Sual: Elimizden geldiği kadar dine uygun yaşadığımız halde, ailemizde son 5-6 senedir bazı sıkıntı ve musibetler yaşanıyor. Bunun hikmeti nedir?

Cevap: Dünya hayatı böyle bir şeydir. Bunların hepsi imtihandır. Bazı zaman belalar üst üste gelir; bazı zaman ise sefalar. Bunların üzerinde durmamak lazımdır. Hamd etmeli, dua etmeli, dua almalı, sadaka vermelidir.

 

Sual: Yemekten sonra elleri uzatarak sesli olarak dua etmek caiz midir?

Cevap: Hazret-i Peygamber, yemekten sonra ellerini açmadan, yani ileri uzatmadan dua ederdi.

 

Sual: Fasık kimse evliyayı vesile ederek dua etse duası kabul olur mu?

Cevap: Allah bilir.

 

Sual: İşlediğim günahlardan ve içinde bulunduğum durumdan dolayı psikolojik çöküntü içindeyim, bunalıma girdim, ne yapmalıyım?

Cevap: Tevbe ediniz. Allah samimi tevbeyi mutlaka kabul eder. İyi insanlarla arkadaşlık kurunuz. Sıkıntılı insanlarla görüşmeyiniz. Sıkıntılı yerlere girmeyiniz. Açık havada, deniz kenarında geziniz. Uyku ve yemenize dikkat ediniz. Meyve yeyiniz. Takvasına hüsnü zan ettiğiniz insanlara iyilik yapıp dua isteyiniz. Hergün 500 defa La havle ve la kuvvete illa billah deyiniz. her yüz sonunda illa billahil aliyyil azim ekleyiniz. 500 başında ve sonunda 100 Allahümme salli ala Muhammed söyleyiniz. İnşallah şifa bulursunuz.

 

Sual: Panik atak hâlinde neler yapılmalı ve hangi duaları okumalıdır?

Cevap: Sıkıntılı zamanlarda 500 lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah okumak hadîs-i şerif ile bildirilmiştir. Her yüz sonunda illâ billahil aliyyil azîm demelidir. Başta ve sonra 100’er Allahümme salli alâ Muhammed demelidir. İnanarak okumalıdır. Doktora da gitmelidir.

 

Sual: Başımıza bir bela gelince, bir yakınımız ölünce nasıl dua etmeliyiz?

Cevap: Bir belâ, musibet isabet edince, “İnnâ lillahi ve innâ ileyhi râciûn” (Ondan geldik, Ona döneceğiz) demek sünnettir. Kadere rıza alâmetidir. Sonra Cenab-ı Hak’tan sabr ve tahammül dilenir; ölüye rahmet ve mağfiret ihsan etmesi istenir.

 

Sual: Namaz kılmış olana, “Allah mübarek etsin” mi denir, yoksa “Allah kabul etsin” mi?

Cevap: Her ikisi de caizdir. Birincisi daha iyidir. Allah kabul etsin (tekabbelallah), namazın sevablarına kavuşma temennisidir. Hadîs-i şeriflerde namaz için “kabul etmek” lafzı geçer. Allah mübârek etsin (tebârekallah) ise zaten mübarek olan bir ibâdet senin hakkında da mübârek olsun, bereketini gör mânâsına gelir.

 

Sual: Fâsık babaya hayır dua edilir mi?

Cevap: Elbette edilir. Gayrımüslim bile olsa, hidâyeti için dua edilir. Hatta Salih insana dua eden çok olur. Esas, fâsık ve gayrımüslimlere dua etmelidir. kitaplarda, gayrımüslime “Allah râzı olsun” duasının söylenebileceğini, bunun mânâsının “Allah senin bu hâlinden râzı olsun” değil, “Allah seni râzı olduğu yola soksun” olduğu yazar. Anne veya baba, fâsık veya gayrımüslim de olsa, evlâdın onlara karşı vazifeleri devam eder. Hürmet ve hizmet etmesi gerekir. Fısk veya küfrlerinden ileri gelen kötü huyları beğenilmez, bunlar desteklenmez; bu istikametteki emir ve isteklerine uyulmaz; ama bunun için de sert söylenmez; itiraz ve münakaşa edilmez.

 

Sual: Arabî bilenin, dua ve hadîsleri latin harfiyle yazıp okuması câiz midir?

Cevap: Câizdir. Çünki mânâya vâkıf olduğu için, hangi harfi nasıl okuyacağını bilir.

 

Sual: Dua âyetlerinin ve diğer duaların, evimizde bulundurmak ve üzerimizde taşımak için, elle yazılması şart mıdır? Yazıcıdan çıktı alınsa veya fotokopi çekilse de olur mu?

Cevap: Elle yazmak lâzım değildir.

 

Sual: “Kenzü’l-Arş” duası muteber midir?

Cevap: Kadeh duası da denilen bu dua eskilerin günlük dua ve virdlerinin bulunduğu En’am-ı Şeriflerde yer alırdı. Hadis kitaplarında zikredilmemekle beraber Nevâdir-i Kalyubî’de geçer. Mânâsı güzel ve dokunaklıdır. Nihayet bir dua ve zikrdir. Hâlis niyetle okunması faydalıdır.

 

Sual: Hıristiyanlar gibi “Seni melekler korusun” diye dua etmek uygun olur mu?

Cevap: İnsanın iki yanında, ayrıca ön ve arkasında kendisini koruyan hafaza melekleri vardır. Melekler zaten insanları korumaktadır. Böyle dua etmek Müslümanlar arasında âdet değildir. Benzemek kasdı olmaksızın böyle dua edilirse, mahzuru olmaz.

 

Sual: Günahkârın duası kabul olmaz mı?

Cevap: Allahü teâlâ umumiyetle günah işlemeyen, kul hakkına ilişmeyen, haram lokma yemeyen müminlerin hâlis dualarını kabul eder ve bunların ibâdetlerine sevab verir. İstisnaları elbette vardır.

 

Sual: Arkadaşlar dua istediğinde ne demeliyiz? Mesela Allahü teâlâ iki cihan saadeti versin diye yüzüne karşı dua etmek riya olur mu?

Cevap: Hemen yüzüne dua etmelidir. Sonraya bırakmamalıdır. Riya, kalbde olur.

 

Sual: Yatırlara para bırakmak, mum, süpürge getirmek, yatırların yanındaki havuza para atmak caiz midir?

Cevap: Yatırlar yanındaki havuza para atmak, buranın hizmetine bakan türbedara yardım etmek, sadaka vermek demektir. Caizdir, makbuldür. Buraya getirilen mum ve süpürge de yatırın temizliği için kullanılır. Para ise, türbedar için sadaka sayılır. Yatırdaki velinin ruhu için adak yapılır. Böylece dileğinin gerçekleşmesinin kolaylaşacağına inanılır. Dileği gerçekleşince de bu adağını yerine getirir. Bu da caizdir. Mezardakilerin muma, paraya ihtiyacı yoktur. Bunlar fakirlere sadaka edilip sevabı bu mezardakine hediye edilince sevinir ve istifade eder. Mübarek bir zat ise, ruhu yardım eder.

 

Sual: Okuduğumuz duaları 12 imamların, Şia imamlarının ruhuna hediye etsek uygun olur mu? Bir de yanılmıyorsam 12. imam Hazret-i Mehdi oluyor. Hazret-i Mehdi yaşıyor mu? Onun ruhuna dua hediye edilebilir

Cevap: 12 imam, Hazret-i Ali, Hasan ve Hüseyn ile Hüseyn’in soyundan gelen 9 âlimdir. Bunlar Ehl-i sünnet için de muhterem ve mübarektir. Bunların ruhuna dua etmek caiz, hatta çok iyi olur. Şia imamları için böyle söylenemez. Ehl-i bid’ata, ancak ıslahı için dua edilir. Şia imamlarından kasıt 12 imam ise, bunlar Şiî değil, Ehl-i sünnettir. Şia, kendisine mal etmektedir. 12. imam Muhammed Mehdi, Sünnî inancına göre vefat etmiştir. Kıyamete yakın Hazret-i Peygamber’in soyundan başka bir mehdi gelecektir. Şiîlere göre 12. imam ölmemiş, saklanmıştır. Kıyamete yakın bu imam, mehdi olarak gelecektir.

 

Sual: İman etmeyen birinin ruhuna dua edilir mi?

Cevap: İmanı olmadığı iyi bilinen bir kimsenin ruhu için dua edilmez. Ecdadımız, gayrımüslimler için “Toprağı bol olsun!” tabirini kullanırdı.

 

Sual: Yedi uyurların ruhuna dua edeceğim. Ama sanırsam yedinci olan köpek diyorlar. Hayvanların ruhuna dua edilir mi?

Cevap: Eshâb-ı Kehf’in (Yedi uyurların) ruhuna okuyunca, köpeğin ruhuna gitmez. Hayvanlara okunmaz.

 

Sual: Üzerinde kul hakkı bulunan mü’minin duası kabul olmaz mı? Günümüzde üzerinde kul hakkı bulunmayan yok gibidir. Bu insanların duası kabul olmaz mı?

Cevap: Duası kabul olmaz demek, dua ettiği için sevab alamaz demektir. Çünki farzı terketmiştir. Nâfile ve sünnetlerden sevab alabilmek için farzları tamamlamak gerekir. Yoksa gayrımüslimin bile duası yerine gelebilir. Üzerinde kul hakkı bulunmayan yok gibidir sözü çok iddialı bir sözdür. İmam Gazalî, bu sözün insanları helal ve harama dikkat etmekten alıkoymak için şeytan tarafından verilen bir vesvese olduğunu, aldanmamak gerektiğini söylüyor. Din, tatbiki bu kadar zor bir mesele değildir.

 

Sual: Namazdan sonra uzun istiğfar duası yerine üç kere estağfirullah denebilir mi?

Cevap: Denebilir. Estağfirullah demekle sünnet yerine gelir. Uzun istiğfar (Estağfirullah el-azîm ellezî lâ ilahe illâ hû el-hayyel-kayyume ve etûbü ileyh) söylemek evlâdır.

 

Sual: Şifâ niyetiyle dua okuyup, sonra kendi üstüne üflemesi câiz midir?

Cevap: Hazret-i Peygamber aleyhisselâm dua ettiği veya bir şey okuduğu zaman ellerine üfleyip yüzüne ve üzerine sürer veya üzerine ve etrafına üflerdi.

 

Sual: Yatarken salevat çekiyorum. “Allahümme salli ala seyyidina Muhammed” diye değil “Sallallahü aleyhi ve sellem” diye getirsem sevabı aynı olur mu?

Cevap: Birincide isim bildiriliyor. İkincide bir mechullük var. Kime salât olsun? Bu sebeple birincisini söylemelidir.

 

Sual: Rüyada ihtilâmdan korunmak için okunacak bir dua, tesbih ya da âyet-i kerime var mıdır?

Cevap: Erkeğin ihtilâmdan kurtulması için, yatarken ılık duş alması, ana rahmindeki cenin gibi büzülerek yatması, haftada bir veya iki kere istimnâ yapması tavsiye edilir. İhtilâm tabiî bir ihtiyaçtır. Vücuda teşekkül eden erkeklik cevherinin tabiî bir yolla dışarı atılması demektir. İhtilâm olmazsa, hastalık zuhur eder. Çok sık oluyorsa, evlenme imkânı yoksa, yukarıdaki tedbirler de işe yaramazsa, tedavi olmalıdır. Vesveseye de itibar etmemelidir.

 

Sual: Namazdan sonra tesbihat yapılmadan dua edilebilir mi?

Cevap: Edilebilir. Ancak tesbihatın sevabından mahrum kalınır.

 

Sual: Yeni doğan çocuğa “Allah bağışlasın” deniyor. Çocuk günahsız değil midir?

Cevap: Allah bağışlasın, Allah canını bağışlasın demektir. Allah günahını bağışlasın demek değildir.

 

Sual: Horoz ötünce, melekler bu sesi duyar, göğe yükselirlermiş ve o anda yapılan duâ kabul olurmuş. Bu sözün aslı var mıdır?

Cevap: Sahih-i Müslim’de geçen bir hadis-i şerifte “Horozun öttüğünü duyduğunuz zaman, Allahın fazlından isteyin. Çünkü o bir melek görmüştür. Ve Merkebin anırdığını duyduğunuz zaman, şeytanın (şerrinden) Allaha sığının. Çünkü o, şeytanı görmüştür” buyurulmaktadır.

 

Sual: “Salâten tüncinâ” duasını Peygamber efendimiz okumuş mudur?

Cevap: Salâten tüncinâ sonradan tertip edilmiş bir salavattır.

 

Sual: Sakal tıraşı olmuş birine sıhhatler olsun denir mi?

Cevap: Sıhhatler olsun, saç traşı veya banyo yapana denir. Sakal traşı olana geçmiş olsun demek âdettir.

 

Sual: Namaz tesbihatından sonra “Lâ ilahe illallahu vahdehü lâ şerike leh lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr” dedikten sonra başka birşey okunur mu? Okunması bid’at mıdır?

Cevap: Sonra Subhane rabbiyel aliyyil alel vehhâb deyip eller kaldırılır ve dua edilir. Dua edilmese de olur. Başka bir şey okumak bidat olmaz, artık namaz için mesnun olan tesbîhat bitmiştir.

 

Sual: Cenaze namazında çocuk ve deli için üçüncü tekbirden sonra mağfiret duası okunur mu?

Cevap: Çocuk ve deli için mağfiret duası okunmaz. Onun yerine bedel olan dua söylenir. O da fetevveffehû’dan sonra şöyledir: Allahümmec’alhu lenâ feratan vec’alhu lenâ ecran ve zuhran vec’alhu lenâ şefîan müşeffean. (Nimet-i İslam)

 

Sual: Cenaze namazında üçüncü tekbirden sonra fatihayı besmelesiz dua niyeti ile okuyabiliyoruz. Sehven veya bilmeden besmele çekerek okunsa namaz sahih olur mu? Dua makamında âyet okumak namazı mekruh eder mi?

Cevap: Cenaze duasını bilmeyen, dua niyetiyle fatihayı okuyabilir. Başında besmele çekmez zarar vermez. Zira besmele de ayet değil, bir cihetten duadır.

 

Sual: Sofra duasından sonra gayrimüslimlere benzememek için birkaç lokma bir şeyler yemek lâzımdır deniyor, doğru mudur ?

Cevap: Doyduktan sonra kırk (veya kırık) lokma yenir sözü, halk inanışıdır. Gayrımüslimler yemekten önce, Müslümanlar yemekten sonra dua eder.

 

Sual: Erzeli ömür ne demektir? Yaşlılıkta bunamamak için ne yapmalıdır?

Cevap: Ömrün en rezil hâli, yani ihtiyarlık meşakkati demektir. Hazret-i Peygamber ve onun yolundan gidenler, “ya rabbi, erzel-i ömürden sana sığınırım” duasını söylemişlerdir. Bunamamak için ilimle meşgul olmanın, çok Kuranı kerim okumanın faydalı olduğu bazı kitaplarda yazılıdır.

 

Sual: Çocuk doğduğu zaman yapılabilecek sünnetler nelerdir? Çocuk doğar doğmaz iki üç gün içerisinde sünnet ettirmek câiz midir? En doğrusu nedir?

Cevap: Sağ kulağına ezan, sol kulağına kaamet okunarak kıbleye karşı durulup ismi konur. Ağzına hurma gibi bir tatlı sulandırılıp sürülür. İyi bir evlat olması için şöyle dua edilir. “Allahümme’chalhu (kız ise hu yerine hâ) veleden salihan ve bârren takiyyen ve enbetehu (kız ise enbetehâ) fi’l-İslâmi nebâten”. İmkân varsa saçı traş edilip tartılarak ağırlığı kadar gümüş sadaka verilir. Sünnet yaşı hakkında bir hüküm bildirilmemiştir. Doğumdan bulûğa kadar câizdir.

 

Sual: Kur’an-ı kerim okuyanın yanına melekler gelir mi? Günah işlenen yerden melekler uzaklaşır mı? Melekler bize dua eder mi? Âyetülkürsiyi okuyana koruyucu melek verilir mi?

Cevap: Melekler Kur’an-ı kerim okumayı bilmediği için, okuyanların yanına toplaşıp ona salat ve istiğfar ederler. Rahmet melekleri günah işlenen yerden kaçar. İnsanın salih amelleri için birer melek yaratılır; kıyamete kadar o kişi için dua eder.

 

Sual: Anne babam dindar değiller, evde huzurum yok, ne yapmalıyım? Aile içinde çok fazla huzursuzluklarımız var, annem ve babamın inancı çok zayıf. Sürekli içki içip kavga ediyorlar. Evde ibadet ortamım dahi yok. Çok çaresizim, ne yapmalıyım?

Cevap: İnsan anne-babasından mesul değildir. Bir kere gerekire ikaz eder. Sonra dua eder. Bir an evvel ekmeğinizi kazanıp evden ayrılmaya bakın.

 

Sual: Nimet-i İslâm kitabında, namazın sünnetlerinin 43. maddesinde, (Salevattan [salli bariklerden] sonra bir dua okumak sünnettir ) buyuruluyor. Bu ifadeye göre bir dua okumak sünnet; iki ve daha fazla okumak müstehap diye mi anlamamız lâzımdır? Bir dua okumak sünnet ise, bunu özürsüz terk etmek mekruh oluyor. Buradaki mekruh tahrimî mi, tenzihî mi oluyor?

Cevap: Dua okumak müstehabdır. Her müstehab sünnettir. Duayı terk, mekruh değildir. Duanın kısa olması makbuldür. Mesela Rabbiğfir verham ve ente hayrürrâhimîn kâfidir.

 

Sual: Son teşehüdde salli bariklerden sonra dua niyeti ile fatiha okunabilir mi?

Cevap: Evet.

 

Sual: Yatarken ev halkına “Allah rahatlık versin” mi, yoksa “İyi geceler” mi demeliyiz?

Cevap: Her ikisi de iyidir. Güzel dualardır. Birincisi ayrıca zikr olur.

 

Sual: “Lâ havle ve lâ kuvvete illa billah” cümlesinin mânâsı nedir? Mânâsını düşünmeden okursak fâidelerine kavuşamaz mıyız?

Cevap: Hareket ve kuvvet ancak Allah’tandır demektir. Mânâsını veya fâidesini düşünmeden söyleyince, sadece zikr sevabı alınır.

 

Sual: Camilerde ezan sonrası müezzin sesli olarak ezan duası ettiriyor, katılmak uygun olur mu, gerekir mi?

Cevap: Câmiye cemaatle namaz kılmak üzere gelen kimse, okunan ezana icabet etmiş demektir. Bunun ezana sözlü icabeti ve sonunda da ezan duası okuması gerekmez. Okursa iyi olur. Başkası yüksek sesle okuyorsa, tekrar eder veya yalnızca amin der.

 

Sual: Namazdan sonra dua ederken önce elleri yüze sürüp sonra Fatiha okumak mı uygun olur, yoksa duadan sonra eller açık bir şekilde Fatiha okuyup en son mu elleri yüze sürmek uygun olur, ilkinin bir mahzuru var mıdır?

Cevap: Her ikisi de olur. Elleri yüze sürmek duanın edebindendir. Fatiha da duadır. Hazret-i Peygamber dua ettikten sonra ellerini yüzüne sürdüğüne göre, duanın sonunda bir kere sürmek iyidir.

 

Sual: Hanefi mezhebinde teheccüd, istihare, işrak, evvabin, v.b sünnet ve nafile namazlarda celsede allahümmağfirli demek ve secde de hadis-i şeriflerde geçen mesnun olan duaları ve istiğfar dualarını okumanın bir mahzuru var mı?

Cevap: Hanefî mezhebinde her namazda celsede Allahümmağfirlî demek câizdir. Hatta İbni Abidin böyle yaparak Hanbelî mezhebinin hilafından da çıkılmış olur diyor. Secdede dua ise yalnız nâfile namazlara mahsustur.

 

Sual: Bir hadis-i şerifte “Fâtiha suresi zehire şifadır” buyuruldu. Burada ki zehirden murad nedir?

Cevap: Bu gibi hallerde zâhirî mana verilir. Nitekim zehirli haşere tarafından ısırılan kimse üzerine Fâtiha suresinin okunacağı veya bir kâğıda sarılıp üzerine asılacağı İbni Abidin’de geçmektedir. Hadis-i şeriflerde, zehirlenen kimseye Fatiha suresinin okunması tavsiye buyurulmaktadır. Hazret-i Peygamber, hastalıklarda maddî ve manevî tedavilere müracaat ederdi. Hem ilaç ve benzeri maddî devaların kullanılmasını; hem de hastaya Kur’an-ı kerim okunup dua edilmesini tavsiye buyururdu.

 

Sual: Hazret-i Ali için kullanılan “kerramallahu vecheh” ifadesi ne mânâya gelmektedir?

Cevap: Allah yüzünü şereflendirsin demektir. Hiç puta tapınmadığı, müslüman olarak büluğa erdiği yahud hiç avret yerine bakmadığı veya harama bakmadığı için bu isim verilmiştir deniyor. (Mir’at-ı Kainat)

 

Sual: Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî’de Kadir gecesi Ramazan-ı şerifte, Hanefî’de ise bütün senededir diye okudum. Bu ne demektir?

Cevap: İmam Ebu Hanife’ye göre kadir gecesi yıl içinde herhangi bir gecedir. Bu gece gezer. Zira kadr, gecenin rütbesidir, kıymetidir, şerefidir. Kendisi değildir. Bu sene Ramazan ayında, seneye Muharrem ayında olabilir.

 

Sual: Zikr ve râbıtanın fâsıklara zarar verdiğini işittim. Dille yapılan zikr de böyle midir?

Cevap: Önce itikadı ve ameli düzeltmek, sonra tasavvuf terbiyesine girişmek lazımdır. Aksi takdirde hâsıl olan bazı haller kişiyi felâkete sürükler. Burada kasdedilen tasavvufî zikr ve râbıtadır. Böyle olmayan zikrler, meselâ âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerde bildirilen zikrleri söylemek; Allah dostlarını ziyaret ederek, hayatlarını öğrenerek, kitaplarını okuyarak ve onları düşünerek yapılan râbıta câiz ve faydalıdır.

 

Sual: Kur’an-ı kerim okunduktan sonra, bütün Müslümanlar denince, hepsine aynı sevab gittiğine göre, falanca zata, filanca evliyaya diye isim zikretmenin faydası nedir?

Cevap: İsim söylenince bu felancanın size hediyesidir diye hususi bildirilir. Ölü ayrıca sevinir. Söylenmezse umumi olarak dağıtılır. Kimden geldiği söylenmez.

 

Sual: Âyetelkürsi, kısa sureler veya temcid, tehlil gibi zikirleri, dudakları kıpırdatmadan kalb ile söylemek câiz midir?

Cevap: Kur’an-ı kerim, dua ve tesbihler kendi işiteceği sesle, dudak kıpırdatarak, kendi işiteceği kadar sesle söylenir. Bazı tarikat zikirleri kalble söylenir.

 

Sual: Açıkça işlenen günahın tövbesi de açıkça yapılmazsa, bu tövbe sahih olmaz mı?

Cevap: Tövbe sahih olur. Ama başkaları bu günahı gıybet ederse günaha girmezler.

 

Sual: Ehl-i sünnet itikadında bulunmayan kimselerin tevbesinin kabul olmayacağına dair bir yazı okudum. Tevbenin kabul olması itikat ile alakalı bir mevzu mudur?

Cevap: Ehl-i bid’at olan kimse, kendisini doğru yolda bilir. İtikadının bozuk olduğunun farkında olmadığı için buna tevbe etmek de aklına gelmez. Kasdedilen budur. Yoksa mürted bile olsa şartlarına uygun yapılan tövbe kabul olur. (Berika)

 

Sual: İman duası var mıdır?

Cevap: İmanını kaybeden kimse, pişman olup tevbe ederse tekrar mümin sayılır. Küfr-i cehlî ile, yani bilmeden imanını kaybetmek tehlikesine karşı hadis-i şerifte bildirilen şu duayı okumalıdır: Allahümme innî eûzü bike min en üşrike bike şey’en ve ene a’lemu ve estağfirüke limâ lâ a’lemu inneke ente allâmü’l-guyûb. Küfr-i inadî ile, yani bilerek imanını kaybeden ise tevbeyi kasdetmelidir. Her müslümanın imanını kaybetmeden Müslüman olarak ölmek için dua etmesi lâzımdır. Bunun için Kur’an-ı kerimde Yusuf aleyhisselâmdan bildirilen “Teveffenî müslimen ve elhıknî bi’s-sâlihîn” (ya rabbî, Müslüman olarak canımı al ve beni sâlihler zümresine kat!) duası söylenebilir.

 

Sual: Rahmetullahi aleyh, rahmetullahi aleyhim ecmain, kuddise sirruhu, radıyallahü anh gibi kelimeler kim için kullanılır ve mânâsı nedir?

Cevap: Rahmetullahi aleyh, Allah ona rahmet etsin demektir. Âlimler ve salihler için söylenir. Aleyh bir erkeğe, aleyhimâ iki erkeğe veya iki kadına, aleyhim erkeklere, aleyhinne kadınlara denir. Ecme’în, hepsine, toptan demektir. Kuddise sirruhu, Allah onun sırrını takdis etsin, mukaddes kılsın demektir. Sırruhu bir erkeğe, sırruhâ bir kadına, sırruhümâ iki erkeğe veya kadına, sırrıhüm çok erkeğe ve sirruhünne çok kadına denir. Tasavvuf büyükleri için söylenir. Radıyallahü anhü, Allah ondan razı olsun demektir. Sahabîler için kullanılır. Anhâ bir kadına, anhümâ iki erkek veya iki kadına, anhüm çok erkeğe ve anhünne çok kadına denir.

 

Sual: Bir namaz kitabında “Allahü teâlâ ve melekler ve her canlı, insanlara iyilik öğreten müslümanlara salât ederler” hadis-i şerifinde geçen salât kelimesine dua mânâsı verilmiş. Allahü teâlâ dua etmeyeceğine göre, bu ifadeyi nasıl değerlendirmek lâzımdır?

Cevap: Âyet-i kerime ve hadîs-i şeriflerde geçen salât kelimesine umumiyetle Allah’dan rahmet, meleklerden istiğfar, müminlerden dua mânâsı verilir. Fakat buradaki ifade, Allah, meleklere dua etmelerini emreder şeklinde de alınabilir. Nitekim Kurtubî’de Ahzâb sûresinin 56. Âyet-i kerimesinin tefsirinde böyle izah buyurulmuştur.

 

Sual: Abdest dualarını hamamda okumak mekruh olduğu için, hamama duşakabin konsa, lavaboda alınan abdest için dua okumak caiz olur mu?

Cevap: Bugünki hamamlarda, hatta helâlarda pis su birikmeyip gittiği için ortada necaset yoktur. Ortada necâset yok ise, abdest dualarını ve her duayı okumak caiz olur.

 

Sual: Ahret kardeşi, ahret annesi, tarikat kardeşi nasıl oluyor?

Cevap: İki kişi anlaşıp birbirlerini âhiret kardeşi yapıyor. Her namazda birbirlerine dua ediyorlar. Kardeşin kardeş üzerindeki haklarını yerine getirmeye çalışıyorlar. Ta ki ahirette birbirlerine faydaları olsun. Halk âdetidir; dinî bir şey değildir.

 

Sual: Gusl abdesti alırken hangi dualar okunur?

Cevap: Avret mahalli kapalı olsa bile, gusl abdesti için herhangi bir dua bildirilmedi.

 

Sual: Evliyanın himmeti ne demektir?

Cevap: Himmet, gayretini arttırmak mânâsına gelir. Evliyanın himmeti, bir işin tahakkuk etmesi veya etmemesi için teveccühünü teksif etmesi demektir. Himmetü’r-ricâl takla’ul-cibâl (Büyüklerin himmeti, dağları yerinden oynatır), hadis-i şeriftir.

 

Sual: “Meded ya Seyyid Abdülkâdir Geylânî” sözü için, bazıları “Bu zat nasıl yardım eder?” diyor. Bazıları ise bunu şirk olarak görüyor.

Cevap: Allahü teâlâ, ismi muhabbetle anılan hayatta veya vefat etmiş olan mübarek zâtın ruhaniyetine haber gönderir. O da dua eder. Allah da kabul eder. Veya o zâtın ruhunu cisim hâline getirip bedenen yardım ettirir.

 

Sual: Tesbihle yalnızca zikr çekilir. “Kalbler yalnız Allahı zikredince mutmain olur” âyet-i kerimesi gereği salavat-ı şerife tesbihle çekilmesi mahzurlu mudur?

Cevap: Salavat hem duadır, hem zikrdir. Elle de, tesbih ile de çekilir. Zikri elle veya aletle saymak takriri sünnet ile meşru olmuştur.

 

Sual: Zikirmatik tabiri uygun mudur?

Cevap: Tesbih, sübhanallah ile aynı kökten gelir. Zikirmatik argo bir kelimedir. Ama yine de kullanılmasına uygun değil denemez.

 

Sual: Allah veya peygamber lafzı yazıldığı zaman cc veya sav yazmak hürmet için kâfi midir?

Cevap: Allahü teâlâ ve Resulullah aleyhisselâm yazılır. Bu kelimeler uzun değildir. Arabî ve Fârisî kitaplarda bu hürmet ifadeleri açık yazılmaktadır. Bunun yerine cc veya sav yazmak kifâyet etmez.

 

Sual: Farz namazlarda Tebbet suresi okunmaz; sünnet namazlarda okunur sözü doğru mudur?

Cevap: Asr-ı saadette, Ebu Leheb’in kızı Dürre’yi gören bazıları yüzüne karşı Tebbet suresini okudular. Halbuki Dürre Müslüman olmuştu. İncinerek Hazret-i Peygamber’e geldi. Hazret-i Peygamber de “Dürre bendendir, ben ondanım. Onu inciten, beni incitmiş olur” buyurdu. Bunun üzerine eshab-ı kiram bir müddet Tebbet suresini okumaya çekindiler. İşin aslı budur. Tebbet suresi bugün her namazda okunabilir. Düşmana karşı okuyup üflemek de faydalıdır.

 

Sual: Hatim duası yapılırken, okunan hatimler, hatm-i tehliller, cüzler, sureler, tesbihler, zikirleri ve bağışlanacak kişilerin isimlerini tek tek saymak gerekir mi?

Cevap: Hayır, okunmuş bulunan bilcümle Kur’an-ı kerim âyetleri, virdler ve zikirler, yapılan bütün hayır ve hasenatlar deyince, ki hepsi Allah’ a malumdur, bağışlanmış olur. Bağışlanacak kişilerin isimlerini saymadan bütün ölmüşlerimize deyince, hepsine gider. Okunurken kime niyet edilmişse, onlara da gider. İsim söylenince, bir meleğin bu sevapları ismi söylenenlere haber verdiği ve buna ayrıca sevindikleri rivayet olunduğu için, mümkün mertebe tek tek isim sayarak bağışlamak evlâdır.

 

Sual: Resûlullah aleyhisselâmın günde 70 ve 100 defa istiğfar etmesinin sebebi nedir?

Cevap: Peygamberler masumdur. Günah işlemezler. İstiğfar ve tevbe etmeleri de icab etmez. Şu kadar ki, istiğfar zikrdir; peygamberler de insanlık itibariyle manevi derecelerinin yükselmesi için istiğfar ederler. Resulullah aleyhisselâm, “Kalbimde envâr-ı ilâhiyyenin gelmesine engel olan perde hâsıl oluyor. Bunun için her gün, yetmiş kere istigfâr ediyorum” buyurdu. Mektubat-ı Rabbânî’de böyle geçiyor. Veya ümmetin günahları için istiğfar eder. Nitekim Taberânî’nin bildirdiği hadîs-i şerifte buyruldu ki: “Kimseden bir şey isteme, sana Cennet var. Kızma, gene Cenneti hak edersin. Güneş batmadan günde yetmiş kere istiğfar et. Allah senin yetmiş senelik günâhını affeder. Dedi ki, “Benim yetmiş senelik günâhım yok. Buyurdu ki, baban için! Dedi ki, babamın da yetmiş senelik günâhı yoksa? Buyurdu ki, ev halkın için. Dedi ki, ev halkımın da yoksa? Buyurdu ki, komşuların için”. Bu da gösteriyor ki, bir kişinin istiğfar etmesi, yalnız kendisine değil, başkalarına da fayda temin etmektedir.

 

Sual: Namazın son oturuşunda Allahümmeğfir ümmete Muhammedin (Allah’ım, ümmet-i Muhammed’i mağfiret eyle!) diye dua etmek caiz midir?

Cevap: Namazda son oturuşta Arabî olmak şartıyla, dua okumak câizdir. Arabça olsa bile, âyet-i kerime ve hadîs-i şerîflerde zikredilen duaları okumak daha efdaldir. Ancak “Allahım, bana mal ver!”, “Şu evi satın almamı nasib et!”, “İmtihanda muvaffak olayım”, “Şu kızla evleneyim!” gibi dünyalık duaları, Arabca da olsa namazda okumak caiz değildir.

 

Sual: Mektubat-ı Masumiyye’de “Derdlerin, belâların gitmesi için, kalb ile istigfâr okumak çok fâidelidir.” diyor. Derd ve belâların üzerimizden gitmesi niyeti ile okuduğumuz istiğfarı, kalben, yani kendimiz işitmeksizin mi okuyacağız?

Cevap: Kalben bilerek istiğfar etmek demektir. Zira kalben istiğfar ettiğini düşünmeden dil ile istiğfar edilirse, istiğfar edilmiş olmaz; yalnızca zikr sayılır.

 

Sual: Birine rabbenâ dualarını okurken besmele çekmeyen birine, “bunlar âyet değil, duadır” diyen bir kimsenin bu sözü küfre sebep olur mu?

Cevap: Âyet-i kerime kıraat ederken besmele değil, eûzü çekilir. Eûzüden sonra besmele de söylenebilir. Dua, vaaz, fetva, talim niyetiyle âyet okurken eûzü gerekmez. Rabbena âtinâ duası, zaten tam âyet değildir; âyet-i kerimenin bir cüzüdür. Rabbenağfirlî duası, tam bir âyettir. Böyle söyleyen kimsenin kastı “Bunlar hem âyettir, hem duadır; biz dua niyetiyle okuyoruz” olsa gerektir.

 

Sual: Yemekten sonra birinin elini açıp dua etmesi ve diğerlerinin âmin demesi câiz midir?

Cevap: Yemekten sonra birinin elini açıp dua etmesi ve diğerlerinin âmin demesi hakkında ne bir hadîs ve ne de selef-i sâlihînden bir haber işitilmiştir. Fakat beis olmaması umulur. (Berika, Âfâtü’l-Batn)

 

Sual: Vesveseden kurtulmak için tıbbî tedaviden başka ulemanın bildirdiği tedavi usulleri var mıdır?

Cevap: Ya Allahür-rakîbül-hafîzür-rahîm, ya Allahül-hayyül-halîmül-azîzür-ra’ûfül-kerîm, ya Allahül-hayyül-kayyumül-kâimü alâ külli nefsin bimâ kesebet, hul beynî ve beyne adüvvî. Bu dua, her gün sabah akşam üçer defa okunursa, biiznillah vesveseyi def eder. Ayrıca kelime-i temcide (Lâ havle velâ kuvvete illâ billah) devam etmelidir. Bunu günde mümkünse 500 defa söylemek iyidir. Başında ve sonunda 100’er salavat söylenir.

 

Sual: Dil ile söylemeden sadece kalb ile yapılan tevbe ile günah afv olur mu?

Cevap: Evet. Kalb ile pişmanlık esastır.

 

Sual: Peygamber efendimizin adı geçtiğinde salavat getirirken, bazıları elini kalbine koyup yüzüne götürüyor. Bu doğru mudur?

Cevap: Âdettir, câizdir. Câhiller salavat getirmenin şartlarından zannedebileceği için yapmamak iyidir.

 

Sual: Çocuğu olmayanların okuyacağı bir dua var mıdır?

Cevap: Kur’an-ı kerimde geçen ve Zekeriyya aleyhisselâma ait olduğu beyan olunan şu dua okunabilir: Rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrü’l-vârisîn.

 

Sual: Gayr-i müslimlere dua etmek caiz midir?

Cevap: Evet.

 

Sual: Hamd ile şükür arasında ne fark vardır?

Cevap: Hamd nimet veya musibet olan her şeye; şükr ise yalnız nimete yapılır.

 

Sual: El darlığından kurtulmak için hangi duaları okumalıdır?

Cevap: Vâkıa Suresi.

 

Sual: Bir ilmihalde ”Resulullah aleyhisselâm namaz içinde ve tavafta, yemekten sonra ve yatarken de dua ederdi. Bu dualarında kollarını kaldırmaz ve ellerini yüzüne sürmezdi”. Yemekten sonraki duada kolları kaldırıp, elleri yüze sürmeyecek miyiz?

Cevap: Eller açılmaz, hafifçe kaldırılır, yüze sürülmez veya hiç kaldırılmaz.

 

Sual: İlminizi artırmak ve hafızamızı diri tutmak okunacak dua var mıdır?

Cevap: Kur’an-ı kerimde geçen ‘Rabbi zidnî ilmen ve fehmen’ duası tavsiye edilmiştir. ‘Ya rabbî, ilmimi ve anlayışımı arttır’ demektir.

 

Sual: Vehhabi itikadında olup da vefat eden yakınımıza dua ve hatm-i tehlil hediye edilir mi?

Cevap: Zâhiren Müslüman olan herkesin ruhuna hayır ve hasenat hediye edilebilir. Bid’at itikadında olmak, büyük günahlardandır. Ehl-i sünnnet itikadına göre, büyük günah işleyen müslümandır, ehl-i kıble tekfir edilemez.

 

Sual: Nâfile namazda secdede türkçe dua yapılabilir mi?

Cevap: Namaz bozulur. Ancak âyet ve hadislerde geçen duaları nâfile namazda secdede okumak caizdir.

 

Sual: Yemekten sonra sofrada, “Allahümmerzuknâ kalben takiyyen mineş şirki beriyyen lâ kâfiren ve şakiyyâ” mı yoksa “..lâ kâfiren ve lâ şakiyyâ” diye mi okumak daha doğru olur?

Cevap: İkisi de olur. Tek la ile okumak daha münasiptir.

 

Sual: Bir kadın, evladına beddua etse, sonra pişman olsa, beddua tutar mı?

Cevap: Anneler yufka yürekli olduğu için umumiyetle bedduası tutmaz. Ama babanın bedduasından korkmalıdır. Pişman olmuşsa, zaten tutmaz.

 

Sual: Baba Ehl-i sünnet itikadında değilse yahut namaz kılmıyor ve içki içiyorsa da bedduası kabul olur mu?

Cevap: Gayrımüslimin bile bedduası kabul olunabilir. Nitekim hadîs-i şerifte “Gayrımüslim bile olsa mazlumun bedduasından sakının. Çünki onunla Allah arasında perde yoktur” buyuruluyor.

 

Sual: Babam ve annem dinin emirlerine karşı lakayttır. Bunları zorlayabilir miyim? Bedduaları kabul olur mu?

Cevap: Şartlar müsaitse bir defa ikaz eder. Değilse veya dinlemezlerse dua eder. Beddua haklı ise, gayrımüsliminki bile kabul olur.

 

Sual: Evladına karşı haklarını yerine getirmeyen zâlim anne babaların da bedduaları kabul olur mu?

Cevap: Haksız beddua hiç kabul olmaz.

 

Sual: Namaz kılmayanın ve günah işleyenin duaları ve diğer ibadetleri kabul olmaz mı?

Cevap: Bu, sevab alamaz demektir. Duanın kabul ihtimali de düşük olur. Yoksa gayrı müslimin bile duası kabul edilebilir.

 

Sual: İp kopmasın, sağlam olsun diye bağlarken besmele çekmek caiz midir? Büyüye girer mi?

Cevap: Caizdir.

 

Sual: Cemaatle namaz kılarken imamdan sonra bitirip duaya yetişen, tesbihleri mi çeker, dua mı eder?

Cevap: Önce âyetülkursi okur, sonra tesbihat yapar, sonra dua eder.

 

Sual: Sıkıntılardan, stresten kurtulmak için okunan, ferahlatan, sevinç veren dua var mıdır?

Cevap: İnşirah suresi okunur. Kelime-i temcid (Lâ havle ve lâ kuvvete illa billah) okunur; bunu günde 500 defa okumanın faydalı olduğu hadis-i şerifte bildirilmiştir.

 

Sual: İnsanlar başkası tarafından kendilerine edilen dualarla hidayet bulabilirler mi?

Cevap: Kur’an-ı Kerim’de mealen buyuruluyor ki, Allahü teala hidâyeti isteyene verir; yani onun hidayete kavuşacağı yolları gösterir. Hidayeti istemeyenlerden de dilediğine verir. Ama bu, nadirdir. Yani hidayete kavuşmak için birinci şart, onu istemektir. Ebu Tâlib istemediği için Cenab-ı Hak ona hidayet vermedi. İlim yolcusuna bu sebeple tâlib (taleb eden); tasavvuf yolcusuna bu sebeple mürid (irade eden, isteyen) denir. Dua elbette faydalıdır. Hidayet yollarından biridir.

 

Sual: Bir kimsenin şerrinden emin olmak için dua var mıdır?

Cevap: Tebbet suresinin okunması iyidir diye duydum.

 

Sual: Teravih ile vitr arasındaki duayı yüksek sesle yapmak münasip midir?

Cevap: Duaların ve zikrin sessiz olması efdaldir. Cemaatle namazdan sonra edilecek duaları da sessiz yapmak icab eder. Vaiz, imam, cemaate öğretmek için, mesnun (okunması sünnet) olan duaları, sesle okuyup, cemaatin de bunu sessiz tekrar etmesi caizdir. Cemaat öğrenince, imam da sessiz okur. Sesle okuması bid’at olur. Zira Kur’an-ı kerim, sessiz zikr ve duayı emreder. İbni Âbidin hazretleri, alâkalı âyet-i kerimede geçen, “Allah, haddi tecavüz edenleri sevmez” meâlindeki ibareyi, sesli dua edenler olarak tefsir buyurmaktadır. Şu halde, teravih ile vitr arasında okunması müstehab olan duayı, imam da, cemaat de sessiz okumalı; eğer cemaat bilmiyorsa, imam hafif sesle okumalı, cemaat de sessizce tekrar etmelidir.

 

Sual: Taha suresi 114. âyetinde geçen duayı euzu okumadan dua niyetiyle söyleyebilir miyiz?

Cevap: Dua olarak okunursa euzü lâzım değildir.

 

Sual: Bir ilmihalde, “Kalb hastalığının birinci ilacı, tevbe ve istiğfardır” diyor. Tevbe ve istiğfarın mana olarak farkı var mıdır?

Cevap: Biri cezayı, ikincisi suçu kaldırır.

 

Sual: Estağfirullahel’azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüv el hayyel kayyûme ve etûbü ileyh, derken, el-Azim”den sonra el-Kerim söylenmesi mi lazım mıdır?

Cevap: Bu istiğfarın ibaresinde farklı rivayetler vardır.

 

Sual: Besmele-i şerifi hat ile 21, 35, 41 gibi sayılarda yazarak duvara asmak caiz midir? Bu sayılarda besmelenin fazileti nedir?

Cevap: Bazı hadislerde muayyen sayıda okunması bildiriliyor. Hikmetini bilemeyiz.

 

Sual: “Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve eshabihi’” mi “sahbihi” mi?

Cevap: Aynı şeydir. Sahbihi daha münasiptir.

 

Sual: Taha suresinde “Ve kul rabbi zidni ilmen” diye geçiyor. Ama dua kitaplarında “Rabbi zidni ilmen ve fehmen”  diyor. Kur’an-ı Kerimde tavsiye edilen bu duayı değiştirmek caiz midir?

Cevap: Hadis-i şerifte böyle geçtiği için mahzuru yoktur.

 

Sual: İmamın yemekten sonra sesli dua yaptırması caiz midir?

Cevap: Evet.

 

Sual: Âyetülkürsi okurken “el-Hayyül-Kayyum”, istiğfarda ise “el-Hayyel-Kayyum” olarak okunması lazım geldiğini öğrendim. İstiğfarda da Hayyül diyerek okumayı âdet edinmiş ise ne lazım gelir?

Cevap: İstiğfarda ikisi de caizdir. Üstün okunursa, önceki mef’ulün sıfatıdır. Ötre okunursa, müstakil bir cümledir. Ama üstün okumak münasiptir. Âyette ise huve’nin haberidir.

 

Sual: Yemeğin ortasında besmele çekmeyi unuttuğumuzu hatırlarsak, “bismillahi evvelehu ve ahirehu” mu yoksa “bismillahi evveluhu ve ahiruhu” mu diyeceğiz?

Cevap: Birincisi efdaldir. Veya “min evvelihi ilâ âhirihi” veya “evvelen ve âhiren” denir.

 

Sual: Nazar değmesi gerçek midir?

Cevap: Nazar değmesi haktır. Yani insanın beğendiği şeye nazarı değebilir. Kalem suresinin Ve in yekâdüllezî diye başlayan son iki ayeti, buna dairdir. “Nazar deveyi kazana, adamı mezara sokar” hadis-i şeriftir. Onun için güzel bir şey gördüğü zaman maşallah demelidir. Nazar değdiği düşünülen kimseye, âyetülkürsi ve kul euzüler okunur; âyât-ı hırz okunur. Nazar değmemesi için sabah akşam âyetülkürsi ve kul euzüler okumalı; sabah akşam üçer kere Bismillahillezî lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil ardi velâ fissemâi ve hüves semîul alîm okumalıdır. Hadis-i şerif ile emrolunmuştur.

 

Sual: Âyetülkürsi okurken “el-Hayyül-Kayyum”, istiğfarda ise “el-Hayyel-Kayyum” olarak okunması lazım geldiğini öğrendim. İstiğfarda da Hayyül diyerek okumayı âdet edinmiş ise ne lazım gelir?

Cevap: İstiğfarda ikisi de caizdir. Üstün okunursa, önceki mef’ulün sıfatıdır. Ötre okunursa, müstakil bir cümledir. Ama üstün okumak münasiptir. Âyette ise huve’nin haberidir.

 

Sual: Almanya’da Cuma namazı kılarken, hatibin devlete dua etmesi, “Allah devletimize zeval vermesin” veya “Allah devletimizden razı olsun” demesi caiz midir?

Cevap: Müslümanlara iyilik etmesi, müsamahalı ve merhametli davranması için dua etmesi caizdir. Razı olsun demek, bu hâlinden razı olsun demek değildir; razı olacağı hale soksun demektir. Öbürü mahzurludur.

 

Sual: Bir zâlim için “İnşallah imanlı âhirete gitmez” diye dua etmek yanlış mıdır?

Cevap: Müslümanın kâfir olmasını dilemek küfürdür. Fazla azap görmesi niyetiyle söylemek caiz ise de doğru değildir. Islahı için dua etmelidir.

 

Sual: İhlâs ile tevbe edildiği zaman geçmiş tüm günahların affedileceğini biliyoruz. Burada geçmiş günahlardan kastedilen nedir?

Cevap: Günahın, kul ile Allahü teala arasındaki kısmı affedilir. Tutulmamış oruç, verilmemiş zekât, kılınmamış namaz ayrıca kaza edilmelidir. Kul hakkı varsa, ödenmeli ve helalleşilmelidir.

 

Sual: Nazar değecek diye çocuğunu kapı dışarı çıkarmamak aşırılık değil mi?

Cevap: Nazar haktır; inkârı küfürdür. Dualarını okuyunca Allah’ın izniyle nazar değmez. Nazar, büyü ve cin tesirini fazla büyütmek doğru değildir.

 

Sual: Sünnete uygun sakal bırakınca dua okutmak lazım mıdır?

Cevap: Dua kitaplarında böyle bir dua var ise de, sünnetteki yerini bilmiyoruz. Okunsa da olur, okunmasa da.

 

Sual: Dünya işlerinde darlığa düştüğünüz zaman kabir ehlinden yardım isteyiniz, hadis-i şerifini nasıl anlamalıdır?

Cevap: Kabir ehlini vasıta yaparak dua edilir; Allah doğrusunu ilham eder.

 

Sual: Ezbere okunan dua mekruhtur sözüyle kast edilen nedir?

Cevap: Şiir gibi ezberlediği duayı okumak mekruhtur. Kalbin uyanık olması lazımdır. Ne söylediğini bilmelidir.

 

Sual: Şükr duası (Allahümme mâ esbaha/emsa bî min ni’metin ev bi-ehadin min halkıke, fe minke vahdeke, lâ şerîke leke, fe lekel hamdü ve lekeşşükr) yapılırken bazen emsâ, bazen esbaha geçiyor. Burada ölçü nedir?

Cevap: Öğleden evvel esbaha, sonra emsâ denir. Birisi sabahlamak, diğeri akşamlamak manasına gelir.

 

Sual: İstigfar ve sair duaların manasını bilmeden okumak faidesiz midir?

Cevap: İstiğfar olmaz ise de, zikr sevabı alır.

 

Sual: Hayırlı bir evlilik yapmak isteyen biri ne yapmalıdır? Hacet namazı kılıyorum. Başka neler yapabilirim?

Cevap: Bu niyetle Yasin-i şerif okumak, evliyanın ruhuna bağışlanmak üzere adak yapıp fakirlere sadaka vererek tevessül etmek, ayrıca hacet namazı kılıp dua etmek lâzımdır.

 

Sual: Kandil geceleri hüzünlü geceler değil midir? Herkesin birbirine bayram tebriği gibi kandil tebriği yollamasını nasıl karşılıyorsunuz?

Cevap: Bu geceler Rabbin kullarına ihsanı olan çok mübarek ve feyizli gecelerdir. İnsanlar birbirlerine bu geceleri tebrik ederek, bu geceye ulaşmak nimetine şükr ve birbirlerine dua etmiş oluyorlar. İslamiyet hüzün dini değildir. Müslüman neşelidir. Zira iman büyük bir hazinedir.

 

Sual: Elhamdülillah alâ külli hâl derken, günahlara da hamd edilmiş olur mu?

Cevap: Günahlar elbette müstesnadır. Bu sebeple duaya “sivel küfri ved dalâl” ilâve edilir

 

Sual: Hâdis kitaplarında Şahmaran ve Karınca duası var mıdır?

Cevap: Hayır. Bunlar müretteptir; yani sonradan tertip edilmiştir. Asılması veya okunmasında mahzur yoktur. Zira duadır.

 

Sual: Son nefeste imanla gidebilmek için ne okumalıdır?

Cevap: Bu iş yalnız okumayla olmaz. Dine uygun yaşamalı; Allah dostlarını sevip düşmanlarını sevmemeli ve son nefeste imansız gitmekten korkmalıdır. Böyle yapan biiznillah imanla gider.

 

 

Sual: Şunu yazıp, suda eritip içmeli veya şunu yazıp yalayıp yutmalıdır gibi bildirilenler için hususi bir yazma usulü var mıdır?

Cevap: Eskiden zaferanla ve kamış kalemle yazılıyordu. Şimdi mürekkeple yazılıyor.

 

Sual: Ölmüş bir kişiye namaz hediye edilebilir mi?

Cevap: Müslümanlar her zaman yaptıkları ibadetleri, hayırlı amelleri, diğer müslümanların ölülerine ve dirilerine ismen veya umumen hediye edebilir; kendinden eksilmez.

 

Sual: Beddua ederken “Allah onun çoluğundan çocuğundan çıkarsın” demek, o çocuğun kabahati olmadığı için, caiz midir?

Cevap: Caiz ise de haksız yere beddua eden günahkârdır; böyle haksız beddua zaten tutmaz.

 

Sual: Meditasyon denilen, fakat dini bir muhtevası olmayan, muayyen kumandalarla zihni rahatlatma, bir şeyleri hayal etmeyi ihtiva eden bir faaliyeti, psikoterapinin bir parçası olarak yapmak caiz midir?

Cevap: Caiz ise de, namaz, zikir ve tefekkür varken, tedavi haricinde lüzumsuzdur.

 

Sual: Dört aylık bebeğimiz uykudan korkarak uyanıyor, çığlık atıyor. Doktor herhangi birşeyi yok dedi. Ne tavsiye edersiniz?

Cevap: Fatiha ve eshab-ı kehfin isimlerini İslâm harfleriyle yazıp yatağına asmak, üzerine de okumak inşallah fayda eder.

 

Sual: Sübhanallahi velhamdülillahi vela ilahe illallahü vallahu ekber tesbihinin manası nedir?

Cevap: Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim. Ve Allah’a hamd ederim. Ondan başka ilah yoktur. Allah en büyüktür.

 

Sual: Anne ve baba çocuğuna haksız yere beddua etse tutar mı?

Cevap: Kimsenin haksız, meşru olmayan bedduası tutmaz. Haklı ise, babanın bedduası, anneninkinden daha tesirlidir.

 

Sual: Ölünün sene-i devriyesini yapmak uygun mu?

Cevap: Uygundur. Aynı gün yapılmaması iyidir. Mevlid okunur; Yasin, tebareke ve amme okunur. 40 bin kelime-i tevhid okunur. Hatim indirilir. Yemek verilir; sadaka dağıtılır. Ruhuna hediye edilir.

 

Sual: Namaz hocasında yazıyor ki, Abdest aldıktan sonra semâya bakarak, Sübhânekellahümme ve bihamdike eşhedü en lâ ilâhe illâ ente vahdeke lâ şerîke leke ve enne Muhammeden abdüke ve resûlüke, okuya. Allah mekândan münezzeh olduğuna göre niçin semaya bakılıyor?

Cevap: Sünnet böyledir. Nasıl namaz Kâbe’ye doğru kılınıyor ise, duanın kıblesi de semadır.

 

Sual: Euzü yerine esteizu demek caiz midir?

Cevap: Euzü besmele söylemenin sünnet olduğu yerlerde, mesela namazda, esteizu billah denmez. Ancak konuşma esnasında esteizu demek veya el-iyâzü billah demek caizdir. Euzü, sığınırım; esteizu, sığınmak isterim demektir. Arapça’daki babları ve manaları farklıdır. Hidaye kitabında esteizu demek caizdir diyorsa da İbn-i Âbidin bu kavlin muteber olmadığını Bahr ve Zeylaî’den naklen söylüyor.

 

Sual: Câmi veya belediye hoparlörlerinden dua, ilahi, Kur’an-ı kerim okunmasının hükmü nedir?

Cevap: Doğru değildir. O esnada her çeşit halde bulunan insanlar vardır. Hürmetsizliğe veya kötü düşünceye sebep olabilir.

 

Sual: Kur’an-ı kerim okuyan veya vaaz veren elfatiha deyince bizim de okumamız icap eder mi?

Cevap: Etmez ise de okumak iyidir.

 

Sual: Bir mühtedi, vefat etmiş gayri müslim ebeveynlerine nasıl dua eder?

Cevap: Toprağı bol olsun, azabı hafiflesin diye dua eder.

 

Sual: Mecmuatu’l-Ahzab kitabı hakkında malumat verir misiniz?

Cevap: Gümüşhanevi’ye ait meşhur ve tafsilatlı bir dua kitabıdır. Tedavül eden hemen her duayı kayda geçiren bir mecmuadır. Burada geçiyor olması, o duanın sahih olduğunu göstermez.

 

Sual: Deli olmak için dua etmek caiz midir?

Cevap: Böyle biri zaten delidir. Dua etmesine lüzum yoktur. Mümin, Allah’tan afiyet diler.

 

Sual: Çeşitli günahlardan tevbe ettiğini beyan ettikten sonra “Rücû ettim, bir daha işlememeye azm ü cezm ü kast eyledim” demek doğru mudur? Bunun büyük bir yemin olduğunu ve tekrar günah işlememenin mümkünatı olmadığı için böyle söylenmemesinin caiz olmadığını söyleyenler haklı mıdır?

Cevap: Bu yemin değildir; söz vermektir. Tövbenin üç şartından biri budur.

 

Sual: Ölünün arkasından dua okumanın delili var mıdır?

Cevap: Peygamber okumuştur.

 

Sual: Peygamber efendimizin yüzü suyu hürmetine diye dua etmek caiz midir?
Cevap: Peygamber aleyhisselâm böyle dua edilmesini tavsiye buyurmuştur. Sadece Vehhabî mezhebi buna karşıdır.

 

Sual: Kimlere beddua etmek caizdir?
Cevap: Zulüm gördüğü veya insanlara zulüm eden kimseye beddua etmek caizdir.

 

Sual: Anne baba birine zulmetse ve beddua alsa, çocuğuna tesir eder mi?
Cevap: Haksız yere edilen beddua tutmaz. Kimse kimsenin günahının cezasını çekmez.

 

Sual: Mazlumun bedduası tutar mı?
Cevap: Mazlum dendiğine göre, haklı demektir. Niye tutmasın?

 

Sual: Arapça yapılan dua, Türkçe yapılandan daha mı makbuldür?
Cevap: Hayır; samimi dua makbuldür. Ama me’sur duaları, yani Kur’an ve sünnette geçen duaları manasını bilerek ve ihlasla yaparsa, tesiri daha fazla olur.

 

Sual: İnsanların günah işlemesine sebep olanlara beddua etmek caiz midir?
Cevap: Herkesin ıslahları ve hidayetleri için dua etmelidir.

 

Sual: Fasık bir akrabanın arkasından onun adına hayır hasenat yapmak makbul müdür?
Cevap: Elbette. Müslümandır. Allah dilerse istifade eder; Allah dilerse yalnız yapana faydası olur.
Sual: Kaside-i Bürde ve Hizbulbahr dualarının okuma usullerini bilmeden kendince okumak da feyz hâsıl eder mi?
Cevap: Bu zamanda ihlasla okunursa elbette faydası olur.
Sual: Rızık genişliği için akşam namazından sonra okunması sünnette tavsiye edilen Vâkıa suresini, yatsıdan sonra okumak olur mu?
Cevap: Sabah vaktine kadar okunabilir.
Sual: La havle okurken sonuna aliyyilazîm getirilir mi?
Cevap: Bir kere söylerse getirir. Birden fazla söylenirse en sonunda getirilir. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah (il aliyyil azîm) denir.
Sual: Devamlı korku ve kaygı içindeki biri nasıl düşünmelidir?
Cevap: Dünya boştur. Kimler gelmiş, kimler geçmiş. Ömür kısadır. Ölümden kaçış yoktur. Hiçbir şey için üzülmeye korkmaya değmez Allah bütün kullarını korur. Ona tevekkül etmek lazım ve kâfidir.
Sual: Anne ve babası imana uzak kimselerin, Rabbenağfirlî ve livâlideyye duasını okuması caiz midir?
Cevap: Kur’an-ı kerim anne ve babaya rahmet ve mağfiret duası etmeyi emreder. Tefsirlerde diyor ki, bu, mümin olan anne ve baba hakkındadır. Gayrı müslim iseler, mağfiret duası etmek, başka bir ayet-i kerime ile men edilmiştir. Bazı âlimler, gayrı müslim anne ve baba hayatta ise, böyle dua etmesi caizdir. Çünki bu, onların hidayetine dua etmek demektir. İman etmeden ölmüş iseler, böyle dua edemez. Namazda rabbenağfirlî okumak sünnet olduğundan; gayrı müslim anne ve babasını kast etmez ise caizdir. Bu takdirde mümin olan atalarına şamil olur.
Sual: Bazı dua ve tesbihler için sayı bildirilmesine karşı çıkanlar var. Buna nasıl cevap verilir?
Cevap: Bu sayılar hadis-i şeriflerde bildiriliyor. Elbette hikmeti vardır. Duanın feyzine kavuşmak için lazım gelen bir şifre gibi düşünülebilir.
Sual: Vefk nedir? Caiz midir?
Cevap: Vefk, belalardan korunmak için muskaya (gömleğe vs) yazılan tılsım demektir. Eğer âyet ve duaları ihtiva ediyorsa caizdir. Ama manasız yazılar varsa büyü olur, caiz olmaz.
Sual: Allah yazdıysa bozsun demek caiz midir?
Cevap: Caizdir. Duadır. Allah bir musibet irade etmişse, bu kaderini değiştirsin demektir. Allah takdirine mahkûm değildir, değiştirebilir.
Sual: İmam dua okurken âmin’i sessiz mi söyler?
Cevap: Namazda sessiz söyler. Namaz dışında muhtardır, dilediği gibi söyler.
Sual: Üzerimizdeki bir belanın kalkması için ne yapabiliriz?
Cevap: Dua edilir, sadaka verilir. la havle… okunur, istiğfar edilir.

 

Tavsiye Yazı –> Âsârü’l-Vâride Risalesi

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler