Sual: İslam ceza hukukunda kaved kimlere lazımdır?

Cevap: Kanı haram olan kimseleri, Darülİslamda, amden (kasden) öldürene kaved lazım olur. Yani, katil, kısas olarak öldürülür. Darülİslamda müminin ve zimminin kanı haramdır. Harbinin ve müstemin kâfirin ve zina eden muhsan kimsenin ve mürtedin kanı haram değildir. Zimmiyi amden öldüren mükellef müslümana kaved lazım olur. Zimminin malını çalan müslümanın eli kesilir. Deliyi, hastayı, çocuğu öldürene, amayı, kadını, anasını, babasını, dedelerini öldürene kaved lazım olur. Çocuğunu, torununu öldürene kaved lazım olmaz. Babanın malından diyet lazım olur. Çünkü amd ile katlde akılenin diyet vermesi lazım değildir. Muharebede, iki tarafın askeri karıştığı zaman, kâfir sanarak, müslümanı amden öldürene kaved lazım olmaz. Kefaret ve diyet lazım olur. Kâfirler arasındaki müslümanı hata ile öldürene bir şey lazım gelmez. Yılan gibi, öldürmesi câiz olan bir şekle girmiş cinniyi öldürmek câizdir. Beyaz olup düz giden yılan cindir. Bunu öldürmeden önce (Çık, git bi-izinillah) demek iyi olur.

Kaved yani katili öldürmek, yalnız kılıç ile veya silah ile yapılır. Başka türlü öldürmek câiz değildir. Kuyuya atarak, taş ile ezerek, üzerine hayvan sürerek, ateşe atarak ve başka şekillerde öldüren tazir olunur.

Mahkeme karar verdikten sonra, katili, maktulün velisi öldürür veya öldürmek için, başkasını vekil eder, Velî hazır olmadıkça, vekili öldüremez. Katili, bunlardan başka bir kimse öldürse, bu kimseye kaved lazım olur. Hata ile öldürse, akılesinin diyet vermesi lazım olur.

İki veliden biri katili affetse, ikincisi kısas yapsa, affettiğini işitmemiş ise, bir şey lazım gelmez. İşitmiş ise, katili öldürmesi haram olduğunu bilerek öldürdü ise, bu velîye kaved lazım olur. Haram olduğunu bilmiyordum derse, diyetini vermesi lazım olur.

Yaralı kimse, beni filanca yaralamadı derse, sonra ölse, varisleri, filancaya karşı dava açamaz.

Yaralı veya veliler, yaralayanı affetseler, sonra yaralı ölse, afv câiz olur.

Birisine zehr verse o da bilmeyerek içse ve ölse, zehri verene kısas ve diyet lazım olmaz. Yalnız, habs ve tazir olunur. İmâm-ı Âzam’a göre “rahmetullahi teâlâ aleyh”, yaralamayan şeyle öldürmek, amden sayılmaz. Zor ile içirirse, kaved lazım olur denildi. Fetva, kısas lazım olmaz, akılesi üzerine diyet lazım olur şeklindedir.

Kürekle vursa, demir kısmı yaralayıp öldürse kaved lazım olur. Yaralamadan öldürse veya ağaç kısmı yaralayıp öldürse şebeh-i amd olur. Boğazını sıkarak veya suya atarak boğsa, İmâm-ı Âzama göre şebeh-i amd olur. Boğmayı adet ederse katl edilir. Mahkemeye düştükten sonra tövbesi kabul olmaz. Bir odada hapsedip açlıktan ölse, bir şey lazım olmaz. Fetva böyledir. İki imama göre hepsinde diyet lazım olur. Toprağa gömerek öldürse, akılesi üzerine diyet lazım olur.

Bir adamı yırtıcı hayvanın önüne atsa veya yılanların, akreplerin arasına koysa ve o adam ölse, kaved ve diyet lazım olmaz. Döver, ölünceye kadar hapsederse, diyet de lazım olur denildi. Çocuğa bunları yapsa veya güneşe, soğuğa bıraksa, akılesi üzerine diyet lazım olur.

Ölüm halinde olanı öldürene kaved lazım olur.

Müslümanlara ve zimmilere kılıç çeken kimsenin katli vâcib olur. Bunu öldürene bir şey lazım gelmez. Kılıcı kınına soktuktan sonra öldürülmez.

Bir kimseye, gece veya gündüz, her nerede olursa olsun, kılıç, silah çekeni veya gece şehirde ve gündüz şehir dışında sopa ile tehtid edeni öldürene de bir şey lazım gelmez. Deli veya çocuk silah çekerse, bunu öldürene diyet vâcib olur. Saldıran hayvanı öldüren, kıymetini verir. Çocuk ve delinin amd ile öldürmesi, hata kabul edilir. Akılesi veya kendi diyet verir. Kefaret lazım gelmez. Vâris olamazlar.

Gece eve hırsız gelse, çaldığı malı götürse, ev sâhibi bağırınca bırakmazsa, arkasından gidip öldürse, bir şey lazım gelmez. Eve giren veya kapıyı, pencereyi zorlıyan hırsızı görse, bağırır. Kaçmazsa, öldürmesi câiz olur, kısas lazım olmaz.

Bir kimseye, beni öldür derse, o da metal aletlerle öldürse, katilin malından diyet lazım olur. Başka şeyle öldürse, akılesi diyet verir. Kardeşimi, oğlumu, babamı öldür deyince de böyledir.

Bir kimseye, elimi veya ayağımı kes denilse, o da kesse ve ölse, bir şey lazım gelmez. Çünkü, el, ayak mal gibidir ve bunlar için emir, sahih olur.
Velînin katili affetmesi, mal ile sulh yapmaktan daha iyidir. Mal ile uyuşmak da, kısastan daha iyidir. Kaved ve diyet, varisin hakkıdır. Velî affedince, katil dünyada kavetten ve diyetten kurtulur. Yaralının affı da böyledir.

Kavede râzı olmadıkça, katilin tövbesi kabul olmaz. Kısas yapılmakla, velilerin hakkından kurtulur. Maktul, kıyamette hakkını ister.
Kısas huduttan 9 yerde ayrılmaktadır:

1) Hakim kendi ilmi ile kısas yapabilir. Halbuki şahitsiz had cezası veremez.

2) Kısas yapmak hakkı varislere geçer. Had hakkı, varislere geçmez.

3) Kısas affolunabilir. Had affolunmaz.

4) Katl şahitliği, zaman geçmekle kıymetten düşmez. Kazftan başka hadlerin şahitliği, bir ay sonra kabul olmaz. İçki haddinde ise, ağzından koku gidince kabul olmaz.

5) Kısas şahitliği, dilsizin işareti veya yazısı ile kabul olur. Had için kabul olmaz.

6) Kısas için şefaat câizdir. Had suçu mahkemeye düştükten sonra, şefaat kabul olunmaz. Daha önce şefaat etmek câiz olur. Hatten başka günahlarda, ısrar etmeyeni affetmek iyi olur.

7) Kısas için dava açmak lâzımdır. Kazf ve sirkadden başka hadler için şahitler, dava açmadan dinlenebilir.

8) Had cezası yapılırken hakimin hazır bulunması lâzımdır. Kısasta lazım değildir.

9) Had suçunu söyleyen, sözünden vazgeçerse kabul edilir.

Kapıdan kafasını içeri sokup içeriye bakan kimseye taş atıp gözü çıkarsa, bir şey lazım gelmez.

Eve gireni veya zevcesinin yanına girip halvet yapanı, başka şeyle kovmak mümkün iken, öldürmek veya gözünü çıkarmak câiz olmaz.

Katlden başka şeylerde kaved: Karşılığı yapılabilen her yaralamada kısas lazım olur. Öldürmek suçundan başka yaralamalar, hangi aletle yapılırsa yapılsın amden demektir. Bunlarda, ikinci kısım olan şebeh-i amd olmaz. Kol kesen adâmın eli oynak yerinden kesilir. Ayak, burun, kulak ve göz çıkarmak da böyle kısas olunur. Her şecce, yani baş yarası için de kısas olunur. Yalnız kemik kırmakta kısas yapılmaz. Diş kırmakta kısas yapılır. Diş kıranın dişi de, kırdığı kadar eğelenir. Kadınla erkek arasında yalnız katlde kısas yapılır. Kısas lazım olan yaralamalarda, yara iyi olmadan önce kısas yapılmaz. Çünkü, bazı yaralar ölüme sebep olabilir. Bu zaman katl kısası lazım olur. Başka uzuvlarında kısas yapılmaz. Erş, yani diyet alarak para öderler. Kadınlar arasında ve müslüman ile zimmi arasında kısas yapılır. İyi olan yarada, dil, zeker kesilmesinde kısas yapılmaz. Dudak kesilmesinde kısas yapılır.

Yaralı, yaralayandan kısas veya diyet isteyebilir.

Katilin ölmesi ile veya velilerin affetmesi ile veya mal vermekle anlaşmaları ile kısas sâkıt olur. Anlaşmada, mal az olsa da sâkıt olur. Fakat hata ile öldürmede olan diyet miktarı, İslamiyette bildirildiğinden az olamaz. Fazlası da fâiz olur. Malı peşin ödemek lâzımdır. Uyuşurlarsa tecil olunur. Velilerden birinin sulh veya affetmesi ile de kısas yapılmaz. Diğer varisler, diyetten hisselerine düşeni, üç seneye kadar, katilden alırlar. Bir kaç kişi, bir kimsenin elini veya başka uzvunu kesseler, hiçbirine kısas yapılmaz. Ortaklaşa diyet öderler. Öldürseler, hepsine kısas yapılır.

Evine giren kimse, zevcesi ile bir adamı zina yaparlarken görse, adamı öldürmesi helal olur. Kadın da râzı olmuş ise, ikisini de öldürebilir. Bir kadın veya oğlanın, kendisine tecavüz edeni öldürmesi helaldir.

Hakimin kararı ile bir uzvu kısas edilen kimse, bu yaradan ölürse, bir şey lazım gelmez. Hacamat, sünnet, kan almak, iğne yapmak ehliyeti olanların ve tabibin ve baytarın öldürmesi ile de, bir şey lazım olmaz. Çünkü, vâcib olan işlerde selamet şart değildir. Mubah olan işleri yapmak ise, selamet şartı ile câiz olur. Ananın, babanın, vasinin izini ile hocanın, çocuğu, öğretmek için döğmesi vâcibdir. Terbiye için döğmeleri ise mubahtır. Vâcib olarak dövmekte, miktarı, şiddeti ve vurduğu yer, adet hârici olur ve çocuk ölürse, ödemek lazım olur. Mubah olan dövmekte, nasıl döverse döğsün, ölürse ödemek lazım olur. İki imama göre “rahmetullahi teâlâ aleyhima”, tedip de talim gibi vâcibdir. Muallimin, talebesini, babasından izinsiz döğmesi vâcib değildir. Çocuk ölürse, söz birliği ile tazmin eder. Zevcin, zevcesini tedip için döğmesi de vâcib değil, mubahtır.

Pencereden düşen çocuğun kafası şişse, doktorlar, beyin ameliyatı yaparsak çocuk ölür derse, bir doktor ise, bugün kafası açılmazsa ölür derse ve açsa ve sonra çocuk ölse, izin ile ve fennin gösterdiği gibi açtı ise, bir şey lazım gelmez. İzinsiz ve yanlış açtı ise, kısas lazım olur.

Katile kısas yapmaya hakkı olan velî, maktulün varisleridir.

Babamı amden öldürdü diye huccet getiren bir kimsenin kardeşi gaib olsa, kardeşi gelinciye kadar, katile kısas yapılmaz. İhbar eden, habs olunur. Kardeşi gelince, huccet ile tekrar ispat ederse, kısas yapılır. Katil, kardeşinin affettiğini ispat ederse, kısas yapılmaz.

Hadika’da, göz afetlerini anlatırken buyuruyor ki “Fasıklar, bidat ehli sapıklar günah işlerlerken, mâni olamayan kimsenin bunlara bakması, zaruret olmadıkça, câiz değildir. Bunun için, zulüm ile öldürülene, idam edilene, eziyet edilene bakmamalıdır. Zulüm ile ölmek ihtimali bulunduğu için, böyle ceza verilirken hiç bakmamalıdır. Hadis-i şerifte, (Bir kimse zulüm ile öldürülürken, orada bulunmayınız! Orada bulunup da, kurtarmayana lanet yağar) buyuruldu. Bundan anlaşılıyor ki İslamiyetin emri ile öldürülürken veya döğülürken bulunmak, bakmak câiz olur. Yıldız kayarken bakmak da, göze zarar verdiği için, câiz değildir”.

 

Tavsiye Yazı —> Cezalara Dair Sualler

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler