Sual: Bugün gerek Avrupa’da gerek Amerika’da gerek başka ülkelerde her sene binlerce İnsan İslamiyeti kabul edip müslüman oluyor. İnsanların İslamiyeti seçmelerindeki temel sebepler neler?

Cevap: Kendi dinlerini değiştirerek İslamiyeti kabul eden, muhtelif ırk, memleket ve meslekten insanların İslamiyeti niçin kabul ettiklerine dair, açık ve samimi beyanlarından, dinimizin diğer dinlerden olan farkı ve üstünlüğü kendi ağızlarından şöylece meydana çıkmaktadır:

İslam dini, tek hâlik [yaratıcı], tek mâbud tanır. Bu tek mâbudun ismi, Allahü teâlâdır. İnsanların akıl-ı selimi, onlara tek Allah olduğunu telkin eder. Diğer dinlerde bulunan birden fazla mâbud mefhumunu [kavrâmını] akıllı bir insan kabul edemez.

İslam dini, insanlara yalnız ruhi bilgiler vermekle kalmaz, aynı zamanda onlara dünyada ne yapmaları gerektiğini bildirir ve onlara rehber olur.

Hristiyanlar, insanların günahkar olarak doğduğunu, dünyada ancak kefaret vermek ve azap çekmek için bulunduğunu iddia ederken, İslam dini, insanların mâsûm [günahsız] doğduğunu, her çocuğun, Allahü teâlânın sevgili kulu olduğunu, âkıl, baliğ olan insanların kendi yaptığı işten mesul bulunduğunu, doğru yolda kaldıkları müddetce, ahiret nimetlerinden de bol bol faydalanabileceklerini söyler.

İslamiyet, ibâdet, duâ ve tövbe etmek için, kul ile Allahü teâlânın arasına kimseyi sokmaz. Bunları yapmak için papaza ihtiyaç yoktur.

İslamiyet hangi ırk, renk, dil ve memleketten olursa olsun, bütün müslümanların birbirinin kardeşi olduğunu bildirir. İslam dininde, Allahü teâlânın huzurunda herkes birbirine müsavidir. Namaz kılarken, en büyük rütbeli bir müslüman ile en küçük rütbeli, en zengin ile en fakir, bir beyaz ile bir zenci müslüman yanyana durur ve Allahü teâlâya birlikte secde ederler.

İslamiyette, Peygamberler “aleyhimüsselâm”, bizim gibi bir insandır. İnsanların, her bakımdan en üstünüdürler. Vazifeleri, Allahü teâlânın emirlerini bize bildirmektir. Güzel ahlak ve seciyeleri sebebi ile Allahü teâlâ onları seçmiş, kendilerine bu vazifeyi vermiştir. Şimdiye kadar gelmiş bütün Peygamberleri “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” İslam dini kabul eder ve onlara hürmet eder.

İslam dini, çok mantıkî bir dindir. Kurân-ı Kerîmde anlaşılmayan ve hayat şartlarına ve fen bilgilerine uymayan bir tek hüküm yoktur. Verdiği emirler gâyet faydalıdır. İslam dininde hurafeler yoktur. Putlara, resimlere, heykellere tapmak gibi, ancak ibtidai (ilkel) kavimlerin ve puta tapanların kabul ettiği ve hala hristiyan dininde bulunan akıl almaz hususlar, İslam dininde bulunmaz.

Hristiyanlık, insanı sadece Allahü teâlâdan korkutur. İslamiyet ise, insana Allahü teâlâyı sevdirir. Müslüman, Allahü teâlânın kendisini sevmiyeceğinden korkar.

Müslüman olmak için kimse kimseyi zorlamaz. Kurân-ı Kerîmde Bakara sûresi 256. âyetinde meâlen, “Zorla dine sokmak yoktur” emri vardır. Halbuki hristiyan misyonerler, insanları zorla veya menfaat vaat ederek hristiyan yapmaya uğraşırlar.

İslamiyette ibâdetler, yalnız Allahü teâlâya şükretmek, Onun sevgisini kazanmak için yapılır. İbadet saatleri muayyen (belli)  olduğundan, bunlar insanları intizama, senede bir ay tutulan oruç ise, irâdesini kuvvetlendirmeye ve nefsine hâkim olmaya alıştırır.

İslamiyet, temizliğe çok ehemmiyet veren bir dindir. İbadete başlamadan evvel, vücut temizliğini emreden yegane din, İslamiyettir. Diğer dinlerde böyle bir şey yoktur. İslamiyette, ibâdetler kısa olduğu için, bunlar günlük hayat üzerinde aksi bir tesir yapmaz.

Hristiyan rahiblerin vaazlarında söyledikleri, fakat kendilerinin ve diğer hristiyanların hiçbir zaman yapmadığı hilm (yumuşaklık), yardım ve merhamet gibi iyi huylar, yalnız müslümanlarda vardır.

İslamiyet, iktisadi bakımdan kapitalist ve komünist düşünceleri reddeder. Fakiri korumuş, zengini de zem etmemiştir. Zenginlerin, fakirlere zekat ve sadaka vermesini emretmiştir. Ayrıca dünyadaki çeşitli millet ve ırklara mensub müslümanları bir araya getirerek [Hac gibi], dünyada en mükemmel ictimai [sosyal] nizamı tayin etmiştir.

İslamiyet, alkollü içkileri, kumarı ve uyuşturucu maddeleri haram etmiştir. Dünyadaki en büyük fenâlıklar, bu üç beladan hâsıl olmaktadır.

İnsanların öldükten sonra ne olacaklarını, ahiret hayatını, hallerini hiçbir hıristiyan din adamı izah edemiyor. Bunu, en güzel ve en mufassal şekilde izah eden din, İslamiyettir.

İslamiyet, fakirlere, kimsesizlere, misafirlere ve hangi dinden olursa olsun, yabancılara yardım etmeyi emreden tek dindir.

İslamiyet, kimseden, anlayamadığı şeyleri kabul etmesini istemez. Diğer dinlerde olduğu gibi (sır) kabul edilen akideleri yoktur.

İslamiyette, herhangi bir işte evvela Kurân-ı Kerîme müracaat etmek, orada bulamadığı hususları Resûlullahın “aleyhisselâm” sünnetinde aramak, orada da bulunmadığı hususlar için, akl-ı selime göre ehil olanların ictihad etmesi [o işin hükmünü beyan etmesi] esastır.

İslamiyet, en yeni bir dindir. Kurân-ı Kerîm, ilk gününden bugüne kadar hiç bozulmadan, bir kelimesi bile değişmeden gelmiştir. İçinde, her ihtiyacı karşılayacak ahkâm [hükümler] vardır. Bu, o kadar açıktır ki artık başka bir din gelmeyeceği, insanların dini ihtiyaçlarının tamamıyla temin edilmiş bulunduğu, İslam dininin hakiki Allah dini olduğu kendiliğinden meydana çıkar.

İslamiyette, her yerde ibâdet etmeye müsaade edilmiştir. İbadet için muhakkak camiye gitmek mecburiyeti yoktur. Bir müslüman, bir başka dinin mabedine tecavüz etmez ve mecbur olunca bir kilisede de namaz kılabilir.

İslamiyet, kadınlara çok kıymet vermiş, onlara en büyük hakları tanımıştır. İslam dininde birkaç kadınla evlenmek gibi bir emir yoktur. İslam dini, bu hususta belirli bir adedi geçmemek ve bazı haklara riâyet etmek şartıyla izin vermiştir. İslam dini zuhûr ettiği zaman, Araplar istedikleri kadar kadınla, onlara hiçbir hak tanımaksızın birlikte yaşarlardı. İslamiyet, kadınları bu feci vaziyetten kurtarmış, onların haklarını korumuştur. Muhammed aleyhisselâm, (Cennet anaların ayağı altındadır) buyurarak, kadınlara mümtaz [seçkin] bir mevki vermiştir. Hiçbir dinde bu imtiyaz yoktur.

İslamiyet, insanları, çalışmaya, faydalı şeyleri öğrenmeye, önce kendi aklı ve gayreti ile iş görmeye başladıktan sonra, Allahü teâlâdan yardım istemeye davet eder. “Bir saat tefekkür etmek ve faydalı iş görmek, bir sene [nâfile] ibâdete müsavidir” diyen başka hiçbir din yoktur.

İslamiyet, ruh ve beden temizliğidir. Bu ikisini müsavi tutar. İslamiyette, yalnız sevgi, güler yüz, tatlı söz, dürüstlük ve iyilik etmek vardır.

İslamiyet Allahü teâlâyı (Rabbül’âlemin) yani bütün âlemlerin Allah’ı olduğunu beyan etmiştir. Başka dinlerde olduğu gibi, yalnız o dine mensub olanların Allah’ı olarak düşünülmez.

Teselli arayan bir zavallı, bunu ancak Kurân-ı Kerîmde bulur. Kurân-ı Kerîmde, muhtaçları teselli eden, onları ferahlatan, ne yapmaları lazım olduğunu öğreten birçok güzel nasihatler vardır.

 

Tavsiye Yazı —> Bir Üniversiteliye Cevab  (Seyyid Abdülhakim Arvasi)

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel KitaplarMeâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir?Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir DuâSeyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler