Sual: Reformcu Musa Carullah Bigiyef (Hazret-i Peygamber dikta rejimi ve sultanlığı reddediyordu. Fakat müslümanlık, böyle bir rejimin kurulmasına elverişli idi. Öyle de oldu) diyor.

Cevap: Reformcu, bu sözünde çok yanılmaktadır. Avrupadaki krallıkların anayasaları, kralları mukaddes ve sorguya çekilmez tanıdıkları hâlde, İslamiyet (Hepiniz bir çobansınız. Hepiniz, idare ettiğiniz kimseler için sorumlusunuz) hadis-i şerifi ile padişahları herhangi bir vatandaş gibi tutmakta, diktaya, saltanata yer vermemektedir. İslamiyet kanunu ilâhîdir. Padişahlar da, İslamiyete uymaya ve bunu yürütmeye bir vatandaş gibi mecburdur. Saltanat sürmeye, zulüm yapmaya sapan başkanlar, İslamiyetten ayrılmış, kuvvetlerini kötü yolda kullanmış kimselerdir. Harpte alınan ganimet kumaşları, gazilere taksim edildiği gün, sırtında başkalarındakinden daha büyük kumaş bulunduğu için (Oğlumun kumaşından eklediğim için daha çok oldu) diyen Ömer-ül Fâruk “radıyallâhu anh” ile halife olduğu gün, zevcelerini toplıyarak, (Büyük bir yük altına girdim. Sizinle görüşmeye belki vakit bulamam. İsterseniz mehr paranızı ve nafakanızı alarak gidebilirsiniz) diyen Ömer bin Abdülaziz hazretleri, İslam padişahlarının tam numunesidir. Böylelerin az olması, İslamiyete bir leke süremez.

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler