Sual: Ramazanda yatsıyı cemaatle kıldık. Terâvih kılmadık. Vitri cemaatle kılabilir miyiz?

Cevap: Kılamazsınız. Vitr namazı, yalnız Ramazanda cemaat ile kılınır. Ramazanda yatsının farzını cemaat ile kılmayanlar, toplanıp da terâvihi ve vitri cemaat ile kılamazlar. Çünki terâvih, yatsının cemaati ile kılınır. Yatsının farzını ve terâvihi cemaatle kılanlar, vitri de cemaatle kılar. Farzı yalnız veya başka bir cemaatle veya bu cemaatle kılıp terâvihi kılmayan da vitri bu cemaatle kılabilir. Ama meselâ farzı tek başına veya ayrı ayrı cemaatlerde kılanlar bir araya gelip terâvihi cemaatle kılamadıkları gibi, vitri de kılamazlar. (İbn Âbidîn, Teravih namazı bahsi sonu.)

 

Sual: Altı namazı kendisini seferî zannederek kılan bir kimse bunları kaza ederken vitri de kaza edecek mi?

Cevap: Etmez. Bir kimse yatsıyı kılmadığını unutarak vitiri kılsa da sonra yatsıyı kılsa vitiri tekrarlamaz. Bir kimse yatsıyı abdestsiz, vitirle sünneti abdestli kılsa yatsı ile sünneti tekrar kılar; vitiri kılmaz. Bir kimse ikindiyi kılar da sonra öğleyi abdestsiz kıldığı anlaşılırsa yalnız öğleyi tekrarlar. Çünkü o kimse unutan gibidir. (İbn Âbidîn, Geçmiş namazların kazası bahsi.)

 

Sual: Namazda zamm-ı sûreyi unuttuğunu rükü’da hatırlayan dönüp okuyor. Kunutu da okur mu?

Cevap: Sûreyi veya fâtihayı unuttuğunu secdeden önce hatırlayan dönüp okur. Unutulan fâtiha ise sureyi de tekrarlar, çünki tertip vâcibdir. Sonra tekrar rükü eder. Sonra sehv secdesi yapar. Secde etmişse, artık dönüp okumaz; yalnızca sehv secdesi yapar. Kunutu unutursa geri dönüp okumaz, sehv secdesi yapar. Dönüp okursa, rükü’yu tekrarlamaz. Sehv secdesi yapar. Çünki sûre ve fâtiha kıraattir. Kunut kıraat değildir. Rükü ise kıyâmın devamıdır. (İbn Âbidîn, Secde-i sehv bahsi.)

 

Sual: Mahalle câmimizin imamı Şâfiî mezhebindedir. Vitir namazını üç rek’at olarak kıldırmaktadır. Hanefî mezhebinde vitir vâcib, Şâfiî mezhebinde ise sünnet olduğundan, vâcib kılanın sünnet kılana uyması mahzurlu olması sebebiyle bizim bu imama uyarak vitir kılmamız câiz midir?

Cevap: İmam vitri üç rek’at olarak kıldırıyorsa, Hanefî mezhebini taklid ediyor demektir. Buna uymak ihtilâfsız câizdir. Şâfiî mezhebinde gece nâfile namazları ikişer rek’at kılındığından ve vitir de 2+1 rek’at olarak kılındığından böyle kıldıran imama Hanefîlerin uyması ihtilâflıdır. Böyle imama uymanın da câiz olduğunu söyleyenler vardır. Bu takdirde imam ikinci rek’attan sonra selâm verse bile buna uyan Hanefî selâm vermeyip vitrin kalanını bu imamla kılar (İbni Âbidin, Vitr ve Nevâfil Bâbı).

 

Sual: Vitr namazında üçüncü rek’atte kunut duası okumak mı vâcibdir, yoksa elleri kaldırıp tekbir almak mı? Yani bir kimse tekbir almadan kunut dualarını okumaya başlasa sehv secdesi gerekir mi?

Cevap: Tekbir almak ve kunut okumak vâcibdir. Tekbir almazsa, tekrar tekbir alıp duayı okur. Unutarak rüküya gitmişse, geri dönmez, sonradan sehv secdesi yapar.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında bildiriyor ki sübhâne rabbike âyet-i kerimesi namazda duaların hepsine müfret olarak okumak (yani rabbike diyerek okumak ) yalnız kunut duasında cem (yani rabbinâ şeklinde) okumak sünnettir. Kunut duasında “rabbinâ” şeklinde okunan bir kısım yoktur. Buradan ne anlaşılmalıdır?

Cevap: Şâfiî mezhebinde tek başına vitr kılan kişi kunut duasını okurken müfred (tekil) zamirlerle okumalıdır. Şöyle ki: “ihdinâ” ve “âfinâ” şeklinde değil de, “indinî” ve “âfinî” şeklinde telâffuz ederek duayı kendi şahsı için yapmalıdır. Yalnız, “Tebârekte rabbenâ’” cümlesindeki cemi (çoğul) zamirini müfrede (tekile) çevirmemelidir. Yani, “Tebarekte rabbî” dememelidir. İmam ise duaların tümünü cemi (çoğul) zamirleriyle okur. Meselâ, “ihdinî” ve “âfinî” şeklinde değil de, “ihdinâ” ve “âfînâ” şeklinde okumalıdır. (el-Fıkhu ale’l-Mezâhibi’l-Erbaa)

 

Sual: Teşrik tekbiri kazâ namazlarından ve vitr namazından sonra da söylenir mi?

Cevap: Vitr ve cenâze namazı ile nâfilelerden sonra teşrik tekbiri getirilmez. O bayram günlerinde kazâya kalan namazı sonra kazâ ederken namazın ardından teşrik tekbiri getirilir.

 

Sual: Vitir namazını kılarken, son rek’atte, kıyamda zammı sureyi okumadan rükû’ya gittik. Rükû’da farkedip tekrar kıyama geri döndük ve ellerimizi tekrar bağlamadık, salık bir şekilde kaldı. Zammı sureyi okuduk ve kunut tekbiri alıp ellerimizi salık hâlinden kaldırıp bağladık. Kunut dualarını okuduk. Tekrar rükû’ yaptık. Namaz bitince de secde-i sehv yaptık. Bu doğru oldu mu?

Cevap: Doğrudur.

 

Sual: Vitri kılarken birinci rek’atte normal ayağa kalktım; ikinci rek’atte oturunca birinci rek’atteyim zannederek ettehiyyatüyü yarıda kesip hemen ayağa kalktım. Gerisini buna uygun tamamladım. Yani sonra iki kere oturdum. Dışarıdan arkadaş ikaz etti. Ben ona itibar etmeden sehv secdesi yaparak namazı tamamladım. Namazım oldu mu?

Cevap: Yanlış olmuş. Madem birinci veya ikinci rek’atte olmak arasında tereddüd edildi, oturmaya ve ettehiyatüye devam edip sonra ayağa kalkıp tekrar oturup, sonra ayağa kalkıp tekrar oturmalı, böylece ve sonra sehiv secdesi yapılmalıydı. Ama namaz sahihtir. Zira vitirde ilk oturuş vâcibdir. Unutarak ayağa kalkan geri dönmez ve sehiv secdesi yapar. (İbni Abidin-Vitr ve Nevafil Babı)

 

Sual: Bir kimse, vitir namazında kıyamda ayakta iken, ikinci rek’atte mi yoksa üçüncü rek’atte mi olduğu hakkında şüpheye düşse, herhangi bir karara hükmedemese nasıl hareket eder?

Cevap: İki kabul eder. Oturur. Bir rek’at daha kılar. Her iki rek’atte de kunut okur. Secde-i sehv yapar.

 

Sual: Bir adam, teyemmümün, bileğe kadar yapılacağını, vitrin de bir rek’at olarak kılınacağını bilse (ve bir müddet de öyle, yapsa); sonra da teyemmümün dirseğe kadar yapılacağını, vitrin de üç rek’at olarak kılınacağını öğrense, bu şekilde, önce kılmış olduğu namazları iade eder mi?

Cevap: Etmez. Fakat bu kimse bunu bilgisizliğinden ve hiç bir kimseye sorup öğrenmeden yapar, sonra da sorduğunda kendisine vitrin üç rek’at kılınması emredilirse, bu halde, önce kılmış bulunduğu vitirleri kazâ eder.(Fetava-yı Hindiye, Kaza namazları babı)

 

Sual: Yatsı namazının son sünneti vitirden sonra kılınabilir mi?

Cevap: Kılınabilir ise de, mahalli burası değildir. Vitir gecenin son namazı olmalıdır.

 

Sual: Vitir namazına, “niyet ettim vitir namazını kılmaya” diyenler olduğu gibi, “vâcib olan vitir namazını kılmaya” diye niyet edenler de işitiliyor. Vitir namazının vâcibliği hususunda ihtilaf bulunduğu için, vâcib olan vitir namazı demek câiz olur mu?

Cevap: Câiz olur. Ama vâcib diye tayin etmek doğru değildir. (İbni Abidin)

 

Sual: Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî vitir namazı yokmuş. Şu halde bu mezheblerden birini taklid eden Hanefî vitir kılacak mıdır?

Cevap: Bu mezheblerde vitir namazı yok değildir, vardır. Ama hükmü vâcib değil, sünnet-i müekkededir. Bu mezhebleri taklid eden bir Hanefî, kendi mezhebinden çıkmadığı için vitri vâcib olarak kılacaktır.

 

Sual: Vitir namazındaki ara tekbiri elleri salıp mı almak gerekiyor?

Cevap: Salmadan kulağa götürülüp salmadan bağlanır. Zira ellerin abes hareketi namaz için mahzurludur.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında bir mesele için esahh kavil, zayıf kavil vs bildiriliyor. Bunlardan dilediğine uymak kâfi midir? Mesela vitr namazı İmam Ebû Hanife’ye göre vacib, İmameyn’e göre sünnet olduğundan, bir Hanefî, vitre sünnet denilen kavle göre kılmadan yatabilir mi?

Cevap: Her mezhebde bir mesele hakkında birden fazla kavil, yani mezheb âlimlerinin icithadı olabilir. Bunları sonra gelen ve tercih ehli denilen âlimler, delâletine, sübûtuna veya örf ve zarurete göre tahlil eder. Kuvvetli gördüğü bir tanesini tercih edip bununla fetva verir. Bu kaville amel etmek avama lâzımdır. Bazen birden fazlasıyla fetvâ verilmiş olabilir. Sonra gelen âlimler de bunlardan birini seçer. Bu esah kavil olur. Bir meseledeki kaviller arasında tercih yapılıp biriyle fetvâ verilmemişse, kişi muhayyerdir. Bunlardan biriyle amel eder. Hanefî mezhebinde bu halde ibadetlerde İmam Ebu Hanife kavliyle amel olunur. Muamelatta ise İmameyn kavliyle amel olunur.

 

Sual: İsviçre’de yatsı namazının vakti çok geç olduğu için, hastalığım sebebiyle bekleyemiyorum. Yapabileceğim bir şey var mıdır?

Cevap: Hastalık ve ihtiyarlık, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde, iki namazı bir arada kılmak (cem’ etmek) için özürdür. Akşam vaktinde, cem etmeye niyet edip, akşamın farzından hemen sonra yatsının farzı kılınır. Vitri, yatsı vaktinde kılmak lâzımdır. Kılınamıyorsa, İmameyn’in sünnettir kavline niyet edilebilir, sonra kaza edilir. Avrupa’nın bazı yerlerinde bazı zamanlarda yatsı vakti zaten girmemektedir. Girmiyorsa, yatsı namazı farz olmaz. Vitr de yatsı namazına ve geceye tâbi olduğu için vâcib olmaz.

 

Sual: Ramazan ayında vitri cemaatle kılarken muktedi kunut duasını bitirmeden imam rükûa gitse, cemaat nasıl hareket eder?

Cevap: Kunut dualarının birincisini okumuşsa, hemen rükûa gider. Okumamışsa, süratle okuyup rükûya gider.

 

Sual: Kunut dualarının ikisi de vâcib midir?

Cevap: Herhangi birini okumakla vâcib yerine gelir. Diğerini de okumak sünnettir.

 

Sual: Vitir namazında kunuttan önce besmele çekmek sehiv secdesi gerektirir mi?

Cevap: Hayır.

 

Sual: İmam Mâlikî ve Şâfiî mezhebinde, muktedî Hanefi mezhebinde ise Ramazanda vitri cemaat ile kılsalar, caiz olur mu?

Cevap: Muhalif mezheb imamına uymak câizdir. İmamın namazı kendi mezhebine göre sahih ise, muktedinin namazı da sahih olur. Mâlikî ve Şâfiî mezhebinde vitr tek rek’attir; ama vitr namazı iki rek’at kılıp selâm verip tek rek’at (2+1) olarak kılınır. Hanefî’de ise hiç selâm vermeden üç rek’at kılınır. Bu şekilde kılan bir Mâlikî veya Şâfiî’ye uyan Hanefî, iki rek’atten sonra imamla selâm vermeyip bekler, imam tek rek’at için tekbir alınca, ayağa kalkıp, imamla kılmaya devam eder ve imamla selâm verir.

 

Sual: Ramazanı şerifte cemaatle vitri kılarken imam kunutu çok hızlı okusa, daha kunutun yarısına kadar gelmeyen cemaat ne yapar?

Cevap: Hızlıca okur. Kunutun yarısı zaten vacibe yeter.

 

Sual: Hanefî mezhebinden Şâfiî mezhebine geçen biri, Hanefî iken kılmadığı vitir namazlarını kazâ eder mi?

Cevap: Hanefî iken kılamadığı için, üzerine vâcib olaraz yazılmıştır. Kazâ edecektir. Aksi olsaydı, yani Şâfiî iken, Hanefî mezhebine geçseydi, kazâ etmesi gerekmezdi. Çünkü vitir namazı Şâfiî mezhebinde farz veya vâcib değil, müekked sünnettir. Ancak kazâ etmesi münasiptir. Zira Şâfiî mezhebinde, kılınamayan sünnetler de kazâ edilir.

 

Sual: Farz namaz borcu olmayan, yalnızca kazaya kalmış vitir namazları bulunsa, cemaatle teravih kılabilir mi?

Cevap: Vitri kaza etmek vâcibdir. Evvelemirde bunları kaza etmelidir. Bunları kaza ederken, teravihe de niyet ederse, inşallah hem vitr kazası borcu ödenir; hem de teravih sevabına kavuşur. Tek rekatler sayılmaz. Yani 10 vitr kazası kılmalıdır.

 

Sual: Vitr namazını ramazan ayında cemaatle kılarken kunut duasından evvel getirilen tekbirde imamdan evvel ekber demek namazı ifsad eder mi?

Cevap: Hayır. Mekruhtur.

 

Sual: Vitir namazının 3.rek’atında zammı sure okumamanın hükmü nedir?

Cevap: Vaciptir. Unutarak terk ederse, sehv secdesi yapar. Sehv secdesini de unutursa bir şey gerekmez, namaz tamamdır.

 

Sual: Cemaatle vitir kılınırken, imam kunutu unutup rükûya gitti. Cemaat eğilmedi. İmam tekrar kalkıp kunut okuyup rükû yaptı. Sonra da sehv secdesi yaptı. Namaz tamam mıdır?

Cevap: Kunutu unuttuğu rükûda hatırlanırsa, geri dönüp okumaz; secde-i sehv yapar. Okursa, tekrar rükû yapmaz; yine secde-i sehv yapar. Geri dönüp kunutu okuyup tekrar rükûyu yaparsa, bir kavle göre namaz bozulur; bir kavle göre kasıt varsa isâettir [küçük günahtır], namaz sahihtir. Hak olan da budur. (İbni Abidin)

 

Sual: Vitir namazının 3. rek’atinde, 1 ve 2. rek’atte okunan suresinin üstündeki bir sure okunur mu?

Cevap: Sıralı okumalıdır. Vitir nafile gibi değildir.

 

Sual: Vitir namazı gecenin son namazı olduğuna göre, vitirin kazası da gecenin son namazı mı olmalıdır?

Cevap: Vitir namazından sonra kaza veya nafile kılınır. Nafile kılmamak efdaldir. Vitrin kazası kerahat vakitleri dışında her zaman kılınır.

 

Sual: Vitr namazında kunut duası yerine devamlı rabbena atina okumanın mahzuru var mıdır?
Cevap: Caizdir; vacib yerine gelir. Ama sünnete muhaliftir. Sünnette okunması tavsiye edilen Kunut dualarını okumalıdır. Bunu bilmeyen, öğrenene kadar Rabbena âtina… okuyabilir.

 

Sual: Kunut dualarını bilmeyen vitir namazında ne okuyabilir?
Cevap: Rabbenâ âtina fiddünya… duasını veya “Allahümmağfir lâ ve livâlideyye ve lilmü’minîne vel mü’minât” okur. Sonradan kunutları öğrenince, evvelden kıldıklarını kaza etmesi lazım gelmez.

 

Benzer Suallerin Cevapları İçin Tıklayınız

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler