Sual: Yılbaşı kutlamak insanı dinden çıkarır mı? Yılbaşı ve Noel aynı günler midir?

Cevap: Hayır. Yılbaşı dini bir gün değildir; âdettir. Yılbaşı ve Noel birbirinden farklıdır. Noel Hristiyanların dinî bayramıdır. Hristiyanlar, 24-25 Aralık gecesini, Hazret-i Îsâ’nın “aleyhisselam” doğum günü olarak kabul edip bunu kutlarlar. Gayrimüslimlerin diğer bayramları gibi Noel’i kutlamak da hiç câiz değildir. Yılbaşı ise, dinî bir gün olduğu için değil âdet olarak kutlanmaktadır. Bununla beraber, olgun bir Müslümana yakışan elbette ki gayrimüslimlerin âdeti olan milâdî yılbaşını değil, hicrî yılbaşını yani 1 Muharrem’i kutlamak, bugüne kıymet vermektir. Müslümanlık haysiyetinin gereği budur.

Sual: Gayri müslimlere benzemenin hükmü nedir? Fıkıh kitaplarında bu mesele nasıl ele alınmış?

Cevap:  Gümüşhânevî hazretleri Câmiü’l-Mütun kitabında der ki: “Gayrı müslim bayramlarına hürmet etmek; başka günlerde yapmadığı işleri bu günlerde yapmak; başka günlerde yemediği şeyleri bu günlerde alıp yemek; bu günleri ta’zimen o dine mensup birine hediye vermek memnudur. Gayrı müslimlerin ibadetlerini beğenmek; şaka yollu dahi olsa, dinlerinin alâmeti olan (zünnar, papaz külâhı gibi) giysileri giymek, (haç gibi) eşyayı kullanmak da böyledir. Bunlar, Ehl-i kitaba benzemekte en şiddetli yasak edilen kısımdır ki, ulemâ bunları küfr alâmeti kabul etmişlerdir.”

Kâhire’de Hanefî müftüsü Tahtâvî, Dürrü’l-Muhtar Hâşiyesinde diyor ki: “Ehl-i kitaba benzemenin dereceleri vardır. Yemek, içmek, giyinmek gibi âdet olan zararsız şeylerde benzemek câizdir. Ama teşebbüh [benzeme] kastıyla benzemek haramdır. Meselâ sırf gayrı müslimlere benzemek için masada yemek, kravat takmak câiz değildir; bu niyet yoksa câizdir. Ehl-i kitabın dinlerine mahsus olup, dinlerinin alâmeti olan şeylerde, kasıtsız benzemek de küfr olur. Faydalı dünya işlerinde benzemek câiz olur. Her şeyde, meselâ yeme ve içme gibi şeylerde benzemek mekruh değildir” diyor.

İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtar’da der ki: “Gayrı müslimlerin işleri iki kısımdır: Birisi ibâdet ve diğeri de âdet olarak, yani her kavmin, her memleketin âdeti olarak yaptıkları şeylerdir. Bunlardan, İslâmiyetin yasak etmediği, insanlara faydalı olanları yapmak ve onlara benzemeği düşünmeyerek kullanmak mahzurlu değildir. Meselâ pantolon giymek, çeşitli ayakkabılar edinmek, çatal, kaşık kullanmak, yemeği masada yemek, herkesin önüne tabaklar içinde koymak, ekmeği bıçak ile dilimlere ayırmak ve çeşitli eşya ve âletleri kullanmak, hep âdete bağlıdır.

İmam Ebu Yusuf’un demir çivi çakılı ayakkabı giydiğini gören bir talebesi, rahiplerin giydiği böyle bir pabucu giymenin mahzurlu olduğunu arzedince, Ebu Yusuf, “Resulullah da rahiplerin giydiği pabuçlardan giyerdi. Bu insanın menfaatine dair bir şeydir. Uzun yol yürümek ancak böyle mümkün olabilir” diye cevap verdi.

Tavsiye Yazı –> Kafirlerin bayramını kutlamak caiz mi? (İmam Rabbani hazretlerinin 266. mektubu)

 

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel KitaplarMeâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir?Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir DuâSeyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler