Ey müslüman! Oğlun dinini öğrendikten ve namaza başladıktan sonra, onu bir sanata ver veya ticarete alıştır! Sanat ve ticaret öğrenmesi için, müslüman, namazını kılan, edebli, ahlaklı bir usta yanına gönder! Oğlunun çok zengin olmasını değil, edebli, iyi huylu, namazını kılar ve haramdan kaçar olmasını düşün ve temenni et! Dinimiz sanat ve ticareti emrettiği gibi, şimdi bütün dünya milletleri de, bu ikisine çok ehemmiyet veriyor ve bu yolda çocuklarını çekirdekten yetiştiriyorlar. Avukatlık, eczacılık, her nev’ ihtiyaç eşyasını yapmak, birer sanattır. Sen de, sanat ve ticaret hakkındaki İslamiyetin emirlerini oğluna öğret ki harama düşmesin!

156 – Oğluna ve kızına edep ve İslam harfleri ile Kur’ân-ı Kerîm okumasını ve ilim öğret! Komşu, akraba ve mahremlerini ziyaret eyle! Mektupla hal ve hatırlarını sor! Mahrem olmayan, yani yabancı kadınlarla görüşme!

157 – Çocuklarını küçük iken okut! Her şeyden evvel, Allahü teâlânın razı olduğu, emrettiği şeyleri öğret! İyi bir mümin olmaları için gayret et! Büyüdükten sonra, edep zor olur. Onların ve ehlinin, yani zevcenin suçlarını affeyle. Peygamberimiz “aleyhisselâm” buyurdu ki (Sadakanın en faziletlisi, çoluk çocuğuna yedirip giydirdiğindir.) Oğlunu, kızını ve ehlini, haramdan, günahtan ve fenâ arkadaşlardan koru!

Kızın, ilk mektebi bitirdikten sonra, para kazanması için, onu bir işe verme. Zevcenin ve kızlarının ihtiyaçlarını temin etmek için, babanın çalışıp kazanması farzdır. Kız çalışırken, başı, kolları açılınca, babası da günaha girer. Onu hemen evlendir. Allahü teâlâ, onun rızkını kocasına gönderir. İster zengin, ister fakir olsun, Allahü teâlânın emrini tutan, aslı belli kimseye ver! Damadını çok mehr ve çok çeyiz [eşya] vermeye mecbur kılma! Kızını ihtiyar adama verme ve din ile alakası olmayana, ilim-i hâlini bilmeyenlere, haramlardan sakınmayanlara verme!

Tenbih:  Oğlunu, kızını hemen evlendir ki haramdan korunsunlar. Bu zamanda evlenmeyen gençlerin haramdan kurtulması imkansızdır. Evladını Cehennemden korumak istersen, çabuk evlendir! Fakirlikten korkma! Allahü teâlâ, onlara da mal verir. Hemen sen tevekkül üzere ol! Oğluna kız al, dul alma! Zira insanın muhabbeti, ilk gördüğünde olur.

175 – Aileni güzelce idare eyle! Tatlı nasihat ederek, Allahü teâlânın emirlerini ona öğret! Gusül abdesti almasına, namaza devam etmesine çok dikkat et! Her ihtiyacını, idaresini helalden temin eyle! Ona haram lokma yedirme! Onu tarlada, fabrikada çalıştırma! Onun kazandığı, onun mülkü olur. Rızası olmadan elinden almak, sana haramdır. Ailene kızınca, döğüp seni boşarım gibi kelimeler kullanma ve kahbe dahi deme; ağzına ve gözüne söğme, kâfir olursun. Ona rıfk ile muamele eyle. Onu döğme! Sopa ile hiç kimseyi dövmek caiz değildir. Evine çalgı, içki sokma! Her kadını evine kabul edip, ailenin zihinlerini tahrib eyleme! Ailenin sırrını başkasına açma, ondan ödünç para alma!

 186 – İslam bilgilerinin [yani din ve fen bilgilerinin] tahsiline çok ehemmiyet ver! Peygamberimiz “aleyhisselâm” bir hadis-i şeriflerinde, (İlmi beşikten mezara kadar tahsil ediniz), diğer bir hadis-i şerifte, (İlmi arayınız, velev ki Çin’de olsa) buyurdu. [Yani dünyanın bir kenarında ve kâfirlerde olsa dahi arayınız demektir.]

İslam bilgileri 2’ye ayrılmıştır: Din bilgileri ve fen bilgileridir. Önce din, sonra fen bilgilerini öğrenmek lazımdır.

Rivayet olunur ki imam-ı Ahmed ibni Hanbel’in “rahime-hullahü teâlâ” yanına gelip, ondan nasihat isteyen bir kimseye şöyle nasihat etmiştir:

(Hak teâlâ hazretleri senin ve bütün âlemin rızkına kefildir. Rızık için [elinden geldiği kadar çalıştıktan sonra] düşünmeye hiç lüzum yoktur. Çünkü, Hak teâlâ tarafından bütün rızıklar taksim edilmiştir. Çalışarak, hissene düşen rızkı arayıp bulursun. Bir sadakanın yerine 10 misli ile mukabele edildikten sonra, çalışana karşılığı verileceğine hiç şüphe yoktur. Cehennem azâbı hak olduktan sonra, günah işlemeye cesaret edilir mi? Bütün işler, Hak teâlânın takdiri iledir. Sen fakir olup başkalarının zenginliğine canının sıkılmasının ne faydası olur?)

Bunları dinleyip kabul eden kimseye, nasihat olarak bu kadar yeter. Dinlemeyenlere bunun gibi bin türlü nasihat eylesen faydası olmaz. Çünkü nasihatların hemen hepsi bunların içinde toplanmıştır.

187 – Resûlullah “sallallâhü aleyhi ve sellem” buyurdu ki (Hak teâlâ, çalışan bir kuluna rızkı az verse, o kul ağlayıp bağırmasa ve böylelikle fakirliğine sabreylese, Hak teâlâ hazretleri, meleklerine karşı, bu kul ile iftihar eyler ve buyurur ki ey benim meleklerim! Sizler şahit olun, bu kulumun her bir lokmasına Cennet-i alada bir köşk ve bir derece ihsan eylerim.)

210 – Çocuklarına dinlerini, imanlarını öğretmek, kul hakkıdır. Yarın öğretmeye vakit bulamazsın.

TENBİH:  İlk mektep yaşındaki çocuklar, bahçede, umumi yerlerde oynarlar. Hoşlarına giden ve arkadaşlarından gördükleri şeylerle vakit geçirirler. Anaları, babaları zararlı şeylerle oynamalarına mâni olur. Söz dinlemezlerse, döverek zararlı oyunlara mâni olurlar. Ananın, babanın terbiyesi ile yetişen çocuklar, büyüyünce kendilerine ve cemiyete faydalı olurlar. Bunun gibi, insanlar, nefslerinin ve kötü kimselerin isteklerine uyarak zararlı işler yapıyor. Allahü teâlâ çok merhametli olduğu için, faydalı ve zararlı şeyleri bildirmiş, faydalı olanları yapmayı, zararlı olanlardan sakınmayı emretmiştir. Bu emir ve yasaklara (Din) denir. Muhammed aleyhisselâmın bildirdiği dine (İslamiyet) denir. İslamiyete uyanlar, hep faydalı işler yaparlar. Kimseye zararları dokunmaz. Bunları Allahü teâlâ da, kullar da sever. Dünyada ve ahirette saadetlere kavuşurlar. Görülüyor ki İslamiyet, insanları saadete kavuşturan sebeptir. Bu sebebe yapışmak, insanlara külfet ve eziyet değil, saadete kavuşmaları için vesiledir. Allahü teâlâ, her şeyi bir sebep ile yaratmaktadır. Analar, babalar, bu âdet-i ilâhiyeye uyarak, evlatlarının, iyi adam olmaları için, terbiye etmek sebebine sarıldıkları gibi, Allahü teâlâ da, kullarının dünyada rahat yaşamaları, ahirette de sonsuz saadete kavuşmaları için, İslamiyet nimetini sebep olarak yaratmıştır. Herkes, bu sebebe yapışsa, kimse, derd, keder çekmez. Üzüntü, sıkıntı kelimeleri unutulur, her yer güllük, gülistanlık olur.

Tavsiye Yazı –> Hocaya Hürmet Bahsi

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler