Bu mektup, hocasının oğlu Hâce Muhammed Abdullah için yazılmıştır “sellemehullahü teâlâ”. Akla, hayale gelen ve keşif ile ve şuhûd ile anlaşılan her şey, mahluktur. Bunlara (Mâsivâ) denildiği bildirilmektedir:

Allahü teâlâya hamd olsun ve Onun seçtiği, sevdiği kullarına selam olsun! Gözümün nurunun göndermiş olduğu kıymetli mektup geldi. Tasavvuf yolunun oyuncakları gibi yolcuları avutan şeylerin hepsi, Allahü teâlânın yardımı ile yok oldular. Hiçbir şey devamlı olmuyor. Aklıma, hayalime gelen her şey, (Lâ) derken yok oluyorlar diyorsunuz. Bunlar gibi daha bir şeyler yazıyorsunuz. Bunların yok olması için uğraştığınızı, ileride kendiliklerinden yok olacaklarını ümit ettiğinizi bildiriyorsunuz. Kıymetli yavrum! Akla, hayale gelen her şey, hatta keşif ve şuhûd ile anlaşılan bilgiler, ister (Afaki) olsunlar, yani insanın dışında bulunsunlar, ister (Enfüsî) olsunlar, yani insanın içinde bulunsunlar, hepsi (Mâsivâ)dır. [Yani Allahü teâlânın mahluklarıdır.] Bunlara gönül bağlamak, oyun ve oyuncak gibi şeylerle boş yere vakit geçirmektir. Faydasız şeylerle oynamaktır. Bunların yok olması, eğer uğraşmakla ise, bu iş, (İlmü’l yakîn)dir. Yok olmaları, uğraşmadan kendiliğinden ise, çalışmak yolundan kurtulmuş ve ilim sokağından çıkmış olur. (Fenâ) ile şereflenmiş olur. Bunları söylemek kolay ise de, kavuşmak çok güçtür. Ancak, Allahü teâlânın nasip ettiği kimseler kavuşur. (Hakikat) mertebesindeki işler daha sonra hâsıl olur. Fenâdan sonra, (İsbat) makâmına kavuşulur. İlmden sonra (Ayn) hâsıl olur. Hakikatin yanında çalışmanın hiç değeri yoktur. İsbat etmenin [maksada, hakiki varlığa kavuşmanın] yanında, (Nefy) etmenin [mahlukların bilgisini, düşüncesini kalpten çıkarmanın] hiç itibarı yoktur. Çünkü, nefy ederken, mahluklarla uğraşılmaktadır. İsbat ederken ise, Allahü teâlâdan başka hiçbir şey yoktur. [(Âlem-i misâl)de] ispat yanında nefy, sonsuz deniz yanındaki bir damla gibi görünüyor. Nefy ve ispat hâsıl olunca, (Velâyet-i hassa)ya kavuşulur. Velâyet-i hassadan sonra, ya (Uruc) eder, daha yükselir, yahut (Nüzul) edip geri döner, alçalır. Uruc ederse, sonra yine nüzul etmesi lâzımdır. Ya Rabbi! Bize ihsan ettiğin nuru arttır! Günahlarımızı mağfiret et! Sen her şeyi yapabilirsin. Size ve doğru yolda olanlara ve Muhammed Mustafanın “aleyhissalatü vesselâm” izinde olanlara selam olsun!

Dünyada, çok şey gelir, cana tatlı,
dosttan konuşmak ama, daha tatlı.

Benzer Yazıları Okumak İçin Tıklayınız

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler