Sual: Protestan papazların İslam dinine itirazlarından biri de, namazdaki kıraattir. Bu papazlar, “Namazın farzlarından olan kıraat, yani Kurân-ı Kerîmden bir parçayı ezberden okumak, bazı yerlerde ruhani oluyorsa da, düşünüldüğü zaman, kıraatin de, namazın diğer farzları gibi ruhani olmadığı ortaya çıkar. 5 vakit namazda, tekbîr ve Fâtiha ve ettehiyyat, rükû ve secde tesbîhleri ve bunlara benzer bazı tesbîh ve duâlar okunmaktadır. Bunları durmadan devamlı olarak ömr boyunca, her gün belli vakitlerde tekrar ederler. İnsan bundan usanıp bıkar.

Her resmi şeyleri itina ile yapmaktan ve bir takım fânî ve ehemmiyetsiz ameller ile uğraşmaktan, hiç bir fayda gelemeyeceğini, Îsâ aleyhisselâmın İncilde buyurduğu şu iki ayetten açıkça anlaşılır: (Duâ ettiğiniz zaman putperestler gibi, boş yere tekrarlar yapmayın. Çünkü onlar, çok söyledikleri için, müstecab olacaklarını zannederler. Muhtaç olduğunuz şeyleri Baba bilir.) [Matta bab 6, âyet 7, 8.]” demektedirler. Bunlara ne cevap verilir?

Cevap: İrfan ehlinin bildiği gibi, bedenin bir hayatı ve gıdası olduğu gibi, ruhun da bir hayatı ve gıdası vardır. Ruhun gıdası, mâsivâyı, yani Allahü teâlâdan gayrı her şeyi unutarak, Allahü teâlâyı zikretmektir. Hâlik ile mahluk arasında olan perdelerin kalkması için, nefsin şehvetlerini, riyâzet vasıtası ile zayıfletmek ve ruhu, Allahü teâlânın ismini zikir ederek [söyleyerek] kuvvetlendirmekten başka çare yoktur. Bir kimsenin bir başkasına olan sevgi ve muhabbeti, onu çok zikretmesinden, hatırlamasından anlaşılır. Çünkü, kişinin sevdiğini çok anması tabiîdir. Kara sevda derecesinde şiddetli aşk sahipleri, sevgililerinde fenâ bulup, [yani kendini unutup] her ân ve her hâlde, hep onu zikir eder, hep onu söyler, hep onu hatırlarlar.

İslam dininde de, en mühim maksat, (Muhabbetullah=Allah sevgisi) olduğundan, Allahü teâlâ, her gün 5 vakitte nice kereler zikir edilerek, kalp kuvvetlendirilmektedir. Kalbin ve ruhun kuvvetlenmesi ise, aradan perdelerin kalkmasına ve sevgiliye kavuşmaya sebep olur. 5 vakit namazda okunan tesbîhlerin ve tekbîrlerin hepsi, bu esas maksat için olduğundan, bunlardan, bir mümine asla bıkkınlık ve usanmak gelmediği gibi, ruhun gıdası oldukları, kalbi ve ruhu kuvvetlendirdikleri meydandadır. Her rekatte tekrar olunan Fâtiha-i şerifenin bâtın [gizli] mânâları üzerinde, Ehl-i sünnet âlimleri pek çok beyanda bulunmuşlardır. Bunların isimlerini yazmak ve toplamak bile çok zordur. Sadreddin-i Konevi “rahmetullâhi aleyh”, Fâtiha-i şerifenin gizli mânâlarını anlatan, (İcaz-ül-beyan) isminde çok güzel bir kitap yazmıştır. Bu kitabında, Fâtiha-i şerifenin hakikat ve inceliklerinden, çok azını bildirmiş olduğunu beyan buyurmuştur. [Namaz kılarken okunması emrolunan âyetler, tesbîhler ve duâlar, Allahü teâlânın büyüklüğünü bildirir ve Ona yalvarmayı ifade etmektedir. Allahü teâlâ, bunları okuyanları severim ve onlara çok sevap [mükafat] veririm buyuruyor. Allahü teâlânın sevgisine kavuşmak için ve sevap kazanmak için okunan ve yapılan şeyler, güç olsalar da, imanı olan kimselere kolay ve çok zevkli, tatlı gelir. Şekeri, balı yiyen, bunun tadını anlar. Yemeğip uzaktan gören, şekli, rengi iyi değil diyerek tadını inkâr eder.]

Tavsiye Yazı —> Kur’an-ı Kerime Dair

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler