Sual: Kurban kesmek için nisap miktarı ne kadardır?
Cevap: Bir kimse, hacet-i asliyye (asli ihtiyaçlar) olan kışlık ve yazlık ev, kullanılan ev eşyası, araba, ev eşyası, dükkân demirbaşları, şahsi eşya, kitapları ve borçları dışında, 96 gram altın veya kıymeti paraya yahut bu kıymette menkul veya gayrı menkule sahip ise, kurban keser; fıtra verir ve zekât alamaz. İmam Muhammed’e göre, bu kişinin geçimi, o menkulün (işleyen kamyon gibi) veya gayrı menkulün (kiradaki ev veya ekilen tarla) getirdiği gelire bağlı ise, buradan gelen bir senelik geçimini ancak karşılıyorsa, bu işi bu mal ile zengin sayılmaz; kurban kesmez; zekât alabilir.

 

Sual: Bir kadının altın veya parası olmayıp, elmas, inci gibi mücevherleri ile nisabı dolduruyorsa fıtra vermesi ve kurban kesmesi gerekir mi?

Cevap: Tatarhaniyye bunun ihtilaflı olduğunu söylemektedir. O halde vermek ve kesmek de câizdir. Vermeyip kesmemek de câizdir. Ancak elinde ayrıca nakit parası olan kadın fıtra verir ve kurban keserse hilaftan kurtulmuş olur, parası olmayan da kesmeyebilir.  (İbni Abidin, Masrif babı)

 

Sual: 10 bin lira parası ve 3 bin lira bireysel emekliliği olan, çalışmayan birisi fıtra verip kurban keser mi?

Cevap: Kurban nisabına dâhil başka malı (ikinci ev; arsa vs) yoksa, aslî ihtiyaçları dışında bu kadar parası olan kimsenin fıtra vermesi ve kurban kesmesi lâzım değildir. Zekât da alabilir.

 

Sual: Kadın zekâta ehilse, kurbanı kendisi mi keser, zevci adına da kesilse olur mu?

Cevap: Kurban zenginliğiyle zekât zenginliği birbirinden farklı şeylerdir. Bir kimse kurban kesmesi gereken servete sahipse kurban kesmelidir. Eşimin adına diye birşey İslâmiyette yoktur. Servet ayrılığı vardır. Kim mükellefse, kurbanı o keser. Sizin eğer asli hacetinizden yani oturduğunuz ev ve eşyasından başka ve borçlarınızdan ayrı 96 gram altın veya bunun karşılığı para veya bunun karşılığı ev, dükkân, arazi varsa, sizin kurban kesmeniz lâzımdır. Zekât vermeye ehil olan biri, kurbana haydi haydi ehildir. Ama kurbana ehil olan birisi, zekâta ehil olmayabilir. Evleri, arsaları vardır, ama 96 gram altını veya parası yoktur mesela.

 

Sual: Evde kullanılan süs eşyası da kurban nisabına dâhil edilecek midir?

Cevap: Kullanılan eşya, süs eşyası değildir; ihtiyaç eşyası sayılır ve nisaba dâhil edilmez.

 

Sual: Sanat ve ticaret âletleri, kurban nisâbında ihtiyaç eşyası sayılır mı?

Cevap: Sanat ve ticaret âletleri, ihtiyaç eşyası sayılır; nisâba katılmaz. Kullanılmıyorsa, kurban nisâbına katılır.

 

Sual: Kurban nisabında ikinci ev ihtiyaç eşyası dışında sayılıyor. Bunun kıymeti mi, kirası mı esastır?

Cevap: Kıymeti esastır. Ancak geçim kaynağı bu ikinci evin kirası ise ve ancak geçiniyorsa, nisaba katılmaz ve kurban kesmesi gerekmez.

 

Sual: Nisab mikdarı malı olan, ama vadeli borcu da olan kimse kurban kesebilir mi?

Cevap: Kesemez. Önce borç ödenmelidir. Keserse, nafile sevabı alır. Borç vadesiz olsaydı, ayrıca borcu geciktirme günahına da girerdi.

 

Sual: Nisab mikdarı (20 miskal, yani 96 gr altın) parası olmayan bir kimse, kurban kesmek isterse, bu kesilen kurban adak mı olur?

Cevap: Fakir kimsenin kurban bayramında kestiği kurban, bir kavle göre adak, bir kavle göre nâfile olur. Bu kavle göre kesip etinden yiyebilir; ailesine de yedirebilir.

 

Sual: Bir evde kesilen kurbana, evin hanımı ve yetişkin çocukları da ortak mıdır?

Cevap: İbâdetlerde herkes kendinden mesuldür. Serveti olan kurban keser. Hanım ve yetişkin çocuk kurban nisâbına mâlik ise, kurban keser. Her kurban, kesene aittir.

 

Sual: Kadın, babasından kalan ve annesinin oturduğu bir evdeki miras hissesi ile kurban nisabına ulaşmış sayılır mı?

Cevap: Za’feranî ve Ali er-Râzî gibi âlimler, akârın (gayrı menkulün) kıymetine itibar ettiler. Ebu Ali Dekkâk ve başkaları ise bu akârın vâridâtına, gelirine itibar ettiler. Dekkâk der ki, bir kimsenin sahip olduğu akârın geliri, bir yıllık nafakayı getiriyorsa ona kurban düşer. Bazıları da bir aylık nafakayı getiriyorsa ve 200 dirhemi de varsa bu şahsa kurban düşer dediler. Bu âlimlere göre bir kimsenin akârı (evi, tarlası) olup, gelir getirmese ve ayrıca 200 dirhemi de olmasa, ona kurban düşmez. (Hindiyye)

 

Sual: Hanıma olan mehr borcunu, kurban ve zekât için nisab hesabına katmamız gerekiyor mu? Biz borç olarak katacak mıyız? Hanım alacaklı olarak katacak mı?

Cevap: Mehr borcu nisaba katılır, yani erkek bu borcu zekât nisabından düşer. Çünki ödemekle mükelleftir. Ancak mehr alacağı kadın için nisaba katılmaz, zekâtı verilmez. Kadın bu alacağı ile zengin sayılmaz. Çünki mehr, zayıf borçtur. Alabileceği şüphelidir.

 

Sual: Nisab miktarına ulaşmış evli bir hanım, kurban vekâletini babasına verse, babası da kızı diye kurban parası almadan kurbanı kesse caiz midir?

Cevap: Vekâlette para vermek şart değil. Verse de vermese ve  para konuşulsa da konuşulmasa da kurban sahihtir. Baba kızından kurbanın parasını isteyebilir.

 

Sual: Bankadan çektiği kredi nisabı doldursa, kurban kesmesi ve zekât vermesi lâzım olur mu?

Cevap: Bu para, ödenmesi gereken borçtur. Nisabdan düşülür; kendisi nisabı teşkil edemez.

 

Sual: Seferî olan veya nisab miktarı malı olmayan, fakat kurban günü nisab miktarı malı olacağını bilen kişi, bu durumda iken kurban vekâleti verse vâcib sevabı alır mı?

Cevap: Kurban kendisine üçüncü günün sonunda kurban kesecek kadar bir vakitte vâcib olur. Dolayısıyla önce vekâlet verebilir. Ama kurban zengin olduktan sonra kesilmelidir. Yoksa tekrar kesmek gerekir. Gerekmez diyenler de vardır.

Tavsiye Yazı –> Kurban Hayvanını Kilo İle Satın Almak Caiz Mi?

Tavsiye Yazı –> Kurbana Dair Sualler

Tavsiye Yazı –> Vekaleti Alan Kurbanı Kesemezse Ne Yapar?

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler