Amr bin Ümeyye ed-Damrî’nin Habeş Necâşî’sine gönderilişi, Hicretin 7. yılı Muharrem ayında idi. Amr bin Ümeyye, hükümdarlara gönderilen elçilerin ilki idi.

Peygamberimiz aleyhisselâm, Habeş Necâşî’sine gönderdiği, Muhammed Resûlullah mührü ile mühürlü mektubunda şöyle buyurdu:

” Bismillâhirrahmânirrahîm

Bu, Peygamber Muhammed’den, Habeşlerin ulusu Necaşî’ye yazılan yazıdır:

Doğru yola tâbi olanlara; Allah’a ve Allah’ın Resûlüne iman edenlere; Allahtan başka hiçbir ilâh olmadığına, O’nun şeriksiz bir tek ilâh olduğuna, kendisinin hiçbir eş ve oğul edinmediğine, Muhammed’in de O’nun kulu ve resûlü olduğuna şehadet getirenlere, selâm olsun!

Ben seni Allah’ın davetiyle (İslâmiyete) davet ediyorum!

Ben O’nun Resûlüyüm!

Sen Müslüman ol ki, selâmete eresin!

‘Ey Ehl-i Kitâb! Geliniz: Bizim aramızla sizin aranızda eşit ve ortak bir sözde (kelime-i tevhidde) birleşelim de, Allahtan başkasına ibadet etmeyelim ve O’na hiçbir şeyi şerik koşmayalım!

Allah’ı bırakıp da, birbirimizi rabler edinmeyelim!

Eğer bu davetten yüz çevirirsen, Hıristiyan kavminin vebali senin üzerindedir! “

İbn İshak’a ve daha başka kaynaklara göre; Peygamberimiz aleyhisselâmın Necaşî’ye gönderdiği mektupta şöyle buyurdukları da rivayet edilir:

” Bismillâhirrahmânirrahîm

Allah’ın Resûlü Muhammed’den, Habeş Kralı Necaşî Ashama’ya!

Selâm olsun sana!

Senin temelli selâmette olmanı diler, sana olan nimetinden dolayı Allah’a hamd ü sena ederim ki, O’ndan başka ilâh yoktur! O Melik’tir, Kuddûs’tür, Selâm’dır, Mü’min’dir, Müheymin’dir!

Şehadet ederim ki; İsa b. Meryem, Allah’ın çok temiz, iffetli, dünyadan el etek çekmiş olan Meryem’e ilka ettiği Rûhu ve Kelimesidir ki, Meryem böylece ona gebe kalmış, Yüce Allah onu Ruhundan nefhedip yaratmıştır. Nasıl ki, Âdem’i de, Kudret eliyle ve nefhiyle öyle yaratmıştı.

Ben seni, Bir olan, eşi ortağı bulunmayan Allah’a ve O’na ibadet ve tâata, bana tâbi olmaya ve Allah’tan getirip tebliğ etmiş olduğum şeylere iman etmeye davet ediyorum.

Çünkü, ben Allah’ın Resûlüyüm!

Amcamın oğlu Ca’fer’i, bazı Müslümanlarla birlikte sana göndermiştim. Yanına geldikleri zaman, zulmü bırak, onları ağırlamaya bak!

Ben seni ve askerlerini Yüce Allah’a ibadet ve tâata davet ediyorum.

Sana gereken tebligatı yapmış, öğüdü vermiş bulunuyorum.

Öğüdümü kabul ediniz!

Doğru yola uyup gidenlere selâm olsun! “

***********

Necaşî, Peygamberimiz aleyhisselâmın mektubunu Amr b. Ümeyye’den alınca, gözlerine sürdü. Öpüp başına koydu. Hemen tahtından indi, tevazu göstererek yere oturdu ve Müslümanlığını açıkladı. Şehadet getirdi ve:

” Eğer yanına kadar gitmeye imkân bulsaydım, muhakkak giderdim!

Allah’ı şahit tutarak söylerim ki: O, Kitab Ehli olan Yahudilerle Nasrânîlerin [Hıristiyanların] geleceğini bekleyip durdukları ümmî peygamberdir!

Mûsa Peygamber, ‘Merkebe biner!’ diyerek İsa Peygamberin geleceğini müjdelediği gibi; Îsa Peygamber de, ‘Deveye biner! ‘ diyerek Muhammed Peygamberin geleceğini öylece müjdelemiştir!

Gözle görmek, bu müjde haberinden daha tatmin edici, daha içe sindirici değildir!

Fakat, ne yapayım ki, Habeşlilerden pek az yardımcılarım vardır. Yardımcılarımın çoğalmasını ve kalblerin İslâmiyete ısınmasını bekliyorum” dedi.

***********

Necaşî, Peygamberimiz aleyhisselâmın mektuplarını şöyle cevaplandırdı:

” Bismillâhirrahmânirrahîm

Allah’ın Resûlü Muhammed’e Necâşî Ashama tarafındandır.

Ey Allah’ın Peygamberi!

Kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan ve beni İslâmiyete hidayet eden Allah’ın selâmı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun!

Bundan sonra, arzederim ki yâ Rasûlallah! İçinde Îsa’nın işi anılan mektubun bana erişti.

Göklerin ve yerin Rabbine yemin ederim ki; Îsa da, kendisi hakkında, senin andığından zerre kadar fazla değildir.

O, ancak senin dediğin gibidir.

Senin bize neleri tebliğ etmek üzere gönderildiğini öğrenmiş, amcanın oğlu ve arkadaşlarıyla tanışmış, kendilerini ağırlamış bulunuyoruz.

Şehadet ederim ki; sen, muhakkak, sözlerinde doğru olan ve kendinden önceki peygamberleri de doğrulayıcı olarak gönderilmiş bulunan Resûlullahsın!

Ben sana bey’at için amcanın oğluna bey’at etmiş; âlemlerin Rabbi olan Allah’a, onun önünde boyun eğip Müslüman olmuşumdur.

Oğlum Erha b. Ashama b. Ebcer’i de sana gönderiyorum.

Ben, kendimden başkasına güç yetirememekte, söz geçirememekteyim.

Eğer benim de muhakkak yanına gelmemi istiyorsan, ben onu da yaparım yâ Rasûlallah!

Ben senin söylediğin şeylerin hak ve gerçek olduğuna şehadet ediyorum!

Selâm olsun sana yâ Rasûlallah! “

***********

Necaşî, fil kemiğinden (dişinden) yapılmış bir kutu getirtip Peygamberimiz aleyhisselâmın mektuplarını onun içine koydu ve:

” Bu mektuplar aralarında bulundukça, Habeşlerde hayır ve bereket devam edecektir! ” dedi. Rivayete göre; Peygamberimiz aleyhisselâmın mektupları, Habeş Necâşî’lerinin ellerinde bulunmakta devam etmiş, Necâşîler tarafından bu mektuplara büyük saygı ve itina gösterilegelmiştir.

Benzer Yazıları Okumak İçin Tıklayınız

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler