Önermelerin Düz Döndürülmesi (Aks)

İslâm mantıkçıları düz döndürme (aks-i müstevî) ve ters döndürme (aks-i nakiz) diye iki çeşit döndürmeden bahsederler. Düz döndürme, basit bir önermenin niteliğine ve doğruluk değerine dokunmadan konusunu yüklem, yüklemini de konu yapmaktır. Ters döndürme, bir önermenin niteliğine dokunmadan, konusunun çelişiğini yüklem, yükleminin çelişiğini de konusu yapmaktır. Çelişik, “…olmayan” kelimesiyle ifade edilir. Ters döndürme, ilimlerde ve kıyaslarda fazla kullanılmadığı için, Ebherî gibi bazı mantıkçılar üzerinde durmamıştır. Müellifimiz de eserinde ters döndürmeye yer vermediği için biz sadece düz döndürmeden bahsedeceğiz.

Döndürme (aks), önermeler için son derece önemlidir. Çünkü delil bazen istenilen sonucun kendisine değil, onun döndürülmüş şekline karşılık gelir. Böylece sonuca ulaşmak mümkün olur. Yani bazen bir önermenin döndürmesini bildiğimizde kıyasın sonucunu da biliriz. Ayrıca bazı kıyaslar, döndürmenin sonucuna bağlı olarak daha açık hale gelir.

Düz döndürme, bir önermenin olumluluk ve olumsuzluğu, doğruluk ve yanlışlığı aynı kalarak, konusunu yüklem, yüklemini de konu yapmaktır. Döndürme yapılan ilk önerme öncül, dönüştürülmüş şekli ise sonuç olmaktadır. Böylece önermenin kendisinden ikinci bir önerme çıkarılmaktadır.

Hâlidî döndürmeyi; “önermenin mübtedasını haber, haberini de mübteda yapmak” şeklinde tarif etmektedir.

Hâlidî, düz döndürmelerde olumluluk ve olumsuzluğun aynen kaldığını belirterek, bunları tümel ve tikel olarak şöyle örneklendirmektedir:

  1. Tümel olumlu önermenin düz döndürmesi:

Tümel olumlu önermelerin düz döndürmesi tikel olumludur.

Örnek;

Bütün insanlar canlıdır. (tümel olumlu), döndürmesi;

Bazı canlılar insandır. (tikel olumlu)

Önermelerin her ikisi de doğrudur ve olumludur.

Tümel olumlu önermeler tümel olarak döndürülemez. Çünkü önermenin döndürmesi de aynı sonucu verdiği için bilineni tekrardan başka bir şey değildir.

Örnek;

Her insan konuşandır. (tümel olumlu), döndürmesi;

Her konuşan insandır. (tümel olumlu)

Burada önerme, kaplamsal açıdan eşit olan konu ve yüklemden oluşmuş tümel olumlu bir önermedir. Yani önermedeki “insan” ve “konuşan” lâfızları kaplamsal açıdan eşittir. Dolayısıyla tümel olarak döndürüldüğünde yanlış olmasa da aynı sonucu verdiği için tekrardan başka bir şey değildir.

  1. Tümel olumsuz önermenin düz döndürmesi:

Tümel olumsuz önermeler aynı şekilde tümel olumsuz olarak döndürülür.

Örnek;

Hiçbir insan taş değildir. (tümel olumsuz), döndürmesi;

Hiçbir taş insan değildir. (tümel olumsuz) Bu önermelerin ikisi de tümel olumsuzdur ve ikisi de doğrudur.

  1. Tikel olumsuz önermenin düz döndürmesi:

Bu önermeye hiçbir şekilde itibar edilmez. Çünkü her zaman doğru sonuç vermez. Örnek;

Bazı canlılar insan değildir. (tikel olumsuz), döndürmesi;

Bazı insanlar canlı değildir. (tikel olumsuz)

Görüldüğü gibi önermenin döndürmesi doğru sonuç vermemektedir. Bazen sonuç doğru olabilir. Örnek;

Bazı siyah tenliler öğretmen değildir. (tikel olumsuz), döndürmesi; Bazı öğretmenler siyah tenli değildir. (tikel olumsuz)

  1. Tikel olumluönermenin döndürmesi: Bunlar da yine kendisi gibi döndürülür.

Örnek;

Bazı canlılar insandır. (tikel olumlu), döndürmesi;

Bazı insanlar canlıdır. (tikel olumlu)

Bu önerme eğer tümel olarak döndürülürse buna da itibar edilmez. Çünkü her yerde ona gerek duyulmaz.

Sonuç

İki veya daha fazla kelimeyle yapılan önerme, kavramları bir araya getirerek onlara bir anlam kazandırması ve kıyasların oluşmasına sebep olduğundan dolayı mantığın en önemli konuları arasında yer almaktadır. Diğer bir ifadeyle kavramlar önermeler için, önermeler de akıl yürütmeler (kıyas) için bir ön hazırlık niteliğindedir. Bizler, yargılarımızı kelimelerle dile getiririz. Bu yargılar, doğru ya da yanlış olabilir. Bu manada önerme, özne, yüklem ve bağdan oluşan tam bir cümledir. Yargıların doğru bir şekilde ifade edilmesi, mantık kurallarının iyi bilinmesine bağlıdır.

Mantık ilmi, sadece kelamcıların, filozofların ve mantıkçıların değil, ilimle uğraşan herkesin bilmesi gereken bir alandır.

Bu çalışmada mutasavvıf Ahmed b. Süleyman el-Hâlidî’nin önerme anlayışı ele alınarak Mantık ilmine yaptığı katkı örneklerle ortaya konulmuştur.

KAYNAK:

Muharrem ÖZKAYA

Sakarya Üniv. İlahiyat Fak. Dergisi, Cilt: XV, Sayı: 27 (2013/1)

Benzer Yazıları Okumak İçin Tıklayınız

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler