Sual: Mest üzerine mesh nasıl olur? Mest nasıl kullanılır?

Cevap: Abdest alırken ayakları yıkamak yerine, hiç özür ve zaruret olmasa bile yaş el ile bir kere, mest üzerine meshedilmesi, erkek için de, kadın için de câizdir. Peygamberimiz “sallallâhü aleyhi ve sellem” mübarek ayaklarına mest giyip, bunların üstüne meshetti ve câiz olduğunu da söyledi. Gusül abdesti alırken, mest üzerine meshedilmez. Teyemmüm ederken, ayakları meshetmek farz değildir.

Mest, ayağın yıkaması farz olan yerini örten, su geçirmez ayakkabı demektir. Mest, büyük olup da, parmaklar, mestin ucuna kadar gitmez ve mesh, boş yer üzerine rastlarsa câiz olmaz. Mestin ağız kısmı geniş olup yukardan bakınca, ayak görünürse zararı olmaz. Mestin, bir saat yol yürüyünce, ayaktan çıkmayacak şekilde sağlam ve ayağa uygun olması lâzımdır. Ağaçtan, camdan, madenden mest olamaz. Zira sert şeyle bir saat yürünemez. Tabanı ile ayak üstü veya yalnız tabanı deri kaplanmış çorap üstüne veya sert olup yürürken aşağı düşmeyen çorap üzerine mesh câizdir. [Malikide, mestin deriden olması şarttır.] Mestli kimsenin, abdesti bozulunca, bu abdestsizlik, abdest uzuvlarına yayılırken, ayaklara değil, mestlere yayılır. Mestlerin hadesten temizlenmesi de, meshetmekle olur. Demek ki mestler abdestsizliğin ayaklara geçmesine mâni olmaktadır. Yalnız ayaklarını yıkayıp, mest giyen bir kimse, sonra diğer uzuvlarını yıkayıp abdestini tamamlasa, sonra, abdesti bozulsa, sonra abdest alırken, bunlar üzerine meshedebilir. Çünkü, mestleri giyerken, tam abdest almış olmak şart değildir. Fakat, abdesti bozulduğu zaman, bozulan abdestin, tam alınmış olması şarttır. Mesela, teyemmüm ederek, mest giydi ise, suyu görünce, bozulan abdesti tam olmadığından, su ile abdest alırken, meshedemez. Ayaklarını da yıkar. Özür sâhibi olan kimse, tam abdest alıp, özür akmadan önce, mestlerini giyerse, sonra abdesti özürle bozulsa da, 24 saat meshedebilir. Özrü aktıktan sonra giyerse, yalnız o namaz vakti içinde meshedebilir.

Mest üzerine mesh müddeti, mukim olan için, 24 saattir. Misafir için, 3 gün 3 gece, yani 72 saattir. Bu müddet, mesti giydiği zaman değil, mest giydikten sonra, abdesti bozulduğu zaman başlar. Özür sâhibi için mesh müddeti, namaz vakti çıkıncaya kadar olduğu (Fetava-i Hayriye)de yazılıdır. Özür sâhibi, özre sebep olan şeyi durduğu zaman, abdest alıp, o şey tekrar başlamadan önce, mestlerini giyse, taharet-i kamile ile giymiş olur [Malikide, gusül abdesti için çıkarılıncaya kadar meshetmek câizdir.].

Hanefi mezhebinde mesh, mestlerin yukarıdaki yüzlerine yapılır. Taban altına yapılmaz. Sünnet üzere meshetmek için, sağ elin yaş beş parmağı, sağ mest üzerine, sol elin parmakları da, sol mest üzerine, boylu boyunca yapıştırılıp, ayak parmakları üzerine gelen ucundan, bacağa doğru çekilir. El ayaları meste değdirilmez. Meshin üç el parmağı eninde ve boyunda olması farzdır. Bunun için de, üç parmağı veya yaş olup suyu damlamakta olan parmak uçları veya parmaklarla birlikte el ayasını veya yalnız el ayasını mest ucuna koyup, bacağa doğru çekmek yetişir. Parmakları, mestin yan kenarına koyup, mest üzerinde genişliğine kaydırmak da câiz olur. Mesh, elin dış yüzü ile de câiz ise de, içleri ile yapmak sünnettir. Mestin altına veya topukların yanlarına veya bacak tarafına mesh câiz değildir. [Malikide, sağ eli ıslatıp, parmak dipleri sağ mestin üst ucuna konur. Baş parmak ucu sol, diğer üç parmak uçları sağ kenarında olarak, ağzına kadar çekmek ve sol eli altına böyle koyup, topuğa ve buradan ağzına kadar çekmek ve sonra sol eli sol mestin üstüne, sağ eli altına koyup çekmek vâcibdir.] Bir uzvu yıkadıktan sonra, elde kalan yaşlıkla, mest üzerine meshedilir. Bir uzvu, mesela, başı veya enseyi meshten kalan yaşlıkla, meshedilmez. Abdest alıp, mest giymiş bir kimse, yeniden abdest alıp, meshetmeyerek, mestli ayaklarını suya soksa, bir ayağı veya yarıdan fazlası ıslanmazsa, mesh yerine geçer. İçine su girip, ayağı ıslanırsa, mestleri çıkarıp, ayaklarını da yıkamak lazım olur. Yaş ot üstünde yürüyerek veya yağmur ile mestlerin üstü ıslanırsa, mesh yerine geçer ve niyet lazım olmaz. Mestli kimse, abdesti bozulduktan 24 saat geçmeden, sefere çıksa, bu mestlere üç gün ve gece meshedebilir. Misafir iken mukim olsa, 24 saat geçmiş ise, mestleri çıkarıp, ayaklarını yıkayarak abdest alır. Malikide mest üzerine mesh müddeti, gusül abdesti için çıkarılıncaya kadardır. Mest üzerine, birinci abdest bozulmadan önce, ikinci bir mest, çizme, plastik, naylon, lastik ayakkabı giyse, dıştaki su geçirmezse, bunun üzerine meshedebilir. Suyu çok geçirirse yine edebilir. Çünkü, içteki ıslanarak, içtekine meshetmiş olur. İkinciyi, abdesti bozulunca giymiş ise, yalnız içteki meste, meshedebilir. İkinciye, yani dıştaki ayakkabılara meshettikten sonra bunun biri çıksa, ikincisini de çıkarıp, içteki mestlere hemen meshetmesi lazım gelir. Diğer ayağındakini çıkarmayıp bunun üzerine ve çıkan ayağındaki birinci mest üzerine, birlikte meshetmesi de câizdir. Ayağın 3 parmağı sığacak kadar yırtığı bulunan bir mest üzerine meshetmek câiz değildir. Yırtık, bundan az ise, mesh câiz olur. [Malikide, yırtık, ayağın 3’te 1’inden az ise, mesh câiz olur. Malikide, bedenin, elbisenin temiz olması sünnet olduğu hâlde, mestin temiz olması farzdır.] Bir mestin birkaç yerinde, küçük yırtıklar varsa, bunlar toplanınca, 3 parmak olursa, buna mesh câiz olmaz. Bir mestte, iki parmak, diğer mestte de iki veya bir parmak görünecek kadar yırtık olsa, bunlara meshedilebilir. Çünkü, 3 parmak, iki mest için değil, bir mest içindir. Halbuki muhtelif uzuvlardaki necaset veya görünen avret yerleri miktarları bir araya toplanıp, hepsi üzerine hüküm olunur. Mesh câiz olmayan yırtık, 3 parmağın ucu değil, 3 parmağın bütünü görünecek kadardır. Yırtık, parmak üzerinde ise, o parmaklar sayılır. Yırtık başka yerde ise, 3 küçük parmak görünecek kadar olmamalıdır. Yırtık, üç parmaktan uzun olsa, açılan kısmı, 3 parmaktan az olsa, mesh câiz olur. Mestin dikiş yeri, uzun sökülse, fakat açılmayıp ayak görünmese, mesh câiz olur. Yırtık veya sökülen yer, yürürken açılıp, ayaktan üç parmak görünür, durunca açılmazsa, meshedilmez. Bunun tersine olursa, mesh câiz olur. Topuk kemikleri yukarısındaki yırtık, ne kadar olursa olsun, meshe mâni olmaz. Çünkü, mestlerin, burasını örtmesi lazım değildir. Üstten veya yandan ilikli, bağlı veya fermuvarla kapalı mestler, ayakkabılar üzerine mesh câizdir. [Şâfiîde, mestin hiç yırtığı, deliği olmaması lâzımdır.]

Ayağın topuğu, mestin topuğundan çıkınca, mest ayaktan çıktı sayılır. Fakat ekseri kitaplar, ayağın yarıdan fazlası, mestin topuk kemikleri hizasından yukarı çıkmadıkça, ayaktan çıktı sayılmaz diyor. Buna göre, mest geniş olup yürürken, topuğu mestten çıkıp, giren kimsenin meshi câiz olur. Yürürken abdesti bozulmaz.

Yırtığı, üç parmaktan fazla açık olan mestin astarı sağlam olsa ve meste dikilmiş olup ayak görünmese, mesh câiz olur.

Bir veya iki ayağı mestten çıkınca, abdesti, o ânda bozulmaz. Abdestin bozulması şimdi ayaklara sirâyet eder. Yalnız ayaklarını yıkasa, meshederek almış olduğu abdesti tamamlamış olur. Mesh müddeti bitince de, yalnız ayaklarını yıkar. Fakat, her iki sûrette de, yeniden abdest almak daha iyi olur denildi. Çünkü, muvâlât hanefide sünnet, Mâlikî mezhebinde ise farzdır.

İmame, yani sarık ve kalensüve, yani takke ve her başlık ve bürka yani peçe ve maske üstüne ve eldiven üstüne meshetmek câiz değildir.

Cebire yani kırık kemiğin iki yanına bağlanan tahtalar üzerine mesh câizdir. Yaranın, çıbanın, derideki çatlak veya yarıkların üzerine veya içine konan merhem, pamuk, fitil, gaz bezi, flaster, sargı bağı gibi şeylerin çözülmesi, çıkarılması yaraya zarar verirse veya bunlar çıkınca, yıkamak veya meshetmek zarar verirse, bunlardan merhem, lastik gibi, su geçirmeyenler üzerine su akıtılır. Su geçirenler üzerine meshedilir. Yaraya soğuk su zarar verirse, sıcak su ile yıkamak lazım olur. Sıcak su da zarar verirse, meshetmek lazım olur. Mesh de zarar verirse, üzerinde bulunan şey üzerine meshedilir. Sargı bezinin, sağlam deri üstüne rastlayan kısmı üzerine de ve sargılar arasındaki deriye de, meshedilir. Bunların yarıdan fazlasına mesh câizdir. Bunlara meshetmek de, yaraya zarar verirse, meshedilmez. Bunları mesh, yaraya zarar vermezse, bunları mesh lazım olur. Bunları kaldırıp altlarındaki sağlam deriyi yıkamak, yaraya zarar vermezse, yıkamak lazım olur. [Yara üstündeki sargıya veya merheme meshin câiz olması için, yarayı yıkamanın veya meshetmenin, yaraya zarar vermesi, dört mezhepte de şart olduğu, (El-fıkh-u alel-mezahib-il-erbea)da yazılıdır. Zarar, şifanın gecikmesi yahut elemin yani ağrının artması demektir.] Meshettikten sonra, bunlar, yara iyi olmadan alınır veya düşerlerse, mesh bozulmaz. Yara iyi olup da düşerlerse, altlarını yıkamak lazım olur. Bütün bunlar üzerine mesh, altlarını yıkamak yerine geçer. Bunlara meshedenler özür sâhibi olmaz. Bunlar, sağlam kimselere imâm olabilir. Tabib-i müslim-i hazıkın ıslatılmaması lâzımdır dediği bir yer, yara gibi olur. Bunlara meshetmekte, erkek, kadın, muhtis ve cünüp hep birdir. Hiçbiri için niyet lazım değildir. İbni Âbidin “rahmetullâhi aleyh” abdestin farzları sonunda diyor ki (Elinde, yara, yarık bulunan kimse, suyu kullanamaz ise, yani ellerine su alamaz ve yüzünü, başını, kulaklarını, ayaklarını suya sokamaz ise, teyemmüm eder. Kolundan, ayağından bir kısmı kesik olan kimse, kalan yerin yüzeyini yıkar). Habste, eli ayağı bağlı olan, teyemmüm edemezse, abdestsiz, bir şey okumadan, rükû ve secde yapar. Bunu da yapamazsa, ayakta ima eder. Kurtulunca iade eder.

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler