1. İnsanın Bir Şeyi İyi Bildikten Sonra Anlatması ve Sağlam Olduğunu Bilmediği Her Şeyi Başkasına Söylememesi

Allahü teâlâ şöyle buyurmuştur:

“Bilmediğin şeyin peşine düşme. Kulak, göz ve kalb; bütün bunlar yapılandan sorumludur. “[162]

“İnsan bir söz söylemez ki, onun yanında hazır bir gözetleyici (melek) bulunmasın. “[163]

“Senin Rabbin (her şeyi gözetip) görendir.”[164]

994– Tâbi’in büyüklerinden olan Hafs ibn Âsım’dan rivâyet edilmiştir. O da Ebû Hüreyre’den (radıyallahü anh) rivâyet etmiştir ki, Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:[165]

“Her işittiğini kişinin anlatması ona yalan olarak yeter.” Ömer İbnü’l-Hattâb’dan (radıyallahü anh) yapılan rivâyetde şöyle demiştir:

“Duyduğu her şeyi adamın anlatması, ona yalan olarak yeter. “[166]

Bu konu ile ilgili haberler çoktur.

995– Sahîh bir isnadla İbn Mes’ûd’dan yahut Huzeyfe ibnü’l-Yeman’dan yapılan rivâyetde demiştir ki, Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işittim:

“(Gerçeği arayıp bulmadan maksadına kavuşmak için sözün başında, insanlar) “sandılar” demek, adama ne kötü bir binektir!”[167]

İmâm Ebû Süleyman el-Hattâbî, kendisinden rivâyet ettiğimiz “Meâlimü’s-Sünne” kitabında şöyle diyor: Bu hadisin aslı şudur: İnsan hacdan dönmek isteyip de bir memlekete gideceği zaman bir bineğe biner ve yürür, istediği yere varıncaya kadar… Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem, insanın maksadına ulaşması için sözün başına geçirdiği “Sandılar” sözünü bir bineğe benzetmiştir. Çünkü senedi olmayan bir hadis için sandılar sözü kullanılır. Bu bir ifadedir ki, onunla maksada ulaşmak için kullanılır. Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem de, bu yolda söylenen sözü kötülemiştir. Aynı zamanda anlatılan şeyin sağlam ve sabit olmasını emretmiştir. Sağlam temele dayanınadıkça rivâyet edilmemesini istemiştir. Hattâbî’nin sözü bundan ibarettir. Allah en iyi bilendir.

 

[162] İsrâ Süresi: 36

[163] Kâf Süresi: 18

[164] Fecr Süresi: 14

[165] Müslim. Ebû Dâvud.

Müslim bu hadisi iki yolla rivâyet etmiştir. Biri budur. Diğeri de Ebû Hüreyre anılmaksızın Hafs ibn Âsim’ın Peygamberden mürsel olarak nakletmesidir. Ebû Hüreyre’nin rivâyetini isbat edenin sözünü öne geçirmiştir. Çünkü güvenilir raviyi ilâve etmek makbuldür. Hadis âlimlerinden olan fıkıh ve usul ehlinin Sahîh ve makbul mezhebi budur. Bir hadis iki yoldan rivâyet edilince, biri mürseî ve diğeri muttasıl olursa (burada olduğu gibi), muttasıl olan öne alınır ve hadisin sihhatına hükmedilir ve her şeyle ilgili hükümler için delil gösterilmesi caiz olur. Allah en iyi bilendir.

[166] Müslim.

[167] Ebû Dâvud. Ahmed b. Hanbel.

Benzer Yazıları Okumak İçin Tıklayınız

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler