Sual: İlmihallerde namazın mekruhlarında, “Bir rüknde iki kerre bir yerini kaşımak” ve namazı bozanlarda “Bir rüknde, üç kere bir yerini kaşımak” ifadeleri geçiyor. Burada kast edilen aynı yeri kaşımak mıdır?

Cevap: Herhangi bir yeri kaşımak kast ediliyor.

 

Sual: Mesbuk ayağa kalktıktan sonra imam secde-i sehv yapsa ne olur?

Cevap: Kasden kalkmışsa mekruhtur. Her iki halde de sonra kendisi secde-i sehv yapar. (Nimet-i İslâm. Halebî-i Sagîr)

 

Sual: Fıkıh kitaplarında “Müekked sünneti, özrsüz olarak devâmlı terk etmek mekrûh olur. Küçük günâh olur” buyuruluyor. Sabah nemazından sonraki kerahat vaktinde uyumak da böyle midir?

Cevap: Gündüzün öncesinde, günün ilk saatlerinde [güneş doğarken] uyumak mekruhtur. Akşam ile yatsı namazları arasında da yatıp uyumak mekruhtur. (Fetâvâ-yı Hindiyye.) Şunu her zaman hatıra getirmek lazımdır ki, her mekruh aynı derecede değildir. İbâdetlerdeki mekruhlar ile âdetlerdeki mekruhlar da aynı değildir.

 

Sual: Namazda rükü’dan kalkarken elleri kaldırmadan iki eli ile pantolonu çekse [diz izi yapmasın diye] nemaz sahih olur mu?

Cevap: Elleri kaldırmadan çekerse câizdir. İki elini kaldırarak çekerse mekruh olur.

 

Sual: Evde yapılan cemaatin ardından bir başka cemaat olsa ve 2. cemaatin imamı, birinci cemaatin imamının kıldığı yerde dursa, namaz mekruh olur mu?

Cevap: Bu mekruhluk cemaati muayyen olan mahalle mescidleri içindir.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında iki elin bir hareketi namazı bozar, diyor. Bu ne demektir? Elleri kaldırıp rükü’dan kalkarken pantolon çekmek mekruh mudur?

Cevap: Düğmesini iliklemek gibi iki el ile yapılması âdet olan bir şey, tek el ile yapılsa bile amel-i kesir olup namazı bozar. Düğmesini çözmek gibi tek el ile yapılması âdet olan bir şey, iki el ile yapılsa bile amel-i kalil olup namazı bozmaz. Ama bu bir kavildir. Zayıf kavil olduğu için fıkıh kitaplarında “bozar denildi” diyor. Namazı bozan hareketler (amel-i kesir) hakkında esah kavil, onu işleyeni görenin, namazda olmadığından şüphelenmesidir. Bu takdirde amel-i kesirdir ve namazı bozar. Tarakla saçını taramak, birini öpmek, özürsüz yürümek, ceketini giymek, kemerini bağlamak gibi namazdan olmayan hareketler böyledir. İki elin bir hareketi de bazen böyledir. Düşen takkesini almak, açılan elbisesini örtmek, alnının terini silmek, secde yerinde rahatsızlık veren hayvanı uzaklaştırmak, bozulan abdesti tazelemeye gitmek bozmaz. Mekruh da olmaz. Bir başka kavil, bir elin bir rükünde üç hareketinin namazı bozmasıdır. Bu kavle göre eliyle üç ayrı defa bir yerini kaşıyan kimsenin namazı bozulur.

 

Sual: İlmihalde “Güneş doğarken, batarken ve tepede iken namaz kılmak mekruhtur. Güneş batarken, yalnız o günün ikindisi kılınır. Bu üç vakitte önceden hazırlanmış cenâzenin namazı, secde-i tilâvet ve secde-i sehv de câiz değildir. Hazırlanması bu vakitlerde biten cenâzenin namazını, bu vakitlerde kılmak câiz olur” diyor. Güneş batmadan hemen önce kılınan ikindi namazında secde-i sehv icap etse, yapılması mekruh mudur?

Cevap: Bu vakitlerde kılması mekruh olan namazlardaki secde-i sehv mekruh olduğu gibi, namazı selâmlamadan önce mekruh vakit girerse secde-i sehv yapmak mekruh olur. Güneş batmadan önce yalnız o vaktin ikindisini kılmak mekruh değildir. Ancak ikindiyi bu vakte bırakmak mekruhtur. Namazın kendisi mekruh değildir. Bu namazda secde-i sehv icap ettiği zaman da yapmak mekruh olmaz. Ama bu vakitte meselâ nâfile bir namaz kılsa da secde-i sehv icap etse, namaz mekruh olduğu gibi, secde-i sehv de mekruh olur. (İbni Âbidin, Namaz vakitleri.)

 

Sual: Câminin alt katında boş yer varken, üst katında; ikinci katta boş yer üçüncü katında namaz kılmak caiz midir?

Cevap: Mekruhtur. Nitekim İbni Âbidin diyor ki: Mescidin içinde yer varken, raflarında (üst katında) namaz kılmak mekruhtur ve bir safda yer varken arkadaki safa durmak gibi olur. Cuma günü olduğu gibi mübelliğ (imamın sesini cemaata duyuran müezzin) sesi her tarafa duyurmak için orada kılarsa mekruh olmaz. Bu kerahatin tahrimî olduğuna Hazret-i Peygamber’in, “Safı kim keserse Allah da onu keser” hadis-i şerifi delâlet etmektedir (İmamet bahsi).

 

Sual: Yatan ya da uyuyan kişiye karşı namaz kılmak caiz midir?

Cevap: Sırtına karşı veya yüksekte ise kılmak mekruh olmaz. Hazret-i Peygamber, sedirde yatan zevcesi Hazret-i Aişe’ye karşı namaz kılardı.

 

Sual: Piyango satışından elde edilen para gibi haram para ile yapılan câmide namaz kılmak câiz midir?

Cevap: Haram para ile hayır hasenat yapmak ve bundan sevab beklemek câiz değildir. Böyle olduğu iyi bilinen bir yerde namaz kılmak da başka namaz kılacak yer yoksa mekruhtur. Ancak bir kimsenin helal ve haram parası karışık ise, bunun yaptığı câmide namaz kılınır. Bahsettiğiniz kimse, o câmiyi piyango parası ile değil, kendi helâl miras parası ile yaptırdığını söylemişti. Vesvese ve suizan edilmez. Piyango satışından elde edilen para İmam Ebu Hanife’ye göre dârülharbde haram değildir.

 

Sual: Takkesiz namaz kılma âdetinin memleketimizde bu kadar yayılmasının sebebi nedir?

Cevap: Başı örtmek eskiden hürmet alameti idi. Herkesin başı kapalıydı. Fes yasaklanınca, muhafazakârların başını örtmesi güçleşti. Başı açık gezmeye başlandı. Başı örtmek de zamanla hürmet alameti olmaktan çıktı. İnsanlar da bir takke taşımaya üşenir oldular. Kısa kollu gömlek de böyledir. Sonradan çıkan bir moda olduğundan, fıkıh kitaplarında açıkça yazmadığı için, erkeklerin avret yeri göbekle diz kapağı arasıdır deyip bu şekilde kılmakta beis görülmedi. Halbuki ibadetlerde âdetin yeri olamaz. Başı açık veya kısa kollu gömlekle namaz kılmak özürsüz mekruhtur.

 

Sual: Bir yazar “Başı açık namaz kılmak bedeviliktir” diyor. Şâfiî mezhebinde başı açık kılmak sünnet olduğuna göre, bu söz Şâfiî mezhebinin ictihadına hakaret olarak görülebilir mi?

Cevap: Şâfiî mezhebinde başı açık kılmanın sünnet olduğunu nereden çıkardınız? Bütün mezheblerde sünnet; başı açık kılmak mekruhtur. Hükümlerde herkes kendi mezhebine tâbi olur. Bir mezhebe göre caiz, müstehab, hatta vacib olan bir şey, başka mezhebde mekruh olabilir. İmamın arkasında Fatiha okumak Şâfiî’de farz, Hanefî’de mekruhtur. Mekruh diyen Hanefî âlimleri, Şâfiî’ye hakaret etmiş sayılmaz.

 

Sual: Erkeğin dar kot pantolon giymesi caiz midir?

Cevap: Mekruhtur. Namazı sahihtir; ancak başkalarına karşı tam tesettür yapmış olmaz. Kadın da bunun gibidir. Yani dar giysi ile kıldığı namaz sahih olmakla beraber, bununla başkalarına örtünmüş sayılmaz.

 

Sual: İki adet sûre bilen kimse, namaz kılabilir mi? Yani hep aynı sûreleri okuyarak yatsı namazı kılınır mı?

Cevap: Kılabilir ise de, en az iki tane daha öğrenmek iyi olur. Başka sûre bildiği halde, hep aynı sûrelerle kılınan namaz mekruh olur.

 

Sual: Altında resim olan veya yazı yazan çorapla namaz kılmanın hükmü nedir?

Cevap: Hürmet mahallinde olmadığı için mahzuru yoktur.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında geçen “Ayakkabılarını arkada bırakarak kılmak mekrûhdur” hükmü ev içinde de muteber midir (terlik gibi)?

Cevap: Câmi içindir. Yani namaz kılanın aklı ayakkabılarında kalacağından dolayı zihni meşgul eder. Bu sebeple mekruhtur. Osmanlı câmilerinde ayakkabılık arkada değil, içeride namaz kılanların yanınadır.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında “Oturanların ve ayakta duranların arkalarına doğru namaz kılmak, konuşsalar bile, mekruh değildir. Bir kimsenin yüzüne karşı ve yüksek sesle konuşanların sırtına karşı mekruhtur” diyor. Bu iki ifadenin arasını bulmak nasıl mümkün olur?

Cevap: İbni Abidin namazın mekruhları bahsinde der ki: İnsanların yüzüne doğru namaz kılmak mekruhtur. Arkasına doğru kılmak mekruh değildir. Konuşsa da böyledir. Ancak konuşması sebebiyle yanılmaktan korkulursa mekruh olur. Mamafih uyuyan ve konuşanlara karşı namaz kılmanın mekruh olduğunu söyleyenler vardır. Ancak Resulullah aleyhisselâmdan rivâyet olunan: «Uyuyan ve konuşan kimsenin arkasında namaz kılmayın!» hadisi zaîftir. Sahih rivâyetle nakl edilen bir hadiste Hazreti Âişe radıyallahü anha şöyle demiştir: «Resûlullah aleyhisselâm bütün gece namazlarını kılarken ben onunla kıble arasında bulunurdum. Vitir namazını kılacağı vakit beni uyandırır; ben de vitri kılardım.» Bu hadisi Buhari ile Müslim rivâyet etmişlerdir. Gerçi Bezzar’ın Müsnedinde: “Resulullah aleyhisselâm: «Ben uyuyanlarla konuşanlara karşı namaz kılmaktan nehiy olundum» buyurmuştur” deniliyorsa da, o hadis sesle konuştukları ve bundan yanılır veya meşgul olur diye korkulduğu zamana haml edildiği gibi, uyuyanlar hakkında da güldürecek bir hal zuhur edeceğinden korkulduğu zamana haml edilmiştir. Netice itibariyle konuşan kimsenin arkasına doğru namaz kılmak mekruh değildir. Kerahet, bundan dolayı şaşırmaktan korkulduğu zaman bahis mevzuu olur.

 

Sual: Ayağımızın göründüğü çorapla namaz kılınır mı? Yani, çorap çok ince, siyah renkli, parmak kısımları belli olmuyor, fakat parmak haricinde her yer gözüküyor, deri rengi anlaşılıyor.

Cevap: Derinin rengini gösterecek kadar ince elbise, yok hükmündedir. Ancak Hazret-i Peygamber zamanında sandalet ile namaz kılındığı, sandalette de ayağın bazı kısımlarının göründüğü, böylece ayağı örtülü kılma sünneti hâsıl olduğuna göre, ince çorabın giyilebileceği söylenebilir.

 

Sual: Secdeden kalktıktan sonra sol ve sağ ayak birbiri üstünde ve kalça altında olsa, sıkıntı teşkil eder mi? Yani bir ayak yere temas etmiyor, bundan dolayı mekruh işlenmiş olur mu?

Cevap: Sağ ayak başparmağı kıbleye gelecek şekilde dikilir; sol ayak yere döşenir. Sünnet olan budur. Özür ile bunu yapamıyorsa, mahzuru yoktur.

 

Sual: Namaz kılarken gözümüz bir anlığına yukarı sağa veya sola baksa namazımızı iade etmemiz gerekir mi?

Cevap: Kasden yaparsa mekruhtur, namazı bozmaz.

 

Sual: Yanında başını örtecek bir şeyi bulunmayan kişi, cemaate o halde katılmalı mı, yoksa cemaatin bitmesini bekleyip, bitirenlerden birinin takkesini mi kullanmalıdır?

Cevap: Takkesini unutan veya başını örtecek bir şey bulamayan kimse, başı açık kılar. Mekruh olmaz. Çünki kasıt yoktur. Böylece cemaate uymalıdır. Başkasından takke istemek doğru değildir.

 

Sual: Câmide cemaate uyarken takkesi olmadığını fark eden, yine de uymalı mı, yoksa eve dönüp yalnız mı kılmalı?

Cevap: Unutmak veya bulamamak özürdür. Cemaatle kılmalıdır.

 

Sual: Özürlü olan kimse yere secde edemeyip fakat 25 cm.den az yükseğe secde edebiliyorsa 25 cm.den az yükseğe mi secde eder, yoksa ima ile mi kılar?

Cevap: 25 cm.den daha yüksek yere secde edilmez. Daha alçak bir şeye secde edebilir. Bu takdirde secde etmiş sayılır. Daha yüksek bir şeye secde etmiş ise ima sayılır, ayrıca mekruh olur.

 

Sual: Sitenizde özürle Mâlikî mezhebini taklid eden Hanefîlerin, yatsı namazını gecenin üçte birinde kılmaları müstehab olur diye yazıyor. Geceler uzun olduğunda, yatsıyı kıldıktan sonra boş laf edilebiliyor. Mekruh işlememek için, yatsıyı gece yarısına yakın kılsam uygun olur mu?

Cevap: Mâlikî mezhebinde yatsının ihtiyarî vakti gecenin üçte birine; bir özürle bu vakit içinde kılamayanlar için zarurî vakti imsak vaktine kadardır. Özürsüz gecenin üçte birine kadar kılamayanlar tahrimen mekruh işlemiş olurlar. Mâlikî mezhebini taklid eden Hanefî, bu mezhebin sadece şart ve müfsidlerine uymakla mükellef olduğundan, yatsıyı gecenin üçte birinden sonra kılabilir ise de, vakti girince hemen ve cemaatle kılmak çok iyidir. Yatsıdan sonra da önce de, sonra da boş laf etmemelidir. Yatsıdan sonra sâlihlerle sohbet, mübah kelâm konuşmak mekruh değildir.

 

Sual: Hanefî mezhebindeyim. Şâfiî mezhebini taklid ediyorum. Seferde namazımı kısaltıp iki rek’at olarak kıldım. Ancak teşehhüdde sadece ettehıyyatüyü okuyup selâm verdim. Şâfiî mezhebini taklid ederek kıldığım bu farzı eda etmiş oldum mu?

Cevap: Son oturuşta salavat okunması gerektiği için kerahatle sahih olur.

 

Sual: Erkek ve kadının çorapsız namaz kılması caiz midir? Çıplak ayakla namaz kılınır mı?

Cevap: Her ikisi için de mekruhtur. Kadın için namazı bozar diyen âlimler de vardır.

 

Sual: Mezhebi olmayan bir imamın arkasında kılınan namaz geçerli midir? Bir imamın mezhebi olup olmadığını nasıl anlarız?

Cevap: Bu namaz sahihtir, fakat mekruhtur. Mezhepleri kabul etmeyen, âyet-i kerime ve hadis-i şeriflere göre amel ettiği iddiasında olan, veya dört mezhebin hükümlerini teflik olacak şekilde karıştırarak tatbik eden kimse mezhepsizdir.

 

Sual: Birisi namazda secdeye giderken yere önce dizleri değil, elleri indirmek lazım, peygamberimizin ( deve gibi çökmeyiniz ) mealinde hadisi var dedi, buna ne diye cevap vermek lazım, önce ayakların yere değmesi ile alakalı kitaplardan alınan bilgiler fetvalar var mı, varsa hangi kitaplarda ve ne diye geçiyor?

Cevap: Hadis-i şerif şöyledir: Ebü Hüreyre radıyallâhu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Biriniz secde edince, devenin çöküşü şeklinde yere çökmesin, yani ellerini dizlerinden önce yere koymasın!” [Ebü Dâvud, Salât 141, (840, 841); Tirmizi, Salât 200, (269); Nesâî, İftitah 128, (2, 206-207)] Hanefî mezhebinde önce dizler, sonra eller, sonra alın, sonra burun konur. Şâfiî mezhebinde önce eller, sonra dizler konur. Başka bir hadis-i şerifi delil almış olsalar gerektir. Avam, hadis-i şeriflerle değil, mezheb imamının sözüyle hareket etmeye memurdur.

 

Sual: Yarım zrâ’dan [25 cm] daha yüksek bir yere secde etmenin caiz olmadığı kitaplarda bildiriliyor. Hatta bazı âlimlerin az yükseğe de secde etmek caiz değildir buyurduğu da yazılıdır. Cuma bayram ve teravih namazı gibi cemaatin yoğun olduğu namazlarda sıkışıklık sebebiyle namaz kılanın sırtına secde etmek de namazı mekruh hale sokar mı? Velev ki 25cm den çok veya az olsun?

Cevap: Hayır.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında, secdede ellerin üzerine secde etmenin Hanefi mezhebinde tenzihen mekruh olduğu diğer üç mezhepte sahih olmadığı bildiriliyor. Cuma ve bayram namazlarında ve teravih namazı gibi cemaatin yoğun olduğu zamanlarda sıkışıklıktan ellerimizin üzerine secde yapma mecburiyeti hâsıl oluyor. Bir ihtiyaç sebebiyle üç mezhepten birini taklid eden Hanefî’nin bu halde namazları sahih olmuyor mu?

Cevap: Özür olunca mekruh olmaz.

 

Sual: Eldiven ile namaz kılmanı bir mahsuru var mı?

Cevap: Özürsüz mekruhtur.

 

Sual: Fâtihayı rükû’da tamamlamak Hanefî’de mekruh üç mezhepte namazı bozar deniyor. Fâtihayı unutan bir kimse rükû’da hatırına gelse dönüp namazını tamamlayabilir. Burada bir incelik olsa gerek?

Cevap: Birincisinde kasıt, ikincisinde unutmak vardır.

 

Sual: Namazı çorapsız kılmanın mekruh olduğu Hanefi fıkıh kitaplarında bildiriliyor. Pantolonumun paçaları uzundur. Paçaları çok sıvasam [mesela topuk kemiğinin üzerini de geçsem] ama ayağımda çorap olsa et gözükmese namazı mekruh eder mi?

Cevap: Hayır. Uzun olmadığı halde elbisenin kolunu veya pantolon paçasını kıvırarak namaza durmak mekruhtur.

 

Sual: İmam 25-30cm yükseklik yapılmış yukarıda namaz kıldırdı. Biz cemaat olarak aşağıda kıldık. İmamın cemaatten bu kadar yüksekte namaz kıldırması caiz mi?

Cevap: İmam için bir arşın (60 cm) yüksekte yalnız kıldırması mekruhtur. 25-30 cm yüksekte yalnız bile kıldırsa mekruh değildir.

 

Sual: Bazen namaz kılarken kravat boğazımı sıkıp rahatsızlık veriyor. Tek veya iki elle kravatı gevşetmek namazı bozar mı?

Cevap: Hayır. Faydalı hareket mekruh bile olmaz.

 

Sual: Ayakta namazda iken cebimden bazen küçük mushaf veya muska yere düşüyor. İki elimle alıp cebime koysam namazım bozulmuş olur mu? Mushaf ve muska gibi hürmet edilmesi gereken şeyler değil de, para, kredi kartı, kalem gibi şeyler cebimizden düşse, bunları namaz içinde alıp cebe koymak elzem değilken, yine de tek elle veya iki elle almak namazı bozar mı?

Cevap: Tek elle yapılabilen şeyi iki elle yapmak, amel-i kesir (namazı bozan çok hareket) olmaz. Bunları yerden almaya gerek yoktur. Az bir hareketle alınırsa da namaza zarar etmez.

 

Sual: Nimet-i İslâm kitabında, namazın sünnetlerinin 43. maddesinde, (Salevattan [salli bariklerden] sonra bir dua okumak sünnettir ) buyuruluyor. Bu ifadeye göre bir dua okumak sünnet; iki ve daha fazla okumak müstehap diye mi anlamamız lâzımdır? Bir dua okumak sünnet ise, bunu özürsüz terk etmek mekruh oluyor. Buradaki mekruh tahrimî mi, tenzihî mi oluyor?

Cevap: Dua okumak müstehabdır. Her müstehab sünnettir. Duayı terk, mekruh değildir. Duanın kısa olması makbuldür. Mesela Rabbiğfir verham ve ente hayrürrâhimîn kâfidir.

 

Sual: Bir odada içilmese dahi içki varsa, oynanmasa dahi iskambil kâğıdı, tavla, dama gibi oyun âletleri varsa ve çalınmasa bile çalgı âletleri varsa, o odada kılınan namaz mekruh olur ve yapılan dualar kabul olmaz, rahmet melekleri oraya girmez diye işittim. Televizyon, radyo, müzik de dinlenen mp3, kompütür ve cep telefonu da bunlara dâhil midir?

Cevap: Kalbi meşgul eden, huşuyu gideren şeyler yanında, meselâ süslü şeyler karşısında, oyun ve çalgı âletlerinin bulunduğu yerde ve arzu ettiği yemek karşısında özürsüz kılmanın mekruh olduğu fıkıh kitaplarında meselâ İbni Abidin’de yazılıdır. Buraya rahmet meleklerinin girmeyeceği ve burada yapılan duanın kabul olmayacağı da Tergibü’s-Salât’da yazıyor. Bahsettiğiniz âletler müzik âleti değildir. Bu maksatla kullanılıyorsa müzik âleti sayılır. Hiç değilse ekseriyete bakılır. İbni Abidin’de “kalbi meşgul edecek şeyler” diyor. Demek ki üzeri örtülürse kerahat ortadan kalkar. Cep telefonunda hiç çalgı çalınmıyor, ama orada bulunması kalbi meşgul ediyorsa, “kim aradı?” acaba gibi şeyler kalbine geliyorsa, bunun da orada bulunmaması lâzımdır.

 

Sual: Koltuk, sed, sedir gibi Yüksek şeyler üzerinde namaz kılanın önünden ama aşağıdan geçmek günah olur mu?

Cevap: Önünden geçenin vücudunun yarıdan fazlası yukarıda ise mekruh olur. Değilse olmaz. Bazıları bu yükseklik bir sütreden yüksek ise mekruh olmaz demiştir. (İbni Abidin)

 

Sual: Sitede “Sünnet ile farz arasında konuşulmayacağı dua ve tesbih söylenmeyeceği bunun bidat olacağı bildirildikten sonra Hindüvânî gibi bazı âlimlere göre kısa dua ve tesbihler okuyabileceği yazılıdır. Peki bir İslâm âlimi bir şeye câiz demişse, o şeye bid’at denir mi? Veya cumhur ulemâ sünnet ile farz arasında bir şey okumak Hanefî mezhebinde bid’at olur, sünneti ıskat eder demiş ise, Hindüvânî’nin nakline dayanarak bu işe câiz denir mi?

Cevap: Bir âlimin vâcib veya sünnet dediğine, bir başkası, bid’at, mekruh diyebilir. İctihadî mevzulardır. Hindüvânî, mezhebde söz sahibi âlimlerdendir. Sünnet ile farz arasında cumhura uyarak konuşmamalı, dua ve tesbih söylememelidir. Yapana da bir şey denemez.

 

Sual: Canlı resmi, namaz kılan kimsenin ayağı altında, oturduğu yerde, bedeninde, elinde ise, mekrûh olur mu?

Cevap: İbni Âbidîn’de diyor ki: Resim, namaz kılanın ayaklarının altında veya üzerine basılan yaygı ve dayanılan yastıkta olursa mekruh değildir. Resim elinde olursa mekruhtur. Çünki ellerini yere koymaya mani olur. Ellerini yere koymak sünnettir Ancak resmi elinde tutmayıp eline asılı bulunduğu takdirde mekruhluk ortadan kalkar. Yerde ve yere serilen eşyâda, yastık, sergi, mendil, para, mektup pulları üzerinde ve cep, çanta, dolap gibi kapalı yerlerde ve elbisenin göbekten aşağı kısımlarında bulunması, resmi muhân (aşağı) tutmak olduğundan câizdir. Dürer’de diyor ki: Secde edilmeyen yerlerinde canlı resmi bulunan seccâde üzerinde kılmak mekrûh değildir. Çünki yere sermek hakâret etmek demektir. Paradaki, yüzükteki ve her yerdeki resim, küçük olursa, yani yere koyunca, ayakta duran kimse, uzuvlarını ayırd edemezse, namaz mekruh olmaz. Büyük ve örtülü olunca da, mekruh olmaz. Canlının başı kesilmiş, yüzü veya göğsü, karnı, başı silinmiş, sıvanmış ise, namaz mekruh olmaz. Cansız resimleri, meselâ ağaç, manzara resimleri, nerede bulunursa bulunsun, namaz mekruh olmaz.

 

Sual: Namazda dizleri yere koymadan elleri yere koymak ve secdeden kalkarken dizleri ellerden evvel kaldırmak mekruh mudur?

Cevap: Evet.

 

Sual: Kılıca, bıçağa silaha karşı namaz kılmak mekruh olur mu? Bunları kıble istikametine koymak doğru olur mu?

Cevap: Hayır. Olur.

 

Sual: Namazda bir özür sebebiyle olmaksızın elbiseyi [mesela ceketi] giyinmeyip omuzlar üzerine alarak namaz kılmak mekruh olur mu?

Cevap: Evet.

 

Sual: Erkeklerin İpek seccade ile namaz kılmaları caiz olur mu? Velev ki bir ihtiyaç olmasın.

Cevap: Caizdir. (İbni Abidin)

 

Sual: Erkeklerin uzamış olan saçlarını arkadan toplayarak namaz kılmaları mekruh olur mu?

Cevap: Saçlarını örerek tepesine toplamak ve tutturmak yahud beliklerini kadınların yaptığı gibi başının etrafına dolamak veya bütün saçlarını arkaya toplayarak secde hâlinde yere düşmesin diye iplik ve bezle bağlamak hep mekruhtur. Peygamber aleyhisselâm erkeği böyle namaz kılmaktan men etmiştir. (İbni Abidin)

 

Sual: Üzerinde Arap harfleri ile mübarek yazılar bulunan bir seccademiz var. Bunu yere serip namaz kılmamız caiz midir?

Cevap: İbni Abidin Gusl bâbında diyor ki: Üzerinde «el-Mülkü lillah» (yani mülk Allah’ındır) yazılı yaygı ve saireyi yere yaymak ve kullanmak mekruhtur. Üzerinde insan sözü yazılı yaygı ve sairenin mutlak surette mekruh olmaması gerekir. Bazıları: «Harfleri ayrı yazılmışsa mekruhtur» demişlerdir. Birinci kavil daha uygundur. Bir âlim, gençlerin üzerinde Ebu Cehl leanehullah (Allahın laneti üzerine olasıca Ebu Cehl) yazılı bir nişan tahtasına ok attıklarını görüp men etmiş. Tahtanın yanına gittiğinde harflerin ayrı ayrı yazıldığını görmüş. Yine men etmiş. Seyyidi Abdülganî bunu şöyle izah eder: “Elifbâ harfleri Kur’an’dır. Bunlar Hud Aleyhisselâm’a indirilmiştir”.

Şu halde Arabî harflerle âyet-i kerime veya mübarek sözleri yere sermek, paralara basmak ne maksatla olursa olsun mekruhtur. Hakaret kasdı varsa küfr olur. Arabî harflerle insan sözünü yere sermenin mekruh olduğu ve olmadığı istikametinde iki kavil vardır. Başka harflerle yazılmışsa hükmü bundan daha hafiftir.

 

Sual: İmamın kıraat ve tekbirlerde gereğinden çok bağırması namazı bozar mı?

Cevap: İmam, cemaatin işiteceği şekilde tekbir alır ve kıraat eder. Sesini daha fazla yükseltirse, mekruh olur. Bu bakımdan cemaatin az olduğu yerlerde hoparlör kullanmak mekruh işlenmesine sebebiyet verir. İmamın sesini cemaate duyuran müezzin de böyledir. Müezzinin mübelliğ sıfatıyla tekbirleri tekrar etmesi kalabalık cemaatte câiz ve lâzımdır. Hacet yok iken tebliğ, yani imamın sesini cemaate ulaştırmak bid’attir, mekruhtur. “İmamın sesi cemaate ulaşır da, yine müezzin tebliğde bulunursa namazı fâsid olur. Çünkü buna ihtiyaç yoktur” sözünün aslı yoktur. Bu söz kaidelere uymamaktadır. Çünkü müezzin olsa olsa zikir sigasiyle sesini yükseltmiştir. (İbni Abidin-Namazın Sünnetleri Bâbı)

 

Sual: Bir internet sitesinde “Bir kimse ikindi namazını geciktirip akşama 20 dakika kala kılarken namazda kahkaha ile gülse, mekruh vakitte olduğu için abdesti bozulmuş olmaz, ama namazı bozulmuş olur. Mekruh vakit olmasaydı abdesti de bozulmuş olurdu (Hindiyye)” diyor. Yani namaz kılması mekruh olan vakitlerin birinde kahkaha ile gülmek abdesti değil de, sadece namazı mı bozuyor?

Cevap: Hindiyye’de diyor ki: Mekruh olan vakitlerin hâricinde, namazda kahkaha ile gülen kimse, hemen namazı bırakır ve yeniden abdest alır ve kılmakta olduğu namazı da yeniden kılar. Zahirü’r-Rivâye’de: «Şayet o namazı o halde tamamlamış olsa, başlamış olmasından dolayı borçtan kurtulmuş olur.» denilmiştir. Fethü’l-Kadîr’de de böyledir. Fakat bu kimse isâet etmiş (mekruh işlemiş) olur. Ancak abdesti ve namazı yenilemek lâzım gelmez. Şerhu Tahâvî’de de böyledir. Nimet-i İslâm’da diyor ki, mekruh vakitte kılınan namaz bâtıl olduğundan, bu namazdaki kahkaha abdesti bozmaz. Bu bakımdan Hindiyye’de kasdedilen mekruh vakit, namazı bâtıl eden vakit olsa gerektir. Zira aksini hiç bir fıkıh kitabı yazmıyor. Hüküm umumidir. İkindi namazını akşama 20 dakikka kala kılarken kahkaha ile gülse, abdest ve namaz bozulur.

 

Sual: Üzerinde kubbe, sütun bulunan seccadeleri yere sermek uygun mudur?

Cevap: Evet. Mübarek yazı ve resim (cami gibi) bulunan seccade, kâğıt, örtü yere serilmez.

 

Sual: Secde halinden ayağa kalkarken elleri yere dayanarak kalkmakta bir mahsur var mı?

Cevap: Özürsüz mekruhtur.

 

Sual: Bir erkek, yazın sıcak günlerde sokakta diz kapağını örten ama dizden aşağısını açıkta bırakan kısa pantolon giyebilir mi? Erkek için dizden aşağısı çıplak olarak dolaşması caiz midir?

Cevap: Câizdir. Ancak böyle namaz kılarsa mekruh olur.

 

Sual: Yırtık pantolon gibi avret uzvunun dörtte birinden daha azı açık olduğunu bile bile kılınan namaz sahih olur mu?

Cevap: Kerahatle sahih olur.

 

Sual: Cemaatle namaza durduktan sonra öndeki safta yer boşalırsa doldurmak gerekir mi?

Cevap: Bir kimse ikinci safda bulunur da, birinci safda aralık olduğunu görerek oraya yürürse namazı bozulmaz. Zira safı sıklaştırmakla me’murdur. Peygamber aleyhisselâm, «Safları sıklaştırın!» buyurmuştur. Me’murdur sözünden anlaşılıyor ki, aralığı kapatmak için oraya yürümesi emir olunur. Yürümezse mekruh işlemiş olur. Ama cemaat sevabını alır. Çünki Şâfiî mezhebinin hilâfına, Hanefî mezhebinde cemaat sevabı almak, namazın kerahatsiz kılınmasını gerektirmez. Yani mekruh işleyerek cemaatle namaz kılan kimse, mekruh uhdesinde kalmak suretiyle cemaat sevabını alır.

 

Sual: Bir sünneti yapmak bir mekruh işlemeye de sebep olacaksa sünnet yapılmaz buyrulduğundan, iki kişiyken birimizin takkesi olmadığı veya kolu kısa olduğu zaman, mekruh işlememek için cemaati terk etmek uygun olur mu?

Cevap: Namaz kılınacağı zaman, takke veya uzun kollu elbise bulamamak özürdür. Bu halde cemaat yapılır. Takke veya kollu elbise olduğu halde, bu şekilde namaz kılmak mekruh olur. Takkesiz ve kısa kollu gömlekle gezmemelidir.

 

Sual: Erkek için kısa kollu namaz kılmak mekruh olduğuna göre, kısa kollu giyildiği zaman, kolluk takmak uygun olur mu?

Cevap: Kısa kollu gömlek giyildiği zaman, kolları örten kolluk takmak teferrüd etmek olup dikkat çeker ve fitneye sebebiyet verir. Büyüklerin karşısına çıkamayacak elbise ile namaz kılmak mekruhtur. Âyet-i kerime, namazda ziynetlenmeyi emreder. Kolluk bunun hangisine girmektedir?

 

Sual: Namaz kılarken kolların açık olması mı, yoksa kolları sığayıp namaza durmak mı mekruhtur?

Cevap: Hadis-i şerifte hurma bahçelerinde çalışırken ezanı işitip mescide gelerek kolları sıvalı namaza durmak üzere olanları Hazret-i Peygamber’in ikaz ettiği beyan ediliyor. Hazret-i Peygamber’in gömleği hep bileklerine kadar olduğu ve “namazda ziynetlerinizi alınız!” âyet-i kerimesine imtisalen, ulema bu hadîs-i şerifi kısa kola da teşmil etmişlerdir. Şu halde imkânı olduğu halde kısa kollu gömlek ile namaz kılmak mekruhtur. (Ni’met-i İslâm).

 

Sual: Esnemek günah mıdır?

Cevap: Esnemek dinen makbul değildir. Namazda ise mekruhtur. Bu sebeple dişiyle alt dudağını ısırarak mâni olmalıdır. Bunu yapamıyorsa, kıyamda sağ, diğer rüknlerde sol elinin tersiyle ağzını kapatması lâzımdır. Hele esnerken ses çıkarmak daha kerihtir. Hazret-i Peygamber, “Şeytan, sesli esneyen ve geğiren kimseyle eğlenir” buyurmuştur. Peygamberlerin hiç esnemediği hatırlanırsa, esneme geçer.

 

Sual: Namazların ikinci rek’atinde birinciden üç âyet fazla okumak mekruh olarak bildirilmektedir. Sûrelerin âyet sayısına nazaran uzunlukları farklı olmaktadır. Şu halde bunun ölçüsü nedir?

Cevap: Bütün namazlarda ikinci rekati birinci rekatten üç ve daha ziyade âyetle uzatmak tenzihen mekruhtur. Nas olan yerde kerahet yoktur. Nitekim Resûlullah aleyhisselâm, Cuma ve bayram namazının ilk rek’atinde A’lâ ve ikinci rek’atinde de Gâşiye sûresini okumuştur ki, ikincisi birincisinden yedi âyet daha uzundur. Bu uzunluk eğer sûreler kısa ise âyet sayısı ile, uzun ise harf ve kelime sayısı ile ölçülür. Âyetler uzunluk ve kısalık bakımından birbirine yakın ise, sayı; değilse harfler nazara alınır. Meselâ sabah namazının ilk rek’atinde yirmi uzun, ikinci rek’atinde yirmi kısa âyet okur da, bu kısa âyetlerin harfleri, birincidekilerin yarısı kadar olursa sünnet yerini bulur. Aksi takdirde mekruh olur. Âyetelkürsî, müdâyene âyeti gibi uzun tek âyetler, birkaç âyetten müteşekkil kısa surelerden evvel okunabilir. (İbni Abidin-Âdâbü’s-Salât)

 

Sual: Vitrin üçüncü rek’atinde okunan sûrenin, ilk iki rek’atte okunan sûrelerden Mushaf sırasına göre yukarıda olması zarar verir mi?

Cevap: Namazda zammî sûreleri mushaftaki sıraya göre okumak sünnet, hilâfına davranmak mekruhtur. Nâfilelerin her iki her’ati müstakil bir namaz sayıldığı için, üçüncü ve dördüncü rek’atlerde okunan surelerin, ilk iki rek’attekilerden yukarıda olması zarar vermez. Vitir de kıraat bakımından nâfile gibidir. (Nimet-i İslâm, Namazın Mekruhları)

 

Sual: Hanefi mezhebinde vakit çıkmadan tekbir alan namazı vaktinde kılmış oluyor. İkindi namazının kılarken tekbir alınsa daha sonra kerahat vakti girse, namaz yine kerahate kalmış olur mu?

Cevap: Namaz vakitlerinin giriş ve çıkışında bu kadar dakik olmak mümkün değildir. Namazda iken kerahat vakti başlarsa namaz mekruh olur.

 

Sual: Birinci rek’atte Nas suresinin ilk 3 ayeti, ikinci rek’atte de son 3 âyeti okunsa câiz olur mu?

Cevap: Câiz ise de kısa sureleri tek başına okumak efdaldir. Ancak zaten Nas suresinden sonra sure olmadığı için geriden okuması gerekecektir. Bu ise mekruhtur. Şu halde en uygunu Nas suresini ikiye bölerek okumaktır.

 

Sual: Uyuyan birini namaza kaldırmamak günah mıdır?

Cevap: Kaldırmaya söz vermişse veya ücretli çalışıyorsa vâcib, değilse müstehabdır.

 

Sual: Kur’an-ı kerim okunurken farkında olmadan sallanmak mahzurlu mudur?

Cevap: Huşu sebebiyle veya ahenkli okumak için Kur’an-ı kerim okurken sallanmak mahzurlu değildir. Namazda kasden ileri geri veya öne arkaya sallanmak, Yahudilere benzemek olduğundan mekruh görülmüştür.

 

Sual: İstanbul’da 6 Mart’ta imsak vakti 04.41 de giriyor. Bundan 15 dakika sonra da sabah namazını kılabiliyoruz. Saat 04.41 de, yani imsak vaktinin tam girişinde dört, üç veya iki rekât farz [kaza], vacib veya sünnet herhangi bir namaz kılan kimse, sabahın sünnetini de kılacak mı?

Cevap: Takvimlere göre imsak yazan saatte sabah namazı vakti çoğu yerde girmiyor. Onun için sabah namazı en az 20 dakika sonra kılınıyor. Normal şartlarda sabah namazı vakti girince yalnızca o vaktin sünneti kılınır; başka nâfile kılınamaz. Ama kazâsı olan kazâ kılabilir.

 

Sual: Ayna bulunan odada namaz kılmanın hükmü nedir?

Cevap: Aynaya karşı namaz kılmak zihni meşgul edeceğinden mekruh görülmüştür. Ayna namaz kılanın karşısında değilse veya aynaya bakmaktan kendisini koruyabiliyorsa mekruh olmaz.

 

Sual: Endonezya’da çalıştığım yerde mescit olarak ayrılmış bir oda var. Kadınlar için ayrılmış bir yer yok. Odanın kıblesi çaprazda kalıyor. Umumiyetle erkekler odanın sağ, kadınlar da sol tarafında namaz kılıyor. Namaz kılarken, kadınlar gelip, erkeğin önünde, hizasında veya arkasında kalacak şekilde namaza duruyorlar. Bu halde erkeğin namazı bozulur mu?

Cevap: Kadın, erkek ile aynı hizada aynı namazı cemaatle kılarsa, erkeğin namazı bozulur. Aynı namaz değilse veya erkek eliyle durmamasını işaret etmişse yahud arada perde, direk, duvar varsa, bozulmaz. Münferid kıldıkları farz veya nafile namazda erkeğin kadınla aynı hizada durması mekruhtur.

 

Sual: Namazda kıyamda salavat okumak veya âmin yarabbi demek namazı bozar mı?

Cevap: Namaza mâni kelâmlar, yani dünya sözü olmadığı, âyet ve hadîslerde geçtiği için bozmaz. Ancak mekruh olur.

 

Sual: Tahiyyatı, salli-barikleri ve rabbenâları sesli okuyana ne lazım gelir?

Cevap: Mekruhtur; birşey lâzım gelmez.

 

Sual: Kısa kollu gömlek ile namaz kılmamak için askıda asılı bulunan bir ceketi giyebilir miyiz?

Cevap: Başkasının elbisesini onun izni olmadan giymek mekruhtur. Ya hep uzun kollu gömlek giymeli, yahud da kısa gömlek giydiği zaman ceket ile gezmelidir. (Berika, Âfâtü’l-Beden)

 

Sual: Akşam namazı yıldızların çoğalması zamanına kalsa, akşam namazının son sünneti kılınır mı?

Cevap: Akşam namazını bu vakte bırakmak mekruhtur; ancak namazın kendisi mekruh olmaz. Binaenaleyh akşamın sünneti kılınabilir. İkindi namazını, güneşin batma zamanına bırakmak gibi değildir. Orada namazın kendisi de mekruh olmaktadır.

 

Sual: Namaz kılarken cübbeyi iki elle düzeltmek namazı bozar mı?

Cevap: Bozmaz. Ancak lüzumsuz bir hareket ise mekruhtur.

 

Sual: İmam Rabbanî hazretleri namaza dille niyet bid’attir diyor; Ömer Nasuhi Bilmen’in ilmihalinde ise müstehab yazıyor. Doğrusu nedir?

Cevap: İhtilaflı bir mevzudur. Hazret-i Peygamber hiç dille niyet etmemiştir. Bu sebeple bid’attir. Şâfiîler ise Hazret-i Peygamber’in ihrama dil ile niyet etmesine kıyasen müstehab demiştir.

 

Sual: Erkek ve kadın nafile namazları yan yana kılabilirler mi?

Cevap: Erkek veya kadının aynı imama uymaksızın yan yana farz veya nâfile kılması mekruhtur.

 

Sual: Alnı örten takke üzerine secde etmek sahih midir?

Cevap: Sahih, ama mekruhtur. Alnın açık olması gerekir.

 

Sual: Kısa kollu gömlek ile namaz kılmak caiz midir?

Cevap: Mekruh olduğu Nimet-i İslâm’da yazılıdır.

 

Sual: Namazı takkesiz kılmak tenzihen mi, tahrimen mi mekruhtur?

Cevap: Fıkıh kitapları sarahaten tahrimen veya tenzihen olduğunu bildirmiyor. Tahrimen mekruhun sübutu için bazı şartlar arandığı için tenzihen mekruh olduğu anlaşılıyor. Şeriatın beğenmediği bir şeyi yapmamak lâzımdır. Fıkıh kitaplarında, meselâ Nimet-i İslâm’da, başına örtecek bir takkesi olduğu halde kasten başı açık kılmak mekruhtur yazıyor. Unutmak veya başına örtecek birşey bulamamak özürdür.

 

Sual: Bir erkek ile bir kadın aynı hizada ayrı ayrı farz ve nâfile kılabilir mi?

Cevap: Câiz ise de mekruhtur.

 

Sual: Namazda iken vücuttan birşeyin sarkması caiz midir?

Cevap: Namazda sırta alınan şal, ceket, kaşkol gibi elbisenin sarkması mekruhtur. Kravat, kapişon ipine de dikkat etmelidir.

 

Sual: Saçını sakalını taramak namazı bozar. Secdede önüne gelen saçı elini tarak gibi yapıp arkaya atmak bozar mı?

Cevap: Hayır, tarakla taramak bozar. Saçı düzeltmek faydasız ise mekruhtur, faydalı ise mekruh değildir.

 

Sual: Farz ile sünnet arasında telefonla uğraşmak caiz midir?

Cevap: Farz ve sünnet arasında dua okumak, konuşmak, başka işle meşgul olmak mekruhtur. Namazda zili açık telefon taşımak bile mekruhtur; zira zihni meşgul eder.

 

Sual: Birbirini hiç tanımayan bir erkekle bir kadın, imama uymadan münferid olarak yan yana aynı yerde namaz kılabilirler mi?

Cevap: Mekruhtur.

 

Sual: Namaz kıldığımız yerin sağında, ama yerde canlı resmi olsa, mekruh olur mu?

Cevap: Hayır. Zira hakirdir.

 

Sual: Giydiğimiz pantolon uzun olsa, paçasından katlasak, bu halde namaz kılmak mekruh mudur?

Cevap: Hayır. Kolları ve paçaları lüzumsuz yere sığalı olarak namaza durmak mekruhtur.

 

Sual: Farz ve sünnet namazların ikinci rek’atini, birinci rek’atinden uzun tutmak mekruh mudur?

Cevap: Farzda üç âyet okuyacak kadar uzatmak evet; sünnet namazlarda esah kavle göre hayır. İmam Muhammed’e göre nafilelerde de böyledir. Ancak o nafile namazda okunacak sureler hakkında bir hadis varid olmuşsa, ikinci rekatın uzun olması mekruh olmaz. (Nimet-i İslâm)

 

Sual: İmamın namaz kıldırdığı yerin, cemaate göre yerden 10 cm civarında yüksek olması mahzurlu mudur?

Cevap: İmam, tek başına yarım metre veya daha yüksekte durursa mekruhtur.

 

Sual: Hanefi mezhebinde bir kişi, namaz kılarken rükûda ellerini kaldırarak kılıp diğer hususlarda Hanefiye göre hareket etse olur mu?

Cevap: Böyle yapmak mekruhtur. Bu gibi hususlarda kendi mezhebine uyması lâzımdır.

 

Sual: Namazlarda Fâtiha’dan sonra muayyen sure veya âyetleri tahsis ederek hep bunları okumak caiz midir?

Cevap: Nimet-i İslâm’da Namazın mekruhları kısmında, namazda bir sûre tayin ederek diğerlerini okumamanın mekruh olduğu yazılıdır. Her rek’atte vâcib olan Fâtiha okumak; ayrıca vitir namazında hep okunması sünnet olduğu bildirilen sûrelerin okunması bundan müstesnadır. Fetâvâ-i Hindiyye’de diyor ki: “Namazlara, muayyen sûre veya âyetler tahsis ederek, o namazlarda, sadece o sûre veya âyetleri okumak mekruhtur. Tahâvî ve İsticâbî der ki: Bunun mekruh olması, böyle yapan kimsenin yaptığı şeyi vâcib görüp, başka sûre veya âyetleri okumanın caiz olmayacağını zannetmesi veya başkalarını okumayı mekruh görmesi hâlindedir. Böyle olmayıp, bu sûre veya âyetleri, kendisine kolay geldiği için veya teberrüken, yani, Peygamber aleyhisselâm efendimiz onları okumuş olduğu için okursa, bunda bir kerâhat yoktur. Yine de zaman zaman, câhil kimseler, başkalarının okunmasının câiz olmayacağını sanmasınlar diye, başka âyet veya sûreleri de okumak şarttır.” Tergibü’s-Salât’ta, Mebsût’tan alarak diyor ki: “Namazda zamm-ı sûre olarak, muayyen bir sûreyi okumak, ondan başka bir sûre okumamak mekruhtur.”

 

Sual: Üzerinde Kâbe veya câmi resmi yahud mübarek yazılar bulunan seccadeyi yere serip namaz kılmak caiz midir?

Cevap: İbni Âbidin’de Hâniye’den haklen der ki: “Bir yaygı veya seccadenin üzerinde el-Mülki Lillah (Mülk Allah’a mahsustur) yazsa, onu kullanmak ve yere yaymak mekruhtur. Onun üzerine oturmak mekruhtur. Eğer bir tarafını diğerinden ayırırsa veya bazı harflerin üzerine dikişler yapılarak onları kaybederse; öyle ki kelime bitişik kalmamışsa yine de kerahet kalkmaz. Çünkü müfred harflerin de hürmeti vardır. Eğer o yaygının veya seccadenin üzerine El- Melik veya El- Elif veya sadece Elif- Lam yazılı ise hüküm yine böyledir.” Şu halde bu gibi seccadeleri yere sermemeli, duvara asmalıdır.

 

Sual: Namaz kılarken kısa kollu gömlekle namaz kılmamak için kolçak takmak münasip midir?

Cevap: Kolu kısa namaz kılmak mekruh ise de, âyet-i kerimede “Namaz kılarken ziynetlerinizi alınız!” buyurulduğu için, böyle yapmak doğru değildir. Zira büyüklerin yanına çıkılamayacak elbise ile namaz kılmak da mekruhtur. Devamlı uzun kollu gömlek giymeli yahud yanında uzun kollu gömlek bulundurmalıdır. Gecelik ve pijama ile namaz kılmak mekruh değildir. Zira Hazret-i Peygamber kılmıştır.

 

Sual: Namaz kılarken karşıdaki camda kendini görmek mekruh olur mu?

Cevap: Dikkati dağıtır ve huşuyu bozarsa mekruh olur.

 

Sual: İsfirar vakti nasıl hesaplanır?

Cevap: Güneşin alt kenarının görünen ufuktan bir mızrak boyu yükseklikte olduğu vakitten yani tozsuz, dumansız, berrak bir havada güneş ışığının geldiği yerlerin veya kendisinin bakacak kadar sararmaya başlamasından güneş batıncaya kadar geçen zamandır. Umumiyetle 35-45 dakikadır.

 

Sual: Kerahet vaktinde kılınan namazların iade edilmesinin hükmü nedir?

Cevap: Kasden kerahat vaktine bırakılmış ise, iadesi müstehabdır.

 

Sual: Üzerinde Kâbe veya câmi resmi bulunan seccadelerde namaz kılmakta mahzur var mıdır?

Cevap: Üzerinde mübarek resim ve yazılar bulunan seccadeleri yere sermek mekruhtur. Düz, sade, huşuyu bozmayacak bir şey üzerinde namaz kılmak iyidir.

 

Sual: Çocukluğumuzdan kalma, üzerinde hayvan çizimleri olan halı üzerinde seccade ile namaz kılınabilir mi?

Cevap: Hayır. Ancak secde yerine resim denk gelmezse olur.

 

Sual: Günahkâr bir Müslümanı imam yapsalar, kabul etmesi caiz midir?

Cevap: Caizdir. Fâsıkın imam olmasının mekruhluğu, cemaate göredir. Yani cemaatin, aleni günah işleyen fâsığı imam yapması mekruhtur.

 

Sual: Hazret-i Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem pijama ile namaz kılmış mıdır?

Cevap: Peygamber Efendimiz pijama giymemiştir; fakat gecelik elbisesiyle namaz kılmıştır. Bu sebeple büyüklerin yanına çıkamayacak kadar eski ve kötü elbise ile namaz kılmak mekruhtur; ama gecelik elbisesi böyle değildir.

 

Sual: Abdesti sıkışık iken namaz kılan ne yapar?

Cevap: Vakit sıkışık değilse, mekruhtur. Sonradan iade etmesi müstehabdır.

 

Sual: Kapüşonla namaz kılmak mekruh mudur?

Cevap: Hayır. Esas olan başın örtülmesidir. Ancak büyüklerin yanına çıkılmayacak kadar salaş bir kıyafetle namaz kılmak mekruhtur.

 

Sual: Kısa kollu tişört veya gömlek giymek caiz midir?

Cevap: Caiz ise de namazı kısa kollu kılmak mekruhtur. Hazret-i Peygamber’in gömleğinin kolları hep bileğine kadardı. Bu niyetle hep uzun kollu giyen, sevap kazanır.

 

Sual: Bir kimse bazen takkesini unutsa, camide de kullanmak için takke olsa, temiz olmadığı ve hastalık bulaşması ihtimaline binaen kullanmasa mekruh olur mu?

Cevap: Başkasının zati eşyası kullanmak doğru değildir. Başına örtecek bir şey bulamadığı için başı açık kılan mekruh işlemiş olmaz. Cebinde devamlı takke taşımalıdır.

 

Sual: Selçuklu bayraklı yüzüğün namaza zararı var mıdır?

Cevap: Çift başlı kartalın Selçuklular ile hiçbir alakası yoktur. Böyle bir yüzük resim çok küçük olduğu ve kartalın gözleri belli olmadığı halde namazda mekruh değildir. Aksi takdirde namazda canlı resimli elbise giymek, duvarda canlı resmi asılı bulunmak mekruhtur.

 

Sual: Yemekten kalkar kalkmaz namaza durulsa ağızda yemek tadı mevcut iken kılınsa namaza zararı olur mu?

Cevap: Ağızı çalkalanmaz da yemekte insanı meşgul ederse, mekruh olur; etmezse mekruh olmaz.

 

Sual: Tahiyyatta parmak kaldırmanın haram olduğunu nasıl açıklamak gerekir?

Cevap: Bazı âlimlere göre sünnettir; bazılarına göre mekruhtur. Mekruh diyenlere göre tahiyyatta hareketsiz olmak lazımdır. Her âlim kendisine ulaşan delile göre ve onu tefsir ederek hüküm verir. Parmak kaldırmayı bildiren hüküm daha zayıftır; böyle olduğu için hareketsiz kalmayı bildiren hükmü değiştiremez.

 

Sual: Maskeyle namaz kılmak caiz midir?

Cevap: Zaruretsiz yüzü örtmek mekruh ise de, burada zaruret vardır.

 

Sual: Yatsı namazını cemaatle kılarken, namazda olmayan biri yavaş oku, yetişecekler var dese, imam da buna uyarak yavaşlasa namaza zararı olur mu?

Cevap: Birisi için namazı uzatmak mekruhtur. Yetişecekleri tanımıyorsa mekruh değildir.

 

Sual: Namaz kılarken pijama/eşofman üzerine cübbe giysek mekruhtan kurtulur muyuz?

Cevap: Pijama ve eşofmanla namaz kılmak mekruh değildir. Zira Resulullah aleyhisselam gecelik elbisesiyle namaz kılmıştır.

 

Sual: Namaz kılarken kasten mekruh olduğunu bilerek takkesiz namaz kılmak o namazın iadesini gerektirir mi?

Cevap: Farzın terki ve vacibin kasdî terki iade icap ettirir. Kasdî mekruh işlenen namazın iadesi ise müstehabdır.

 

Sual: Hastalık sebebiyle ayak parmağı namazda oynayan kimsenin namazı bozulur mu?

Cevap: Özürsüz oynatmak mekruhtur. Özürlü mekruh değildir.

 

Sual: İmamın rüküya giderken iki eliyle pantolonunu yukarı çekmesi namazı bozar mı?

Cevap: Hayır, özürsüz ise mekruh olur.

 

Sual: Yazın aşırı sıcaklarda çorapsız kılmak caiz midir?
Cevap: Hanefi’de çorapla veya ayakkabı ile namaz kılmak; Şâfiî’de ise her zaman yalın ayak namaz kılmak sünnettir. Sıcak yerdeki Hanefi, Şafiî’yi takliden çorapsız kılabilir.

 

Benzer Suallerin Cevapları İçin Tıklayınız

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler