29. Mektup

Bu mektup, Şeyh Nizameddin-i Tehaniseri’ye yazılmıştır. Farzları kılmaya ve sünnetleri, edepleri gözetmeye teşvik etmekte ve farzların yanında nâfileleri yapmanın kıymetinin az olduğu ve yatsı namazını gece yarısından sonra kılmamayı ve abdestte kullanılan suyu içmemeyi ve müridlerin secde etmelerinin câiz olmadığını bildirmektedir: Allahü teâlâ, bizi ve sizi taassuptan, yani başkasını çekememekten ve doğru yoldan ayrılmaktan korusun…

30. Mektup

Bu mektup da, şeyh Nizam-ı Tehaniseri’ye yazılmıştır. Âfâkta ve enfüste olan şühudları ve abdiyet makâmını bildirmektedir: Allahü teâlâ sizi Muhammed aleyhisselâma tam uymakla şereflendirsin ve Muhammed Mustafanın “aleyhi ve alâ Âlihi minessalevâti efdalüha ve minettehıyyâti ekmelühâ” sünnetlerinin süsü ile ziynetlendirsin! Ne yazacağımı bilemiyorum. Mevlamız, sâhibimiz “teâlâ ve tekaddes” hazretlerinden söz edersem, yalan söylemiş ve iftirâ…

31. Mektup

Bu mektup, Şeyh Sofi’ye gönderilmiştir. Tevhid-i vücudînin hakikati ve Allahü teâlâya yakın olmak ve beraber olmak ne demek olduğu bildirilmektedir: Allahü teâlâ hepimizi, Peygamberlerin seyedinin “aleyhimüsselâm” yolundan ayırmasın! Yanınızdan gelen bir Zât dedi ki şeyh Nizam-i Tehaniseri’nin talebesinden biri, sizin yanınızda, bu fakir için vahdet-i vücuda inanmıyor demiş. Bu Zât, bunu bildirdikten sonra, bu sözün…

32. Mektup

Bu mektup, Mirza Hüsameddin Ahmed’e yazılmıştır. Ashâb-ı kirâmın “aleyhimürrıdvân” kemâlâtını ve hazret-i Mehdiyi bildirmektedir: Lütfederek gönderdiğiniz mektup geldi. Bu garibleri hatırladığınıza şükrettim. Büyük hocamızın senelerle hizmetinde hiç istifade etmemiş gibiyim diyor ve sebebini soruyorsunuz. Efendim! Böyle şeylerin cevabını yazmak, hatta anlatmak uygun değildir. Çünkü, okumakla, dinlemekle anlaşılmaz. Sevgi ve îtimat olmak şartı ile uzun zaman…

33. Mektup

Bu mektup, Mollâ Hacı Muhammed Lahori’ye yazılmıştır. Dünyayı seven ve ilmi, dünyayı kazanmaya harc eden kötü ilim adamlarının zararını bildirmekte ve dünyaya düşkün olmayan âlimleri methetmektedir: Âlimlerin dünyayı sevmesi ve ona düşkün olması, güzel yüzlerine siyah leke gibidir. Böyle olan ilim adamlarının, insanlara faydası olur ise de, kendilerine olmaz. Dini kuvvetlendirmek, İslamiyeti yaymak şerefi, bunlara…

34. Mektup

Bu mektup, Mollâ Hacı Muhammed Lahori’ye yazılmıştır. Âlem-i emrdeki beş cevheri uzun ve açık bildirmektedir: İki cihan saadetine kavuşmak, ancak, dünya ve ahiretin en yükseğine uymakla ele geçebilir “aleyhi ve alâ Âlihi minessalevâti efdalüha ve minetteslimati ekmelühâ”. Filozoflar, İslamiyetin sâhibine “aleyhissalatü vesselâm” uymadıkları, kalp gözlerini Ona uymak sürmesi ile parlatmadıkları için, âlem-i emrden haberleri bile…

36. Mektup

Bu mektûb, hâcı Muhammed Lâhorî’ye yazılmışdır. Ahkâm-ı islâmiyye, dünyâ ve âhıretin bütün saâdetlerini taşımaktadır. Ahkâm-ı islâmiyye dışında ele geçen hiçbir saâdet yoktur. Tarîkat ve hakîkat, ahkâm-ı islâmiyyenin yardımcıları olduğunu bildirmektedir: Allahü teâlâ, hepimize, Muhammed Mustafâ “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimizin dîninin hakîkatini bildirsin ve bu hakîkata kavuştursun! Âmîn. İslâmiyet üç kısımdır: İlim ve amel ve…

35. Mektup

Bu mektup, meyan hacı Muhammed Lahori’ye yazılmıştır. Allahü teâlânın Zâtını sevmek ve bu sevgide üzmenin ve sevindirmenin, beraber olduğu bildirilmektedir: Allahü teâlâ, insanların seyyidi “aleyhi ve alâ Âlihissalevâtü vetteslîmât” hürmetine, hepimizi yanılmaktan, şaşırmaktan korusun! Seyr ve sülûktan maksat, nefs-i emmareyi tezkiye etmek, yani temizlemektir. [(Seyr), gitmek, (Sülûk), bir yola, mesleğe girmektir.] Böylece nefs, aşağı, çirkin…

37. Mektup

Bu mektup, Muhammed Çetri’ye yazılmıştır. Sünnete uymak lazım olduğunu bildirmekte ve tasavvufu methetmektedir: İhsan etmiş olduğunuz, latif mektubunuzu okumakla şereflendik. Büyüklerimize olan imanınızı ve sevginizi yazıyorsunuz. Bunu okuyunca, Cenâb-ı Hakka hamd ettim. Allahü teâlâ, bu yolun [yani tarîkatin] büyüklerinin bereketi, faydası ile size sonsuz yükselmeler nasip eylesin! Bunların yolu, her şeyden kıymetlidir. Sünnet-i seniyeye uymaktır…

38. Mektup

Bu mektup, Muhammed Çetri’ye yazılmıştır. Zât-i teâlâya muhabbeti ve fenâ mertebelerini bildirmektedir: Mektup-i şerifiniz gelerek, fakiri çok sevindirdi. Allahü teâlâ, her zaman kendi ile beraber bulundursun! Bir ân bile başkası ile bırakmasın! Zât-ı ilâhîden başka her şeye gayr denir. Onun isimleri ve sıfatları da gayrdır. İlm-i kelam âlimleri, (Sıfatları, kendinin aynı da değildir, gayrı da…