Hâcı Muhammed Efdâl “rahmetullahi aleyh”

Fazîlet sâhibi ve ilimde yüksek derecelere ulaşmış olan âlimlerdendir. Marifet sırlardan ve bâtın ilimlerinden büyük pay almıştır. Tarîkatı, Muhammed Ma’sûm Fârûkî hazretlerinin oğlu ve halîfesi olan Huccetullah Nakşibend’den aldı. Ondan 10 sene istifâde edip, bâtın feyzine kavuştu. 12 sene de Şeyh Abdül Ehad hazretlerinden feyz aldı. Bu hocası da Hazînürrahme Şeyh Muhammed Sa’îd hazretlerinden feyz aldı. Bu zât ise, imâm-ı Rabbânî hazretlerinin oğlu ve halîfelerindendir. “Rahmetullahi aleyhim.” Bu hocasının sohbetlerinde yüksek makâmlara kavuşdu. Aklî ve naklî ilimleri öğrendi. Hadîs isnâdı ilmini de ondan aldı. Ayrıca Şeyh Sâlim Basrî’den hadîs-i şerîf isnâdı ilmini aldı.

Huccetullah Nakşibend hazretleri Şeyh Abdül Ehad’e şöyle buyurmuştur: “Büyük mürşidlerden bizim sînemize ne ulaşmışsa tamâmını aynen sizin kalbinize akıttık.”

Hâcı Muhammed Efdâl hazretleri kuvvetli bir istigrâk sâhibi idi. Fenâ ve kendini yok bilmek hâli kaplamıştı. Sanki kendini aslâ tarîkat ehlinden saymazdı. Hazret-i Îşân ona defalarca şöyle buyurdu: “Size nazâr-ı keşfî ve tahkîk-i makâmât-ı ilâhiyye ihsân edildi. Bir de bizim hâlimize bakınız. İşlerimizin harâplığından başka kendimizde hiçbir şey bulamıyoruz.”

Müellîf der ki: Tarîkatın imâmı hazret-i Müceddid “radıyallahü teâlâ anh” buyurdu ki: Bâtın hâllerinin belirsizlik ve bilinmezliğe ulaşması, tecellî-i zâtinin zuhûrunun alâmetidir. Nitekim âyet-i kerîmede meâlen (… Gözler Onu göremez…) (En’âm sûresi: 102) buyuruldu. Bu husûsta bu âyet-i kerîme kat’î delîldir.

Hâcı Muhammed Efdâl hazretleri, Harameyni şerîfeyni ziyârete gitti. Orada ilâhî lütuflara ve Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” ihsânlarına kavuştu. Binlerce fütûhat ile döndü ve hakkı taleb edenlerin mercî’i oldu. İnsanları zâhir ve bâtın feyzlerine kavuşturdu. Hazret-i Şâh Veliyyullah Muhaddis Dehlevî “rahmetullahi aleyh” ondan hadîs ilmini tahsîl etti ve rivâyet için ona isnâd etti.

Kendisine hediye olarak gelen paralarla her ilimde pekçok kitâp satın alıp, vakfetti. Bir defasında 15.000 rupye hediye edilmişti. Bu paranın tamâmına kıymetli kitâplar satın alıp vakfetti. O kadar çok kitâp vakfetti ki, bu hizmetiyle ilmin yayılmasına vesîle oldu. “Allahü teâlâ hayırlı karşılıklar ihsân buyursun”.

Buyurdu ki: İnsanın ömründe bir kerecik olsun Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” kabr-i şerîfini ziyârete gitmemesine çok şaşılır. Hâlbuki dünyâ ve âhiret maksatlarının Onun vâsıtasıyla hâsıl olduğunu bilmektedirler. Yine kısa zamânda öğrenilmesi mümkün olduğu hâlde zarûrî tecvîd kâidelerine göre Kur’ân-ı kerîmi okumayı öğrenmeyenlere çok şaşılır. Hâlbuki namâzın doğru kılınması kırâatin doğru olmasına bağlıdır. Nakşibendî büyüklerinden birinin teveccühü ile latîfelerin zikrini elde etmeyenlere de çok şaşılır. Bu yolun büyüklerini tanımak öyle büyük bir nimettir ki, muhabbet-i ilâhînin tohumu ve îmânı korumaya vesîledir. Bu nimet, mihnetsiz ve kısa zamânda elde edilebilir.

Muhammed A’zam, Hâcı Muhammed Efdâl hazretlerinin büyük halîfelerindendir. Keşfi sahîh ve nisbeti kuvvetli idi. Talebelerin çoğu onun sohbetinde tarîkatın vâridâtına kavuşmuşlardır. “Rahmetullahi aleyhim.”

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler