Sual: Kurban kesildikten sonra, kurbanı parçalayıp hatta misafir için de pişirilip sonra parçalanmış etler tartılarak pay ediliyor. Bu şekilde yapmak uygun mudur?

Cevap: Kesildikten sonra tartıp taksim edilmelidir. Bu etin bütün ortakları razı ise yemek caiz olur. İbaha sayılır.

 

Sual: Bir kimsenin sığırı olsa, kendisiyle beraber 5 ortak olsa, 2 hisseyi de vefat etmiş anne ve babası için niyet edebilir mi?

Cevap: Ölü, kurban kesmez. Bir kimse, sevabı ölüye hediye edilmek üzere nafile kurban kesebilir. Bunu kim keserse, hisse de, et de onundur. Sığır zaten kendisinindir. Ancak 4 ortağa hisse satarken, yedide birini satmışsa böyledir. Yoksa beşte birini satmışsa, sonradan iki kişiyi ilave edemez. Diğer ortaklar razı olursa, caiz olur ise de, kurbanlık sığıra sonradan ortak ilave etmek mekruhtur.

 

Sual: Bayramın ilk iki günü seferî olup da kurbanını kesen bir kimse, üçüncü günü mukim olsa tekrar kurban kesecek midir?

Cevap: Kesecektir. Çünki kendisine kurban vâcib olmadığı halde kesen kimsenin bu kurbanı nâfile olur. Sonra vâcib olsa, tekrar kesmesi gerekir. Ancak müteahhirîn ulemâsına göre kestiği kurban kâfi gelir. Mutemed kavil de budur. (İbn Âbidin, Kurban bahsi.) Kurban bayramının üçüncü günü fakir olacağını veya sefere çıkacağını bilen kimseye, birinci günü kurban kesmek vâcib olmaz. Üçüncü günü zengin olacağını bilenin, kurban kesmesi, Zilhicce’nin onuncu günü, yani bayramın birinci günü fecr vaktinde vâcib olur. Bayramın birinci günü zengin veya fakir ve mukim veya misâfir olmağa bakılmaz.

 

Sual: Kurbanı ikinci vekil alsa, bir başkasına kestirebilir mi?

Cevap: Vekil, bu gibi işleri başkasına yaptırabilir. Kesen kişi üçüncü bir vekil sayılmaz. Kurbanı vekilin alması mühimdir. Yoksa müvekkilin malı olmaz. Malı olmayan bir hayvan da kurban edilemez.

 

Sual: Kurban adayan kimse, kurban bayramından sonra o kurbanı kesse, ne lâzım gelir?

Cevap: Kurbanın etiyle diri bir kurban arasındaki farkı fakirlere tasadduk eder. Zenginse tamamını fakirlere tasadduk etse iyi olur. (İbn Âbidîn.)

 

Sual: Kurban bayramında kesmek üzere kurban alan zengin, sefere çıksa, kurbanını akikaya çevirebilir mi?

Cevap: Çevirebilir veya satabilir. Çünki kesmesi vacib olmaz. Fakir olsaydı, adak olurdu. Kesmesi lazım gelirdi. (İbni Âbidîn, Kurban babı.)

 

Sual: Kurbanı yanlışlıkla bayramdan bir gün evvel kesenlerle ortak olan kimse, seferî olsa, kurbanını akikaya çevirebilir mi?

Cevap: Et niyetiyle ortak olmak sadece vâcib kurbanı bozar. Akikaya tesir etmez. Kaldı ki, bilmeden arefe günü kesenin kurbanı câiz olur. Akika kesene zararı olmaz. (İbn Âbidîn, Kurban babı.)

 

Sual: Kurban hissedarlarından birisi çıkıp yerine başkası girebilir mi?

Cevap: Satın aldığı kurbanı başkasına satıp başka kurban kesmek İmam Ebu Hanife ve İmam Muhammed’e göre câizdir. Aradaki farkı tasadduk eder. İmam Ebu Yusuf’a göre câiz değildir. Çünki kurban hayvanın aynına tealluk etmiştir. (Hindiye, Adak kurbanları bahsi.)

 

Sual: Kurban alırken fiyat konuşmadık. Câiz mi?

Cevap: Fâsid akidle alınan hayvanı kurban etmek câizdir. (Hindiyye.) Ancak fâsid akid yapmak günahına girildiği gibi, sevab da alınamaz. Hayvanı geri verip, fiyat konuşarak tekrar sahih bir akid yapmalı, sonra kesmelidir. Kesilmiş ise, kurban olmuştur. Tövbe gerekir.

 

Sual: Kurban bayramı süresince seferi olan biri kestiği kurbandan vacib sevabı alabilmek için kurbanı nezr etse, o kurban vâcib olmuş olur mu?

Cevap: Buna gerek yoktur. Kurbanı sefere çıkmadan kesebilir. Nezr olan şeyin vâcib olmasıyla, kurbanın vâcib olması aynı şey değildir. Nezrin vücubu, kesilmesi mutlaka lâzım olan demektir. Sevaplarının aynı olduğu söylenemez. Vacibi yaparken ne mekruhlar, hatta ne haramlar işleniyor. Belki de kesmemek hayırlıdır. Kaç sevaptan girme günaha demişler.

 

Sual: Babamız bir sığıra ortak oldu ve kurban kesmeden öldü. Kurbanı annemiz kesebilir mi? Biz yiyebilir miyiz?

Cevap: Kurban vârislerindir. Annelerine hediye edebilirler. Anneleri keser. Kendileri de yiyebilir. Bir bedeneye ortak olan yedi kişiden birisi ölse, varisleri diğer ortaklara, onun ve kendilerinin yerine kesmelerini söyleseler, istihsanen hepsinin yerine sahihtir. Çünkü hepsinde kurbet kastı vardır. Ortaklar vârislerden izin almadan kesseler, hiç birisine kâfi gelmez. Zira bazıları kurbet değildir. (İbn Âbidîn.) Yedide üç hissesi olan zât ölür ve bir oğlanla, küçük bir kızı mirasçı olarak bırakır; altı yüz dirhem de terekesi olur; ancak bu altı yüz dirhem, o sığırdaki hissesiyle birlikte bu miktara erişmiş bulunur; vasî de onların yerine o ineği kurban keserse; bu câiz olmaz. Çünkü kızın hissesi et olur. Zira o fakirdir. Babasından isabet eden miras onun hissesine ikiyüz dirhem olarak düşmemektedir. Şayet ölen zât, o sığırdaki hissesinin haricinde altı yüz dirhem bırakmış olsaydı, hepsinin kurbanı câiz olurdu. Çünki o zaman kız da zengin sayılırdı. (Hindiye.)

 

Sual: Kurban satıcısı kurbanınızı keserim, yüzerim, etini tartarım, ne kadar gelirse o kadar alırım diyor. Bu câiz mi?

Cevap: Semen belli olmadan yapılan alışveriş sahih değildir. Hayvan mülk olmaz. Mülk olmayan da kurban edilemez

 

Sual: Talebe yurtlarına vekâleti verilen kurbanı, kesildikten sonra yurt idaresi satıp, yerine talebelerin gıda ihtiyaçlarını temin etse câiz midir? Vacib yerine gelmiş olur mu?

Cevap: Umumî vekâlet verilince, yani kurbanımı kesmeye, kestirmeye, etini ve diğer yerlerini dilediğiniz yere vermeye sizi umumî vekil ettim denilince, kurbanı kesen dilediğini yapabilir.

 

Sual: Hayızlı kadın tavaf yapabilir mi? Hoca tavaf yapın, bir davar kesin, hallolur dedi.

Cevap: Arafat ve Müzdelife’de hayızlı veya cünüp olmanın mahzuru yoktur. Ama tavafta vâcibdir. Cünüp veya hayızlı olarak tavaf yaparsa, haram işlemiş olur; ama tavaf sahihtir, kendisinden düşer. Hayızlı kadın hayzın bitmesini bekler; sonra tavafını yapar. Hayızlı olarak tavaf ederse, hem günaha girmiş olur; hem de cinayet işlemiş olur ki, ziyaret tavafı ise bedene (sığır veya deve), veda tavafı ise şat (koyun veya keçi) kesmesi gerekir. Eğer sonradan temiz olarak tavafı iade ederse, ceza kendisinden düşer, tövbe kâfi gelir. (İbn Âbidîn, Hac bahsi.) Hacca gidecek kadınların ya ilaçla hayzını geciktirmesi; ya da bayramdan itibaren 11 gün daha orada kalacak şekilde seyahat programı yapması gerekir. Çünki hayzın azamîsi Hanefî mezhebinde 10 gündür. Böylece 11. gün farz olan ziyaret tavafını yapıp memleketine dönebilir.

 

Sual: Yedi kişi muteber bir kişiye farklı miktarlarda para verseler (300 , 350, 400 gibi), etini de bir hayır kurumuna talebelere verirsiniz deseler, hisse miktarları farklı olduğu için kurbanları olur mu?

Cevap: Kurbanı alırken hisse sahiplerinin birbirinin rızasıyla farklı para vermesi kurbana tesir etmez. Yine yedide bir hisse sahibidirler. Hatta hiç para vermeseler, hediye edilse bile böyledir. Kurban paylaşılırken de eşit paylaşılır. Sevabı farklı olur. Çok veren daha çok sevap kazanır.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında: Bayramın 3. günü sefere çıkan zengin, kurban kesmese günaha girmez yazıyor. O halde zengin, kurban bayramının birinci veya ikinci günü sefere çıkarsa, seferde olduğu için üçüncü gün kurban kesmesi ona vacib olmaz, ama üçüncü günü yani kurban vacib olduktan sonra sefere çıkarsa, borçtan kurtulmuş olmaz. Demek ki, kurban bayramının üçüncü günü, imsak vaktinden sonra sefere çıkan zengin, kurban borcundan kurtulmuş olmaz, çünkü şer’i gün imsak vaktiyle başlar. Vacib olmadan, yani kurban bayramının üçüncü günü, imsak vaktinden önce sefere çıkarsa o zaman borçlu kalınmaz. Doğru mudur?

Cevap: Burada bir yanlış anlama olduğu anlaşılıyor. Her ibadetin bir ilk, bir de son vakti bulunmaktadır. Zengine kurban üçüncü günün sonunda kurban alıp kesecek kadar bir vakitte vâcib olur. Üçüncü günü bu vakitten evvel sefere çıksa veya fakir olsa, kurban vâcib olmaz. Nitekim İbni Abidin der ki: Kurbanın kesiminin vakti, şehir dışında ise birinci gün şafağın doğumundan, şehirde ise bayram namazı kılındıktan sonradır. Sonu da üçüncü günün güneşin batımından hemen öncesidir… Kurban kesim günlerinden son gün bir çocuk doğmuş olsa, onun üzerine kurban kesmek vacibtir. Eğer kurbanın son gününde, kurban kesmeden ölürse, onun üzerine kurban vacib değildir. (Kurban bahsi). Görülüyor ki üçüncü günü doğan bir çocuğa zengin ise kurban kesmek vâcib oluyor; ölen kimseye de vâcib olmuyor. Halbuki bunlar üçüncü güneş doğduktan sonra doğmuş veya ölmüştür. Kurbanın vâcib olmasının son vakti üçüncü gün güneş doğduktan sonra olsaydı, doğan çocuğa vâcib olmaz, ölene vâcib olurdu.

 

Sual: Namaz kılmayana kız verilmez ve kestiği yenilmez deniliyor. Bu doğru mudur?

Cevap: “Fâsığa kızını veren mel’undur” hadîs-i şeriftir. Ancak böyle kişinin kestiği yenir.

 

Sual: Hazret-i Peygamber için kurban kesmenin caiz olmadığı, Hazret-i Ali’nin Resulullah’ın ruhu için kestiği kurbanları, Hazret-i Peygamber vasiyet ettiği için kestiğini işittim. Doğru mudur?

Cevap: Nafile kurban kesip sevabını ölülere hediye etmek caizdir. Bunun sünnette delili vardır. Bu kişi vasiyet etmişse ve para bırakmışsa, kesilmesi zaten vâcib olur. Vasiyet etmemişse nafile olur. Resulullah sağlığında ümmeti için kurban keserdi.

 

Sual: Cemiyetlere bankaya para yatırıp ismini yazdırmak suretiyle kurban vekâleti vermek sahih midir?

Cevap: Cemiyete verilen vekâlet, cemiyetin reisine yapılmış demektir. Fâhiş olmayan cehalet vekâlette caizdir. Vekil eden ismini bilmemektedir ama cemiyetin başı bellidir. Bu kimse umumi vekildir. Ancak yalnızca bir başkasını kurbanı almak için vekil edebilir. Bu ikinci vekil, bir üçüncü birini kurban almak üzere vekil tayin edemez. Kesmek için edebilir.

 

Sual: Kurbanı keserken boynuzu kırılsa kurban olur mu?

Cevap: Kurban keserken, kurban olmaya mâni bir hâl zuhur etse, meselâ boynuzu kırılsa, bu kurban olur. (İbni Abidin).

 

Sual: Bir hayvanı kurbanlık olarak aldık. Sonra onu kesmekten vazgeçip yerine başka kesilse, o beslense, câiz olur mu?

Cevap: İkinci hayvanın kıymeti birinciden fazla veya ona eşit ise câiz olur. Değilse, yani daha düşükse, aradaki fark sadaka olarak verilir. (İbni Abidin)

 

Sual: Zilhicce ayının hilâli bir yerde görülse, hilâlin görülmesi ne kadar mesafedeki yerleri bağlar? Meselâ İstanbul’da hilâl görülse, Amasya’da oturanlar bayram yapabilir mi? Bu hususta tayin edici olan nedir?

Cevap: Ramazan ayının hilâli dünyanın herhangi bir yerine görülürse, başka yerde oturanlara da Ramazan orucuna başlamak lâzım gelir. Zilhicce hilâli böyle değildir. Her yerde ayrı ayrı görülmesine itibar edilir. Şimdi dünyanın bir yerinde görülünce, takvimler Zilhicce ayını başlatıyor. Bu sebeple kurbanları ikinci gün kesmek, hacda ise ve Zilhicce hilâli takvimlerde yazdığı gün Hicaz’da görünmemişse, ertesi gün tekrar Arafat’a çıkmak lâzımdır. Hilâlin görülmesi bu zamanda çok zordur. İlânı da şer’î hâkim (kadı) tarafından yapılır. Bu ise mümkün değildir. Bu zamanda hilâlin görülebilir olması kâfidir. Nitekim fıkıhta böyle bir kavil vardır.

 

Hilâlin bir yerde ne zaman görülebileceği, dolayısıyla bu beldede kamerî ayın ne zaman başlayacağı internetten ecnebi zaman hesaplama sitelerinden öğrenilebilir. Diyânet’in sitesinde de hilâlin nereden görüneceği yazmaktadır.

 

Sual: İlmihalde “Zengin veya fakir, mevcut koyununu veya kurban niyeti ile satın almadıkları koyunu kurban kesmek niyet etseler, kesmeleri vâcib olmaz, keserlerse, nâfile olur” diyor. Bu ne mânâya geliyor? Yani zenginin kendi sürüsünden kestiği hayvan, kurban olmuyor mu?

Cevap: Zengin veya fakir, kendi sürüsünden bir hayvanı kurban etmeye niyet etse; sonra vazgeçse, bu kurbanı kesmesi vâcib olmaz. Başka bir hayvanı kurban edebilir. Ama eğer kurban niyeti ile satın alsaydı, bir kavle göre bunu kesmesi vâcib olurdu. Başka hayvanı keserlerse, vâcib düşer; bunu da keserlerse, nâfile olur; mutlaka kesmeleri gerekmez.

 

Sual: Kurban bayramında, 23 vakitten birinde mesbuk olan bir kimse, imama tâbi olma bakımından imamın teşrik tekbirlerini okumasını bekleyip ondan sonra mı kalkar? Yani Kurban bayramında teşrik tekbirlerini imam ile beraber alır, sonra ayağa kalkıp geri kalan rek’atlerini mi tamamlar; yoksa her zaman olduğu gibi gene imamın selâmından sonra mı kalkacak?

Cevap: Teşrik tekbirini beklemez. Bunların namazla alâkası yoktur. Kalkar, namazını tamamladıktan sonra kendisi söyler.

 

Sual: Memesinin biri süt vermeyen inek kurban olur mu?

Cevap: Memelerinin ucu kopan veya memeleri kuruyan hayvanlar da kurban olmaz. (İbni Abidin). Ancak burulmuş erkek hayvan veya kısır ( o sene yavrulamamış, dolayısıyla süt vermeyen) inek kurban edilebilir.

 

Sual: Kurban kesildiği zaman kesilen kurbanın kanı, kesenin veya aile efradından birinin alnına, yeni alınan arabaya vb. yerlere sürülüyor. Bunun hükmü nedir?

Cevap: Dinî bir husus değildir. Eski cemiyetlerdeki kurban merâsimlerinden kalma bir âdettir. Bereket için veya nazardan korunmak üzere sürülmektedir.

 

Sual: Bir hayır kurumu, “Kurumumuzun bankadaki hesabına şu kadar para yatırana kurban kesilir” diyor. Kurumun bankadaki hesabına bir kurban parası yatırmakla, dinimize uygun şekilde kurban kesilmiş olur mu?

Cevap: O müessesenin başındaki kişiye vekâlet verilmiş olur. Bu kişi veya vekili, parayı yatıran kişi adına hayvanı alır, numaralandırır, kurban bayramında kestirir. Etini ve derisini dilediği yere sarfeder. Ancak vekâlet verilen müessese veya kişinin zâhiren emin olması şarttır. Aksi takdirde vekilin hıyaneti, müvekkili borçtan kurtarmaz.

 

Sual: Kurban etini hiç dağıtmamak da caiz midir?

Cevap: Kurban etinin dağıtılıp dağıtılmaması kurbanın sıhhatine tesir etmez. Kurbanı kesenin malî vaziyetine göre değişir. Zengin hepsini tasadduk etse; orta halli üçte birini eve ayırıp, üçte birini akraba ve komşulara verse, üçte birini fakirlere tasadduk etse; fakir de hepsini kavurma yapıp çoluk çocuğuna yedirse uygundur.

 

Sual: Hazret-i İbrahim’e indirilen koçun eti ne olmuştur?

Cevap: Ciğerini közleyip yediler, gerisini fakirlere dağıttılar. (Meâricü’n-Nübüvve)

 

Sual: Kurban kesilmeden önce, yününden, sütünden istifâdenin câiz olmaması; yünü kırkılmış hayvanı kurban etmenin mekruh olmasının hikmeti nedir?

Cevap: Kurbana ayrıldıktan sonra, o hayvan artık Allah’a adanmış demektir.

 

Sual: Koç kesmek mi koyun kesmek mi daha sevabdır?

Cevap: Koç kesmek, koyun kesmekten efdaldir.

 

Sual: Şaşı olan hayvanı kurban etmek caiz olur mu?

Cevap: Evet. (İbni Abidin)

 

Sual: Kurbanlık olarak alınan koyun kaybolsa veya çalınsa, yerine başka bir koyun alsa, sonra kaybolanı veya çalınanı bulsa, nasıl hareket eder?

Cevap: Kurbanlık olarak aldığı koyun kaybolsa veya çalınsa, diğer bir koyun alsa, sonra kaybolanı veya çalınanı bulsa, efdal olan ikisini de kesmektir. Eğer birincisini keserse sahihtir. İkincisinin kıymeti, birinciye eşit veya daha yüksek olursa, yalnız onun kesilmesi de sahihtir. Eğer ikinci koyunun kıymeti birinci koyundan düşük ise, onu kestiği takdirde birinci koyunun kıymetinin fazlasını tazmin eder. Yani o fazlalığı tasadduk eder. Bu mevzuda zengin ile fakir arasında fark yoktur. (İbni Abidin)

 

Sual: Şehirde kurban kesecek olanın, bayram namazının arkasından hatibin hutbesini bitirmesini beklemesi şart mıdır?

Cevap: Hutbeden evvel kurban kesilebilir. Ama imam hutbeyi bitirmeden kurbanını keserse mekruhtur. (İbni Abidin)

 

Sual: Adak vekili adağı, hayvanı keserken yanlış isim söylese, adak sahih olur mu?

Cevap: Vekâlet alırken ve hayvanı alırkenki niyet mühimdir. Keserken yapılan kelime hatası mühim değildir.

 

Sual: Bir kimse fakirken kurban kesse, bayramın üçüncü günü zenginleşse tekrar kurban kesmesi gerekir mi?

Cevap: Her ne kadar kurbanın vâcib olma zamanı bayramın üçüncü günü, akşamdan evvel bir kurban satın alıp kesecek kadar zaman ise de, ilk günü kesen fakir sonradan zenginleşirse, tekrar kurban kesmesi istihsanen gerekmez.

 

Sual: Patronum kurban kesmemiz şartıyla bize 500 lira hediye verdi. Bana kurban kesmek vâcib olmadığı için, bu parayı başka bir ihtiyacımda kullanabilir miyim?

Cevap: Hibeyi, taraflardan hiçbirine faydası olmayan bir şarta bağlamak, lağvdır. Yani şart geçersizdir, ama hibeye tesir etmez. Bu parayı başka bir ihtiyaç için kullanmak câizdir.

 

Sual: Bir kurban vekili, kendi hayvanını müvekkiline satabilir mi?

Cevap: Vekil, kendi malını müvekkile satamaz. Bunun yolu şudur: Bu hayvanı, güvendiği birine satar; sonra ondan satın alıp kurbanı keser veya eğer umumi vekil ise bu kişiyi kurbanı kesmek üzere vekil eder.

 

Sual: Kestiğimiz kurbanın akciğerinin yarısı eksikti. Veteriner hayvanın veremli olduğunu ve etini yemememiz gerektiğini söyledi. 1-Kurban sahih oldu mu? 2-Akdi bozup, satıcıdan paramızı isteyebilir miyiz?

Cevap: 1-Kurban sahihtir. Zira bu hastalık, hayvanın kurban olmasına engel kusurlarından değildir.

2-Ayıp muhayyerliği ile akdi bozup, yeni bir hayvan veya paranızı geri alma hakkı vardır. Et ve deri mevcut ise, satıcıya iade edilir. Satılmışsa, bedeli semenden düşülür. Bu yeni hayvanı kurban etmek lâzım değildir. Zira muhayyerlik kullanılınca, akid fâsid olur. Fâsid akidde mülkiyet hükümleri cereyan eder. Binaenaleyh kurban kesildiği zaman için kesenlerin mülküdür.

 

Sual: Kurbanımı kesmesi için babama vekâlet vermiştim. Ben de kurban kesilirken burada bulunabilir miyim?

Cevap: Vekâlet, kurbanın alınması ile alâkalıdır. Vekil, hayvanı alırken de, kestirirken de müvekkilin orada bulunması câizdir. Vekâlete, akde ve kesilmeye zarar vermez.

 

Sual: Ben öldükten sonra bana yılda bir kez kurban kesin deyip parasını miras yoluyla bırakan bir kimse için kesilen kurbandan ailesi yiyebilir mi?

Cevap: Evet.

 

Sual: Kurban alırken satıcı hayvanı tartsa; meselâ 200 kg net et çıkar dese; kilosu 18 liradan 3600 lira üzerine pazarlık yapılsa caiz olur mu?

Cevap: Hayvanı tartı üzerinden ne çıkarsa diye alıp, kestikten sonra tartarak parasını vermek fâsid olur. Zira satış akdinde fiyat başta belli olmak lâzımdır. Ama başta tartıp, bir fiyatta anlaşılırsa, satış câiz olur.

 

Sual: Kurbanı kestikten sonra etini tartıp parasını ona göre ödemek caiz midir?

Cevap: Kurbanı fiyatını baştan belli edip satın aldıktan sonra paralı verirlerse olur; fiyat belli değilken alıp keserlerse, sonra tartıp kilosuna göre bir fiyat keserlerse, hem alışveriş, hem de kurban olmaz.

 

Sual: Kurban bayramı dışında et ihtiyacı için hayvan keserken hayvanda yaş sınırı aranır mı?

Cevap: Hayır. Ancak kurbanda davarın 1, sığırın iki yaşında olması şarttır. 6 ayı geçmiş, ama 1 yaşında gözüken davar da kurban olur.

 

Sual: Teşrik günlerinde zuhr-i âhir namazından sonra teşrik tekbiri gerekir mi?

Cevap: Hayır. Cumanın farzından sonra getirilir.

 

Sual: Bir besmele ile 20 koyun kesmek caiz midir?

Cevap: Hayır. Her biri için kesen tarafından bizzat ayrı ayrı söylenmesi gerekir.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında geçen, “Et ihtiyacını karşılamak niyeti ile kurban kesmek câiz olmaz. Allahü teâlâ için ve bir insan için birlikte niyet ederek kurban kesmek câiz değildir. Allahü teâlânın rızâsı için olmayıp, yalnız hacdan, gazâdan gelen için ve gelen emîri, reisi karşılamak için kesilen hayvan leş olur. Kesmesi ve yemesi haram olur”  ifâdesini nasıl anlamak gerekir?

Cevap: Kurbanda mutlaka Allah rızası niyeti olmalıdır. Et niyetiyle kesen, bunu yiyebilir; ama buna kurban denmez. Kişiye hürmet için kesmek hiç caiz olmaz. Yolcusu geldiği için şükür niyeti ile veya misafire ikram etmek için kesebilir.

 

Sual: Bankadan aldığı kredi ile kurban kesmek caiz midir?

Cevap: Kurban sahih olur. Ancak sevabını alamaz. Muamelenin kendisi caiz değildir.

 

Sual: İki kişi bir kurban alsa, sonra biri, diğeriyle ortak kesmemek için, hissesini başkasına verse ya da satsa, kurbana halel gelir mi?

Cevap: İki kişi bir kurbanı kesemez. Ancak bir kurbanlık koyunu iki kişi almışsa, onlardan bir tanesi diğerinin hissesini satın alır veya ona hediye eder. O zaman kurban sahih olur. eğer bu bir sığır ise, hissesini başkasına satması kerahatle de olsa caizdir. Kurbana halel gelmez.

 

Sual: Dilinin çoğu kesik olan hayvandan kurban olur mu?

Cevap: 3’de 1’inden fazlası kesikse, kurban olmaya manidir. (İbni Abidin)

 

Sual: İmsaktan sonra bir şey yemeyip, kurban eti ile yemek yemek müstehap mıdır?

Cevap: Herkes için müstehabdır. Bazı âlimler kurban kesene müstehabdır demiştir. (İbni Abidin)

 

Sual: Kurbana bir kişi et niyeti ile girse, bu diğer ortakların kurbanına tesir eder mi?

Cevap: Evet. Hiçbirinin kurbanı olmaz. Zengin ise mutlaka tekrar kesmelidir. Fakirse bir kavilde tekrar kesmesi gerekmez. Bir kavilde adaktır; yeniden kesmelidir.

 

Sual: Bir büyük baş kurbana iki kişi ortak giriyor. Ancak taraflardan birine alınan kurbanın fiyatı ağır geliyor. Bunu hafifletmek için kendisine ayrılan 3 hissenin bir hissesini kurban alındıktan sonra bir başkasına kurban olarak satıyor. Bu muamele caiz midir?

Cevap: Evet ama başta bunu niyet etmediği için mekruhtur.

 

Sual: Aynı isimde çokça kişinin olduğu düşünülürse, tanımadığımız bir kişinin ismini söyleyerek kurban vekâleti verebilir miyiz?

Cevap: Kim olduğu bellidir. O müessese için cehalet mevzubahis değildir. Bu sebeple caizdir.

 

Sual: Geçmiş yıllara ait kurban borcumuzu, o yıla göre mi yoksa şu ana göre mi hesaplarız?

Cevap: Verdiğiniz zamana göre hesaplarsınız.

 

Sual: Kurbanları yıllardır bir yere bağışlayan, sonradan bu kurbanların kesilmediğini öğrense, tekrar kesmesi gerekir mi?

Cevap: Bedellerini sadaka verir.

 

Sual: Üzerine kurban vâcib olan kimse, sefere çıkmadan birine vekâlet verse, vâcib sevabı alır mı?

Cevap: Sefere çıktıktan sonra vâciblik üzerinden düşer; vekil mukim bile olsa, kesilen hayvan nafile kurban olur. Sefere çıkmadan kurban günleri girer de kesip çıkarsa, vâcib sevabı alır. Vekâletin seferde iken verilip verilmemesi mühim değildir. Yani vekâlet verildiği değil, hayvan kesilirken sahibinin vaziyeti mühimdir.

 

Sual: Kurban adağı için vereceğimiz vekâleti, adak diyerek mi, kurban diyerek mi vermek lazım gelir? Fark eder mi?

Cevap: Adak diye verilir. Söylerken şaşırsa bile, müvekkilin kasıt ve niyeti mühimdir.

 

Sual: Kurban kesilirken hayvanlara çok acıyorum. Bunun için günaha girer miyim?

Cevap: Allah onlara acı duyurmaz.

 

Sual: Bir kimse “eğer şu kişiyle evlenirsem kurban keseceğim” diye adakta bulunup da, nikâhtan sonra buna yetecek paraya sahip olmazsa ne yapması icab eder?

Cevap: Söylediği zaman parası varsa, kesmesi gerekir. Yoksa gerekmez.

 

Sual: Babam biriyle ortak kurbana girdi. Hisselerde boşluk olduğu için benimle annemi de hissedar yaptı. Parasını da kendi ödedi. Caiz midir?

Cevap: Siz ve anneniz kabul ve kurbana niyet edince olur. Kurbanın, kesenin mülkü olması kâfidir. Para vermeden de mülk olabilir. Burada hediye ettiği anlaşılıyor.

 

Sual: Zengin olmayan borçlu kişi, başkasından borç alarak kurban kesebilir mi?

Cevap: Vâcib olmamıştır. Keserse nafile olur. Ama vadesiz borcunu ödemeyip nafile ibadete kalkıştığı için, sevab alamaz. Önce borcunu ödemelidir.

 

Sual: Karı ve kocanın müşterek 4 katlı evi olsa, 4. kat inşaat halinde olup oturulmasa, 3. katta kendileri otursalar, 2. kat 300 liraya kirada olsa, 1. kat ise boş olsa, başka malları da olmasa, kocanın kurban kesecek parası olup, kadının olmasa ikisine de kurban vacip midir?

Cevap: İmam Ebu Hanife’ye göre ikisi de keser. İmameyne’e göre ikisi de kesmeyebilir.

 

Sual: 5 kişi büyük başa eşit nisbette para vererek ortak oluyorlar. Bunların 2’si ayrı, 3’ü de ayrı iki grup yapıyor. Kesim neticesinde hayvanın yarısını iki kişilik grup, diğer yarısını da 3 kişilik grup alacak. Böyle hisse paylaşmak caiz olur mu?

Cevap: Rızaî taksim, hepsinin rızasıyla caiz olur. İçlerinden birini vekil ederler. O da bu şekilde taksim eder.

 

Sual: 300 kilo gelen bir büyük başın fiyatı 6 bin lira olsa, 3 kişi ikişer bin lire verse; ama hayvan kesildikten sonra yarısını bir kişi, diğer yarısını da iki kişi alsa caiz olur mu?

Cevap: Hepsinin rızası ile mümkündür. Aksi halde eşit bölünmelidir. Para ile hissenin alakası yoktur. Biri hiç para vermeden de hissedar olabilir. Hediye edilir mesela.

 

Sual: Miladi 2 yaşını dolmamış, ancak hicri olarak 2 seneyi doldurmuş dana kurban olarak kesilebilir mi?

Cevap: Dinî meselelerde her zaman hicri/kamerî yıl esastır.

 

Sual: Kurban boğazlandıktan kaç dakika sonra iliği alınmalıdır?

Cevap: Kurban keserken bıçak boyun kemiğinin içindeki murdar iliği kesecek kadar aşağı indirilmez. Bir müddet beklenir. Kan iyice boşaldıktan ve hayvandan hareket kesildikten sonra, boyun kemiği içindeki murdar ilik kesilir. Kurbanın başını geriye kanırtarak (çekerek) hayvana eziyet vermek yanlıştır. Kan iyice boşalıp hareket kesilmeden, murdar iliğe bıçak vurmak, hayvana acı vereceğinden son derece mahzurludur. Murdar ilik hemen kesilirse hayvan aniden ve acı çekerek ölür. Şimdi bazı acemi kasaplar veya bir an evvel işi bitirmekte acele edenler yapıyor ise de mani olmalıdır. Ölen hayvan hareketsiz kalacağından vücudundaki kanlar yeteri kadar boşalamaz. Bu da münasip olmaz.

 

Sual: Kesimden önce kusuru görülmeyen bir hayvanın, kurban edildikten sonra hasta olduğu anlaşılırsa, kurban sahih olur mu?

Cevap: Hastalığı açık hayvan kurban olmaz. (İbni Abidin) Ancak ayıplı olduğu kesildikten sonra ortaya çıkmışsa, kurban sahihtir.

 

Sual: 2 yaşına girmemiş büyük baş hayvan kurban edilemediği halde etinin yeniyor olması acaba ne gibi bir hikmete dayanmış olabilir?

Cevap: Teşriî hükümlerde hikmete bakılmaz. Kurban ayrı bir meseledir. Bir ibadettir. Başka hayvanlar, mesela geyik veya tavuk yeniyor; ama kurban olmuyor.

 

Sual: Marketlerde kurbanlık için kampanyalı ekonomik fırsat sunuluyor. Bunlar kurban yerine geçer mi?

Cevap: Şer’i şartlara uygunsa geçer. Markete gidip mümessiline mutlak ve umumi kurban vekâleti verilir. O da  müşterinin adına kurbanı alır veya aldırır. Araya üçüncü biri giremez. Bu belli kurbanı nahr günlerinde (Kurban bayramı günlerinde) isterse üçüncü bir kişiye kestirir. Parçalatır. Tamamını müşteriye teslim eder. Hayvana verdiği paraya kesim masrafları ve vekâlet ücretini de ilave ederek müşteriden ister. Başta fiyat konuşulursa, bu fiyata hayvanın bedeli ve kesim vs masrafları ile vekâlet ücretinin de dâhil olduğu beyan edilir. Vekâlet mevzubahis olmaksızın muayyen hayvanlar kurbanlık diye kesilip, müşteriye rastgele satılıp teslim edilirse kurban sahih olmaz. Müşteri, dilerse derisini ve geri kalanını markette bırakabilir. Ancak market bunu sahiplenemez. Bu veya bedel, fakire sadaka verilir.

 

Sual: Kurban vekili kurban günlerinde kurban almayı ve kesmeyi unutsa, ne lâzım gelir?

Cevap: Kurbanı almışsa, diri olarak veya kıymetini fakirlere verir. Kesilmişse, etini fakirlere verir. Ancak etin kıymeti, hayvanın kıymetinden az olamaz. Az ise, aradaki farkı da tasadduk eder. Hayvanı almamışsa, parayı kurban sahibine iade eder. Kurban sahibi kasıt olmadığı için kurban kesmediğinden dolayı günaha girmez. Parayı tasadduk eder. Zira kurban vekâleti, kurban günleri içindir. Kurban günleri geçince, vekâlet de biter. (Mebsut)

 

Sual: Bayram gününün takvim ile hesab edildiği yerlerde dördüncü gün de eyyam-ı nahrdan sayılıp kurban kesilebilir mi?

Cevap: Hayır. Ama bir zaruret sebebiyle kurban kesilememişse, Şâfiî mezhebi taklid edilerek dördüncü günü de kesilebilir.

 

Sual: Zevcesinden vekâlet almadığı halde onun adına kurban kesse sahih olur mu?

Cevap: Hayvan zevcesinin mülkü olmadığı için onun kurbanı olarak sahih olmaz. Ama bu niyetle hayvanı satın alsa, kesmeden evvel zevcesine hediye etse, o da kesmesi için vekil etse sahih olur.

 

Sual: Devletten almış olduğumuz burs parasını sağ olan babamıza verip kurban kesebilir mi veyahut biz sağ olan babamızın adına kurban kesebilir miyiz?

Cevap: Evet, kesebilir. İkinci sual de caizdir, ama sizi vekil etmiş olması lazımdır

 

Sual: Geçen sene ortak kurban kesenlerden biri bu sene dese ki, “Geçen seneki et hora geçmedi, yağlı oldu, bu sene dana keselim”. Bunun niyetinin kurban olmayıp et olduğu neticesi çıkar mı?

Cevap: Ortak kurbanın sıhhat şartlarından biri de kesenlerin hepsinde, kurbet, yani ister vacib, ister nafile olsun, ibadet niyeti bulunmasıdır. Birinin niyeti et ise, kurban sahih olmaz. Bu ortağın o sözü, niyetinin et olduğunu göstermez. Kurban sahihtir. Bazen hayvanın eti güzel olur, bazen olmaz.

 

Sual: Gün battıktan sonra hayvan kesmek uygun mudur?

Cevap: Caiz, fakat mekruhtur. Karanlık olduğu için yanlış kesmek tehlikesi vardır. Böyle değilse mahzuru yoktur.

 

Sual: Kirada evi olan, fakat kendi başka bir memlekette kirada oturan birisinin 20 bin lira borcu olmasına rağmen kurban kesmesi gerekir mi?

Cevap: Hayır, fakirdir.

 

Sual: Şâfiî mezhebine göre kimler kurban kesebilir?

Cevap: Aslî hacetleri ve ailesinin nafakası dışında kurban kesecek kadar parası olanın kesmesi sünnet-i müekkededir.

 

Sual: Hiçbir adak yapmadan sadece belaların defi ve sıkıntıların halli için kurban kesilir mi?

Cevap: Adak yapmadan, yani adağım olsun, nezrim olsun veya Allah rızası için bir koyun keseceğim demeden sırf şükür için kurban kesilebilir. Etinden kesen de yiyebilir. Öyle derse, adak olur, etinden yiyemez.

 

Sual: Biri kişi kendi sürüsü içinden bir kurbanı adak olarak bir kişiye verse, o da götürürken, hayvan arabada ölse, ne lâzım gelir?

Cevap: Adak sahibi yeni bir hayvan keser. Alan kişi kendi kusuru varsa, öder. Yoksa ödemez. Adak ve kurbanın sahih olması için mülkünde olması lazımdır.

 

Sual: Ayağı kırık bir hayvan tedavi olduktan sonra kurbanlık olur mu?

Cevap: Evet.

 

Sual: Haccı bir gün evvel yapsalar, şükür kurbanını böylece bir gün evvel kesen biri ne yapar?

Cevap: Ertesi gün tekrar Arafat’a çıkar. Tekrar şükür kurbanı keser. Kesmemişse, sonradan Harem’de biri ceza olmak üzere iki tane kurban keser. 10 gün oruç tutmak kâfi gelmez. Bu, kurban bulamayan içindir.

 

Sual: Merhum eşim için kurban kestirmek istiyorum. Eşimin ismine mi kesilmeli, yoksa vekâlet verip falancanın merhum eşi için mi denilip kesilmelidir?

Cevap: Hayvanı kocanızın ruhuna hediye etmek niyetiyle alır veya aldırır ve kestirirsiniz. Sevabını kocanızın ruhuna hediye edersiniz. Kesilirken kimin için denilip denilmemesi mühim değil; alanın ve kestirenin niyeti mühimdir.

 

Sual: Bir kimse, arkadaşı için şükür hayvanı kesse, bunun etinden o kimse yiyebilir mi?

Cevap: Şükür için kesilen hayvandan herkes; adak ise sadece fakirler yiyebilir; kesen ve ailesi yiyemez.

 

Sual: Bir kimse adak kurbanı kesse, eti üçe ayırması şart mıdır?

Cevap: Vacip kurbanın üçe ayrılıp, birini fakirlere, birini eşe dosta komşulara verip birini eve bırakmak müstehabdır. Adakta hepsi fakire verilir.

 

Sual: Bir kimse kurban işi için birine umumi vekâlet verip, “dilediğin gibi kurban işimi hallet” dese, böylece arada 5 vekil olursa kurban sahih olur mu?

Cevap: Aynı anda ayrı ayrı beş vekil de, beş yüz vekil de yapılabilir. Bunlar ve diye vekil edilmişse, hepsi bir araya gelerek iş yapabilir. Veya denmişse, her biri ayrı vekildir. Bunlardan her biri, kendilerine bu salahiyet tanınmışsa, bir başkasını vekil edebilir. Kurban kesmek isteyen kişi, birini vekil edip, o da bir başkasını etse, bu 2.vekil bir 3.yü vekil edemez. Ederse, müvekkile haber verilir de razı olursa, o zaman bunun kurbanı satın alması caiz olur; zira müvekkilin vekili sayılır.

 

Sual: Annemle yaşıyorum. 150 bin liralık bir evde 4 kişi hissedarız. Kenarda 23 gram altınım var. 3 gram altın ve 10 bin lira borcum vardır. Annemin ise birikmiş parası yok ve 25 bin kadar borcu var. Bize kurban kesmek düşer mi?
Cevap: İkinize de kurban vacib olmadığı anlaşılıyor.

 

Sual: Kurban haccın vacibidir diyen birine ne denir?
Cevap: Ahmak ve cahile cevap ancak sükûttur.

 

Sual: Reşid olan torununa dedesi vacip kurbanını torununun haberi olmadan kesse, torundan mesuliyet kalkar mı?
Cevap: Hayır, her ibadette niyet lazımdır. Vekâlet verseydi olurdu. Kurbana ehil ise tekrar kesecektir.

 

Sual: Umumi vekâleti alan kişi, kurbanı satın alırken “vekili olduğum felanın adak kurbanı için bu koyunu bana satar mısın?” demesi şart mıdır?
Cevap: Vekil böyle muamele yapmaz. Müvekkil için koyunu satın alır. Bilmesi kâfidir. Eğer böyle söylerse, vekil olmaz; resul, yani haberci olur. Akdin bütün hükümleri doğrudan müvekkil için olur.

 

Sual: Bir vakıf, kurban vekâleti alırken, “vekaletimi felan vakfına veriyorum” diye ibare koymuş. Bu ibare vekâlet için kâfi olur mu?
Cevap: Vakfın reisine diye zorlama bir tevili yapılsa bile, kurbanı alan ve kesen o değildir. Müvekkilin vekil ettiği veya onun vekili olan kişi, kurbanı satın almalıdır. Üçüncü bir kişi vekil sayılmaz; aldığı kurban da müvekkilin olmaz.

 

Sual: Bir kişi kurbanda hisse için kapora verse, ancak vefat etse, ne lazım gelir?
Cevap: Hayvan ve borç terekeye aittir. Geri kalan borç, terekeden ödenir. Hayvan varislerin olur. İster keserler, ister kesmezler. Vefat ile kurban borcu düşer. Karşılıklı rıza ile akdi bozabilirler.

 

Sual: Kurban, bayram namazından önce kesilebilir mi?
Cevap: Bayram namazı kılınmayan yerde kesilebilir.

Sual: Ortak kesilen büyük baş hayvanın eti göz kararı taksim edilip, altı kişiye et ile birlikte deri veya bacak da verilirse tartmadan paylaşmaları neden caiz oluyor?
Cevap: Böylece her bir hisse, mislî mal olmaktan çıkıyor; götürüye dönüyor.
Sual: Kurban derisi hayır müesseselerine verilebilir mi?
Cevap: Kurban derisi veya satılıp parası fakire sadaka verilir. Veya evde seccade, post olarak kullanılır. Ya da satılıp, halı, sehpa gibi kalıcı bir ev eşyası alınır. Kasaba ücret veya zengine hediye yahut hayır müessesesine sadaka olarak verilemez.
Sual: Büyükbaş hayvanda 7 ortağın hepsine de kurbanın vacip olması şart mıdır? İçlerinden biri seferi olsa diğerlerinin kurbanına zarar verir mi?
Cevap: Hepsinin vacip kurban kesmesi lazım değildir. Kimi adak, kimi nafile, kimi akika kesebilir. Elverir ki münhasıran et için kesmiş olmasınlar.
Sual: Kurbanın yenmeyen yerlerini hayvanlara atmak caiz midir?
Cevap: Gömmek veya hayvana atmak caizdir.
Sual: Kurban kesen kişiye para yanında kurban etinden hediye verebilir miyiz?
Cevap: Para verilebilir. Ücret olarak et veya deri verilemez. Hediye olarak olur.
Sual: Vacip kurbana İsmail Kurbanı demenin bir mahzuru var mıdır?
Cevap: Hayır, ama avami bir tabirdir.
Sual: Bazı kimseler vacip kurban hissesi toplayıp, kendileri hayvan almadan bir entegre tesisle anlaşıp tesisin kendisine keseceği hayvanı kurban günlerinde boğazlarken hisse aldıkları kişilere niyet ediyorlar. Bu caiz midir?
Cevap: Böyle kurban kesilmiş olmaz. Vekil, o tesisi vekil eder. Onlar da hayvanı alıp vekâlet hasebiyle keserlerse olur.
Sual: 4 aile bir adet büyükbaş kesmek için toplanıp 2000’er lira verse, bu ailelerin üçünün reisi, zevcelerinin de eksik üç kurban hissesine dâhil olmasını istese, ama kurban dörde bölünse caiz midir?
Cevap: Kurban ailenin değil kişinindir. İlk 4 kişi kabul ederse, sonradan büyükbaşa hissedar sokulabilir ise de mekruhtur. Bu hissedarların ayrıca para vermesi gerekmez. Biri 2000, biri 1000 lira verebilir, birisi hiçbir şey vermeyebilir. Bu hepsinin rızası ile halledilecek şeydir. Et, hissedar sayısına bölünür. Bunlardan bazısı kendi hissesini bölündükten sonra diğerine hediye edebilir. Eğer aile sayısına bölünmek isteniyorsa, hissedarların hepsi içlerinden birini kurbanın kesilmesi ve etinin dağıtılması hususunda umumi vekil eder; bu kişi eti dilediği ilk gibi böler ve dağıtır. Aksi takdirde etin eşit ağırlıkta yediye bölünmesi icap eder. Göz kararı 7’ye bölünürse, 4 tanesine birer ayak birine kelle birine deri konur diğeri boş kalır kura çekilir. Umumi vekil ise buna da lüzum yoktur, göz kararı kâfidir.
Sual: Kurban kesebilecek durumdayken gevşekliğinden ve kesmek için imkân bulamadığından dolayı kesemeyenin vaziyeti nedir?
Cevap: Vacibi terk etmek günahtır. Tevbe lazımdır. Bunu tekrar kesemez. Ortalama bir kurban parasını fakirlere sadaka verir.

Tavsiye Yazı –> 7 Kişinin Kestiği Sığırın Eti Nasıl Paylaşılır?

Tavsiye Yazı –> Arafatta Yanlış Günde Kurban Kesilse Ne Olur?

Tavsiye Yazı–> Vacip Ve Adak Kurban Birlikte Kesilebilir Mi?

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler