Sual: Kurân-ı Kerîmde, hırsızlık yapanların elinin kesilmesi gibi çok şiddetli ve insanlarda bugün için zalimane olarak kabul edilecek bazı hükümler var olduğu söyleniyor. Hırsızlık yapan bir insanın elini kesmek zulüm değil midir?

Cevap: Bu iddia yanlıştır. Kurân-ı Kerîmde hırsızlık yapanların elinin kesilmesi emri vardır. Fakat burada hırsızdan maksat, büyük bir vahşet ile evlere saldıran ve mal yağma eden kimselerdir. Bunlar yakalandıkları zaman ellerinin kesilmesini, Kurân-ı Kerîm emretmiştir. Fakat, bu cezayı tatbik edebilmek için çeşitli şartlar vardır. Bu şartlar bulunmayan hırsızın eli kesilmez. Halife Ali “radıyallâhu anh”, kıtlık zamanında yiyecek çalan kimselerin elinin kesilmemesini emretmişti. Bugün bu ceza İslam devleti ismini taşıyan bazı memleketlerde yanlış tatbik olunuyorsa, burada kusur İslam dininde değil, bunu yanlış tatbik edenlerdedir. İslam dininin esaslarını doğru tatbik eden hakiki müslüman devletlerde tatbik edilmemiştir. Çünkü, İslam devletlerinde bu cezayı tatbik edecek vak’a zuhûr etmemiştir. Bunun da sebebi, Kurân-ı Kerîmde, bu suçları işleyenler için bildirilmiş olan, ağır cezalardır. İslam devletlerinde had cezalarını hakimler dahi affedemez. Had cezasını icap eden suç işleyenlere, cezaları herkesin gözü önünde tatbik edilir. Bu ağır cezalara çarptırılmak korkusundan, kimse bu suçları işlemez, işleyemez.

Şimdi biraz da İslamiyet hakkında bu iddiaları dillendiren hristiyanların ellerindeki Kitâb-ı Mukaddes’i karıştıralım:

Matta İncilinin 18. babının 8. âyetinde şöyle yazılıdır: (Îsâ dedi ki Elin ve ayağın seni sürçtürürse, onu kes, kendinden at. Sana, topal veya çolak olarak hayata girmek, iki el ve ayağın olarak ebedî ateşe atılmaktan daha iyidir.)

Tevratın (Huruc) kitabının 31. babının 14. âyetinde, (rabbe mukaddes olan Cumartesi günü her kim iş işlerse, katl olunacaktır) denilmektedir.

Demek oluyor ki büyük günah işleyenlerin elinin ve ayağının kesilmesinin uygun olduğu, Hristiyan ve Yahudilerin de kitaplarında yazılıdır.

Doktorun verdiği ilaç hastaya acı gelebilir. Onu faydasız, hatta zararlı zannedebilir. Fakat, tabibin ilmine güvenip de, ilacı kullanınca, şifa bulur. Kalp, ruh ve beden hastalıklarının mutlak tabibi olan Allahü teâlâ da, hırsızlık hastalığına en tesirli ilaç olarak, hırsızın elinin kesilmesini emretti. Her müslüman bu emri bilince ve birkaç hırsızın elinin kesildiği işitilince, korkudan kimsede hırsızlık huyu kalmaz. Hırsızlık hastalığı yok olur. İnsanlar malının çalınması üzüntüsünden ve çeşitli zararlardan kurtulur. Kimsenin eli de kesilmez olur.

 

Tavsiye Yazı —> Cezalara Dair Sualler

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler