FATİHA SURESİ

Rahmân ve Rahim olan Allah’ın ismi ile.
Hamd, âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahim ve din günü (kıyamet günü)nün sâhibi olan Allaha mahsustur. Yalnız sana ibâdet eder, yalnız senden yardım isteriz. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet. Gazaba uğrayanlarınkine, sapıklarınkine değil.

FİL SURESİ

Rahmân ve Rahim olan Allah’ın ismi ile.
(Ey Resûlüm!). Rabbinin, fiil sahiplerine neler ettiğini görmedin mi? O, bunların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı? O, bunların üzerine bölük bölük kuş(lar) gönderdi. Ki bunlar onlara (fiil sahiplerine) pişkin tuğladan (yapılmış) taş(lar) atıyordu. Derken (Allah) onları yenik ekin yaprağı gibi yapıverdi.

FİL VAK’ÂSÎ: Habeş hükümdarı Necaşi’nin, Yemen valisi olan “Ebrehe” isminde bir adamı vardı. Ebrehe insanları Mekke-i Mükerremedeki Kâbeyi ziyaretinden vazgeçirmek için Sana şehrinde büyük ve süslü bir kilise yaptırdı. Fakat maksadı hâsıl olmayıp, Kâbeyi ziyaret edenler o kiliseyi ziyarete gelmediler. Ayrıca Fukaym kabilesinden Nüfeyl adlı bir genç, gece gizlice getirdiği pislikleri ile kilisenin her tarafını kirletti. Bunu bahane eden Ebrehe büyük bir ordu hazırlayarak Mekke üzerine yürüdü. Ordusunun önünde Necaşi’den getirdiği büyük bir fiil vardı. Fili ordunun önünde yürütmekle ordusunun gâlip geleceğini sanıyordu.

Böylece ordu Mekke üzerine yürüdü. Şehre gireceği zaman fiil yere çöktü ve bir daha ileri gitmedi. Bütün uğraşmalar onu Mekke istikâmetine götüremedi. Başka yönlere ise koşa koşa gidiyordu. Tam bu sıralarda Allahü teâlâ Ebabil denilen kuşları gönderdi. Ağızlarında ve ayaklarında taşıdıkları taşları Ebrehenin ordusu üzerine attılar. Âyet-i kerimede de belirtildiği gibi, ordu “yenilmiş ekin yaprağı” gibi oldu.

Bu hadisenin vuku bulduğu seneye Araplar “Fiil senesi” derlerdi. Bu vak’adan 50-55 gün sonra Peygamber Efendimiz “sallallâhü aleyhi ve sellem” dünyaya teşrif buyurdu.

KUREYŞ SURESİ
Rahmân ve Rahim olan Allah’ın ismi ile.
Kureyşi emniyet ve selamete, kış ve yaz onları (Kureyşlileri) gidiş ve gelişlerde rahatlığa kavuşturduğundan dolayı (hiç olmazsa) şu Beytin (Kabenin) Rabbine ibâdet etsinler. O, (Allah ki) onları açlıktan (kurtarıp) doyuran, kendilerine korkudan eminlik veren(dir.)

MAUN SURESİ
Rahmân ve Rahim olan Allah’ın ismi ile.
Dini (Müslümanlığı) yalan sayanı gördün mü? İşte yetimi şiddetle iten, yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur. İşte (bu vasflarla beraber) namaz kılan (münâfık)ların vay haline ki onlar namazlarından gafildirler. Onlar riyakarların ta kendileridir. Onlar, zekatı da men’ ederler.

KEVSER SURESİ
Rahmân ve Rahim olan Allah’ın ismi ile.
(Habîbim!) Hakikat, biz sana, Kevseri verdik. O hâlde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Doğrusu sana (nesli kesik deyip) dil uzatandır, hayrsız nesli kesik.

İZAH: Bu mübarek sûre, Peygamberimizin “sallallâhü aleyhi ve sellem” nail olduğu nimetleri ve Onun iki kudsi vazifesini bildirmektedir. Âyet-i kerimedeki “Kevser” lafzı için İslam âlimleri çeşitli mânâlar vermişlerdir. Cumhur ulemaya göre:

a) Cennette bir ırmaktır veya bir havuzdur ki suyu baldan tatlı, sütten daha ziyâde beyaz ve kardan daha soğuktur.

b) Kurân-ı Azimdir ki: O dünyevi ve uhrevi hayrları toplıyan bir kitaptır.

c) Resûl-i Ekremin “sallallâhü aleyhi ve sellem” haiz olduğu şeref-i nübüvvettir.

d) Gökte ve yerde Resûlullah “sallallâhü aleyhi ve sellem” için çok zikir ve senadır.

e) Resûlullahın evlat ve etbaıdır.

f) Resûlullahın Ashâb ve ulema-yı ümmetidir.

Peygamberimizin “sallallâhü aleyhi ve sellem” oğlu Kasım vefât edince, As bin Vail, Muhammedin “aleyhisselâm” artık nesli kesildi, kendisini yad ettirecek evladı kalmadı, dedi. Bunu diğer müşrikler de söylemişlerdir. Onlar, müslümanlara bir şiddet, darlık arız olunca bununla sevinip, ferahlıyorlardı. İşte bu sûre-i celile o kâfirlerin batıl düşüncelerini rettetti. Pek kısa bir sûre olmasına rağmen birçok hakikatlere işaret etmektedir.

KAFİRUN SURESİ

Rahmân ve Rahim olan Allah’ın ismi ile.
Ya Habîbim! Onlara de: Ey kâfirler ben sizin tapmakta olduklarınıza (putlarınıza) tapmam. Benim ibâdet edeceğime de (Allahü teâlâya) siz kulluk ediciler değilsiniz. Ben sizin taptıklarınıza (hiçbir zaman) tapmış değilim. Siz de benim kulluk etmekte olduğuma (hiçbir vakit) kulluk ediciler değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim bana.

NASR SURESİ
Rahmân ve Rahim olan Allah’ın ismi ile.
Allah’ın nusrati ve feth gelince, sen de insanların fevc fevc Allah’ın dinine (müslümanlığa) gireceklerini görünce, hemen Rabbini, hamd ile tesbîh et. Onun affetmesini iste. Şüphesiz ki O, tövbeleri çok kabul edendir.

TEBBET SURESİ
Rahmân ve Rahim olan Allah’ın ismi ile.
Ebû Lehebin iki eli kurusun. (Kendisi de) kurudu (helak oldu ya). Ona ne malı (Babasından miras kalan malı), ne kazandığı fayda vermedi. O, alevli bir ateşe girecek, karısı da odun hamalı olarak. Boynunda bükülmüş bir ip de olduğu hâlde.

İZAHI: Bu sûre-i celile Resûl-i Ekreme “sallallâhü aleyhi ve sellem” eza ve cefada bulunmuş olan Ebû Leheb ve zevcesinin helak olarak, şiddetli bir azâba düşeceklerini haber veriyor. Peygamber aleyhisselâm; “akrabanı korkut” emr-i ilâhîsini alınca, Safa tepesine çıkmış, yakınlarını çağırarak, onları İslam dinine davet etmişti. Ebû Leheb burada Peygamberimizin söylediklerine karşı çıkmış ve Ona hakaret ederek oradan ayrılmış ve oradakilere mâni olmuştu. Ebû Lehebin karısı da Resûl aleyhisselâmın yürüyeceği yollara geceleyin dikenli ağaçlar, otlar yüklenerek getirir, dökerdi. Ayrıca Peygamberimizin “sallallâhü aleyhi ve sellem” ardından koğuculuk yapardı.

Ebû Leheb, Hicretin ikinci senesinde Bedr gazvesindeki İslam mücahitlerinin muvaffakiyetlerine dayanamayarak, yedi gün sonra öldü. Vücudu delik deşik olup çocukları bile yanına yaklaşamadı. Ancak üç gün sonra defnedilebildi. Bilahare zevcesi de ölüp lâyık olduğu cezaya kavuştu.

İHLAS SURESİ

Rahmân ve Rahim olan Allah’ın ismi ile.
Ya Muhammed “sallallâhü aleyhi ve sellem”! De ki; O, Allah birdir, Sameddir. O, doğurmamıştır, doğurulmamıştır. Hiçbir şey Onun dengi (ve benzeri) değildir.

FELAK SURESİ

Rahmân ve Rahim olan Allah’ın ismi ile.
(Ya Muhammed! “aleyhisselâm”) Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöküp bastığı zaman gecenin şerrinden, düğümlere (Büyücülerin ipliklere bağladıkları düğümlere) üfüren (nefes)lerin (Büyücü ve üfürükçülerin) şerrinden ve hased edenin, hased(ini belli) ettiği zaman, şerrinden, sabahın Rabbine sığınırım de.

NAS SURESİ

Rahmân ve Rahim olan Allah’ın ismi ile.
(Ya Muhammed! “aleyhisselâm”). İnsanların Rabbine, insanların melikine, insanların mâbuduna, insanların göğüslerine dâima vesvese veren, gerek cinden, gerek insandan (olsun), o sinsi şeytanın şerrinden, sığınırım de.

AYETEL KÜRSÜ
Rahmân ve Rahim olan Allah’ın ismi ile.
Allah, kendinden başka hiçbir ilah yoktur. (O), Hay ve Kayumdur. Onu ne bir uyuklama, ne de bir uyku tutabilir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Onundur. Onun izini olmadan, nezdinde kim şefaat edebilir? O (yarattıklarının) önlerindeki ve arkalarındaki gizli ve aşikar her şeyi bilir. Onun ilminden, yalnız kendisinin dilediğinden başka hiçbir şey kavrayamazlar. (Mahlukatı). Onun kürsüsü gökler ve yeri kaplamıştır. Bunların (yerin ve göğün) koruyuculuğu Ona ağır da gelmez. O, çok yüce, çok büyüktür.
Namaz Dualarının Mealleri

SÜBHÂNEKE
Ey Allah’ım! Seni noksanlıklardan tenzîh eder. Bütün kemâl sıfatlarıyla tavsif ederim. Sana hamd ederim. Senin ismin yücedir. (Ve senin şanın her şeyin üstündedir). Senden başka ilah yoktur.

ETTEHİYYATÜ
Her türlü hürmet, salavât ve bütün iyilikler Allaha mahsustur. Ey Nebî! Allah’ın selam, rahmet ve bereketi senin üzerine olsun. Selam, bizim ve Allah’ın sâlih kullarının üzerine olsun. Şahadet ederim ki Allah birdir ve yine şahadet ederim ki Muhammed (aleyhisselâm) Onun kulu ve resûlüdür.

ALLAHÜMME SALLİ
Ey Allah’ım! İbrahime “aleyhisselâm” ve Âline rahmet ettiğin gibi, (Efendimiz) Muhammede “aleyhisselâm” ve Âline de rahmet eyle. Muhakkak sen hamid ve mecidsin.

ALLAHÜMME BARİK
Ey Allah’ım! İbrahime “aleyhisselâm” ve Âline bereketler ihsan ettiğin gibi, (Efendimiz) Muhammede “aleyhisselâm” ve Âline de bereketler ihsan eyle. Muhakkak sen hamid ve mecidsin.

RABBENA ATİNA
Ya Rabbi! Dünyada ve ahirette bize iyilikler ver ve bizi narın (ateşin) azabından koru. Ey merhametlilerin en merhametlisi, senin rahmetinle…

KUNUT DUÂSI
Ey Allah’ım! Biz senden yardım dileriz. Sana istiğfar ederiz. Senden hidayet isteriz. Sana îman ederiz. Sana tövbe ve sana tevekkül ederiz. Bütün hayrlarla seni överiz. Sana (nimetlerine) şükreder, küfüran-ı nimet etmeyiz. Sana karşı fısk ve fücur edeni atar ve terkederiz.

Ey Allah’ım! Ancak sana ibâdet eder, namaz kılar, secde eder, sana koşar ve iltica ederiz. Rahmetini reca (ümit) eyler ve azabından korkarız. Çünkü senin azâbın gerçeği örten kâfirlere mutlaka ulaşır.

Benzer Yazıları Okumak İçin Tıklayınız

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler