğu için, müteahhirin ulemâsına göre namaz bozulmaz. Ancak imkânı olduğu halde düzeltmeye çalışmayan bundan mes’ul olur.

 

Sual: Secdede ayaklarının ikisi birden kalkması namazı bozar mı?

Cevap: Bir kavle göre evet. Makbul kavil, iki ayaktan biri üç sübhanallah diyecek kadar bozar kalkarsa, namaz bozulur.

 

Sual: Kıyamda üç ayrı zaman aksırıp elini ağzına götürenin namazı bozulur mu?

Cevap: Hayır.

 

Sual: Mâlikî’de namazın sünnetlerinden üç tanesini sehven terk edince namaz bâtıl olduğu için, Hanefî olup, Mâlikî mezhebini taklid eden bir kimse, secde-i sehv yapsa, bunda kerahat var mıdır?

Cevap: Hayır. Farz ve müfsidlerde taklid ettiği mezhebi gözetecektir.

 

Sual: Namazda iken dudakları yalamak ve bunu yutmak namazı bozar mı?

Cevap: Bozmaz.

 

Sual: “Namaz kılan bir adamın önünden eşek, kara köpek ve kadın geçerse namazı keser” meâlinde bir hadîs-i şerif var mıdır? Varsa izahı nasıldır?

Cevap: Evet. Burada namaz kılanın kalbi işgal dolayısıyla huşuyu kesmesi kast edilmiştir. Hadîs-i şerifin başında, namaz kılan için, önüne geçilmesini engelleyecek bir sütre koyması tavsiye edilir. “Namazı hiç bir şey kesmez” meâlinde bir hadîs-i şerif daha vardır (Ebu Davud). Resulullah aleyhisselâm Bathâ’da namaz kılarken, önünden kadın da, eşek de geçtiğine dair rivâyet Buharî’de geçer. Bu sebeple müctehidlerin çoğu bu halde namazın bozulmayacağını ictihad buyurmuştur.

 

Sual: Bir fıkıh kitabında “Ka’de-i ûlâda Allahümme selli dese namaz bozulur” ibaresi çerçevesinde, tashih edip salli dese namaz bozulur mu?

Cevap: Selli sin ile; salli sad iledir. Sin ile okursa ve hemen düzeltmezse bir kavle göre bozulur. Bir başka kavle göre, mahreçleri yakın olduğu için bozulmaz.

 

Sual: Namazda fatiha okurken dalgınlıkla ağzımdan tı harfini kaçırsa namaz bozulur mu?

Cevap: Tı bir mana ihtiva etmediği için konuşma sayılmaz. Konuşmak en az iki harf söylemek veya manası olan tek harf söylemektir.

 

Sual: Yatsı namazı kılarken, akşam namazı zannıyla üçüncü rekatte selâm verse ne lâzım gelir?

Cevap: Namaz bozulur. İade gerekir. Akşam zannıyla değil de, yanlışlıkla üçüncü rekatte selâm verseydi, hemen kalkıp bir rekat tamamlar, secde-i sehv yapardı. (Halebî)

 

Sual: Secdeye eğilen bir erkeğin kalça çatalı görülürse, namaz bozulur mu?

Cevap: O uzvun dörtte birinden azsa bozulmaz. Başlamadan dikkat edilir, beli düşük pantolon giymemeli, nazı geçen biriyse ikaz edilebilir.

 

Sual: Namaz kılarken sıcaktan dolayı kıyamda iken çenemize üflemek mekruh mudur?

Cevap: “Uf”, “püf” diye bir hece teşkil edecek şekilde sesli olursa namazı bozar. Nefes verir gibi olursa zararı yoktur.

 

Sual: Bir binanın bodrum katı mesciddir. Hanımlar için de aynı katta ayrı bir mekân tahsis edilmiştir. Erkek mahfilinden buraya ses tertibatı çekildi. Ancak hanımlar kısmında namaz kılanlar, imamın önünde kalmaktadır. Burada imama uyan hanımların namazları sahih olur mu?

Cevap: İmama uymanın sahih olması için aynı mekânda bulunmak gerekir. Hanımlar kısmı ayrı bir mekân ise, ses tertibatı çekilse bile burada imama uymaları caiz olmaz. Aynı mekânda perde ile ayrılmışsa, olur. Ayrıca kadın safı en arkada olmalı, daha doğrusu erkek safını kadın safı ayırmamalıdır. Yoksa, bu kadınların yan ve arkasında durup, imama uyan erkeklerin namazı sahih olmaz. Kadınlar mahfili mescidin balkonunda ise veya yanında olup bir adam boyu yüksek ise, erkekler safının önünde veya hizasında olabilir. Ama imamdan ileride asla olamaz.

 

Sual: Nâfile namazda secdede türkçe dua yapılabilir mi?

Cevap: Namaz bozulur. Ancak âyet ve hadislerde geçen duaları nâfile namazda secdede okumak caizdir.

 

Sual: Mâ câe ehumü’l-beyyinât  âyetini, Mâ câe ümmühü’l-beyyinât olarak okumak namazı bozar mı?  (Âli İmrân: 105)

Cevap: Bozmaz. Zira bu kelime Kur’an-ı kerimde vardır. Manaya da esaslı tesir etmemektedir.

 

Sual: İlmihalde namazı bozan şeyler kısmında: “İmamından başkasının yanlışını çıkarmak namazı bozar.” diyor. Bu ne demektir?

Cevap: Kıraatteki yanlışını çıkarmak demek istiyor.

 

Sual: Namaz kılarken veya fitne çıkma ihtimali bulunan bir yerde biri aksırsa ve elhamdülillah dese, yerhamükellah dememek günah olur mu?

Cevap: Namaz kılarken yerhamükellah demek namazı bozar. Denmeyecek yerde denmez. Sessizce söylenir.

 

Sual: Namaz kılarken, namazdan önce yediği büsküvinin ağzında tadını alsa namaz bozulur mu?

Cevap: Hayır.

 

Sual: İntikal tekbirinde, rükû ve secde tesbihlerinde manayı bozacak şekilde söylemek namazı bozar mı?

Cevap: Evet.

 

Sual: Cemaatle namaz kılarken imam uzun bir şekilde esssaalamüü …… diyerek selâm verse, biz de hemen esselamü aleyküm ve rahmetullah desek, imamdan önce selâmı bitirdiğimizden dolayı namazımız ifsad olur mu?

Cevap: Hayır. İmamla başlanır. Önce biterse caizdir. İmam selâm demeden muktedi bitirirse, bu selâm sahih olmaz. Tekrar vermesi gerekir.

 

Sual: İmam, semi’allahulimen hamideh dedikten sonra ona uyan cemaatten birisinin sesli olarak rabbena lekel hamd demesi namazını bozar mı?

Cevap: Hayır. Ama sessiz söylemek sünnettir.

 

Sual: Tahiyyattan önce yanlışlıkla birşey okumanın sınırı nedir?

Cevap: Bir âyet veya dua okursa secde-i sehv lazım gelir. (Nimet-i İslâm)

 

Sual: Sünnî bir kimse, farz namazda Şiî imamına uyabilir mi?

Cevap: İtikadı küfre varmamışsa, tahrimen mekruhtur. Varmış ise, batıldır. Mâlikî mezhebinde sahih değildir.

 

Sual: Mâlikî mezhebinde de uzvun dörtte biri namazda açılsa namazı bozar mı?

Cevap: Mâlikî mezhebine göre baldır ve diz, avret-i muhaffefedir, hafif avrettir; açılması namaza mani değildir. Ama iadesi müstehabdır. Ancak avret-i mugallaza, kaba avret; yani ön ve arka sev’eteyn (zeker, hayalar ve makad) az da olsa açılsa, namaz bozulur; iade veya vakit çıkmışsa kaza etmek lâzımdır.

 

Sual: Tahiyyat okuyan kişi imamdan evvel selam verir ise namazı fâsid olur mu?

Cevap: Hayır; namazın farzlarını bitirmiştir. Ama sebepsiz yere imamından ayrıldığı için günaha girer.

 

Sual: Bakara suresinin bir âyetinde “Nereye dönerseniz Allahü teâlanın vechi oradadır” sözü ile, namazda kıble şartı nasıl telif edilebilir?

Cevap: Namazda kıbleye dönmek farzdır. Yanılırsa ve bunu sonra anlarsa, namazı sahihtir. Bahsettiğiniz âyet-i kerime buna dairdir.

 

Sual: Abdestli olduğunu zannederek 3 vakit namazda imam olan kimse, vakit çıkınca abdest almadığını hatırlasa ne lâzım gelir?

Cevap: Namazın 12 şartından birinin hataen yerine getirilmediğini vakit çıktıktan sonra farkeden kimse, iade ve kazâ etmez. Cemaate de bildirmesi lâzım değildir.

 

Sual: Sağa selam verirken kahkaha atılırsa yahut başkasının işiteceği şekilde gülünürse ne olur?

Cevap: Selâmdan önceki kahkaha abdesti bozarsa da namazı bozmaz; çünkü namazın farzlarından bir şey kalmamıştır. Selâmı terk etmek namazın sıhhatine dokunmaz. Ama abdest alıp namazı tamamlamalıdır. Veya sonra tekrar kılmalıdır. Zira vâcibi terk etmiştir. Hafifçe gülmek de böyledir.

 

Sual: Gelin, kayınpederinin yanında namaz kılabilir mi?

Cevap: Kılabilir. Bir kadını namaz kılarken, elbisesi harice karşı mütesettir ise, bir başkası bile görebilir.

 

Sual: Cemaatle namaz kılarken, bir kişi sırt üstü düşse, sonra kalkıp namaza devam etse, göğsü kıbleden ayrıldığı için namazı fâsid olmaz mı?

Cevap: Göğsü kıbleden çevirmek özürsüz ise namazı bozar. Özrü varsa, düşmek gibi, hemen toparlanmalıdır. Eğer bir rükn mikdarı böyle durursa, namaz bozulur.

 

Sual: Kitap, kırtasiye işi yapan birine, yayınevleri tanıtım için numune kitap gönderse, bunların tanıtımdan arta kalan kısmını satabilir mi?

Cevap: Mülktür, satılabilir.

 

Sual: Mızraklı İlmihal’de namazı bozan şeyler kısmında, “kendi imamından başkasına fethetmek” diyor. Burada kast nedir?

Cevap: İmam kıraat ederken takılsa, cemaatten birisi onu düzeltir, yani hatırlayamadığı ayet-i kerimenin başını okur, imam da hatırlayıp devam eder. Eğer namaz kılarken bir başkası Kur’an-ı Kerim okuyorsa, namazda olan birisi onun takılmasını duyup da düzeltirse, namazı bozulur.

 

Sual: Namazda cahillikten ötürü secdede ayak yere değmese veya sadece ayağın sırtı yere değse o namazlar olmuş mudur?

Cevap: Bir kavle göre kurtarır.

 

Sual: Namaz içinde bir kimse avret mahallini yukardan baktığında görse, namaz bozulur mu?

Cevap: Namaz kılanın kendi avretini yukarıdan (mesela gömlek yakasından) görmesi namazı bozmaz. Setr-i avret kendisine değil, başkasına karşıdır.

 

Sual: Namazda ağza ter gelse, yutulmasa, tadı duyulsa, namaza zararı olur mu?

Cevap: İstemeden olursa bozmaz.

 

Sual: Kabe’de kadın ile erkeklerin beraber namaz kılmasını nasıl anlamalıdır?

Cevap: Böyle  bir şey  yoktur. Cemaatle namaz kılarken, bir kadın bir erkeğin yanına veya önüne dursa, erkek eliyle men etmese, erkeğin namazı bozulur.

 

Sual: Kâhine gidip tasdik edenin 40 gün namazı kabul olmaz hadis-i şerifine göre kişinin 40 gün boyunca kıldığı namazların iade edilmesi mi lazımdır?

Cevap: Kabul olmaz demek, sevabı olmaz demektir. Tevbe ederse, inşallah geri gelir.

 

Sual: İkindi namazında 2 kişilik cemaat yaparken imam fatihayı hafif sesle okusa, yanındaki cemaat gayrı ihtiyari âmin dese, namaza zararı olur mu?

Cevap: Hayır. O kadar yüksek sesin zararı yoktur.

 

Sual: Namazın sonunda esselâmün aleyküm dese namaz bozulur mu?

Cevap: Hayır, irab hatasıdır. “Selam” lafzı selam için kâfidir.

 

Sual: Her rek’atte Fatiha’dan önce besmele çekmek gerektiğini yeni öğrendim. Evvelki namazlarımı kaza etmem lazım mıdır?

Cevap: Fatiha’dan önce euzü besmele çekmek sünnettir. Fatiha’dan sonra zammı sureden evvel besmele çekmek âlimlerin çoğuna göre müstehabdır. Her ikisi de terk edilmişse, kaza lazım gelmez.

 

Sual: Namazda sesli gülmek abdesti bozar mı?

Cevap: Hanefi’de namazda sesli gülmek, namazı bozar; kahkaha ile gülmek, abdesti de (son oturuş tamamlanmamışsa) namazı da bozar. Üç mezhebde abdesti bozulmaz; sesli veya kahkahayla gülündüğünde iki veya daha fazla veyahut da anlaşılan bir harf açığa çıkarsa namaz bozulur.

 

Sual: Evde namaz kılınırken kedi önden geçerse veya gelip seccadeye oturursa mahzuru var mıdır?

Cevap: Hayır, çünki hayvandır.

 

Sual: Namazda bilmeden 2 eliyle pantolonunu çeken kişi namazını kaza edecek midir?
Cevap: Hayır. Özürsüz mekruhtur.

 

Sual: Namazda esnemeden dolayı gözden yaş aksa namaz bozulur mu?
Cevap: Hayır. Hastalık sebebiyle akarsa abdest ve namaz bozulur.
Sual: Kadınlar pardösüyle namaz kılarken secdede karşıdan veya kıyamda yanlardan bakıldığında kollarının yeninden içeri doğru bakıldığında kolları gözükebiliyor. Bu durumda kol açılmış sayılır mı, uzvun dörtte birini hesaplamak gerekir mi?
Cevap: Baştan kapalı olmalıdır. Açıldığı kadara bakılır. Bu nispetten aşağı ise namaz bozulmaz.

 

Benzer Suallerin Cevapları İçin Tıklayınız

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler