Sual: İmân tazelemek için nasıl duâ etmeliyiz?

Cevap: Erkek olsun, kadın olsun, her insanın, her sözünde, her işinde, Allahü teâlânın emrlerine, yani farzlara ve yasak ettiklerine [harâmlara] uyması lâzımdır.

Bir farzın yapılmasına, bir harâmdan sakınmaya ehemmiyyet vermeyenin îmânı gider, yani kâfir olur.

Kâfir olarak ölen kimse, kabirde azap çeker. Âhirette Cehenneme gider. Cehennemde sonsuz yanar. Affedilmesine, Cehennemden çıkmasına imkân ve ihtimâl yoktur. Müslüman olmak çok kolay olduğu gibi kâfir olmak da çok kolaydır. Her sözde, her işte kâfir olmak ihtimâli çokdur.

Küfrden kurtulmak da çok kolaydır. Küfrün sebebi bilinmese dahî, her gün bir kere istiğfâr etse, yani (Estagfirullah) dese, muhakkak affolur, yani, (Yâ Rabbî! Bilerek veya bilmeyerek küfre (imanımın gitmesine) sebeb olan bir söz söyledim veya iş yaptım ise, nâdim oldum, pişmân oldum. Beni affet) diyerek tövbe etse, Allahü teâlâya yalvarsa, muhakkak affolur. Cehenneme gitmekten kurtulur.

Cehennemde sonsuz yanmamak için, her gün muhakkak tövbe ve istigfâr etmelidir. Bunu ihmal etmemelidir. Bu tövbeden daha mühim bir vazife yoktur.

Kul hakkı bulunan günâhlara tövbe ederken, bu hakları ödemek ve terk edilmiş namazlara tövbe ederken, farzları kazâ etmek lâzımdır.

 

Sual: Bir insan bilerek veya bilmeyerek işlediği bir günah veya küfrden dolayı tövbe ve tecdid-i iman ederken, imanından şüphe etmiş olmuyor mu?

Cevap: Bilerek veya bilmeyerek işlemiş olduğu küfür, bidat ve günahlardan her zaman tövbe etmek lazımdır. Bu, imanda şüphe demek değildir. İmanının gidip gitmediğinde şüphedir. Bir kimse farzımuhal, “Ben Allah’a inanıyorum; ama cennet ve cehennemin varlığında şüphem var” dese, bu, imanda şüphedir.

 

Sual: Bir kimse küfre düşürücü bir iş yapsa veya söz söylese, nikâhı düşer mi?

Cevap: Evet. Hanımından “Her ne zaman nikâhımız bozulursa, seni tekrar nikâhlamak üzere beni vekil et!” deyip, o da ederse, kadın olmasa bile, iki şâhid huzurunda nikâh tazeleyebilir. Câmilerde yatsı namazından sonra iman ve nikâh tazeleme duasının topluca okunması, bu sebeple Osmanlılardan kalma bir gelenektir. Hanımından vekâlet alan kimse, kendini tanıyan iki erkeğin yanında, (Allahümme innî ürîdü en üceddidel îmâne vennikâha tecdîden bi-kavli lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah) duâsını okursa, o iki kişi de, bunun nikâh duâsı olduğunu bilirse, şâhid olmuş olurlar ve nikâh sahih olur. (İbn Âbidîn, Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye)

 

Sual: Tecdid-i iman ve tecdid-i nikâh nasıl yapılır?

Cevap: Evvela 3 defa istiğfar edilir. Yani “Estağfirullah, estağfirullah, estağfirullah elazîm ellezî lâ ilâhe illâ hû elhayyelkayyûme ve etûbü ileyh, tevbete abdin zâlimin li-nefsihi la yemlikü li-nefsihi mevten ve lâ hayâten ve lâ nüşurâ” okunur. Sonra şöyle söylenir:

“Ya Rabbi! Hîn-i bülugumdan (buluğa erdiğim andan) bu ana gelinceye kadar, İslam düşmanlarına ve bidat ehline aldanarak, edindiğim yanlış, bozuk itikadlarıma ve bidat, fısk olan söylediklerime, dinlediklerime, gördüklerime ve işlediklerime nadim oldum, pişman oldum, bir daha böyle yanlış inanmamağa ve yapmamağa azm, cezm ve kasd eyledim. Peygamberlerin evveli Âdem aleyhisselâm ve âhiri bizim sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmdır. Bu iki Peygambere ve ikisi arasında gelmiş geçmiş Peygamberlerin cümlesine iman ettim. Hepsi haktır, sadıktır. Bildirdikleri doğrudur. Âmentü billah ve bi-mâ câe min indillah, alâ murâdillah ve âmentü bi-Resulillah ve bi-mâ câe min indi Resulillah alâ murâdi Resulillah. Âmentü billahi ve melâiketihi ve kütübihi ve rüsülihi vel-yevmil-âhiri ve bilkaderi hayrihi ve şerrihi minallahi teâlâ vel-ba’sü ba’del-mevti hakkun. Eşhedü en lâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluh.” İki şahit huzurunda okursa, onlar da işitirse, evvelce zevcesinden her ne zaman nikâhı bozulursa, onu tekrar nikâhlamak üzere vekâlet almışsa, nikâh da yenilenmiş olur.

 

Sual: Günümüzde pek çok insan farkında olarak veya olmayarak küfre sebep olan sözler söylüyorlar. Bu kişiler sonradan tövbe etseler dahi eğer evliyseler nikâhlarını tazelemesi mi gerekir? Çocuğun nesebi ne olur?

Cevap: İrtidad (dinden çıkma) nikâhı bozar. Tecdid-i nikâh gerekir. Bunda sayı mevzubahis değildir. Önceden zevcesinden “her ne vakit nikâhımız bozulursa, seni kendime nikâh etmek üzere beni vekil et” diyerek vekâlet alan birisi, zaman zaman şahitler yanında iman ve nikâh tazelerse yetişir. Nikâh bozulmuş, ama eşler farkında değilse, şüphe-i nikâh sebebiyle doğan çocuğun nesebi sâbit olur. Ama böyle bir sözle hemen irtidada ve nikâhın bozulduğuna hüküm verilmez.

 

On şey, son nefeste îmânsız gitmeğe sebep olur:

1- Allahü teâlânın emrlerini ve yasaklarını öğrenmemek,

2- Îmânını, Ehl-i sünnet itikâdına göre düzeltmemek,

3- Dünyâ malına, rütbesine, şöhretine düşkün olmak,

4- İnsanlara, hayvanlara, kendine zulüm, eziyet etmek,

5- Allahü teâlâya ve iyilik gelmesine sebep olanlara şükretmemek,

6- Îmânsız olmaktan korkmamak,

7- Beş vakit namazı vaktinde kılmamak,

8- Fâiz alıp vermek,

9- Dînine bağlı olan müslimânları aşağı görmek. Bunlara gerici gibi şeyler söylemek,

10- Fuhuş sözleri, yazıları ve resimleri söylemek, yazmak ve yapmak.

 

Kaynak: Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye

 

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler