3 — “Halkı hâlâ, İslâmın kanaatkarlık felsefesi ile uyutup, fertleri, haklarını istemez hâle getirmekten ümitleniyorlar. Bunlar, komünizmi önlemek bahanesi ile milletteki kölelik ve ahiret fikrini savunuyorlar. Kanaatkarlık ise, bir istismar bezirganlığının ifadesidir. İslamcılar bu bezirganlığın propagandasını yapıyorlar” diyor.

Cevap: (İslamın kanaatkarlık felsefesi) demek gibi saçma söz az bulunur. Böyle yanlış sözler, sahibinin, İslamiyetten ve felsefeden haberi olmadığını, kelime kalıplarını ezberleyip, İslamiyete karşı olan düşmanlığını yaymak için, mânâlarından gafil olduğu kelimelerin yığınını yaptığını göstermektedir. İslam düşmanları, asırlardan beri, din adamı şekline girip, tahribatını din adamı maskesi altında yapıyorlardı. Bugün ise, meslek, sanat adı verilen kılıklara giriyorlar, geçer akça olan bir etiket elde ederek saldırıyorlar. Müslümanları aldatmak için, fen adamı şekline girerek, fenne uymayan sözlerini, fen bilgisi olarak söyleyen yalancılara fen yobazı denir.

Kanaatkarlığı, yalnız İslamiyet değil, her milletin ahlak kitapları övmektedir. Kanaat demek, bu fen yobazının uydurduğu gibi, hakkından vazgeçmek, uyuşuk olmak değildir. Kanaat, hakkına, kazandığına razı olup başkasının hakkına saldırmamak demektir. Bu ise, insanları uyuşturmaz. Çalışmaya, ilerlemeye teşvik eder. İslam dini, bu yobazın uydurduğu gibi, köleliği savunmaz. Köle azad etmeyi emreder. Kölelik, İslamiyette değil, dikta rejiminde ve komünistlerde vardır. Ahiretin varlığını, ilâhî kitaplar, mucizeleri görülen Peygamberler haber vermekte ve akıl-ı selim, ilim ve fen, bunu reddedememektedir. Bu sapık cahilin sözü ise, yalnız hissi, inati bir saçmalamadır. Hiçbir habercisi olmadığı gibi, ilmi, fenni bir dayanağı da yoktur. Ahiretin varlığına inanmak, cemiyetlerde, memleketlerde; nizama, adalete, sevişmeye, birleşmeye sebep olmaktadır. İnanmamak ise, serseriliğe, başı boşluğa, mesuliyet hissinin gitmesine, menfaat düşkünlüğüne, ayrılığa, düşmanlığa yol açmaktadır. Faydalı şeye inanmak elbette iyidir. Senetsiz, dayanaksız ve faydasız şeyden kaçınmak ise, akla uygun ve lazımdır. İslamiyet, istismar edilmeyi, hakkını aramamayı reddeder. İstismarcılık günah olduğu gibi, kendisine zarar verilmesine razı olmak da, caiz değildir. İslamiyette, cahillik, tembellik, hakkını aramamak, aldanmak özür değildir, suçtur. (Zararına razı olana acınmaz) sözü meşhurdur. İslamiyette istismarcılık nasıl olur? İlmi ve vicdanı olan, bunu nasıl söyleyebilir? Bunu söyleyen cahil, kul hakkını bildiren âyet-i kerimeleri ve çeşitli hadis-i şerifleri acaba hiç duymamış mı? Bilmemesi, duymaması kendisine özür olmaz!

Sonraki madde –> Din İnsanı Uyuşturur Mu?

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler

1 Yorum

Comments are closed.