Sual: İslam hukukunda hibe (hediye) ahkamı nasıldır? Neler hediye edilebilir? Neler edilemez?

Cevap: İbni Âbidin (Hibe)yi anlatırken diyor ki “Hibe, yani teberru ve hediye, karşılık beklemeden, ayn olan malını, zengine vermektir. Menfaat hediye edilmez. İare edilir. Deyn, yani alacak, ancak borcluya veya bundan almasını emretmek şartı ile başkalarına hediye edilebilir. Verdiği malın, kendi malı ile meşgul olmaması ve hisse-i şayialı olmayacak sûrette ayrı olarak kabz olunması lâzımdır. Verenin, hediye ettim, hibe ettim gibi adet olan sözü söylemesi, alanın kabul ettim demesi veya kabz etmesi ile tamam olur. Kabz edince, mülkü olur. Tabağı, hayvanı, evi hediye ve teslim edip de, yemeğini, semerini, evdeki eşyayı hediye etmez ise, câiz olmaz. Bunların aksi câiz olur. Çünkü, yemek, semer ve eşya, verenin mülkü ile meşgul değil, şagildirler. Kısaca, şagil hediye edilir. Meşgul hediye edilmez. Yalnız, tarladaki ekin, ağaç şagil oldukları hâlde, hibe edilemezler. Sadakanın ve rehnin kabz edilmeleri de böyledir. 2 kimse, ortak oldukları bir evi birine hediye etseler, câiz olur. Bir kimse, evini 2 kişiye hediye etse, câiz olmaz. Çünkü, taksimi mümkün olan şeyi, hisse-i şayialı olarak vermek câiz değildir. 10 lirayı 2 fakire sadaka veya hediye etmek câiz olur. Çünkü, fakire hediye olarak verilen şey sadaka olur. Yani, sadaka ahkâmna uymak lazım olur. Sadakanın hisse-i şayialı verilmesi câizdir ve sadakayı geri almak câiz değildir. 10 lirayı 2 zengine sadaka veya hediye etmek câiz değildir. Çünkü zengine sadaka diyerek verilen şey hediye olur ve hediye ahkâmina uymak lazım olur. Şüyu olmaması için, 10 lirayı ikiye ayırıp, her birine 5’er lira vermek lâzımdır. Hediye verirken belli olmayan bir şey karşılık isterse, bu şart batıl olur. Belli bir şey isterse, ikisinin de birlikte kabz etmesi lazım olur. Kabzdan evvel hibe ahkamı, kabzdan sonra bey’ ahkamı cari olur. Bunun için, kabzdan sonra, yalnız birisi vazgeçemez. Birisi kabz etmezse, her biri vazgeçebilir”.

İhtiyar’da diyor ki (Ömri) denilen hibe câizdir. Yani, ömrün boyunca evim senin olsun deyince, öldükten sonra ev, sâhibine, sâhibi ölmüş ise, varislerine geri verilir. (Rukbi) denilen hibe, tarafeyne göre batıldır. Yani, sen ölürsen benim olsun. Ben ölürsem senin olsun diyerek evini birisine vermek batıldır. Her biri, ötekinin ölümünü terakkub ettiği, beklediği için, rukbi denilmiştir. Mülk edinmeyi hatara, zarara talik etmek sahih değildir. Bir kimseye giyecek gönderilse, hediye olur. Kabz edince mülkü olur. Başkalarına verebilir. Bir kimseyi yemeye çağırınca, önüne konan şey, hediye edilmiş olmaz, (ibaha), yemesine izin vermek olur. Ancak yediği mülkü olur. Ondan izin almadan, başkalarına veremez.

Fetava-yı Bezzaziye’de diyor ki (Bunu sana hediye ettim derse, o da kabul ettim demeyip onun yanında alsa, yahut almayıp, kabul ettim derse sahih olur. Falancadaki alacağımı sana hediye ettim, ondan al derse câiz olur. Sana zekat verdim. Ondan al derse, câiz olmaz. Çünkü zekat ayn olan maldan verilir. [Bunun için, zekat olarak kağıt para vermek câiz olmaz. Çünkü kağıt paralar ayn olan mal değildir. Değerleri kadar mal ile değiştirilecek senetlerdir. Kağıt paraların zekatları altın verilir.] Sana borcum olan mehrini bana hediye etmezsen, babanın evine hiç gidemezsin derse, zevcesi de hediye etse, sahih olmaz. Çünkü kerhen, zor ile hediye vermek sahih olmaz. Mehri zevcine hediye etmeyi şarta bağlamak, mesela şu işi yaparsan mehrim sana helal olsun demek sahih değildir.

Fetava-yı Feyziye’de diyor ki (Eğer diyerek şarta bağlanan hibe, batıl olur. Üzere diyerek şarta bağlanan hibe sahih olup şartı mülayım ise sahih, muhalif ise batıl olur. Bir işi yapmasını şart ederse, hibe olmaz. Onu ecir yapmış olur). Küçük çocuğa verilen hediyeyi babası kabz eder. Babası yok ise, babanın vasisi, o da yoksa, dedesi kabul eder. Dedesi de yoksa, dedesinin vasiyet ettiği kabul eder. Bu dördünden biri varken, çocuğa bakan akrabası bile alamaz. Bu dördünden biri yoksa, çocuğa evinde bakan kabul eder. Aklı başında çocuğun kendisi kabul edebilir. Sâlih olan oğlan ve kızlarına hediyeyi, müsavi miktarda vermek efdaldir. Ölüm hastası olmayanın malının hepsini oğluna hediye etmek câiz olur ise de günahtır. Çocuğun mülkü olur ise de babaya günah olur [Hindiye]. Reşid ve sâlih veya ilim tahsilinde olan çocuklarına daha çok vermek câizdir. Salahları müsavi ise, müsavi dağıtmalıdır. Çocukları fasık olanın miras bırakmayıp, sâlihlere, hayrata vermesi efdaldir. Çünkü, günaha yardım etmemiş olur. Fasık çocuğa nafakadan fazla yardım yapmamalıdır. Çocuğa gelen hediyeden ananın babanın yemesi câizdir. Çocuğun yaptığı iyiliklerin sevâbı kendisinedir. Anasına babasına, öğretmek ve yaptırmak sevâbı verilir. Satılan malı teslim etmek, hediye olunanın ise kabz olunması da lâzımdır).

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler