HANEFÎ MEZHEBİNİN MEŞHÛR ÂLİMLERİ

Ma’lûm olduğu üzere, imâm-ı a’zam Ebû Hanîfe “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerinden ilim öğrenen büyük âlimler, sayısızdır. Bu âlimlerden islâm âleminde meşhûr olanları 730’dan fazladır. Bu zâtların çalışmalarından ve ictihâdlarından bütün dünyâ müstefîd olmuştur [istifâde etmiştir]. Bu âlimlerin en meşhûrlarından teberrüken bahsedilecektir.

Hanefî mezhebinin meşhûr âlimlerinden bir büyük zât, Abdullah bin Mubârek Mervezî “aleyhirrahme” hazretleridir. 118 [m 736] veyâ 129 [m. 746] senesinde doğdu. 180 [m. 796]de vefât etti. Yüksek edeb sâhibi bir âlim idi. Tâbi’în-i kirâmdan Yahyâ bin Sa’d el-Ensârî, Süleymân Teymî, Hamîd-i Tavîl hazretleri ve emsâli büyük zâtlar ile, Süfyân hazretleri, İbni Cüveyc, imâm-ı Şu’be “rahimehümullahi teâlâ aleyhim ecma’în” gibi büyük âlimler ile görüşmüştür. Abdüllah bin Mubârek hazretleri şöyle buyurmuştur: “İlim ve irfân 5 şey ile elde edilir: Birincisi, niyyet, ikincisi, fehm [idrâk, anlama kâbiliyyeti], üçüncüsü, ilmi ile amel etmek, dördüncüsü, öğrendiğini hıfz, ezberlemek, beşincisi, ilmi yaymak.” Bu zâtın üstün hâlleri, fazîletleri ve meziyyetleri çoktur. Bunlar menâkıb kitâblarında anlatılmıştır.

Hanefî mezhebinin âlimlerinden bir büyük zât da, Züfer bin Hüzeyl Sabbâh el-Kûfî “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretleridir. 158 [m. 775]de Basra’da vefât etti. Fazîlet sâhibi, emsâli az bulunan zâtlardan olup, üstün hâlleri menâkıb kitâblarında geniş anlatılmıştır.
Hanefî mezhebinin âlimlerinden bir büyük zât da, İmâm-ı Dâvüd bin Nasîr et-Tâî “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretleridir. 165 [m. 781] senesinde vefât etti. Zühd, vera’, yüksek hâller ve fazîletler sâhibi olup, hayâtı, kitâplarda geniş olarak bildirilmiştir.

Büyük hanefî âlimlerinden biri de, Veki’ bin Cerrâh bin Melîh bin Adiy Ebû Süfyân “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretleridir. 128 [m. 745] veyâ 129 senesinde tevellüd etti. 198 [m. 813] veyâ 199 da vefât etti. Devâmlı oruc tutar, her gece hatm-i şerîf ederdi. Rivâyete göre her gece Kur’ân-ı kerîmin üçde birini okumadan uyumazdı. Gecenin sonunda kalkıp, Kur’ân-ı kerîm okur ve istigfâr ile meşgûl olurdu. Zühd, takvâ, ilim ve hıfzda emsâli az bulunan üstün vasıflar sâhibi bir zât idi. Yüksek hâlleri ve fazîletleri menâkıb kitâblarında yazılıdır.

Hanefî mezhebinin meşhûr âlimlerinden Ebû Amr en-Nehâi el-Kûfî “aleyhirrahme” hazretleri, 194 [m. 809]de vefât etmiştir. Yüksek hâlleri ve fazîletleri alâkalı kitâplarda yazılıdır.

Hanefî mezhebinin meşhûr âlimlerinden İmâm-ı Yahyâ bin Zekeriyyâ Ebî Zâide bin Meymûn bin Fîrûz “aleyhirrahme” hazretleri, 183 [m. 799] veyâ 184 senesinde 64 yaşlarında iken vefât etdi. Kûfede kitâb yazan ilk zâtdır. Kitâblarda üstün hâlleri ve fazîletleri bildirilmiştir.

Meşhûr hanefî âlimlerinden, Hasen bin Ziyâd “aleyhirrahme” hazretleri, büyük bir zât olup, 204 [m. 819]de vefât etmiştir.

Ecille-i e’imme-i hanefîden imâm-ı âlem-il ârif, Ebû İsmâ’îl Hammâd “aleyhirrahme” hazretleri, 212 [m. 827]de vefât etti. İlim, irfân, zühd ve vera’ sâhibi büyük bir zât idi.

Hanefî mezhebinin büyük fıkıh âlimlerinden biri de, Yûsüf bin Hâlid “aleyhirrahme” hazretleridir.

Hanefî mezhebinin büyük imâmlarından biri de, Âfiye bin Yezîd el-Evrî el-Kûfî’dir “rahmetullahi teâlâ aleyh”.

Büyük hanefî âlimlerinden iki büyük zât da, Alî Gazzî el-Kûfînin oğulları, Hibbân ve Mendel “aleyhimerrahme” hazretleridir. Bir rivâyete göre Mendel lafzı lakab olup, asıl ismi Amr’dır. Lakabı ismi yerine kullanılmıştır. Mendel Hibbân’dan dahâ meşhûr olup, 167 [m. 783] veyâ 168 senesinde Kûfe’de vefât etmiştir.

Meşhûr hanefî âlimlerinden bir zât da, Alî bin Müshir el-Kûfî hazretleridir “rahmetullahi teâlâ aleyh”.

Hanefî imâmlarından bir diğer zât da, Kâsım bin Ma’n bin Abdürrahmân bin Abdüllah bin Mes’ûd el-Kûfî “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretleridir.

Esed bin Amr bin Âmir bin Eslem bin Mugîs bin Yeşkûr bin Edhem Ebû Münzir Becâî el-Kûfî “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretleri, meşhûr hanefî âlimi olup, 189 [m. 804]da vefât etmiştir.

Ahmed bin Hafs “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretleri de, hanefî büyüklerindendir.

Nûh bin Ebî Meryem Yezîd bin Ceavne-el-Mervezî “rahmetullahi teâlâ aleyh”, hanefî mezhebi âlimlerinin büyüklerinden olup, “Câmi’” lakabıyla tanınır. Çünki, İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin fıkhını ilk cem’ eden, toplayan bu zâttır. Bir rivâyete göre de, ilimde en kıymetli ve en önemli meseleleri topladığı için bu “câmi’” lakabıyla anılmışdır. 173 [m. 789]de vefât etti.

Meşhûr hanefî âlimlerinden bir zât da Halef bin Eyyûb “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretleridir. 220 [m. 835] veyâ 215 yâhud 205 senesinde vefât etmiştir.

Şeddâd bin Hakem “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretleri de, hanefî âlimlerinin meşhûrlarından olup, 210 [m. 825] senesinde vefât etti.

Büyük hanefî âlimlerinden bir zât da Mûsâ bin Nasr “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretleridir.

Ebû Süleymân Mûsâ bin Süleymân el-Cürcânî “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretleri de, hanefî mezhebinin meşhûr imâmlarındandır.

Hanefî mezhebi imâmlarından bir zât da, Hilâl bin Yahyâ bin Müslim “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretleridir. 245 [m. 859]de vefât etti.

Hanefî mezhebinin meşhûr âlimlerinden bir büyük zât da, Ebû Abdüllah Muhammed bin Semâa bin Ubeyd bin Hilâl bin Veki’ “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretleridir. 233 [m. 847]de vefât etti.

Bir diğer meşhûr hanefî mezhebi âlimi de, Ebû Mutı’ Hakem bin Abdüllah bin Seleme bin Abdürrahmân “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretleridir. 177 [m. 793]de vefât etdi. Bu meşhûr âlim, İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretlerinden (Fıkh-ı ekber) kitâbını rivâyet etmiştir.

Meşhûr hanefî âlimlerinden bir zât da Şeyh Bedreddîn Mahmûd bin İsrâîl bin Abdül’azîzdir. “İbni Kâdî-i Semâvne” diye meşhûrdur. Üstün hâller sâhibi bir zât olup, hicrî 818 [m. 1415] senesinde vefât etdi. [(Se’âdet-i Ebediyye) kitâbı, 1081. sahîfesinde buyuruluyor ki: Samavne kâdîsi oğlu Mahmûd Bedreddîn, Mısır’da okuyup, sultân Ferruh bin Berkuka hoca olmuş, şeyh Hüseyn Ahlâtî’den tasavvuf öğrenmiştir. Tebrîz’de Tîmûr’un sohbetlerinde bulundu. Edirnede Mûsâ çelebînin kâdî-askeri oldu. Mehmed çelebî, Mûsâ çelebîyi öldürünce, bunu afv edip, İznik’de vazîfe verdi. Buradan İsfendiyar beğe kaçtı. Sonra ilhâda sapıp, mürîdleri halkın îmânlarını bozmağa başladılar. Üzerlerine Bâyezîd pâşa gönderilip dağıtıldılar. Kendisi Bosnaya kaçdı. Mürîdler topladı. Yine sapık yol tutdular. Üzerlerine yine asker gönderildi. Tevbe eden mürîdleri tarafından yakalanıp teslîm edildi. Mevlânâ Hayder Hirevî’nin başkanlığındaki ilim heyeti tarafından muhâkeme olunarak, verdikleri fetvâ ile,  818 [m. 1415] de Serez’de i’dâm edildi.]

Hanefî âlimlerinden bir zât da, (Mesnevî) sâhibi Muhammed bin Muhammed bin Muhammed bin Hüseyn bin Ahmed bin Kâsım bin Müseyyib bin Abdüllah bin Abdürrahmân bin Ebî Bekr-i Sıddîk bin Kuhâfe et-Teymî [Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî] “rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecma’în” hazretleridir. Mevlânâ Celâleddîn ve Hüdâvendigâr lakablarıyla meşhûrdur. Hüdâvendigâr lafzı fârisî olup, sultân manâsınadır. Babasının ismi Muhammed olup, Behâeddîn ve Sultân-ül-ülemâ lakabları vardır. Soyu, dört büyük halîfeden “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în” hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerine ulaşır. Babası Sultân-ül-ülemâ hazretleri Belh şehrinde yerleşmiş idi. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretleri 604 [m. 1207] senesinde orada doğdu. Sonra babası ile birlikte Konya’ya yerleştiler. Mevlânâ hazretleri çocuk iken Celâleddîn-i Rûmî lakabı verildi. 672 [m. 1273] senesinde Konya’da vefât etti. Sultân-ül-ârifîn mevlânâ Celâleddîn Rûmî hazretleri, çeşitli ilimlerde ve fıkıh ilminde derin âlim olup, menâkıbı, fazîletleri ve kemâlâtı sayılamayacak kadar çoktur. Talebelerine yaptığı vasıyyetlerinden bir bölümü nazm olarak teberrüken buraya yazıldı.

Bu vasıyyetinin tercemesi şöyledir:

Vasıyyetleri:

Size vasıyyetimdir, gizli, açık dâimâ takvâ üzere olmak, Günâhı terk etmek, az yemek, az konuşmak, gündüz oruc, gece nemâz kılmak. Nefsin arzûlarını terk edip, insanlara tahammül, cefâlara katlanmak, Kötü kimselerden uzak olup, hep sâlihlerle berâber olmak.

İnsanların hayrlısı, insanlara faydalı olandır, Sözün hayırlısı az ve maksadı anlatandır.

Mevlânâ Celâleddîn Rûmî “kuddise sirruhüssâmî” hazretlerinin kıymetli oğlu mevlânâ Behâeddîn hazretleri, Sultân Veled lakabı ile meşhûr olup, büyük fıkh âlimlerindendir. Babasından sonra Konya’da talebe yetiştirip, ilmi yaydı. 712 [m. 1312] senesinde vefât etti.

Evliyânın büyüklerinden, İbrâhîm bin Edhem, Şakîk-i Belhî, Ma’rûf-i Kerhî, Ebû Yezîd-i Bistâmî, Fudayl bin Iyâd, Dâvüd-i Tâî, Ebû Hâmid el-Leffâf, Halef bin Eyyûb, Abdüllah bin Mubârek, Veki’ bin Cerrâh, Ebû Bekr Verrâk “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în” ve diğer mücâhede ve müşâhede eshâbından olan evliyâ-i kirâm hazretleri de, imâm-ı a’zam Ebû Hanîfe “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretlerinin mezhebine tâbi’ olmuşlardır. Bu büyük evliyâ zâtların kerâmetleri, fazîletleri ve üstün menâkıbı, yüksek hâlleri, bu mevzû’ ile alâkalı kitâblarda geniş olarak anlatılmışdır “kaddesallahü esrârehüm”.

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler