Sual: Bilgisayarda kayıtlı Kur’an-ı kerim var. Yere konabilir mi?

Cevap: Kur’an-ı kerim yazısı ile karışık kitaplar mushaf hükmünde değildir; ihânet (aşağılama) kasdı olmadan yere konabilir diyen âlimler vardır (İbni Âbidin.) Kaldı ki burada mushaf zâhir (açıkta, ortada) değildir. Nitekim insanlar az da olsa Kur’an-ı kerimi ezbere bilmektedir. Bu halde böyle bir insanın üst katında kimsenin oturmaması lâzım gelir. İçinde yalnız Kur’an-ı kerim kaydı bulunan kaset veya CD böyle değildir. Buna hürmet lâzım ise de, mushaf kadar değildir

 

Sual: Semi’allahü limen hamideh yerine, dili dönmediği için nimen diyenin namazı bozulur mu?

Cevap: Limen hamd yerine limel hamd demekle namaz bozulur. Ancak Halebî, «Mahrec yakın olduğu için namazın bozulmaması ümid edilir» demiştir. Anlaşıldığına göre bunun hükmü pelteğin hükmü gibidir. Hulvanî’nin beyânına göre sahabeden bazıları bunu Hazreti Peygamber’den rivayet etmiş; “öyle okumak bazı Arab kabilelerinin lehçesidir” demişlerdir. En’amte, dinüküm, vemenfûşü kelimelerindeki nun’ların lame tebdili ile namazın bozulması lazım gelip gelmeyeceği hususunda ulemanın ihtilaf ettikleri Haddâdî’den nakledilmiştir. (İbn Âbidîn, Namazın adabı bahsi.)

 

Sual: Kunut dualarının birincisinde sonundaki kef harfini gaf olarak bugüne kadar okumuşum. Namaza zarar gelir mi? Namaz içinde böyle bir hata yapsa ve secdeye de eğilmiş olduğunda farkına varsa ne yapar?

Cevap: Mahreçleri yakın olduğu için namazı kurtarır. İlmihalde diyor ki: Bir harfi, başka harf okumakda, harfler çok farklı ise, bozar. Meselâ, sat yerine ta söylemek, sâlihât yerine tâlihât okumak gibi. Harflerin farkı az ise, çok âlimler, ma’nâ değişirse, eğer bilerek okudu ise, bozulur. Ağzından kaçdı ise, bozulmaz dediler. Dat yerine zı demek, sin yerine sat, te yerine tı demek gibi. Fetvâ böyle ise de, ihtiyâtlı olmak lâzımdır. Dâllîn yerine zâllîn okumak böyledir.

 

Sual: İlmihalde hamamda ve helâya Mushaf ile girmek, burada Kur’an-ı kerim okumak mekruh olduğu yazıyor. Çalıştığım işyerinde ancak banyo veya helâda namaz kılınabiliyor. Yine de mekruh olur mu?

Cevap: Hamamda yıkanma yerlerinde yüksek sesle Kur’an-ı kerim okursa mekruh, sessiz okursa mekruh değildir. Hamamcının odasında okursa İmam Ebu Hanife’ye göre iki halde de mekruh olmaz. Yüksek sesle tesbih ve tehlil hiç mekruh değildir. Helâda Kur’an-ı kerim okumak mekruhtur. Çünki hamam ve helâ pislik mahallidir. Ancak fıkıh kitaplarındaki hamam ve helâlar ile günümüzdekiler aynı değildir. Bugün hamam ve helâların gideri olduğundan, su döküp gittiği zaman normal bir odadan farkı kalmaz. Bu takdirde burada Kur’an-ı kerim okumak, namaz kılmak, buraya Mushaf ile girmek mekruh değildir. Ama ortada görülen bir necâset varsa, mekruh olur. Zaruret varsa, burada namaz kılınır.

 

Sual: Teşehhüdde otururken, “eşhedü enne muhammeden’ diyecek yerde, “eşhedü enne Muhammed’ dese namaza bir noksanlık gelir mi?

Cevap: Kıraatte, ayrıca rükû, secde ve teşehhüd tesbih ve dualarındaki i’râb (hareke) hataları namaza zarar vermez.

 

Sual: İki adet sûre bilen kimse, namaz kılabilir mi? Yani hep aynı sûreleri okuyarak yatsı namazı kılınır mı?

Cevap: Kılabilir ise de, en az iki tane daha öğrenmek iyi olur. Başka sûre bildiği halde, hep aynı sûrelerle kılınan namaz mekruh olur.

 

Sual: Namazda sure okurken Lam durağında durulması namazı bozar mı?

Cevap: Bozmaz. Kıraatla alakalı kaideler (tecvid) namazın sıhhatine tesir etmez.

 

Sual: Sabah namazında uzun sureler veya ayetler okumak şart mıdır? Kısa okursak olmaz mı?

Cevap: Sabah ve öğle namazında tıval-ı mufassala denilen Hucurat’tan Tarık suresine kadar; ikindi ve yatsıda Tarık’tan Beyyine suresine kadar, Akşamda da Beyyine’den aşağısını okumak sünnettir. Kısa okumak mekruh değildir.

 

Sual: Namazda rükûdan kalkarken semî’ allahü limen hamideh diyoruz. Semî’ derken ayına cezmetmesek, yani semî’ demesek, düz olarak semi desek, mânâ bozulur mu? Namazı kazâ etmek gerekir mi?

Cevap: Namaz bozulmaz. Ayn harfini elif gibi okumak bazı kıraatlerde vardır. Ama doğrusu ayn harfini çıkarmak ve çıkartmaya uğraşmaktır.

 

Sual: Fetâvâ-yı Hindiyye’de, “cemaatle birlikte sesli, Kâfirûn sûresini sonuna kadar okumak mekruhtur, çünkü bu bid’attir” denilmektedir. Müslümanların bazı sûre ve âyetleri beraber okumaları mekruh mudur?

Cevap: Hayır. Mekruh (bid’at) olması muayyen hâle mahsustur. O da bunun bu şekilde okunmakla sevab elde edileceğine inanmaktır. Bu maksatla olmadıkça, beraber okumanın mahzuru yoktur.

 

Sual: Cemaat ile namaza başlarken sübhanekeyi okuduğumuz esnada, imam sesli olarak âyet okumaya başlarsa, sübhanekeyi yarıda mı kesmelidir?

Cevap: Bu halde sübhaneke okunmaz, yarıda kesilir. İmam Ebu Yusuf’a göre imam fâtihayı okurken sustuğu yerlerde cemaat, sübhanekenin kalan kısmını okur.

 

Sual: Mülk süresi 2. âyetinde tı durağında amelâ olarak durmak gerekirken amel diye durulsa namaz bozulur mu?

Cevap: İ’rab hatasıdır. Namaz bozulmaz.

 

Sual: Farz olan kırâat, sadece Besmele çekmekle eda edilmiş olur mu?

Cevap: Besmele Hanefilere göre ayet değildir. Kıraat yerine geçmez.

 

Sual: Namazda birinci rek’atte kevser suresi, ikinci rek’atte âyetel kürsi veya birinci rek’atti ihlâs suresi, ikinci rek’atte âmenerresulu okumak mekruh olmaz mı?

Cevap: İlk rek’atte okuduğundan mushaftaki sırasına göre daha yukarıda bir ayet veya sure okumak mekruhtur. İkinci rek’atte, birinci rek’atten üç veya daha fazla bir mikdarda uzun âyet okumak mekruhtur. Ancak aradaki fark, üç âyetten az olursa, mekruh değildir. Eğer âyetlerin uzunluğu birbirlerine yakın ise, âyetlerin sayısına itibar olunur. Ancak âyetler uzunluk bakımından birbirlerinden farklı iseler, bu halde, kelimelerinin veya harflerinin sayısına itibar olunur. (İbni Abidin)

 

Sual: Fıkıh kitaplarında imamın farz namaz kılarken ikinci rek’atte birincide okuduğundan üç ayet uzun okumak tenzihen mekruhtur buyuruluyor. Tek başına kılanın buna riayet etmesi gerekir mi?

Cevap: İmam ve tek başına farz kılan bu hususta müsavidir. (Nimet-i İslâm)

 

Sual: İmamın farz kıldırırken cemaat uzun okunmasını istese, uzun okuması veya tesbihleri üçten fazla söylemesi caiz olur mu?

Cevap: Cemâat razı olsun olmasın kıraat ve zikirlerde namazı cemaata sünnet miktarından fazla uzatmak kerahet-i tahrimiye ile mekruhtur. Bu hususta hadis-i şerif vardır. Zaruret varsa, sünnet mikdarından da kısa okunabilir. (İbni Abidin).

 

Sual: Sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarında imamın en fazla kaç âyet-i kerime okuması mekruh olmaz?

Cevap: Sabah ve öğle namazında Hucurat’tan Târık suresine kadar; ikindi ve yatsıda Târık’dan Beyyine suresine kadar; akşamda Beyyine’den sonrasını okumak müstehabdır.

 

Sual: Kaf harfini dil kökünden kaf olarak mı okuyacağız yoksa yine aynı yerden gaf olarak mı okuyacağız?

Cevap: Kaf da değil, gaf da değil. İkisinin arasıdır. Ama gaf’a daha yakındır. Zahmetsizce söylenir. Kaf ise hırıldamaya yakın çıkıyor. Doğru değildir. Ama ğayn harfine yakın okuma tehlikesine mebni bazı hocalar kaf şeklinde talim ediyor. Kef olarak okunursa, mahreçleri yakın olduğu için namaz bozulmaz. Ama böyle okumak doğru değildir. Düzeltmek lazımdır. Bile bile okumak günahı gerektirir.

 

Sual: Farz namazda peş peşe iki tane farklı zamm-ı sure okumak caiz midir?

Cevap: Câiz ise de tek sure okumak evladır. Peşpeşe okunacak ise surelerin mushaftaki sırasına dikkat etmelidir. Peşpeşe farklı âyet-i kerimeler okumak da câizdir. Bunlarda da mushaftaki sıraya ve okurken arada üçten az âyet-i kerime atlanmamasına dikkat etmelidir. Yine de âyet-i kerimeleri aralıksız sırasıyla okumak evlâdır.

 

Sual: Kazâ namazı kılarken sesli okunabilir mi?

Cevap: Sabah, akşam ve yatsı gündüz kaza edilirken, fâtiha ve zammı sureler sesli okunabilir. Öğle ve ikindi namazı gece kazâ edilirken de sessiz okunur.

 

Sual: Fâtiha suresinde ğayrilmağdubi’den önce lamelif durağı olduğu halde neden duruluyor?

Cevap: Hanefî mezhebine göre orada âyet durağı vardır.

 

Sual: Vitr namazı cehrî kıraat ile kılınır mı?

Cevap: Sabah, akşam ve yatsı namazları ile vitr namazı cemaat ile kılınırken cehrî kıraat ile kılmak vâcibdir. Bunlar yalnız kılınırken cehrî kıraat ile kılınabilir. Sabah, akşam ve yatsı namazı gündüz cemaatle kazâ edilirken cehrî kıraat edilir. Gece kılınan nâfile namazlar da cehrî kıraat ile kılınabilir.

 

Sual: Birinci rek’atte Nas suresinin ilk 3 ayeti, ikinci rek’atte de son 3 âyeti okunsa câiz olur mu?

Cevap: Câiz ise de kısa sureleri tek başına okumak efdaldir. Ancak zaten Nas suresinden sonra sure olmadığı için geriden okuması gerekecektir. Bu ise mekruhtur. Şu halde en uygunu Nas suresini ikiye bölerek okumaktır.

 

Sual: Sakin ve nun-i tenvinden sonra vaki’ olan hurûf-i ihfâ mevzilerinde ihfâ yaparken nun harfini gizlemek lâzım olduğu halde, dilin ucunu nun harfinin mahrecine vurup bu şekilde gunne yapmak namazı ifsâd eder mi?

Cevap: Tecvid kaidelerine uymak müstehabdır. Uymamak namazı ifsad etmez.

 

Sual: İmamlık yapan bir arkadaşım, harfleri doğru okuyamıyor. Nasıl hareket etmek gerekir?

Cevap: Yanlış okunan harflerin mahreçleri, çıktığı yerler yakınsa, namaz bozulmaz. Hatta mahreç yakınlığı olmasa bile, umumî belvâ varsa, yani insanların çoğu bu hataya düşüyorsa, namaz câiz olur. Meselâ avam sâd yerine zel, zel yerine keskin zâ, dâd yerine yerine tâ okursa bazı ulemaya göre namaz bozulmaz. Bu izaha göre se’yi sin’e, kâf’ı hemzeye çevirmekle namazın bozulmaması gerekir. Bütün bunlar müteahhirîn âlimlerinin sözleridir. (İbni Abidin-Zelletü’l-kâri bahsi). Yine de ihtiyatlı olan mütekaddimînin sözleridir. Böyle kimselerin imamlık yapmaması gerekir.

 

Sual: Farz namazları münferid kılarken bir rek’atte zammî sûre olarak mesela Kâfirûn sûresi peş peşe üç defa okunabilir mi?

Cevap: Câiz ise de, tek sure veya üç âyet okumak efdaldir.

 

Sual: Nâfile namazlarda da Kur’an-ı kerimi karşıya koyup okumak namazı bozar mı?

Cevap: Mushaftan, yani Kur’an-ı kerim yazılı bir şeyden okumak mutlak surette namazı bozar. Çünki bu öğrenmedir. Ancak okuduğunu ezber bilir ve eline almadan okursa bozmaz. Bazıları, “Namaz ancak bir âyet okumakla bozulur” demiştir. Halebî bu kavli daha ma’kul görmüştür. Zira İmam-A’zam’a göre namaz câiz olacak miktar bir âyettir. Bazıları Fâtiha kadar okumadıkça namaz bozulmayacağını söylemişlerdir. İmam Şâfiî bunu kerahetsiz câiz görmüştür. İmameyne göre ise kerahetle câizdir. Çünki Ehl-i kitâba benzemek vardır. Yani bunu kasden yaparsa benzemek vardır. Zirâ her şeyde Ehl-i kitâba benzemek mekruh değildir. Mekruh olan, mezmum (kötülenmiş) şeylerde ve benzeme kasd edilenlerde onlara benzemektir. Yemek içmekte benzemek mekruh değildir. Bazıları Fâtiha kadar okumadıkça namaz bozulmayacağını, bir takımları da bir âyet okumadıkça bozulmayacağını söylemişlerdir. Daha münâsip olan da bu kavildir. (İbni Abidin, Namazı Bozan Şeyler)

 

Sual: Fâtiha suresinde ğayril meğdubi kısmını ğayril mevdubi şeklinde okumak namazı bozar mı?

Cevap: Doğru okumaya çalışmalı. Buna rağmen böyle okumaktan kurtulamazsa, mazurdur. v diye telaffuz işitmedim. ğayn harfinin mahreci v’ye yakın bile değildir.

 

Sual: Rükû tesbihini okurken peltek zı harfi ze ile söylenirse, “Rabbim benim düşmanım” demek olduğuna göre, böyle okuyan ve doğru okumak için uğraşmayan kimsenin bu kıraati küfre sebep olmaz mı?

Cevap: Bu niyetle okuyan yoktur. Zı harfinin mahreci, ze veya zel’e yakın olduğu için, müteahhirin ulemâsına göre namaz bozulmaz. Ancak imkânı olduğu halde düzeltmeye çalışmayan bundan mes’ul olur.

 

Sual: Kur’an-ı kerim okurken, mim durağında durulmadığı zaman ne lâzım gelir?

Cevap: Mim durağı ekseriya mananın bozulmaması için konulmuştur. Arapça bilen, mananın bozulup bozulmadığını anlar. Avam anlayamaz. Mim durağında durmaya dikkat etmelidir. Sehven durulmamışsa da bir şey lazım gelmez. Zira kıraatin çeşitli vecihleri (çeşitleri) vardır.

 

Sual: Bir fıkıh kitabında “Ka’de-i ûlâda Allahümme selli dese namaz bozulur” ibaresi çerçevesinde, tashih edip salli dese namaz bozulur mu?

Cevap: Selli sin ile; salli sad iledir. Sin ile okursa ve hemen düzeltmezse bir kavle göre bozulur. Bir başka kavle göre, mahreçleri yakın olduğu için bozulmaz.

 

Sual: Nâfile namazlarda meselâ Kâfirûn suresinden sonra Kevser suresi okunabilir mi?

Cevap: Hayır, zira Kur’an-ı kerimi her zaman mushaftaki sıraya göre kıraat etmelidir. Kasten bunu terketmek mekruhtur.

 

Sual: Tek başına farzı kılan kimse, gündüz, kıraati, tesbihleri veya tehiyyatı yüksek sesle okusa, ne lâzım gelir?

Cevap: Gece namazlarında kıraati âşikâre (açık) ve gündüz namazlarında hafi (gizli) yapmanın vâcib olması, imama mahsustur. Tek başına kılana vâcib değildir. Dolayısıyla aksini yaparsa, sehv secdesi lâzım gelmez. Zâhirü’r-rivâye böyledir. Dua, senâ ve tehiyyatta açık okumak, imam da olsa, yalnız kılan da olsa sehv secdesi gerektirmez. (İbni Abidin, Namazın Vâcibleri)

 

Sual: Radyo ve CD’de okunan ezan ve Kur’an-ı kerimi dinlemek ve hürmet lâzım mıdır?

Cevap: Kur’an-ı kerim okunduğu zaman dinlemek farz-ı kifâye; ezana icabet ise sünnettir. Ancak radyo, CD gibi mekanik seslerden gelen ezan ve kıraati dinlemek farz veya sünnet mükellefiyeti yüklemediği halde, benzeri olduğu için hürmet lâzımdır.

 

Sual: Sarf ve nahv (Arapça gramer) öğrenmek herkese farz mıdır?

Cevap: Farz-ı kifâyedir. Din ilmiyle meşgul olana farzdır. Avama, ancak Kur’an-ı kerimde okuduğu surelerin manasını bilecek kadar Arabî öğrenmek müstehabdır. Çünki en sevablı okuma, böyle okumaktır.

 

Sual: Namaza sonradan başlayıp, hastalık veya yaşlılık sebebiyle, namaz için asgari gerekli sure ve duaları dahi ezberleyemeyen kişi ne yapar?

Cevap: Elinden geldiği kadar yapar. “Elhamdülillahi rabbilâlemîn” âyeti, kıraat farzı için yeter. Bunu okur. Bunu dq okuyamıyorsa, okunacak zaman kadar susarak durur.

 

Sual: Mesela errahmânirrahim âyetini tam tersi okusa, sonra ters okuduğunu anlasa, doğrusunu okusa, sehiv secdesi yapması gerekir mi?

Cevap: Hayır. Kıraat hataları, eğer namazı bozmuyorsa, sehv secdesini de icap ettirmez.

 

Sual: Namazı bilen, ama sureleri unutmuş yaşlı biri ne yapar?

Cevap: Farz olan kıraate yetecek kadar okur.

 

Sual: Farz yada nafilelerde 1. ve 2 . rek’atta aynı âyet sayısı okumak caiz midir?

Cevap: Caizdir. Ama farzlarda müstehap olan, 2.rek’atte, 1.rek’attekinin yarısı kadar okumaktır.

 

Sual: Mâ câe ehumü’l-beyyinât  âyetini, Mâ câe ümmühü’l-beyyinât olarak okumak namazı bozar mı?  (Âli İmrân: 105)

Cevap: Bozmaz. Zira bu kelime Kur’an-ı kerimde vardır. Manaya da esaslı tesir etmemektedir.

 

Sual: Farz ve sünnet namazların ikinci rek’atini, birinci rek’atinden uzun tutmak mekruh mudur?

Cevap: Farzda üç âyet okuyacak kadar uzatmak evet; sünnet namazlarda esah kavle göre hayır. İmam Muhammed’e göre nafilelerde de böyledir. Ancak o nafile namazda okunacak sureler hakkında bir hadis varid olmuşsa, ikinci rekatın uzun olması mekruh olmaz. (Nimet-i İslâm)

 

Sual: Kur’an-ı kerimde 114 sureden sadece 9. sure olan Tevbe suresine besmele ile başlanmıyor. Bunun sebebi nedir?

Cevap: Âlimlere göre bu sure, Enfâl suresinin devamı mahiyetindedir. Neml suresinde geçen besmele, hükmen bunun besmelesi sayılır.

 

Sual: Mısırlı Hafız Abdüssamed’i dinlemekte teganni cihetinden bir beis var mıdır?

Cevap: Yoktur. Ancak Abdüssamed, kıraati ilim ehli tarafından makbul tutulmuyor. Halil Husarî makbul ve muteberdir.

 

Sual: Namazlarda Fâtiha’dan sonra muayyen sure veya âyetleri tahsis ederek hep bunları okumak caiz midir?

Cevap: Nimet-i İslâm’da Namazın mekruhları kısmında, namazda bir sûre tayin ederek diğerlerini okumamanın mekruh olduğu yazılıdır. Her rek’atte vâcib olan Fâtiha okumak; ayrıca vitir namazında hep okunması sünnet olduğu bildirilen sûrelerin okunması bundan müstesnadır. Fetâvâ-i Hindiyye’de diyor ki: “Namazlara, muayyen sûre veya âyetler tahsis ederek, o namazlarda, sadece o sûre veya âyetleri okumak mekruhtur. Tahâvî ve İsticâbî der ki: Bunun mekruh olması, böyle yapan kimsenin yaptığı şeyi vâcib görüp, başka sûre veya âyetleri okumanın caiz olmayacağını zannetmesi veya başkalarını okumayı mekruh görmesi hâlindedir. Böyle olmayıp, bu sûre veya âyetleri, kendisine kolay geldiği için veya teberrüken, yani, Peygamber aleyhisselâm efendimiz onları okumuş olduğu için okursa, bunda bir kerâhat yoktur. Yine de zaman zaman, câhil kimseler, başkalarının okunmasının câiz olmayacağını sanmasınlar diye, başka âyet veya sûreleri de okumak şarttır.” Tergibü’s-Salât’ta, Mebsût’tan alarak diyor ki: “Namazda zamm-ı sûre olarak, muayyen bir sûreyi okumak, ondan başka bir sûre okumamak mekruhtur.”

 

Sual: Şâfiî ve Mâlikî mezhebinde fâtiha-i şerifenin kıraati farz olduğuna göre, unutarak bir âyetini okumazsa ne lâzım gelir?

Cevap: Fâtiha okumadığını, rükûdan evvel hatırlarsa okur. Hatırlamazsa selâmdan evvel secde-i sehiv yapar; ihtiyaten vakit içinde iade eder. Fâtiha’yı unutmak kolay olabilecek bir şey değildir. Farz olan, Fâtiha’nın en az yarısını okumaktır.

 

Sual: Namazda kıraati tesirli kılmak için, bir kaç âyet geri gidip devam etmek veya âyet tekrarı yapılabilir mi?

Cevap: Tefekkür için olur.

 

Sual: Kur’an-ı Kerim’de ince harfleri ü, kalın harfleri u okumamızda mahzur var mıdır?

Cevap: Damme (ötre) harekesi, u ile ü arasında okunur. Arapça’da, Türkçe gibi u veya ü harfi yoktur.

 

Sual: Abdullah bin Mes’ud’un, Felâk ve Nas surelerini Kur’an’dan saymadığı iddiası doğru mudur? Şimdi bir âyeti inkâr küfr olduğuna göre, İbni Mes’ud’un bu tavrını nasıl anlamak gerekir?

Cevap: Bu mesele, Kur’an-ı kerimin mushaf haline getirilişi sırasındaki ihtilaflara dairdir. Kat’i icmâyı inkâr küfrdür. İbni Mes’ud’un bu kanaatte olduğu rivayeti doğru ise, icmâdan evveldir. Kaldı ki bu rivayetin sıhhati şüphelidir. Senedinde zayıflık vardır. Kat’i icma dururken, böyle rivayetlere itibar edilemez. İbni Mes’ud sahabi ve büyük bir müctehiddir. Kur’an-ı kerimi en iyi bilen sahâbîlerden olduğu hadîs-i şerifle sabittir. Vahy-i ilahîye şâhid olmuştur. İlk Müslümanlardandır. İcma’ya muhalefeti tasavvur olunamaz. Böyle bir şey vârid olsaydı, diğer sahâbîler itiraz etmez miydi? İmam Bakıllânî, el-İntisar kitabında bunları uzun anlatıyor ve bu iddiayı reddediyor. Kevserî der ki, İbni Mes’ud’un mushafında, unutulması mümkün olmayan Fatiha ve Muavvizeyen sureleri yazılmamıştı. Bu, onları Kur’an’dan saymadığını göstermez. Yine Kevseri, İbni Mes’ud’a atf olunan şaz kıraatlerin ona ait olmayıp İbni Mes’ud’dan tefsir sadedinde rivayet edilen sözler olduğunu beyan eder. Mesela İbni Mes’ud, bir mushafta yanlış yazılmış Muavvizeteyn görüp de, “Bunlar Kur’an’dan değildir; bunları silin” demiş olsa, bu rivayet, dolaşa dolaşa bu şekilde intikal etmiş olabilir. ‘ büyük kıraat imamından âsım, Hamza ve Kisâî’nin silsilesi İbni Mes’ud’a uzanır. Hiçbirinde Fâtiha ve Muavvizeteyn eksik değildir. Sahih olan, bunların kıraatinde Muavvizeteyn ve Fâtiha sureleri mevcud; kunut duaları ise mevcud değildir. Şu halde İbni Mes’ud’un kavli de bundan başkası olamaz. Sitemde mushafın hikâyesi anlatılıyor.

 

Sual: Kur’an-ı kerim okununca susup dinlemek lâzım geldiğine göre, mukabele okumak mahzurlu değil midir?

Cevap: Ramazanda ve her zaman mukabele okumak, ani bir kimse Kur’an-ı kerimi sesli okuyup, başkalarının dinlemesi veya hem dinleyip hem tekrar etmesi câiz ve sevaptır. Bu, Cebrâil aleyhisselâmın, her sene gelerek,  o zamana kadar nâzil olmuş âyet-i kerimeleri okuması ve Resulullah aleyhisselâmın da tekrar etmesine dayanır. ‘Kur’an-ı kerim okununca susup dinleyin’ meâlindeki âyet-i kemire, cemaatle namazda kıraat edildiği zaman susup dinlemek gerektiğine delâlet eder. Namaz dışında da böyledir. Mukabelede dinleyen de tekrar ettiği için, buradaki susmak, okunanın dışında bir şey söylemeye mahmuldür. Mukabelede tekrar etmeyip dinlese, dinleme; gözü ile takip etse, gözüyle takip etme sevabı alır; ama hatim etmiş olmaz. (Hindiyye)

 

Sual: Yaşlı bir imama uyduğumuzda imam öğle namazında gayri ihtiyarî fatihayı biraz sesli okuyor, biz de farkında olmadan âmin diyoruz, namaz sahih olur mu?

Cevap: Hayır. Ma’zurdur. Birkaç kişinin duyması zaten cehrî kıraat sayılmaz.

 

Sual: Kuteybe bin Müslim’in, Asya’da Türkleri Müslüman yapmaya çalışırken, namazda Kur’an-ı kerimin fârisî okuyabileceklerini cahil halka söylediğini okudum. Hadise gerçek midir?

Cevap: Meşhurdur. Kuteybe âlim değildir; sözü de sened olmaz. Belki sizin de işaret ettiğiniz gibi, zaruret fetvası bildirmiştir. Kıraate yetecek âyetleri öğrenene kadar okumak hakkındadır. Şâz bir fetvadır. Buna da lüzum yoktur. Zira yeni Müslüman olan bir kimse Elhamdü lillahi rabbilâlemîn âyetini ezberleyebilir. Bunu namazda okusa, farz yerine gelir. Fatiha ve iki de kısa sure ezberleyene kadar bunu okur. Bunu da okuyamıyorsa, bir müddet okumadan ayakta durur.

 

Sual: Farz namazda ilk rek’atta okuduğu zammı surenin aynısını unutarak ikinci rek’atte de okusa sehiv secdesi lazım gelir mi?

Cevap: Hayır. Kıraat hataları sehv secdesi icab ettirmez.

 

Sual: Namaz kılarken yahud Kur’an okurken dudağın oynaması lazım gelir mi, yoksa dudak kıpırdamadan da içten okunabilir mi?

Cevap: Dudak kıpırdamalıdır ki okuma (kıraat, tilavet) denebilsin.

 

Sual: Dört rek’atlı farz namazlarda, 3 veya 4. rek’atta fâtihadan sonra unutup bir sûre okurken farkına varıp yarıda kesilse veya bitirilse sehiv secdesi lâzım mıdır?

Cevap: Farz namazların 3 ve 4. rek’atlerinde zammı sure okumanın mahzuru yoktur. Secde-i sehv lâzım gelmez.

 

Sual: İmam namaz kıldırırken iyyâke na’büdü ve iyyâke nesteîn demesi gerekirken, aradaki ve’yi farkına varmadan okumasa ne lâzım gelir?

Cevap: Kıraat hatası secde-i sehv gerektirmez. Bu hata namazı bozmadığı için, iade de lâzım olmaz.

 

Sual: Kıraatteyken “hased, ehad” yerine yanlışlıkla “haset, ehat” demek namazı bozar mı?

Cevap: Mahreçleri yakın olduğu için bozmaz ise de, düzeltmeye çalışmalıdır.

 

Sual: Tecvid kâideleri Kur’an-ı kerim kıraatine mi mahsustur? Yoksa ezan ve dualarda da tecvide riayet lazım mıdır?

Cevap: Karabaş tecvidinin başında tecvidin Kur’an-ı kerim kıraatine mahsus olduğunu beyan ediyor. Hadis-i şeriflerin ve dua ile Arabî ibarelere de şâmil olduğunu söyleyenler varsa da, sahih olan Kur’an-ı kerim kıraatine mahsus olduğudur. Nitekim Kur’an-ı kerimi tertil üzere okuyunuz emr-i şerifi, tecvid ile okunmasına hamlolunmuştur.

 

Sual: Akşam, yatsı ve sabah farz namazlarını cemaatle kılarken sesli okunmasının, gündüz farz namazlarının ise sessiz okunmasının sebebi nedir?

Cevap: Asr-ı saadette Mekke’de namaz farz olmuştu. Müşriklerden saklanma ihtiyacından dolayı, gündüz namazları hafi (sessiz); ama sokaklardan el ayak çekildiği gece namazları cehri (sesli) okunmuştur.

 

Sual: Yaşlı babamın kıraatinde bazı hatalar vardır. İkaz etmekten ictinab ediyorum. Ne yapmalıyım?

Cevap: Müdahale etmeyin. Bazı kıraat hataları kurtarır. Kurtarmayanları da düzeltemiyor demektir. Allah affeder.

 

Sual: Âdetliyken korunmak niyetiyle âyetülkürsî, felak ve nas okumak haram mıdır?

Cevap: Âdetliyken ezberden bile olsa Kur’an-ı kerim okumak caiz değildir. Ancak Rabbenağfirli… gibi dua ayetlerini dua niyetiyle okumak caizdir. Bahsettiğiniz sureleri ve âyeti okumak caiz değildir. Eskiden bilmeyip okumuşsa, bu imanına zarar vermez; öğrenmediği için tövbe eder.

 

Sual: Namazda amentü okunabilir mi?

Cevap: Hayır.

 

Sual: Fâtihada müstekim kelimesinde kaf’ı kef veya gayn okumak namazı bozar mı?

Cevap: Mahrec yakın olduğundan bozmaz.

 

Sual: Bir harfi şeddeli okumak ve kısa okunanları uzatarak medli okumak caiz midir?

Cevap: Hepsi i’rab hatasıdır; namazı bozmaz.

 

Sual: İmamın namazda kıraat ederken başını sallamasının zararı var mı?

Cevap: Zararı yoktur. Harfleri doğru çıkarabilmenin derdiyle kendinden geçiyor olsa gerektir. Kur’an-ı kerimi düzgün ve tekellüfsüz okumalıdır. Tecvide uygun okuma endişesi, bazen huşuyu kaybettirir. Tecvid, bir meleke halini almalıdır.

 

Sual: Namazda maun suresi okurken, sehven “ellezine hum an salatihim sahun” ayetini atlasa ne lazım gelir?

Cevap: Zararı yoktur, vâcib olan kıraat kâfidir, namaz tamamdır. Sehv secdesi lâzım gelmez.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında Allahü ekbaaar deyince namaza başlanmış olmaz yazıyor. Buradaki irab hatası değil midir?

Cevap: Evet. İrab hatası kasıtlı olmazsa müteahhirin âlimlerine göre namazı bozmaz.

 

Sual: Bilmeyerek namazda Kul huvallâhu ehad yerine Kul huallâhu ehad demek namazı bozar mı?

Cevap: Vav’ı atlasa da kurtarır, çünki mana değişmez. Çünki hüve durulduğunda hu okunur. Kıraat hatalarında sehiv secdesi yapılmaz.

 

Sual: Cami imamlarının kıraatleri hoşuma gitmiyor. Bu sebeple camiye gidesim gelmiyor. Ne tavsiye edersiniz?

Cevap: Kıraati güzel olan da vardır, olmayan da var. Cami, kıraat dinleme yeri değil; cemaatle namaz kılma yeridir. Her vakit için camiye gitmelidir.

 

Sual: Sünnet namazların 3 ve 4. rek’atlarında sure sırasına riayet ediliyor mu?

Cevap: Her 2 rek’at müstakil namaz sayılır. Mesela 1 ve 2.de Felâk ve Nas okunsa, 3 ve 4.de Kevser ve İhlas okunabilir.

 

Sual: Kaza namazı kılarken kısa olsun diye hep felak-nas okumak caiz midir?

Cevap: Caizdir. Fakat aynı namaza hep aynı kıraati tahsis etmemelidir.

 

Sual: Bir kadın hayızlı iken içinden, yani zihninden ezberini tekrar edebilir mi?

Cevap: Hayızlı iken kıraat veya mushafa dokunmak caiz değildir. Bahsettiğiniz, kıraat değildir.

 

Sual: Bir kimse namazda euzü çekerken takılsa, fatihayı geciktirdiği için secde-i sehv lazım gelir mi?

Cevap: Kıraat hatası sebebiyle secde-i sehv lazım gelmez.

 

Sual: Yatarken okunması tavsiye edilen Felak-Nas-İhlas surelerinin başında her biri için besmele çekmek gerekir mi?

Cevap: Evet.

 

Sual: 1. rek’atte Kevser okuyan, 2. rek’atte Nas suresine başlasa, mekruh olmaması için bu surenin ilk 5 ayetini okuyup son âyeti okumayı terk etse caiz olur mu?
Cevap: Olur ise de tam okumalıdır. Önceki suredeki ayet sayısının üç fazlasını okumak mekruh ise de, bu kasten yapıldığı zamandır.
Sual: Namazda yutkunurken ağız şapırdasa namaza zararı olur mu?
Cevap: Hayır. Hece şeklinde bir ses çıkarmadıkça namaza zararı yoktur.
Sual: Fatiha suresinde maliki yevmiddin yerine mağliki yevmiddin, yani elif den sonra gayn varmış gibi okumak namazı bozar mıdır?
Cevap: Elif ile gayn mahrecleri yakındır. Uğraşıp da doğru okuyamıyorsa, bozmaz.
Sual: İmam ilk rek’atte felak suresini okursa, ikinci rek’atte ihlas suresine başlayıp, hemen nas suresine dönse secde i sehv gerekir mi?
Cevap: Hayır.

 

Kıraat Dersleri Videolarını Seyretmek İçin Tıklayınız.

Benzer Suallerin Cevapları İçin Tıklayınız.

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler

Comments are closed.