Sual: Abdesti bozan şeyler nelerdir?

Cevap: Halebi kitabında diyor ki (Hanefi mezhebinde 7 şey, abdesti bozar:

1) Önden ve arkadan çıkan şeyler, mesela yellenmek, abdesti bozar. Yalnız, erkeğin ve kadının önünden çıkan yel, abdesti bozmaz. Bu, az kimsede olur. Ağızdan, kulaktan ve derideki yaradan çıkan kurtlar, bozmaz. İhtikan, yani lavman aletinin ucu ve insan parmağı, arkadan sokup çıkarılınca, etrafı yaş ise bozar. Kuru ise, yine abdesti tazelemek iyi olur. Bir parçası sokulup, bir parçası dışarda kalan her şey de, böyledir. Bir şeyin hepsi girip çıkarsa, abdesti de, orucu da bozar. Basur memesi çıkan, eli ile veya bez gibi bir şey ile sokarsa, abdesti bozulur.

Erkek, idrar yoluna yağ sokup, sonra dışarı akarsa, İmâm-ı Âzam’a göre bozulmaz. Kadın, vajinal lavaj yapınca, çıkan sıvı, abdesti bozar.

Erkek, idrar kaçırmamak için, idrar yoluna nebati pamuk koyması câizdir. Sızdığında vesvese, şüphe ederse, koyması müstehab olur. Sızmaya mâni olursa, koyması vâcib olur. Suni pamuk kullanmamalıdır. Pamuğun dışarda kalan kısmı ıslanmadıkça, abdesti bozulmaz. Pamuk, kuru olarak çıkarsa, yine bozulmaz. Kadınların önlerine soktuğu, kürsüf denilen bez de böyledir. Fakat sokmayıp, aralığa koyarsa, iç tarafı ıslanınca, bozulur. Pamuğun hepsi girmişse, yaş olarak çıkınca, bozar. Arkaya sokulup, kaybolan nebati pamuk, kuru çıkınca da bozar. Bakire kızların yalnız hayız zamanında, evli ve dul olanların ise, her zaman kürsüf kullanmaları müstehaptır. İstincadan sonra, çamaşırında leke olanlar, iki kaba eti arasına uzunca pamuk koyarak, makatı örtmeli, abdest alacağı zaman pamuğa bakıp, temiz ise tekrar yerine koymalı, kirlenmiş ise, değiştirmelidir.

İdrar kaçıran, çamaşırının kirlenmemesine çok dikkat etmelidir. Kenar uzunluğu 15 cm kadar murabba [kare] şeklinde bir bezin bir köşesine 50 cm kadar ip bağlanır. İpin diğer ucu halka yapılıp, dona takılı olan çengelli iğneye geçirilir. Bez zekerin ucuna sarılır. Kenarları üzerine ipi sarılıp, ilmik yapılır. İdrar, fazla sızıyorsa, bezin içine pamuk konur. İdrar kaçırınca, yaş pamuk atılır. Beze de bulaşmış ise, ipin ucundan çekilir, ilmik açılır. Bez yerinden çıkar. İpin diğer ucu, iğneden çıkarılıp, bez yıkanıp ve kurutulup, tekrar kullanmak için saklanır. Bir bez, bağı ile birlikte aylarca kullanılabilir. İhtiyarlarda zeker küçülüp, ucuna bez sarılamıyor. Bunlar, küçük bir naylon torbaya bez koyup, zekeri ve husyeleri torbaya sokar. Ağzını bir ip ile bağlar. İdrar yapacağı zaman, ipi çözer. İçindekileri çıkarır. Bez ıslanmış ise değiştirir. Böyle temizlik yapan, prostat hastalığına yakalanmaz.

2) Ağızdan çıkan necis şeylerdir. Bunlardan kay ve katı kan, kan, safra, mideden gelen yemek, su, ağız dolusu olunca, abdesti bozarlar. Hepsi kaba necistirler. Süt emen çocuğun kustuğu şey de, kaba necistir. Balgam kusmak bozmaz. Baştan gelen sıvı kanı kusunca, tükürükten az ise bozmaz. Ağzın içi, abdestin bozulmasında, iç organ sayılır. Orucun bozulmasında, bedenin dışı sayılır. Bunun için, dişten ve ağızdaki yaradan çıkıp ağızdan dışarı çıkmayan kan abdesti bozmaz. Ağızdan dışarı çıkınca, tükürükten çoksa bozar. Baştan gelen katı kan, çok olsa dahi bozmaz. Mideden, ciğerden gelen kan sıvı ise, Şeyhayna göre “rahmetullâhi aleyhima”, az olsa dahi abdesti bozar. Kulağa damlatılan yağ, kulaktan veya burundan çıkınca bozmaz. Ağızdan çıkarsa bozar. Buruna çekilen şey, burundan, günlerce sonra da, geri gelirse bozmaz.

3) Deriden çıkan kan, cerahat, sarı su, ağrılı çıkan renksiz su, hanefide bozar. Bunların, malikide ve Şâfiîde abdesti bozmadıkları, fârisî (Menahic-ül-ibad) kitabında yazılıdır. Çiçek hastasından ve herhangi bir çıbandan, kulaktan, burundan, yaradan çıkan kan, sarı su ve elem ile ağrı ile akan renksiz su, gusül abdestinde yıkanması lazım olan yere yayılırsa bozar. Mesela, burundan gelen kan, kemikleri geçerse, kulaktan gelen, kulak deliğinden çıkarsa bozar. Çıbandaki yaradaki kanı, sarı suyu pamukla emerse bozar. Bunlardan elemsiz, ağrısız olarak çıkan, akan renksiz su bozmaz [Tahtavi]. Bir şeyi ısırınca, o şey üzerinde kan görürse, bozulmaz. Misvak, kürdan üzerinde kan görünce, ağzına bulaşmadı ise, bozulmaz. Yani oraya parmağını koyunca, parmağında kan görürse bozulur. Gözü ağrıyan kimseden, hep yaş akarsa, özür sâhibi olur. Ağrı olmadan, herhangi bir sebeple ağlamakla ve soğan, duman, gazlar tesiri ile göz yaşı akınca bozmaz. Şâfiîde ikisi de bozmaz. Kadın, çocuğunu emzirince bozmaz. Çok da olsa, terlemekle bozulmaz. Kulak, göbek, memeden ağrı, hastalık ile gelen sıvı bozar. Sülük, çok kan emerse, bozar. Sinek, sivrisinek, pire, tahta biti gibi haşereler, çok emseler de bozulmaz. Az olup yayılmayan derideki kan ve ağızda hâsıl olup ağız dolusu olmayan kan ve dışarı çıkan az kay, abdesti bozmadıkları için, necis değildirler.

4) Uyumak, 4 mezhepte de bozar. Hanefide, makatın gevşek olacağı bir hâlde, mesela yan veya sırt üstü yatarak veya dirseğine yahut bir şeye dayanıp uyumaktır. Dayandığı şey çekilince düşmezse, bozulmaz. Namazda uyumak, dizleri dikip, başını dizlerine koyarak, diz çökerek, bağdaş kurarak, teverrük ederek uyursa, bozulmaz. Teverrük, kadınların namazda oturdukları gibi oturmaktır. Bir dizini dikip, diğer uyluğu üzerine oturup uyursa bozulur. Çıplak hayvan üstünde uyursa, hayvan yokuş çıkıyor veya düz yerde gidiyorsa, bozulmaz. Palan ve eğer üzerinde uyursa hiç bozulmaz.

5) Bayılmak ve deli olmakla ve sara tutmakla bozulur. Yürürken sallanacak kadar sarhoş olmak da bozar.

6) Rükû ve secdeleri olan namazda kahkaha ile gülmek, abdesti de bozar. Çocuğun bozulmaz. Namazda tebessüm, namazı da, abdesti de bozmaz. Yanındakiler işitirse, kahkaha denir. Kendi de işitmezse, tebessüm denir. Yalnız kendi işitirse (Dahk) denir. Dahk, yalnız namazı bozar.

7) Mübaşeret-i fahişe yani çıplak olarak, (Seveteyn)i, yani çirkin yerlerini sürtünmek, erkeğin de, kadının da abdestini bozar). Kadının derisine şehvet ile dokunmak, hanefide abdesti bozmaz.

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler