Bu mektup, Mollâ Ahmed-i Berki’ye “rahmetullâhi aleyh” yazılmıştır. Tasavvuf yolundaki halleri ve haccın şartlarından birinin, yolun tehlikesiz olması olduğu bildirilmektedir:

Bismillahirrahmanirrahim. Allahü teâlâya hamd olsun. Onun yüce Peygamberine ve Âline ve Ashâbına salât ve selâm olsun! Din ve dünyanızın iyi olması için duâ ederim. Biz fakirler çok iyiyiz. Allahü teâlâya hamd olsun! Sizin de afiyette olmanızı Allahü teâlâdan dilerim. Kıymetli mektubunuz geldi. (Önce olan zevkleri ve ferahlıkları şimdi kendimde bulamıyorum. Bunun için, eski derecelerimden düştüğümü anlayorum) diyorsunuz.

Kardeşim! Önceki haller, vecd ve simâ’ sahiplerinin halleri gibi idi. Bu haller, cesette hâsıl oluyordu. Şimdi hâsıl olan haller ile cesedin ilgisi pek azdır. Daha çok kalbe ve ruha bağlıdırlar. Bunu anlatabilmek için, uzun açıklamak ister. Kısacası, şimdiki haller, önceki hallerden katkat üstündür. Bunlardan zevk duyamamak, tat alamamak, zevk ve tat almaktan daha üstündür. Çünkü, büyüklere “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în” olan bağlılık, insanı ne kadar cehalete çeker, ne kadar hayrete düşürürse, o makâmdaki cahilliğe (Mârifet) denilir. Anlayamamaya da idrâk etmek, anlamak denir.

Nisbetin [bağlılığın], önce olan tadı, tesiri şimdi kalmadı diyorsunuz. Evet, şimdi, ruha olan tesiri artmıştır. Fakat, herkes bunu anlayamaz. Ne yapalım ki siz, bu fakirin yanında az bulundunuz. Nasip olan ilimleri, mârifetleri az işiddiniz. Allahü teâlâ ihsan eder de, ikinci olarak buluşulursa, birkaç gün birarada kalırız.

Sual: (Yol ve yiyecek parası olan kimsenin bu zamanda, hac yapmak için, Mekke-i mükerremeye gitmesi farz olur mu, olmaz mı?) diyorsunuz.

Cevap: Yavrum! Fıkıh kitaplarında, buna cevap olarak gelen haberler çok çeşitlidir. Bunlar arasında, fıkıh alimi Ebülleys-i Semerkandi’nin “rahmetullâhi aleyh” fetvası seçılmıştır. Bunun bildirdiğine göre, yolda ölüm, hastalık tehlikesi ve düşman korkusu olmadığı düşüncesi çok ise, gitmek farz olur. Böyle zannetmesi çok değilse, farz olmaz. Fakat, bu şart, haccın edâsının, gitmenin şartıdır. Haccın vücûbünün yani farz olmasının şartı değildir. En doğru haber de budur. Bu sebeple gidemeyenin, hac parasını bırakarak, başkasının gönderilmesi için vasiyet etmesi vâcibdir. Vakit dar olduğundan, geri kalan suallerinizi cevaplandıramadım. Başka zaman yazarım. Vesselâm.

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler