Sual: Hazreti Adem’in “aleyhisselam” mucizeleri nelerdir? Tefsir kitaplarında ve hadis-i şerif kitaplarında bu mevzu hakkında hangi bilgiler vardır?

Cevap: Hazreti Adem’in pekçok mucizeleri vardır. Bazıları şunlardır;

1) Yırtıcı hayvanlar ile konuşurdu. Bu mûcizesinin sebebi şöyledir: Âdem aleyhisselâm, evlâdından bir kabîleye uğrayıp, onlarla görüşmüştü. Bu kabîle, kendilerine dağda yaşayan vahşî hayvanların musallat olduğunu bildirip şikâyet etmişlerdi. Âdem aleyhisselâm o civarda bulunan yırtıcı hayvanları çağırdı. Hepsi toplandı. Bu vahşî hayvanları, “Evlâdıma niçin ezâ ediyorsunuz” diyerek azarladı. Toplanan vahşî hayvanlar dile gelip, konuşmaya başlayıp dediler ki: “Bunlar arasında gıybet, nemime, koğuculuk, söz taşımak gibi kötü huylar yayıldığı için biz onlara ezâ ediyoruz, sıkıntı veriyoruz.” Âdem aleyhisselâm onlara iyi geçinmelerini, birbirleriyle çekişmemelerini emretti. O kabîle de gıybet, dedikodu gibi kötü huyları terkedip iyi geçindiler. Bundan sonra hayvanlar onlara zarar vermedi.

2) Âdem aleyhisselâm uzak bir yere gitmek isteyince mesâfeler kısalır ve oraya kısa zamanda ulaşırdı. Âdem aleyhisselâm Hazret-i Havvâ ile Cennet’ten yeryüzüne indirildiğinde kendisi Hindistan’da Seylan (Serendip) adasına, Hazret-i Havvâ da Cidde’ye indirilmişti. Aralarındaki mesâfeler çok uzaktı.

Âdem aleyhisselâm yasak edilen ağaçtan yemesi sebebiyle Cennet’ten çıkarıldığı için, hem de Hazret-i Havvâ’dan ayrı kalmanın acısıyla tevbe edip ikiyüz sene ağladı. Allahü teâlâdan af diledi. Hazret-i Havvâ ise daha çok ağlıyordu. Âdem aleyhisselâm, tevbe edip tevbesi kabûl olduktan sonra, Hazret-i Havvâ ile buluşmak için Allahü teâlâya duâ etti. Allahü teâlâ duâsını kabûl edip, ona uzun mesâfeleri kısa zamanda alma mûcizesini verdi. Böylece uzaklıklar yakın kılındı. Kısa zamanda Hindistan’dan Mekke’ye vardı ve Arafat ovasında Hazret-i Havvâ ile buluştu. Kavuştukları bu ovaya orada buluşmalarından dolayı Arafat denilmiştir.

3) Âdem aleyhisselâm, dağ ve taşlara elini vurunca hâlis su çıkardı. Bu mûcizenin zuhûr etmesinin sebebi şöyle idi. Allahü teâlâ Âdem aleyhisselâma Kâbe’yi yapmayı emretti. Âdem aleyhisselâm Kâbe-i muazzamayı yaptıktan sonra, Hindistan’a gidip orada dünyâ işlerinden zirâat, ticâret yapıp, evlâtlarını yetiştirmekle meşgûl oldu. Peygamber olduğu bildirilince Allahü teâlânın emirlerini insanlara tebliğ etti. Bu sıralarda evlâdı ve torunları bin kişiye ulaştı. Bunlar birbirleriyle gâyet iyi geçiniyorlar ve Mes’ûd bir hayat yaşıyorlardı. Âdem aleyhisselâmın evlâdından Kâbil, Hâbil’i şehîd edince, aralarında bir karışıklık çıktı. Kâbil oradan kaçıp gitti. Aradan kırk sene geçmişti. Kâbil’in evlâtları haramlara dalıp, kötü işlerle meşgûl oluyordu. Allahü teâlâ Âdem aleyhisselâma Kâbil’in evlâtlarını dîne dâvet etmesini emretti. Âdem aleyhisselâm onları dîne dâvet edince mûcize istediler. Bunun üzerine Âdem aleyhisselâm mübârek elini büyük bir kayaya dokundurdu. Dokunur dokunmaz, kayadan birden bire hâlis bir su fışkırmaya başladı. Bu mûcize üzerine çoğu îmân etti. Sonra o suyun çevresinde zirâat ve san’atla meşgûl oldular.

4) Âdem aleyhisselâm her ne vakit arzu ederse ağaçları bir işâret ile yerlerinden kaldırır ve bir işâretle de yerlerine getirirdi. Bu mûcizesi şöyle vukû bulmuştur: Âdem aleyhisselâm Kâbil evlâdından ateşe tapan bir kabîleye uğradı. Bu kabîleye ateşe tapmaktan vazgeçip Allahü teâlâya îmân etmelerini söyledi. Bu dâveti üzerine bir ağaç göstererek; “Şu ağaç yerinden kalkıp başka bir yere yerleşsin” dediler. Âdem aleyhisselâm böyle bir mûcizenin hâsıl olması için Allahü teâlâya duâ etti. Allahü teâlâ Âdem aleyhisselâmın duâsını kabûl buyurdu. Allahü teâlâ kendi isimlerini (esmâsını) söylemesini ve ağaca işâret etmesini emir buyurdu. Âdem aleyhisselâm eliyle gösterilen ağaca işâret etti. Ağaç yerinden kalkıp başka bir yere yerleşti.

5) Âdem aleyhisselâm kendisinden mûcize istenildiği bir vakitte avucuna taşları aldı. Bu taşların Allahü teâlânın ismini zikir ve tesbîh ettikleri işitildi. Bu mûcizeyi görenlerden pek çok kimse îmân etti.

6) Âdem aleyhisselâm tohum yetiştirmeye müsâit olmayan ham tarlaya tohum ektiğinde mûcizesiyle tohum bir gün içinde yeşerip olgunlaşırdı.

7) Âdem aleyhisselâm bir gün çocuklarını yemeğe dâvet etmişti. Hazret-i Havvâ yemek hazırlamakla meşgûl iken Âdem aleyhisselâm, evlâtlarının yanında mübârek elini ateşe sokup uzun müddet ateşin içinde tuttu. Mûcize olarak ateş elini yakmadı.

8) Âdem aleyhisselâmın evlâtlarından Kâbil, Hâbil’i öldürüp kaçtığında Âdem aleyhisselâm onu aramaya çıktığında, bir mûcize olarak bâzı taşlar da Âdem aleyhisselâm ile birlikte hareket ederdi.

Tavsiye Yazı –> Sefer-i Ahiret risalesi

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler