Sual: Cemaatle namazda imama uymanın şartları nelerdir?

Cevap: İmama uymanın doğru olması için, 10 şart vardır:

1) Namaza dururken, tekbîri söylemeden önce, imama uymaya niyet etmektir. İmâmın kim olduğunu niyet lazım değildir.

2) İmâmın, kadınlara imâm olmaya niyet etmesi lâzımdır. [İbni Âbidin, namazın mekruhlarını bildirirken buyuruyor ki “Kızların, kadınların, acuzelerin, 5 vakit namaza ve cuma ve bayram namazları için ve vaaz dinlemek için camiye gitmeleri câiz değildir. Eskiden yalnız acuzelerin akşam ve yatsı zamanı gitmesine izin verilmiş idi ise de, şimdi bunların gitmesi de, câiz değildir”. Hele kadınların başı, kolu, bacağı açık, camiye gelip, mevlid, vaaz ve hafız dinlemeleri büyük günahtır. Hıristiyan kadınları bile kiliseye giderken, böyle açık değildir. Açık kadınların, erkekler arasına karıştığı yerlere câmi denmez. Böyle yerlere, namaz kılmak için dahi gidilmez. İmâmın erkeklere imâm olmaya niyet etmesi lazım değildir. Fakat niyet ederse, kendisi cemaatin sevâbına da kavuşur. Hadika kitabı, 148. sayfada diyor ki “Fıkıh âlimleri buyurdu ki imâm namaza dururken kendisine uyan cemaate imâm olmaya niyet etmezse, buna uymak sahih olur ise de, imâmın kendisi imamlık sevâbına kavuşamaz. İmam olmaya niyet etmediği için, yalnız kılmış gibi, yalnız kendi namazının sevâbını alır. Başkalarının kendisine uymasına niyet edince, cemaatin sayısı kadar, imamlık sevâbı da alır”.]

3) Cemaatin topuğu, imâmın topuğunun gerisinde olmak.

4) İmam ile cemaat, aynı farz namazı kılmak. Farzı kılmış olan kimse, tekrar imama uyunca, imâm ile kıldığı nâfile olur.

5) İmam ile cemaat arasında, kadın safı bulunmamak. Kadınlar bir saftan az olup arada perde varsa veya alçakta, yüksekte iseler câiz olur. [Tergibü’s-salât’da diyor ki 4 kadın yan yana durunca bir saf sayılır. Kadın safının arkasında olan erkeklerin hepsinin namazları fâsid olur. Üç kadın yan yana ise, yalnız bunların arkasındaki üç erkeklerin ve kenardaki kadınların yanındaki birer erkeğin namazları fâsid olur. Kadın ile yanlarındaki erkek arasında direk veya perde, duvar varsa, namazları fâsid olmaz. Kadın ile erkeğin, mahrem olmaları da böyledir. Kadınların evde, erkeksiz cemaat yapmaları mekruhtur.]

6) İmâmın kendisini görse, yahut sesini işitse, aradaki duvar mâni olmaz. Arada kayık geçecek nehir ve araba geçecek yol mâni olur. Yolda veya nehirdeki köprüde iki saf imama uyunca, arkadakilerin de namazı sahih olur.

7) İmama uymanın sahih olması için, imâmın veya müezzinin sesini işitmek yahut bunları görmek veya cemaatin hareketlerini görmek lâzımdır. İşitmeye, görmeye elverişli penceresi olmayan duvar arada olmamalıdır.

[Sinema perdesinde, televizyonda namaz kıldığı görülen imâmın kendisi değildir, benzeridir. Buna uymak câiz olmadığı gibi, bu seslerle ibâdet yapmak da sahih olmaz. Bidat ve büyük günah olur.]

El-mukaddimetü’l-hadremiye ve Envar ve El-fıkh-ü-alel-mezahibi’l-erbea ve Misbahu’n-necat kitaplarında diyor ki “Şâfiî mezhebinde, câmi hâricinde bulunan kimsenin, camideki imama uymasının sahih olması için, imâmın intikalatını, imamı veya cemaatten birini görerek yahut imamı veya müezzini işiterek bilmek şart olduğu gibi, son saftan uzaklığı takriben 300 zradan [300 x 0,42 = 126 metreden] fazla olmaması da şarttır.” Tergibü’s-salât’da diyor ki “Câmi haricindeki kimsenin, imama uyması sahih olmak için, camiin dolu olması lâzımdır. Dolu olmaz ise ve dolu olup da, son saf ile dışarıdaki kimse arasında, araba geçecek kadar mesafe varsa, imama uyması sahih olmaz”. Hoparlör sesi ile ve televizyondaki imama uyarak kılanların namazlarının sahih olmadığı, Hindistan âlimlerinin Kerala’da çıkardıkları (El-Muallim) mecmuasının Rebiul-evvel 1406 ve Dessembr [Aralık] 1985 tarihlisinde uzun yazılıdır. 1401 h. ve 1981 m. senesinde Pakistan’da çıkan (Süyuf-ullahil-ecille) kitabının 5. sahifesinde, hoparlör ile namaz kıldıran imama uymak câiz olmadığı açık yazılıdır. Bu kitap, (Fitnetü’l vehhâbîyye) sonunda bastırılmıştır. Yahya efendi fetvasına bakınız!

8) İmam hayvanda, cemaat yerde veya bunun tersi olmamak.

9) İmam ile cemaat, yapışık olmayan iki gemide bulunmamak.

10) Başka mezhepteki imama uyan cemaatin, kendi mezheplerine göre namazı bozan bir şeyin, imamda bulunduğunu bilmemesi lâzımdır. Mesela, imamdan kan akması veya başının 4’te 1’inden az miktarını meshetmesi, Hanefi mezhebinde câiz olmadığından, böyle yaptığı bilinen bir Şâfiî imama uymak âlimlerin çoğuna göre câiz olmaz. Bu kavl sahihtir. Şâfiî imamdan kan aktığı görülse, sonra imâm bir zaman kaybolup tekrar gelse, buna uyulur. Çünkü, o zamanda abdest almış olabilir. Hüsn-i zan etmek iyidir. İbni Âbidin’de ve Tahtavi’nin (İmdad) haşiyesinde ve Ahmed Hamevi’nin (Eşbah) haşiyesi, 2. cilt, 217. sayfasında diyor ki “Muhammed Hindüvani ve bazı âlimler dediler ki namazı kendi mezhebine göre sahih olan Şâfiî imama uyulabilir”. (Nihaye) kitabı, bu kavlin kıyasa daha uygun olduğunu bildiriyor ve “bu kavle göre, Hanefi mezhebinde câiz olmayan bir hâli görülen Şâfiî imama uyulabilir” diyor. Bu kavlin de sahih olduğu (Halebi-i kebir)de yazılıdır. Maliki mezhebinde de câizdir. Bu âlimlere göre, kaplama ve dolgusu görülen maliki veya Şâfiî imama uymak câiz olur. Başka mezhepten olan imâm, hanefideki şartları da gözetiyorsa, buna uymak yalnız kılmaktan, Hanefiye uymak, ona uymaktan daha iyidir.

 

Tavsiye Yazı —> Namazın Ehemmiyeti Nedir?

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler