Sual: Bir kâfir öldüğünde Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun diyen kimseye ne lazım gelir?

Cevap: Resulullah aleyhisselam, iman etmeden ölen bir akrabası için, “Eğer Allah men etmezse, onun için mağfiret dileyeceğim” buyurdu. Sonra, “Akraba bilse olsa, Cehennemlik oldukları anlaşıldıktan sonra müşrikler için mağfiret dilemek Peygambere ve mü’minlere yakışmaz” mealindeki Tevbe suresinin 113. ayeti kerimesi nâzil oldu. Münafıklardan Abdullah bin Übey bin Selül öldüğünde, Cenabı Peygamber cenaze namazını kıldırdı. Bunun üzerine, “Onlardan ölenlerin namazını kılma! Mezarı başında da durma. Çünkü onlar Allah’ı ve Rasulünü inkâr ettiler” mealindeki Tevbe suresinin 84. âyet-i kerimesi nâzil oldu. Ayrıca “Onlar için af dilesen de, dilemesen de, 70 defa af dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Çünki onlar, Allah ve Rasulünü inkâr ettiler” mealindeki Tevbe suresinin 80. âyet-i kerimesi de buna dairdir. Zahiren Müslüman olarak öldüğü bilinmeyen bir kimseye rahmet dilemek, Allah’ın hükmünü beğenmemek, O’nu yalanlamak demektir. Ayrıca bile bile onun mümin olduğunu kastederek söylerse imandan çıkar; boş bulunup söylerse çıkmaz. Buna mukabil hayatta olan gayrimüslimlerin affedilmesi için dua etmek caizdir Çünkü bu onların hidayete gelip Müslüman olmasını kastetmek niyetiyledir. Gayrimüslimlere selam vermenin ve Allah razı olsun demenin caiz olduğunu söyleyen alimler de bunu kast etmişlerdir. Nitekim Uhud gününde kendisine kötülük eden düşmanları için Cenab-ı Peygamber, “Allah’ım onları affet, bilmiyorlar” şeklinde dua etmişti.

 

Sual: Allaha inanmadan ölen birine “’Allah razı olsun” demek caiz midir?

Cevap: Gayrımüslime “Allah razı olsun” denilebilir. Bu onun bu halinden razı olsun demek değildir. Allahu teâlâ seni razı olduğu hale getirsin, sana hidayet nasip etsin, demektir. Gayrımüslim olarak öldüğü bilinen birine “Allah rahmet eylesin” veya “Allah razı olsun” denmez.

 

Sual: İslâm dinine inanmayanlar öldükten sonra, bunlar için, “Belki tevbe etmiştir, küfrden vaz geçmiştir” demek boştur deniyor. Buna göre İslâmiyete çok büyük düşmanlıklar eden ve tevbe alâmeti olmayan belli bir kâfir için “Allahü teâlâ biliyor ki bu kâfir olarak öldü, cehennemliktir” denilebilir mi? Yani zâhiren kâfir olarak ölmüştür ama, gerçekte can boğaza gelmeden tevbe etmiş olamaz mı

Cevap: Şeriat zâhire bakar. Müslüman olduğuna dair bir bilgi olmayan kimseye gayrımüslim muamelesi yapılır. Şahitliği dinlenmez. Müslüman kızla evlenemez. Müslüman mezarlığına gömülmez. Müslümanla arasında miras olmaz. Ama Allah katındaki hâli bilinemez. Küfr üzere öldüğü açıkça bildirilen Ebu Leheb gibi şahıslar dışındakiler için kat’i olarak cehennemlik denilemeyeceği gibi, peygamberler ve Aşere-i Mübeşşere ve hadis-i şeriflerde bildirilen Meryem, Asiye, Hadice, Fatıma, Hasen, Hüseyn, Abdullah bin Selam dışındakiler için de kat’i olarak cennetliktir denilemez. Cennetlik veya cehennemlik denmesi, zâhirî hâle dayanan bir zannı bildirir.

Türpüştî hazretlerinin el-Mutekad risalesinde Ehl-i sünnet olmanın şartlarını Abdullah ibni Abbâs radıyallahü anhümâdan alarak yazarken diyor ki: Şeriatin Cennetlik olduklarını bildirdiklerinden başka, hiç kimseye kat’î olarak Cennetlik dememek lâzımdır. Cennetle müjdelenenler ise şunlardır: Peygamberler, Aşere-i mübeşşere [Cennetle müjdelenen on büyük sahâbî], Bedrde, Uhudda ve Bîat-i Rıdvân’da bulunanlar, Fâtıma, Hasen ve Hüseyn radıyallahü anhüm. Ayrıca şeriatte, Cehennemlik oldukları bildirilenlerden başka hiç kimsenin, kat’î olarak Cehennemlik olduğuna hükm etmemek lâzımdır. Cehennemlik olduğu bildirilenlerden bazısı İblis ve Ebû Lehebdir.

 

Sual: Küfre düşen birisi hatasından pişman olmuş ise kelime-i şehadet getirip tövbe etmesi kafi midir?
Cevap: Dinden çıkmasına sebep olan hâlinden veya sözünden de pişman olması icap eder.

Tavsiye Yazı –> Papazların Cevap Veremediği Sorular

Tavsiye Yazı –> Kafirleri Sevmek Caiz mi?

Tavsiye Yazı –> Küfür Korkusuna Karşı Ne Yapmalı?

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel KitaplarMeâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir?Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir DuâSeyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler