Sual: Adak vekili adağı, hayvanı keserken yanlış isim söylese, adak sahih olur mu?

Cevap: Vekâlet alırken ve hayvanı alırkenki niyet mühimdir. Keserken yapılan kelime hatası mühim değildir.

 

Sual: Bir koyun kesmeyi adayan, bir sığırın yedide birine hissedar olabilir mi?

Cevap: Olamaz. Ama bir inek veya bir deve yahud bir keçi kesebilir. Yedi koyun adayan, bir inek kesebilir. Bir inek adayan, yedi koyun kesebilir. (İbn Âbidîn.)

 

Sual: Bir ilmihalde şu ifade geçiyor: “Malından bir mikdarını sadaka vermeyi adayan kimse, bu sadakayı zekât malından verir. Ticaret malı yoksa, altın veya gümüşten geçerli olanı verir. Başka mallardan veremez. Mikdar bildirmedi ise, her cins zekât malından mâlik olduklarının hepsini verir. Kâğıd ve her metal para, zekât malı değildirler. Altın ve gümüşten para olarak geçerli olanın karşılığı olarak kullanılan senedlerdir. Bunların yerine, kıymetleri kadar, altın, gümüş verilir. Evini veya belli bir malını sadaka etmeyi adayan kimse, bunu veyâ kıymeti kadar altın, gümüş sadaka verir.” Bu ifadeye göre bir kimse, her ay kazandığımın onda birini fakirlere vermeye niyet etse, bunu altın ve gümüş olarak mı vermesi gerekir? Sadaka olarak adamak ile vermeye niyet etmek ya da vermeye karar vermek aynı şey midir? Aynı yerde şu ifade de geçiyor: “Bir kişinin bir malı iki kişiye hibe etmesi câiz olmaz; ama bir malın iki fakire sadaka verilmesi câizdir. Fakire hibe edince sadaka olur.” Bu cümlelerde iki farklı izahat var. Birisinde iki kişiye hediye edilmez, ama öbüründe hibe edilir diyor. Farkı izah eder misiniz?

Cevap: Kasdedilen bütün bir maldır. Bir çuval buğday, bir kese altın, bir deste banknot iki veya üç kişiye hediye edilemez. Taksim olunup hediye edilebilir. Ama bir evi, iki kişiye hediye etmek mümkündür. Sadaka kâğıt paradan da verilebilir. Allah rızası için sadaka vermeyi adayan, zekât malından verir. Bu da altın veya gümüştür. Niyet etmek adak değildir. Adak olması için ağzından söz olarak çıkması lâzımdır.

 

Sual: Eskiden çalışırken her ay kazandıklarımın kırkta birini fakirlere vermeye niyet etmiştim. Kazandıklarımın kırkta birini hesaplayıp dağıtıyordum. Fakirlere verirken de kazandıklarımın bir kısmını vermeye niyet etmiştim diyordum. “Adadım” dediğimi hatırlamıyorum. Ama kesin emin değilim. Bunları kâğıt para olarak vermiştim. Şimdi çalışmıyorum. Geçmişte vermiş olduğum bu kâğıt paraları tekrar altın veya gümüş olarak mı vermem gerekir?

Cevap: Niyet etmekle adak olmaz. “Allah rızası için vereceğim” demek lâzımdır. Bir kimse adayıp adamadığını hatırlamıyorsa bir şey gerekmez. Adadığını hatırlıyor, ama ne adadığını hatırlamıyorsa yemin keffareti verir.

 

Sual: Birisi şu soruyu bilene cebimden ne kadar çıkarsa vereceğim dese bilenin alması caiz midir? (Mikdar mechul olduğu için) Böyle söylemek adağa girer mi? Eğer adağa giriyorsa alan kişi de zenginse bu parayı ne yapacak?

Cevap: Bu adak değildir. Va’ddir. Va’d bir sebebe bağlanınca borç olur. Mikdar görünüşte mechul olmakla beraber, bellidir.

 

Sual: Bir yazı okumuştum, Osmanlılar zamanında kazâ namazı olmayanlar, mescide girince hemen kalben “4 rek’at namaz kılmak nezrim olsun” diye niyet edermiş. Vâcib sevabı almak için, hem sünnete, hem de vâcibe niyyet edip bu vâcibi kılarmış. Borcum var, o yüzden sadaka veremiyorum. Ama bazen küçük meblağlar sadaka vermek icab ediyor. Böyle zamanlarda, ecdadımızın yaptığı gibi yapsak, meselâ “Filancaya 5 lira vermek nezrim olsun” diye kalben niyet etsek câiz olur mu?

Cevap: Nâfile ibadeti önceden adayarak vâcib sevabı almak hususunda ulema ihtilaf etmiştir. Câiz olur diyen de vardır, olmaz diyen de vardır. Ancak adak yapmak dinde makbul tutulmamıştır (İbni Abidin).

 

Sual: Bir kişinin 1000 lirası olsa, şu iş olursa bir fakire 1000 lira vereceğim diye nezretse, henüz vadesi gelmemiş borcu da olsa, nezri borcundan önce mi yerine getirecektir?

Cevap: Bu nezr sahih değildir. Zira mutlak 1000 liraya mâlik değildir. nezrin adağın) sahih olması için, o anda bunu yapabilecek mâlî kudrete sahip bulunması gerekir.

 

Sual: Bir kimse fakir olup, gücünün üzerinde bir adakta bulunsa, yerine getirmeye mecbur mudur?

Cevap: Nezr edilen, adak yapılan sadakanın mülkünden çok olmaması lâzımdır. Bu ise, adak yaptığı sırada verebileceği bir mikdardır. Meselâ bir koyun kesmeği adasa, koyun kesecek kadar parası yoksa, adak sahih olmaz. Çünki kan bölünemez. Ama 100 lira sadaka vermeyi adasa, ama 50 lirası olsa, adak yalnızca bu 50 liradan sahih olur, 100 lira vermesi gerekmez. Zira mal bölünebilir.

 

Sual: Kişi, adağının yerine para verebilir mi?

Cevap: Hayvan kesmeyi adamışsa hayır. Bunun dışındaki adaklarda, bedeli verilebilir.

 

Sual: Adanan adak yerine para verilebilir mi?

Cevap: Hayvan ise verilemez. Hayvan kesme ve köle azadı dışındaki adaklarda, bedeli verilebilir.

 

Sual: Yeni emekli olan birisi, ilk aylığını yetimler yurduna vereceğim dese, illa buraya mı vermesi gerekir?

Cevap: Usulüne uygun adak yapmışsa, herhangi fakir yetime verebilir. Oraya vermesi gerekmez.

 

Sual: Bir kadın adak kurbanı kestirse, kocasına yedirebilir mi?

Cevap: Adak etini kestiren yiyemez; ev halkı ile usul ve füruuna da yediremez.

 

Sual: Bir kimse falanca işim olursa kurban keseyim diye dili ile söylemese, ancak kalbinden kast etse, adak sayılır mı?

Cevap: Talâkta veya kıraatte olduğu gibi adakta da lisan ile en azından kendisi işitecek kadar söylemek gerekir. Zira “nezr, dilin amelidir” (İbni Abidin)

 

Sual: Bebeğim iyileşirse koyun keseceğim diye adak yapan, bunu akikaya çevirebilir mi?

Cevap: Hayır. Birincisi vâcibdir; diğeri müstehâbdır.

 

Sual: Annesinin sene-i devriyesi için mevlid okutup yemek dağıtmak isteyen kimse, bu dağıtılan yemekte adağını kullanılabilir mi?

Cevap: Adak etini zenginler yiyemez. Bu sebeple yiyenlerin hepsi fakirse olabilir. Değilse, zenginlerin yediği kadarının bedelini fakirlere vermek gerekir.

 

Sual: ‘Felan kimse benim evime gelirse bir koyun keseyim’ dese adak olur mu?

Cevap: Nezir (adak) niyetiyle söylemiş ise veya böyle niyeti olmayıp ‘Allah rızası için’ veya ‘nezrim olsun, adağım olsun’ demişse adak olur.

 

Sual: Bir talebe kendisine koyduğu mesela günlük 150 sual çözme hedefini gerçekleştirmediği takdirde adak yapsa, dinen bir mahzuru olur mu?

Cevap: Hayır, olmaz.

 

Sual: Kurban adağı için vereceğimiz vekâleti, adak diyerek mi, kurban diyerek mi vermek lazım gelir? Fark eder mi?

Cevap: Adak diye verilir. Söylerken şaşırsa bile, müvekkilin kasıt ve niyeti mühimdir.

 

Sual: Bir kimse eğer hastalığım geçerse 40 gün aralıksız oruç tutacağım diye adasa, ancak aralıksız tutamasa ne lâzım gelir?

Cevap: Aralıksız tutmak lazımdır. Ara verirse, öncekiler sayılmaz (İbni Âbidin).

 

Sual: Falanca işim olursa 1000 liralık 1 koç keseceğim diyen kimse, 600-700 liralık bir keçi yahut 500 liralık bir oğlak kesebilir mi?

Cevap: 1 yaşında veya gösterişli herhangi bir koyun veya keçi olabilir. Fiyat mühim değildir. Adarken bunu alabilecek paraya sahip olmak da şarttır.

 

Sual: Para nezrim var. Bir fakire bunu sadece vermek ile nezir borcumdan kurtulur muyum yoksa mutlaka kabul ettim demesi gerekiyor mu?

Cevap: Almak kabul etmek demektir.

 

Sual: Nezrim olan bir miktar parayı ihtiyaç sahibi bir kimsenin banka hesabına havale ettim, sonra telefon ile irtibat kurarak nezrim olan şu kadar parayı sana verdim dedim. O da kabul ettim dedi. Nezir borcu böyle üzerimden düşer mi?

Cevap: Düşer.  Söylemeye gerek yoktur hediye bile denilebilir.

 

Sual: Nezrim olan bir miktar parayı ihtiyaç sahibi bir kimsenin banka hesabına havale ettim, sonra telefon ile irtibat kurarak nezrim olan şu kadar parayı sana verdim dedim. O da kabul ettim dedi. Nezir borcu böyle üzerimden düşer mi?

Cevap: Düşer.  Söylemeye gerek yoktur; hediye bile denilebilir.

 

Sual: İmam olursam 2 kara koç keseceğim diye adak adayan, kara olmayan iki koç kesse olmaz mı?

Cevap: Koyun bile kâfidir.

 

Sual: Kör hayvan adak olarak kesilebilir mi?

Cevap: Adak hayvanında aranan şartlar, vâcib kurbanda aranan şartlar ile aynıdır. Kesilemez.

 

Sual: Koyun kesmek adağı olan bir sığırın yedi hissesinden birine girebilir mi?

Cevap: Hayır. Ama koyun yerine tam sığır kesilebilir. Ama sığır demişse koyun kesemez. Koyun demişse, keçi kesebilir.

 

Sual: Nezr niyeti olmadan ileride bir ibadeti yapacağını söylemek nezr olur mu? Mesela yarın oruç tutacağım diyen kimsenin tutması mı gerekir?

Cevap: Hayır. Adak olması için ya adağım (nezrim) olsun demesi lazım veya Allah rızası için (mesela) oruç tutacağım demiş olması lazımdır. Bahsedilen şekilde söylemek vaaddir; bir şey lâzım gelmez.

 

Sual: “Bu akşam bir Yasin-i şerif okuyayım da dedeme bağışlayayım” diyen kimse uyuyup bu sözünü unutsa ne lazım gelir?

Cevap: Bu adak değildir; vaaddir. Bir şekilde tutmamanın zararı olmaz.

 

Sual: Koyunu olmayan bir kimse koyun adarsa para ile koyun alıp kesmesi vacip olur mu?

Cevap: Koyunu olup olmaması mühim değildir. Adak yaptığı esnada koyun alacak parası varsa, adağı yerine geldiği zaman koyun alıp kesecektir.

 

Sual: 40 gün boyunca teheccüd namazı kılmayı adayan biri rek’at sayısı belirtmemiş ise günlük en az kaç rek’at kılması gerekir?

Cevap: Teheccüdün asgarisi olarak 2 rek’at kılar.

 

Sual: Bir kimse geceden yarın nafile oruç tutacağım diye niyet etse; fakat sahura kalkamasa; ertesi gün de niyetini değiştirse; yiyip içse günaha girer mi?

Cevap: Nafile oruca gece niyetlenmenin bağlayıcılığı yoktur. Ertesi günü isterse tutar, isterse tutmaz. Ancak nezr etmişse veya başlayıp bozmuşsa, başka gün kazâsını tutmalıdır.

 

Sual: Hayvan kesmeyi adayan kimse, kesmeyip bedelini sadaka verebilir mi?

Cevap: Kan akıtmaya dair adaklarda bedeli verilemez. Mutlaka hayvan kesilmelidir.

 

Sual: Şu mesleği kazanırsam koç keseceğim gibi bir nezir muteber olur mu?

Cevap: Bir koç kesecek parası bulunan kimse, Allah rızası için bir koç keseceğim veya bir koç kesmek nezrim (adağım) olsun derse, muteber olur. O mesleği kazanınca, bir koç keser. Adak hayvanın eti fakirlere yedirilir; kesen ve ailesi yiyemez. Zenginler de yiyemez. Her hayırlı amel gibi, bunun da sevabını ölmüşlerinin ruhuna hediye edebilir.

 

Sual: Fakir doyurma adağında bulunan bir kimsenin, adağımı bizzat yapması şart mıdır?

Cevap: Fakirin doyurulması hususunda bizzat veya vekil vasıtasıyla adağını yerine getirebilir.

 

Sual: Koyun adamış biri, maddi gücü el vermese ne lazım gelir?

Cevap: Adak sahih değildir. Çünki adağın sıhhati için adak esnasında maddi gücün yetmesi lazımdır. Yemin keffareti de lazım değildir.

 

Sual: 7 koyun kesmeyi adayan kişi hepsinin yerine bir inek kesebilir mi?

Cevap: Hayır, ayrı ayrı koyun kesecek.

 

Sual: “Şu işim olursa fakir bir kimseye şu kadar ekmek vermek nezrim olsun” dese, işi olsa, fırında askıda ekmek tatbikatıyla, ekmeğin parasını verip, ihtiyaç sahibi birinin bu ekmeği alması halinde, alan veren birbirini görmese, adak yerine gelmiş olur mu?

Cevap: Fırıncıyı vekil etmiş olur. Fırıncı vekâletini hasebiyle ekmeği askıya koyar; fakir de ekmeği alırsa; adak yerine gelmiş olur.

 

Sual: Bir kimse kurban bayramı günlerini kastederek, “bir tane de anam babam (ev) yesin diye koyun keseceğim” dese bu adak olur mu?
Cevap: Allah rızası için veya adağım olsun demediği için bu bir temennidir. Keserse, nafile olur. Kendisi de, anne babası da, zenginler de yiyebilir. Bu temennisini sığırdan hisse keserek de yerine getirebilir.

 

Sual: Bir kimse zevcesi için 2 tane kurban keseceğini söylese, sonra bir tane kesebilir mi?
Cevap: Herkes kendi kurbanından mesuldür. Bu adak değil, vaaddir. Bir tane kesebilir; hiç kesmeyebilir.

 

Sual: Bir kimseden 20 bin lira alacağı olsa, uzun zamandır ödemediği için eğer önümüzdeki Haziran ayının sonuna kadar borcunun hepsini öderse, paranın 5 bin lirasını falan talebe yurduna vermek adağım olsun dese, borcun 15 bin lirasını Haziran ayında ödese, adak yine de yerine getirilmeli mi?
Cevap: Böyle adak olmaz. Adak, namaz, oruç, zekât gibi bir ibadete benzemelidir. Benzese bile tamamını kast ettiğiniz için adak şartı yerine gelmemiştir.

 

Sual: Adak etinden teyze, hala, amca, dayı ve bunların çocukları fakir iseler yiyebilir mi?
Cevap: Evet. Usul, füru ve zevce ile zenginler yiyemez.

 

Sual: Adakta bulunan biri, adak kurbanı, koç kesmek, koyun kesmek sözlerinden hangisini söylediğini hatırlamasa ne lazım gelir?
Cevap: Koç keser.

 

Sual: Fakir kız kardeşime adak kurbanını verse, o da, kesenin annesine verse caiz olur mu?
Cevap: Baştan vermesi şart edilmezse caizdir. Artık onun mülküdür, dilediğine verir.

 

Sual: Adak kurbanı kesmeye vekil olan, kestiği kurbanı kendi ailesine dağıtabilir m?
Cevap: Kesenin kendi ve ailesi yiyemez ama, vekil fakirseler bunu kendi aile efradına yedirebilir, kendi de yiyebilir.

 

Sual: Bir kimse bir başkasına adak için vekâlet verse, o da bu hayvanın etinden yiyebilir mi, ailesine yedirebilir mi?
Cevap: Adak sahibinin kendisi ve ailesi ve zenginler yiyemez. Ama vekil fakirse yiyebilir ve fakirse ailesine yedirebilir; zengine yediremez.

 

Sual: Kurban adayan kimse, kurban bayramından sonra o kurbanı kesse, ne lâzım gelir?

Cevap: Kurbanın etiyle diri bir kurban arasındaki farkı fakirlere tasadduk eder. Zenginse tamamını fakirlere tasadduk etse iyi olur. (İbn Âbidîn)

 

Sual: Karı koca müştereken bir adak hayvanı kesebilir mi? Birkaç kişi para toplayıp bir şükür kurbanı kesebilir mi?

Cevap: Kurban ibadeti tek kişiliktir. Niyet parçalanmaz. Her biri bir hayvan adamışsa, her biri bir hayvan keser. Beraber hayvan adamışlarsa, bu adak sahih olmaz. Hacdaki hedy kurbanı da olmaz. Şükürde ise böyle değildir. İçlerinden birini vekil ederler, o kesme işini yürütür. Alelade et için hayvan kesmek gibidir. Bütün bunlar davar (koyun ve keçi içindir).

Birkaç kimse 7’yi aşmamak kaydıyla her biri müstakil ortak olarak bir sığırı adak veya şükür veya vacib kurban diye kesebilir.

 

Sual: Kurban bayramı süresince seferi olan biri kestiği kurbandan vacib sevabı alabilmek için kurbanı nezr etse, o kurban vâcib olmuş olur mu?

Cevap: Buna gerek yoktur. Kurbanı sefere çıkmadan kesebilir. Nezr olan şeyin vâcib olmasıyla, kurbanın vâcib olması aynı şey değildir. Nezrin vücubu, kesilmesi mutlaka lâzım olan demektir. Sevaplarının aynı olduğu söylenemez. Vacibi yaparken ne mekruhlar, hatta ne haramlar işleniyor. Belki de kesmemek hayırlıdır. Kaç sevaptan girme günaha demişler.

 

Sual: Bir akrabam oğlum askerden gelirse bir kurban keseceğim demiş. Kurban kesmeyip parasını fakirlere verebilir mi?

Cevap: Nezrde nezrettiğini değil de kıymetini vermek câiz ise de köle âzâdı ve kurbanda âzât ve kan akıtma esas olduğundan yapamaz. (İbn Âbidîn, Zekât bahsi.)

 

Sual: İlmihalde “Zengin veya fakir, mevcut koyununu veya kurban niyeti ile satın almadıkları koyunu kurban kesmek niyet etseler, kesmeleri vâcib olmaz, keserlerse, nâfile olur” diyor. Bu ne mânâya geliyor? Yani zenginin kendi sürüsünden kestiği hayvan, kurban olmuyor mu?

Cevap: Zengin veya fakir, kendi sürüsünden bir hayvanı kurban etmeye niyet etse; sonra vazgeçse, bu kurbanı kesmesi vâcib olmaz. Başka bir hayvanı kurban edebilir. Ama eğer kurban niyeti ile satın alsaydı, bir kavle göre bunu kesmesi vâcib olurdu. Başka hayvanı keserlerse, vâcib düşer; bunu da keserlerse, nâfile olur; mutlaka kesmeleri gerekmez.

 

Sual: Gençliğimde eşim ile evlenirsem iki büyük baş hayvan kurban edeceğim demiştim ancak şu anda maddi gücüm el vermiyor. Ne yapabilirim?

Cevap: Bir kimse bir şey adadığı zaman, bunu yerine getirmeye mâlî gücü müsait değil ise, adağı sahih değildir; bir şey gerekmez. Ama müsait ise, bu adağı sahihtir ve mutlaka yerine getirmesi gerekir. Bekleyin, Allah mal ihsan edince kesersiniz. Türkistan gibi yerlerde ucuza kesilebilmektedir. Bu işi yürüten vakıflara vekâlet vererek kestirebilirsiniz.

 

Sual: Büyükbaş hayvan keseceğim diye adak eden, kurbanda bir sığırın bir hissesine girse, caiz olur mu?

Cevap: Büyükbaş hayvan demişse, giremez; büyükbaş hayvan kesecektir.

 

Tavsiye Yazı –> Yemin Keffaretine Dair Sualler

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler