Resûl-i ekrem ve Nebiyi muhterem “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerinin, hazret-i Aliyye “radıyallahü teâlâ anh” vasiyetleri beyanındadır.

1– Ali bin Ebû Talib “keremallahü vecheh” rivayet eder. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki: (Ya Ali! Sana 500 koyun vermemi mi, yoksa dinin ve dünyan kurtuluşuna sebep olacak beş kelime talim etmemi mi sevgili tutarsın!)  Ben dedim; kelimeleri isterim. Bir duâ  öğrettiler. (Allahım! Benim günahımı affeyle! Hulkumü geniş eyle! Kesbimi  [kazancımı] temiz kıl. Bana nasip ettiğin şey’e kanaat edici eyle. Beğenmediğin şeye nefsimi meyl ettirme.)  Sonra Resûlullah buyurdu ki: (Ya Ali! Sonu üzüntü ve ağlamak olmayan hiçbir sevinç ve neşe yoktur.)

2– Hazret-i Ali “radıyallahü teâlâ anh” rivayet eyler ki Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular: (Ya Ali! Sen Kâbe menzilesindesin! Bütün herkes Kâbeye varır. Kâbe hiçbir yere varmaz. Eğer bir kavm sana gelip, bu hilafet emrini sana teslim ederlerse, onlardan kabul eyle! Eğer gelmezler ise, sen onlara varma.)

3– Abdullah bin Ömer “radıyallahü teâlâ anhüma” rivayet etti. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdu ki: (Ya Ali! Sen ehl-i Cennetsin. Yakın zamanda bir kavm gelir ki onların lakabları olur. Onlara rafizi derler. Eğer sen onlara yetişirsen onları öldür ki müşriklerdir. Ne Cuma bilirler, ne cemaat bilirler! Ebû Bekr ve Ömer’i seb’ ederler  [kötülerler].)

4– Ali bin Ebû Talib “radıyallahü teâlâ anh” hazretleri rivayet eder. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdu ki: (Ya Ali! Sual ettim Allahü teâlâ hazretlerinden ki seni hilafette öne alsın. Üç kere istedim. Allahü teâlâ ve tekaddes kabul etmedi. Ebû Bekri öne aldı.)

5– Abdullah bin Abbas “radıyallahü teâlâ anhüma” hazretleri rivayet eder. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdu ki: (Ya Ali! Allahü tebareke ve teâlâ hazretleri Fâtımayı sana tezvic etti. Ve ona yeri sıdak  [yeryüzünü mehr] kıldı. Her kim yeryüzünde sana buğz edici olduğu hâlde yürürse, bu yürümesi haramdır.)

6– Amar bin Yaser “radıyallahü teâlâ anh” rivayet etmiştir. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Ya Ali! Allahü teâlâ hazretleri seni bir ziynet ile ziynetlendirdi ki dünyayı terketmek olan ve kendisine sevgili olan züht ile ziynetledi. Öyle takdir etti ki dünyadan bir şeye nail olmayasın!)

7– Hazret-i Ali “radıyallahü teâlâ anh” rivayet eder. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdular ki: (Ya Ali! Yalnız Rabbinden ümit edici ol! Günahından başka bir şeyden korkma! Bir şey sorduklarında bilmez isen, Allahü teâlâ bilir demekten ar etme.)

8– Hazret-i Ali “radıyallahü teâlâ anh” rivayet etmiştir. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki: (Ya Ali! Cimri ve bahil olma. Yüzünü güler tuta  [güleryüzlü ola]sın. Kerim ve ikram edici olasın ki mümin yumuşak yüzlü ve cömert olur. Münafık kaba ve cimri olur. Benim ümmetimin cömertlerinin günahları, güneşte buzun eridiği gibi erir.)

9– Ebû Musa “radıyallahü teâlâ anh” rivayet etmiştir. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki: (Ya Ali! Ben kendim için razı olduğum şeylere, senin için de razı olurum. Kendim için kerih gördüğüm nesneyi, senin için de kerih görürüm. Kurân-ı azim-üş-şanı cünüp olduğun hâlde okuma. Rüku ve secdede Kur’ân-ı Kerîmi okumıyasın. Saçlarını başın üstünde topladığın hâlde namaz kılmıyasın.)

10– Hazret-i Ali “radıyallahü teâlâ anh” rivayet eder. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki: (Ya Ali! Gayretli ol ki Allahü teâlâ gayretli olanı sever. Sahi  [cömert] ol ki Allahü teâlâ sahi  [cömert] olanı sever. Cesaretli ol ki Allahü teâlâ ve tekaddes şecaati sever. Eğer bir kimse senden bir hacet istese, onun hacetini bitir. Eğer o kimse o hacete lâyık değil ise, sen hacet bitirmeye layıksın!)

11– Ali “keremallahü teâlâ vecheh” hazretleri rivayet eder. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki: (Ya Ali! İnsanlar, Allahü teâlâ hazretlerine yaklaşıyoruz diye çalışıp-kazandıkları zaman, sen akıl kesb eyle, ta onlara sebkat edesin  [onlardan ileri geçesin.] Allahü teâlâya dünyada ve ahirette yaklaşmak derece ve kıymetinin onlardan önde olması için gayret edesin.)

12– Hazret-i Ali “keremallahü vecheh” rivayet eder. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki: (Ya Ali! Baş ağrısı seni rahatsız edecek kadar olursa, iki elini başın üzerine koyup, sûre-i Haşrın ahirini  [sonunu] oku. “Lev enzelna” âyet-i kerimesinden sonuna kadar oku.)

13– Enes bin Mâlik “radıyallahü teâlâ anh” rivayet eder. Resûl-i ekrem ve Nebiyi muhterem “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki: (Ya Ali! Yalan söylemekten sakın. Eğer zannedersen ki o yalan seni kurtarır, yalan söyleme. Sana doğru söylemek lazım olsun. O doğru seni helak edecek bile olsa, doğru söyle.)

14– Hazret-i Ali “keremallahü teâlâ vecheh” rivayet eder. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki: (Ya Ali! Beş kelime ki Cebrâil bana talim etmiştir. Onları sana talim etmemi mi seversin. Yoksa emredeyim sana beş keçi versinler, bunu mu seversin!)  Hazret-i Ali dedi, (Ya Resûlallah! Ben o beş kelimeyi severim.) Buyurdular ki: (Ey mahluklara rızk veren! Ey fakirlere rahmet eden! Ey zor durumda olanları kabul eden! Ey müminlerin Velisi! Ey rahmet edenlerin en rahimi! Bana rahmet et, acı.)

15– Hazret-i Ali “radıyallahü teâlâ anh” rivayet eder. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdular ki: (Ya Ali! Perşembe gününde bıyığını kırk ve tırnağını kes. Koltuğunu yol, kasığını traş eyle. Cuma günü temiz elbise giy! Güzel koku istimal eyle  [sürün, kullan].)

16– Nizamüddin Abdülvahid ibni el Fadl el-Fermadi, ceddi Ebul Kasım Gürganiden isnad ile o da Musa Kazım bin Cafer Sâdık bin Muhammed Bakır bin Ali Zeynelabidin bin Hüseyin bin Ali bin Ebû Talibden “radıyallahü teâlâ anh” rivayet etmiştir. Hazret-i Resûl-i ekrem ve nebiyi muhterem “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki (Ya Ali! Mercimek yemeğine devam et ki 70 Nebî mercimek yediler ve ona bereket ile duâ  ettiler. Sonuncuları İsa bin Meryemdir  “alâ nebiyyinâ ve aleyhissâlatü vesselâm”.)

 

(Menakıb-ı Çihar Yar-ı  Güzin)

Benzer Yazıları Okumak İçin Tıklayınız 

 

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler