7– KİTÂB-ÜT-TALÂK

“Talâk”, lügatda bağlı bir şeyi çözmek demektir. Fakat, kadın için talâk, başkası için ıtlâk denir. Şerî’atde, şimdi veyâ gelecekde, boşanmak için konulmuş olan kelimeler ile nikâh bağını çözmektir.

Âlimler, talâka âid meseleleri ve hükümleri aşağıdaki bâblara göre bildirmişlerdir. Bu bâblar: “Bâb-üs-sarîh, bâb-ü talâk-i gayr-il-medhûli bihâ, bâb-ül-kinâyât, bâb-ü tefvîd-it-talâki, bâb-ül-emr-i bi’l-yedi, bâb-üt- ta’lîk, bâb-ü talâk-il-merîd, bâb-ür-ric’a, bâb-ül-îlâ, bâb-ül-hul’, bâb- üz-zıhâr, bâb-ül kefâret, bâb-ül-li’ân, bâb-ül-ınnîn ve gayrihî, bâb-ül-iddet, bâb-ül-hıdâne, bâb-ün-nafaka”.
Bâb-üs-sarîh:

“Talâk-ı sarîh”, yalnız talâkda kullanılan lafzları ile olur. “Ben seni boşadım, sen benden boş ol, sen boşsun benden” gibi. Bu bâb, sarîh talâka âit hükümleri ve meseleleri ihtivâ eder.

Bâb-ü talâk-i gayr-il-medhûli bihâ:

Bu bâb, hiç vaty veyâ halvet olunmamış zevcenin talâkına âit meseleleri ve hükümleri ihtivâ eder.

Bâb-ül-kinâyât:

“Kinâye”, fıkh âlimlerine göre yalnız talâk için konulmayıp, talâka ve başkasına delâlete ihtimâli olan lafızdır. Bu bâb, talâkda kinâyelere âit meseleleri ve hükümleri bildirmektedir.

Tefvîd bâbı: [Buna Temlîk de denir. Talâkı zevcenin mülküne bağlamaktır.]

Bu bâb, talâkın zevceye veyâ başkasına bırakılmasına dâir meseleleri ve şer’î hükümleri ihtivâ eder.

Bâb-ül-emr-i bi’l-yed:

Bu bâb, el ile emr şeklinde olan talâka âid meseleleri ve şer’î hükümleri bildirmektedir.

Bâb-üt-ta’lîk:

“Ta’lîk”, lügatda bir şeyi bir şeye bağlamak manâsınadır. Istılâhda, bir cümlenin manâsının meydâna gelmesini, başka bir cümlenin manâsının meydâna gelmesine bağlamakdır, diye ta’rîf edilmişdir. Bu bâb, ta’lîk şeklinde olan talâka âid şer’î meseleleri ihtivâ eder.

Bâb-u talâk-il merîd:

Bu bâb, hastanın talâkına âit meseleleri ve ahkâm-ı şer’iyyeyi ihtivâ eder.

Bâb-ür-ric’ı:

“Ric’ı”, rücu’, dönmek manâsınadır. Fıkıhda: “İddet içinde kocanın zevcesine dönebilmesi, yanî nikâhını devâm ettirebilmesidir.”

Îlâ bâbı:

“Îlâ”, lügatda yemîn manâsınadır. Şerî’atde ise, zevceye yaklaşmamak için yemîn etmektir. Bu bâb, îlâ’ ile alâkalı hükümleri ve şer’î meseleleri ihtivâ eder.

Hul’ bâbı:

“Hul’ ”, gidermek ma’nâsınadır. Fıkh ilminde, hul’ veyâ onun manâsında bir lafz ile zevcenin kabûlüne bağlayarak nikâhı gidermektir. Bu bâb, hul’a âid ahkâmı ve şer’î mes’eleleri ihtivâ eder.

Zıhâr bâbı:

“Zıhâr”, lügatda “zâhere min ımraetihî” cümlesindeki “zâhir” kelimesinden masdar olup, zevc tarafından zevceye, “sen bana annemin sırtı gibisin” sözü ile hitâb etmesine denir. Şerî’atde ise, müslümânın zevcesini ve onun herhangi bir uzvunu kendisine evlenmek ebediyyen harâm olan birisine benzetmesidir, diye ta’rîf edilmiştir. Buna dâir hükümler, şer’î meseleler bu bâbda yazılıdır.

Kefâret bâbı:

“Kefâret” kelimesi küfr lafzından alınmış olup, lügatda örtmek demektir. Şerî’atde ise, köleyi âzâd etmekdir. Rüknleri, köle, âzâd etmek, oruc tutmak ve fakîrleri doyurmak olup, bu bâb bu husûsla alâkalı mes’eleleri ve hükümleri ihtivâ eder.

Li’ân bâbı:

“Li’ân” lügatda “lâane” kelimesinin masdarıdır. Bu lafz “leane” kelimesinden alınmış olup, kovmak ve uzaklaştırmak manâsınadır. Şerî’atde ise: Yemînler ile kuvvetlendirilen, la’net ile birlikde söylenen, şehâdetlerdir. Zevc hakkında kazf haddi, zevce hakkında da zinâ haddi yerine geçer.

Bu bâb, li’ân ile alâkalı hükümleri ve meseleleri ihtivâ eder.

Bâb-ül-innîn ve gayrihî:

“İnnîn”, lügatda cimâya gücü yetmeyen kimse demekdir. Şerî’atde, “zevcesi ile cimâya gücü yetmeyen kimsedir” diye ta’rîf edilmiştir. Buna âit hükümler ve meseleler bu bâbda yazılıdır.

İddet bâbı:

“İddet”, lügatda saymak ma’nâsınadır. Istılâhda, “nikâh zâil veyâ şübheli olunca, kadın için lâzım olan beklemedir.” [Talâktan veyâ feshden veyâ kocası öldükten sonra, vaty veyâ halvet olunmuş zevcenin yeniden evlenmesi için harâm olan zamâna, iddet denir.] Bu husûslar ile alâkalı hükümler ve meseleler, bu bâbda anlatılmıştır.

Hıdâne bâbı:

“Hıdâne”, çocuğu terbiye etmek, büyütmek manâsına olup, bu husûsla alâkalı şer’î meseleler, bu bâbda yazılmıştır.

Nafaka bâbı:

“Nafaka”, lügatda insanın âilesi için harcadığı şeye denir. Şerî’atde, yiyecek, giyecek ve meskendir. Örfde ise yiyecekdir. Bu bâb, nafakaya dâir hükümleri ve meseleleri ihtivâ eder.

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler