Sual: Şâh Veliyullah-ı Dehlevî Kimdir ve İslam Tarihindeki Yeri Nedir?

Cevap: Şah Veliyyullah-ı Dehlevî “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Ahmed bin Abdürrahim, hicri 1114 [m. 1702] de Delhi’de tevellüd, 1176 [m. 1762] da Delhi’de vefât etti. Babası, hazret-i Ömer, validesi hazret-i Ali soyundandır. Mevdûdî’nin yazdığı gibi, mezhepsiz değildir. Ehl-i sünnet alimi idi. Büyük Velî, Mazhar-i Can-ı Canan buyurdu ki “Şâh Veliyullah derin hadis alimidir. Mârifet esrarının tahkikinde ve ilmin inceliklerini bildirmekte, yeni bir çığır açmıştır. Bütün bu bilgileri ve üstünlükleri ile birlikte, doğru yolun âlimlerindendir.” Çok kitap yazdı. Eserleri Pakistan’da yeniden basılmaktadır.

Şâh Veliyullah-ı Dehlevî’nin 4 oğlu oldu. Birincisi, Şâh Abdülaziz Gulâm Halim-i Fârukî Dehlevî, 1159 [m. 1745] da Delhi’de tevellüd, 1239 [m. 1824] senesinde orada vefât etti. Hind âlimlerinin büyüklerindendir. Meşhur Şâh Veliyullah Ahmed Sâhip Dehlevî’nin oğludur. Derin hadis alimidir. Çok kitap yazdı. Eserlerinin en kıymetlisi Tuhfe-i İsna Aşeriye’dir. Fârisî olup 1.000 sayfaya yakındır. 1266 [m. 1849] senesinde Delhi’de basılmıştır. İstanbul Üniversite ve Süleymaniye ve Bursa kütüphanelerinde vardır. Yeniden tab’ edilerek, m.1988’de, neşredilmiştir. Şiîlerin kimselerin yanlış yazılarına vesikalarla cevap vermektedir. 1227 [m. 1811] senesinde, Hindistan’da hafız Muhammed bin Muhyiddin Eslemi tarafından Arabîye tercüme edildi. Bu Arabi tercümeyi Irak âlimlerinden Ebülfevz Muhammed Emin bin Ali Süveydi ve ayrıca Seyyid Mahmud Şükri Alusi 1301 [m. 1883] de Arabî olarak kısaltmışlardır. Muhtasar-ı Tuhfe adındaki ikincisi, 1315 [m. 1896] de Bombay’da ve 1373 [m. 1953] de Kahire’de ve 1396 [m. 1976] da, ofset yolu ile İstanbul’da basıldı. Bakara sûresinin 184. ayetine kadar ve 29. ve 30. cüzlerin fârisî tefsiri olan Tefsir-i Azizi’si de çok kıymetlidir. 1386 [m. 1966] da Kabil şehrinde basılmıştır.

Bunun kızının oğlu Muhammed İshak bin Muhammed Efdal, Nezir Hüseyin Dehlevî’nin hocasıdır. (1262 [m. 1845]). (Mesail-i erbain) kitabı, vehhâbî olduğunu gösteriyor. Şâh Refiuddin (1163-1233) ile Şâh Abdülkâdir (vefâtı 1230) de büyük âlim idiler. Dördüncü oğlu Şâh Abdülgani (vefâtı 1227) genç iken vefât etti. Bunun oğlu Şâh İsmail 1195 [m. 1781] de Delhi’de tevellüd etti. Büyük ehl-i sünnet alimi olan dedesinin yolundan ayrılarak vehhâbî oldu. Vehhâbîlik inançlarının Hindistan’da yayılmasına önderlik yaptı. Bu fitnenin başı olan Muhammed bin Abdülvehhab-ı Necdi’nin Kitabü’t-tevhid’ini urdu diline tercüme ederek Takviyetü’l-Îman ismi ile bastırdı. Böylece, vehhâbîliğin Hindistan’da yayılmasına önayak oldu. 1396 [m. 1976] da Pakistan’da, fârisîye tercüme edilip, Takvimü’l-Beyan ismi ile bastırıldı. Sırat-ı Müstekim ve başka kitaplar da neşretti ise de, ehl-i sünnet âlimlerinin “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în” reddiyeleri karşısında, 1243 [m. 1828] senesinde Pişavur şehrine kaçtı. Müslümanlara önder olmak düşüncesi ile orada Sihlere cihat ilan etti. Çok müslümanın telef olmasına sebep oldu. Kendisi de bu harpte, 1246 [m. 1831] tarihinde öldürüldü. Dedesinin şöhretine aldanarak, bunun tuzağına düşmüş olanlardan Abdullah-ı Gaznevi ve Nezir Hüseyin Dehlevî ve Muhammed Sıttık Hasan Han Pühüvali ve Reşid Ahmed Kenkühi ve Diyobend şehrindeki medresenin bazı hocaları, vehhâbîliğe kendi düşüncelerini de karıştırıp, kitaplar neşrederek, Hindistan’da vehhâbîlik ismi altında, yeni bir çığır açtılar.

Vehhâbîler, İslamiyeti içerden yıkmak için ve sapık düşüncelerini bütün İslam memleketlerine yaymak için, şimdi (Rabıtat-ül-âlem-il-İslami) teşkilatı tesis ettiler. Her memlekette, bilhassa Afrikada câhil din adamlarını aldatarak satın alıyorlar. Bu din adamları, bunların sapık kitaplarını kendi dillerine tercüme edip parasız dağıtıyorlar. Böylece, İslamiyetin kalesı olan, Ehl-i sünnet mezhebini içerden yıkmaya çalışarak İslam düşmanlarının ekmeklerine yağ sürüyorlar.

Tavsiye Yazı –> Vehhabilik hakkında neleri bilmeliyiz?

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel KitaplarMeâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir?Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir DuâSeyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler