Tasavvufta Feyiz Alma Yolları – Evliyaları Sevmek

Muhammed Mâ’sûm Serhendî “rahmetullâhi aleyh”, 2. cildin 140. mektubunda diyor ki (Hadis-i kudside “Bir Velî kuluma düşmanlık eden, benimle harp etmiş olur. Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında, en sevdiğim, ona farz ettiğim şeydir. Nâfile ibâdet [de] yaparak, bana yaklaşan kulumu çok severim. Çok sevdiğim kulumun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. İstediğini…

Aklın Sınırları ve Vahyin Rehberliği: Felsefeciler Neden Yanıldı?

Sual: Aklın dindeki yeri nedir? Her şeyi aklı ile anlamaya çalışmak akla uygun mudur? Cevap: Eski Yunan felsefecileri her şeyi akıl ile anlamaya, akla uydurmaya kalkışan ve yalnız aklın beğendiğine inanan kimselerdir. Bunlar, aklın erebileceği şeylerde doğruyu bulabilir ise de, aklın kavrayamadığı, erişemediği birçok şeylerde yanılıyor, aldanıyorlar. Nitekim, eski Yunan felsefecilerinin sonra gelenleri, öncekilerinin yanlışlarını…

“Ekber Şah Dîn-i İlâhî’yi Neden Kurdu? Arkasındaki Siyasi ve Şahsi Nedenler”

Sual: Ekber Şah din-i ilahi denilen dini neden kurdu? Cevap: Babür İmparatoru Ekber Şah, evvela bütün dinleri birleştirmeye kalkmış, hatta Fetihpur’da beş dinin mihrabı olan bir mabed yaptırmıştır. 1582 yılında da Dîn-i İlâhî adını verdiği senkretik (bağdaştırmacı) bir inanç sistemi ortaya koymuştur. Bilhassa Sünni müslümanlara hayli sıkıntı vermiştir. Bunları Racput racasının kızı olan Hindu karısının…