Sual: Bir kimse mürted olsa, yani dinden çıkmaya sebep olan bir iş yapsa veya söz söylese, sonra pişman olsa, ne lâzım gelir?

Cevap: Bir kimse kasden dinden çıkmaya sebep olan bir iş yapsa veya söz söylese, ister hemen sonra, isterse aradan uzun zaman geçtikten sonra pişman olsa, (estagfirullah) dese, bu kimse yeniden müslüman olmuş sayılmaz. Pişman olur olmaz Kelime-i Şehâdet getirmesi de lâzımdır. Çünki estağfirullah sözü İslâma girme sözü değildir. Şu kadar ki muhakkik âlimlere göre iman sadece inanmaktir. Dil ile söylemek imanın kendisi değildir. Hâşiye-i Şeyhzâde’de Bakara suresinin tefsirinde hülâsaten diyor ki: Bir kimse zaruret olmadan dahi dil ile imanını söylemese, Allah katında mü’mindir, ama kendisine müslüman muamelesi yapılması için dil ile söylemesi şarttır. Ayrıca mürted olup pişman olan kimse, başka dinde veya dinsiz olup yeni Müslüman olan kimse gibi değildir. Bu kimse kelime-i şahadet söyleyip mânâsına icmâlen inansa, mümin sayılır. Bir dine mensup ise kendi dininden beri olduğuna, döndüğüne inanması da şarttır. Mürted ise, dinden hangi kapıdan çıktı ise, o kapıdan geri dönebilir. Ayni irtidadına sebep olan söz veya işten tevbe etmesi lâzım gelir. Çünki bu iş veya söz imanı kaybetmeye sebep oluyorsa, buna pişman olmadan tekrar iman edilmiş olunmaz.

Mecma’u’l-enhur kitabında der ki: (Eğer) kendisine yeniden İslâm’a dönmesi için teklif edilen bu kimse, Kelime-i Şahadet getirdikten sonra (tövbe etse) ne güzeldir ve ne iyi bir iş yapmıştır! (Eğer öyle olmazsa) yani eğer tövbe etmezse, vâcib olarak (öldürülür.) Zira Sevgili Peygamberimiz “Kim dinini değiştirirse onu öldürünüz” buyurmuştur. (Onun tövbesi,) iki Kelime-i Şehadeti getirdikten sonra İslâmiyetten başka bütün dinlerden (uzak olmasıyladır. Veya) maksadın elde edilmesi için gerekli sözler olan “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu” demek suretiyle (girdiği din Hırıstiyan dini ise, “ben Hıristiyan dininden uzaklaştım”. Eğer girmiş olduğu din Yahudi dini ise, “ben Yahudi dininden uzaklaştım” şeklinden demesiyledir.) Ancak birinci şekil, yani “ben İslâmiyetten başka bütün dinlerden uzaklaştım” şeklindeki yol daha iyidir. Çünki mürted için din yoktur. Musannifin bu şekilde açıklamasında, eğer dinsiz bir kimse: “Allah’dan başka ilah yoktur. Muhammed aleyhisselam Allah’ın resulüdür” mânâsına gelen “Lâ ilahe illallah Muhammedün resulallah” şeklindeki sözü derse, o kimse Müslüman olmuş olur. Ve bu iki kelimenin mânâlarını bilmesi şart değildir. Bunların İslâm’a giriş sözleri olduğunu bildiği zaman böyledir. Ve aleyhi’s-selatü ve’s-selamın ismini bilmesi şarttır. Fakat babasının ve dedesinin isimlerini bilmesi şart değildir.

 

Sual: İmân tazelemek için nasıl duâ etmeliyiz?

Cevap: Erkek olsun, kadın olsun, her insanın, her sözünde, her işinde, Allahü teâlânın emrlerine, yani farzlara ve yasak ettiklerine [harâmlara] uyması lâzımdır.

Bir farzın yapılmasına, bir harâmdan sakınmaya ehemmiyyet vermeyenin îmânı gider, yani kâfir olur.

Kâfir olarak ölen kimse, kabirde azap çeker. Âhirette Cehenneme gider. Cehennemde sonsuz yanar. Affedilmesine, Cehennemden çıkmasına imkân ve ihtimâl yoktur. Müslüman olmak çok kolay olduğu gibi kâfir olmak da çok kolaydır. Her sözde, her işte kâfir olmak ihtimâli çokdur.

Küfrden kurtulmak da çok kolaydır. Küfrün sebebi bilinmese dahî, her gün bir kere istiğfâr etse, yani (Estagfirullah) dese, muhakkak affolur, yani, (Yâ Rabbî! Bilerek veya bilmeyerek küfre (imanımın gitmesine) sebeb olan bir söz söyledim veya iş yaptım ise, nâdim oldum, pişmân oldum. Beni affet) diyerek tövbe etse, Allahü teâlâya yalvarsa, muhakkak affolur. Cehenneme gitmekten kurtulur.

Cehennemde sonsuz yanmamak için, her gün muhakkak tövbe ve istigfâr etmelidir. Bunu ihmal etmemelidir. Bu tövbeden daha mühim bir vazife yoktur.

Kul hakkı bulunan günâhlara tövbe ederken, bu hakları ödemek ve terk edilmiş namazlara tövbe ederken, farzları kazâ etmek lâzımdır.

 

Sual: Bir insan bilerek veya bilmeyerek işlediği bir günah veya küfrden dolayı tövbe ve tecdid-i iman ederken, imanından şüphe etmiş olmuyor mu?

Cevap: Bilerek veya bilmeyerek işlemiş olduğu küfür, bidat ve günahlardan her zaman tövbe etmek lazımdır. Bu, imanda şüphe demek değildir. İmanının gidip gitmediğinde şüphedir. Bir kimse farzımuhal, “Ben Allah’a inanıyorum; ama cennet ve cehennemin varlığında şüphem var” dese, bu, imanda şüphedir.

 

Sual: Bir kimse küfre düşürücü bir iş yapsa veya söz söylese, nikâhı düşer mi?

Cevap: Evet. Hanımından “Her ne zaman nikâhımız bozulursa, seni tekrar nikâhlamak üzere beni vekil et!” deyip, o da ederse, kadın olmasa bile, iki şâhid huzurunda nikâh tazeleyebilir. Câmilerde yatsı namazından sonra iman ve nikâh tazeleme duasının topluca okunması, bu sebeple Osmanlılardan kalma bir gelenektir. Hanımından vekâlet alan kimse, kendini tanıyan iki erkeğin yanında, (Allahümme innî ürîdü en üceddidel îmâne vennikâha tecdîden bi-kavli lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah) duâsını okursa, o iki kişi de, bunun nikâh duâsı olduğunu bilirse, şâhid olmuş olurlar ve nikâh sahih olur. (İbn Âbidîn, Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye)

 

İmanın Gitmesine Sebep Olan Şeylere Dâir Sual ve Cevapları Okumak İçin Tıklayınız.

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler