Bu mektup, yine nakib Seyyid Şeyh Ferid’e yazılmıştır. Zâhiri, İslamiyetin emirlerini yapmakla süslemek ve bâtını, Allahü teâlâdan başka şeylere bağlamamak lazım geldiği bildirilmektedir:

Allahü teâlâ, sizi, bilinen nimetlere ve bilinmeyen saadetlere kavuştursun! Bilinen nimetler, zâhirin yani bedenin, ahkâm-ı İslamiyeyi yapmakla süslenmesidir “alâ sâhibihessalâtü vesselâmü vettehıye”. Görünmeyen, mânevî saadet de, batının yani kalbin ve ruhun, Allahü teâlâdan başka şeylere bağlanmaktan kurtulmasıdır. Acaba hangi seçilmiş kimseyi bu iki nimetle şereflendirirler?

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler