Sual: Oruç kazası ve kefareti nedir?

Cevap: Oruç kazası, arka arkaya olduğu gibi, ayrı ayrı günlerde de, 1 gün için, 1 gün oruç tutmaktır. Aralıklı tutarken, araya başka Ramazan gelirse, önce Ramazanı tutar. İhtiyar olup ölünceye kadar Ramazan orucunu veya kazaya kalmış oruçlarını tutamayacak kimse ve iyi olmasından ümit kesilen hasta, gizli yemelidir. Zengin ise, her gün için 1 fıtra, yani 520 dirhem [1750 gram] buğday veya un veya kıymeti kadar altın veya gümüş para, bir veya birkaç fakire verir. Ramazanın başında veya sonunda toptan hepsi bir fakire de verilebilir. Fidye verdikten sonra kuvvetlenirse, Ramazan oruçlarını ve kaza oruçlarını tutar. Fidye vermeden ölürse, iskat yapılması için vasiyet eder. Fakir ise, fidye vermez. Dua eder. Böyle ihtiyar ve hasta, sıcak veya soğuk mevsimde tutamıyorsa, uygun gelen mevsimde kaza eder. Oruç tutunca, namazı ayakta kılamayan kimse, oruç tutar ve namazı oturarak kılar. Ramazan günü, orucu bozarsa, çocuk bâliğ olursa, kâfir müslüman olursa, misafir (seferî) şehrine gelirse, kadın temiz olursa, akşama kadar oruçlu gibi, sakınmaları lazımdır. Misafir ve kadın, o günü, sonra kaza eder.

Oruç kefareti için, ard arda 60 gün oruç tutulur. 60 gün sonra, tutmadığı her gün için, birer gün daha tutar.

Birkaç Ramazanda kefaretleri olan veya bir Ramazanda, 2 gün kefareti olan kimse, birinci kefareti yapmamış ise, ikisi için yalnız bir kefaret yapar. Birinci kefareti yapmış ise, ikinci kefareti de, ayrıca yapar.

Kefaret orucu, hastalık, yolculuk gibi bir özür ile veya bayram günlerine rastlamak sebebi ile bozulursa veya Ramazana rastlarsa, yeniden 60 gün tutmak lazım olur. Bayram günlerinde bozmazsa, yine yeniden başlaması lazım olur. Kadın, hayız ve nifas sebebi ile bozunca, yeniden başlamaz. Temizlenince geri kalan günleri tutarak, 60’ı tamamlar. Fakat, yemin kefareti olan üç gün art arda tutulacak orucu bu sebeple bozan kadının da, üç günü, yeniden tutması lazım olur. Kefaret orucuna, Ramazana ve bayramlara rastlamayacak şekilde başlamalıdır. Receb’in birinci günü kefaret orucuna başlayıp, Şaban’ın sonunda, 60 günü tamam olmasa üç günlük yola gitmeyi niyet ederek vatanından çıkar. Ramazanın birinci günü, kefaret orucuna niyet eder [Eşbah]. Çünkü, misafire Ramazan orucunun edası farz değildir. Kaza etmesi caizdir.

Devamlı hasta veya çok yaşlı olup, 60 gün kefaret orucunu tutamaz ise, 60 fakire bir gün taam ibâhâ eder. Yani doyurur. Aç olan 60 fakiri, 1 günde 2 kere doyurmak lazımdır. Hepsinin aynı günde yemeleri şart değildir. Bir fakiri her gün 2 defa doyurmak üzere 60 gün veya her gün 1 defa doyurmak üzere 120 gün yedirmek de olur. Yahut, 60 fakirin her birine, yarım sa’ [1750 gram] buğday veya un veya 1 sa’ arpa, kuru üzüm, hurma temlik eder. Bunların kıymeti kadar ekmek, başka mal veya altın, gümüş vermek veya bunları bir fakire 60 gün devamlı vermek de caiz olur. İbâhâ, yani, kendisini doyurması için fakire Fülus [kağıt para] da verileceği (Bedâyî)da yazılıdır. 60 günlüğü, bir fakire, bir günde toplu verse, bir günlük vermiş olur. 60 fakiri sabah, 60 başka fakiri de akşam doyurursa, sabah doyurduklarını akşam veya akşam doyurduklarını sabah, bir daha doyurmalıdır. Yahut, bunlardan 60’ının her birine, Sadaka-i fıtır miktarı mal temlik eder. İki kefaret için, 60 fakirin her birine, 2 kat [1 sa’] buğday verirse, bir kefaret ödenmiş olur. Oruç tutabileninin,  fakirleri doyurması caiz değildir. Fakir olan hasta ve ihtiyar, zengin olunca doyurur. Kefaret yaparken niyet etmek lazımdır.

Özrü olan kimseler, oruç tutamadıkları günler, gizli yemelidirler. Ramazan-ı şerifte umûmî yerlerde, müslümanların karşısında, oruç yiyenlerin ve oruç tutanları aldatarak, oruç tutturmayanların imanı gider. Ramazan günlerinde lokanta, aşhane, gazino, büfe gibi yeme içme yerlerini işletmek günahtır. Bunların, oruç yiyenlerden kazandıkları, helal ise de habistir, zararlıdır. Buraları iftardan sonra açmalıdır.

Kaynak: Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye

 

Benzer Suallerin Cevaplarını Okumak İçin Tıklayınız

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler