Sual: Kendilerine itaat etmemiz emrolunan Ülül-emir, müctehid olan imamlar olduğuna inandım. (Ehl-i zikir) denilen âlimler de bunlardır. Bunları taklit etmemiz de vâcibdir. Bunların belli birini mi, yoksa hepsini mi taklit etmek lazım olduğu nerden anlaşılmaktadır? Bir işin 4 imamdan “rahime-hümullahü teâlâ” herhangi birine uygun olması kâfi olur mu?

Cevap: 2 veya 3 yahut 4 imamı birlikte taklit etmek mümkün değildir. Çünkü, 4 imâmın ictihadlarının birbirlerine uymadığı çok iş vardır. Bir işi yapmaya biri vâcib, diğeri ise haram demiştir. Mesela, deriden kan çıkınca, İmâm-ı Âzam, abdest bozulur dedi. İmâm-ı Şâfiî bozulmaz dedi. Erkeğin derisi, kadının derisine değince, İmâm-ı Şâfiî, ikisinin de abdesti bozulur dedi. İmâm-ı Âzam ise, ikisinin de bozulmaz dedi. İmâm-ı Mâlik ile İmâm-ı Ahmed bin Hanbel arasında da böyle ihtilaflar vardır. Böyle ihtilaflı olan işlerde, mesela İmâm-ı Âzam’a uysa, diğerlerine uymamış olur. Diğer imamlara uygun yapan da, bu işte İmâm-ı Âzam’a uymamış olur “rahmetullâhi aleyhim ecma’în”. Böyle bir işi, 4 mezhebe de uygun yapmak imkansız olduğu gibi, üç imama ve iki imama birlikte uyarak yapılamayacak işler çoktur. Böyle [ihtilaflı] işler, ancak bir imama uyarak yapılabilir.

 

Sual: Bazı işleri bir imama uyarak, başka işleri de, başka bir imama uyarak, daha başkalarını da, üçüncü imama uyarak, başka işleri de, dördüncü imama uyarak yaparsak, 4 imama da uymuş oluruz. Buna ne dersiniz?

Cevap: Böyle yapmak, dini oyuncak yapmak olur. Helal ve haram ortadan kalkar. Bu ise, memnûdur. Haramdır. Müslim’deki hadis-i şerifte, “Münâfık, iki koç arasında dolaşan koyun gibidir. Bir ona gider. Bir ötekine gider” buyuruldu. Buhârî’deki hadis-i şerifte de, “İnsanların kötüsü, iki yüzlü olanlardır. Bazılarına bir yüz ile başkalarına, başka yüz ile görünür” buyuruldu. Bunlar, Tevbe sûresinin 38. âyetinde bildirilen kimselerdir. Bu âyet-i kerimede meâlen, “Nesi, küfürde ziyâde olmaktır. Kâfirler bununla aldatılır. Bir ayı helal sayarlar. Başka sene ise, bu ayı haram sayarlar” buyuruldu. Yani, bir şeye, bir yıl helal derler. Başka zamanda haram derler.

İbnül Hümam, Tahrirü’l-usûl kitabında ve İbnül-Hacib, Muhtasarü’l-usûl kitabında ve Dürrül-muhtar’da, “Bir işi bir mezhebe göre yapmaya başladıktan sonra, bu işi ve buna bağlı olan işleri yapmaya devam ederken, bu mezhebi taklit etmekten vazgeçmenin memnû olduğu söz birliği ile bildirilmiştir” denilmektedir. [Osman ibni Hacib-i Maliki [m. 1248] de İskenderiye’de vefât etti.] Bahrü’r-raık’da “İmâm-ı Âzam’ı taklit edenin, hep hanefi mezhebine tâbi olması vâcibdir. Zaruret olmadıkça, başka mezhebe göre iş yapması câiz değildir. Büyük âlim Kasımın bildirdiği gibi, bir mezhebe göre amel edenin, bu mezhepten ayrılmasının câiz olmadığı söz birliği ile bildirilmiştir” diyor. [Kasım bin Katlubüga Mısrî hanefi [m. 1474] de vefât etti.] Müsellemü’s-sübut kitabında diyor ki “Mutlak müctehid olmayanın, âlim de olsa, bir [mutlak] müctehidi taklit etmesi lâzımdır”. Bu kitabı Muhibbullah Bihari Hindi hanefi yazmış, [m. 1707] de vefât etmiştir.]

Bu bilgiler Muhammed Hasan Can Serhendî Müceddidi’nin “rahmetullahi teâlâ aleyh” Usûlü’l-erbea fi-terdidi’l-vehhâbîye isimli farisi kitabından alınmıştır

 

Tavsiye Yazı: Hakiki Müslüman Nasıl Olur?

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler