Sual: Sünnetlerin terki mekruhtur. Küçük günahlara ısrar da büyük günahı getirir deniyor. Büyük günaha devam eden de fâsık olur. O zaman teheccüd namazını terk eden fâsık mı olur?

Cevap: Her sünneti terk etmek mekruh olmaz. Teheccüd namazı, terki mekruh olan bir sünnet değildir. Hiç kılınmasa da olur. Çünki müstehabdır.

 

Sual: Bir kimse birkaç gün istihareye yatsa fakat hiçbir şey görmese, bu, o kimse için herhangi bir şeye alâmet midir?

Cevap: İstihare sünnet olduğu için yapılır. Yeşil, beyaz veya su hayra, siyah, kırmızı şerre alâmettir. Bir şey görüp görmemeye çok ehemmiyet verilmez. Bir şey görmese, ama o işi yapmak hususunda kalbinde daha fazla bir istek varsa, istiharenin neticesi müsbettir.

 

Sual: Necip Fazıl’ın vasiyetinde dediği bir şey var: ”Her ferdin, en aşağı yüz tevhid kelimesi okuyup sevabının mislini bana hediye etmesi… 70 bine dolması lazım” Bu ne demektir? Tevhid kelimesi nasıl söylenir? Sevabının misli ne demektir?

Cevap: Kelime-i tevhid, lâ ilâhe illallah demektir. Bunun 70 bin tanesine hatm-i tehlil denir ve imanlı ölmüş ise ölüye çok fayda eder. Azabı varsa kaldırır. Okuyan sevab kazanır. Bu sevabları başkasına hediye ederse, kendisinden azalmamak kaydıyla, bir misli o kimseye yazılır.

 

Sual: Teheccüd namazı kılmak için önce uyuyup sonra kalkmak şart mı?

Cevap: Bazı âlimlere göre teheccüd ancak uykudan kalktıktan sonra kılınır. Nitekim teheccüd, uykuyu giderme manasına gelmektedir. Buna delâlet eden hadis-i şerifler vardır. Ancak yatsı vakti girdikten sonra olmak şartıyla gece kılınan her namazla teheccüd sevabı elde edilir diyenler bulunmaktadır. (İbni Abidin)

 

Sual: Bir ilmihalde yalnız Cuma geceleri teheccüd kılmak mekruhtur buyuruluyor. Burayı izah eder misiniz?

Cevap: Teheccüdü yalnız Cuma gecesine tahsis etmek mekruhtur.

 

Sual: Teheccüd namazını âdet edinen biri herhangi bir sebeple o gece kılamaz ise güneşin doğuşundan itibaren gündüz kılabilir mi? Kılabilirse gündüz hangi vakte kadar kılar ve kılarken ne diye niyet eder?

Cevap: Gece virdleri ve namazları, gündüz de yapılabilir. Bunun için muayyen bir zaman yoktur. Ancak zamanında yapıldığı kadar sevaba nail olunmaz.

 

Sual: Teheccüd namazı ile gece namazı farklı mıdır?

Cevap: Aynıdır. Teheccüd kılamayanın gece yatmadan abdest alıp kıldığı iki rek’at nafile namaza gece namazı (salatü’l-leyl) demek halk arsında âdet olmuştur. Bazı rivayetlerde gece namazı, teheccüd için kullanılmakta ve yatsıdan sonra kılınan namaza bu isim verilmektedir. (İbni Abidin)

 

Sual: Sehven veya bilmeden imsak girdikten sonra teheccüd namazı kılan bir kimse sabah namazının sünnetini kılacak mı?

Cevap: Hayır. (İbni Abidin)

 

Sual: Teheccüd vaktini hesaplayacak pratik bir yol var mı?

Cevap: Gecenin son üçte biridir. Güneş battıktan, imsak vaktine kadar geçen zamanın son üçte biridir.

 

Sual: Câmide dağıtılan şekeri yemek, namazdan önce câmide uyumak câiz midir?

Cevap: Câmiye itikaf niyetiyle girilir. İki rek’at namaz veya vakit girmişse vaktin farzı kılınır. Sonra bir şey yenebilir, uyunabilir.

 

Sual: Câmide birisi yüksek sesle Kur’an okuyorsa, bunun yanında sabah namazının sünneti kılınır mı?

Cevap: Kılınır. Dinlemek efdaldir. Bitirince sünneti kılar. Vakti yoksa beklemez, sessiz olmasını ihtar eder ve sünneti kılar. Sessiz okumazsa günahı ona olur.

 

Sual: Mübarek günlerin geceleri öğle vakti mi ikindi vakti mi girer?

Cevap: Akşam güneşin batışıyla başlar ise de, feyz ve bereketi ikindi, hatta öğlenden itibaren zâhir olmaya, ortaya çıkmaya başlar.

 

Sual: Sabah namazı vakti boyunca nâfile olarak sadece sabahın sünneti kılındığına göre, sünneti kılarken sübha ve tahiyyetülmescid namazlarına da niyet edemez miyiz?

Cevap: Hayır. Zaten bunu kılınca icabında sübha ve tahiyyetülmescid sevabı da hâsıl olur.

 

Sual: Bir sebeple sabahın sadece farzını kılan, işrak vakti gelince sünnetini kılabilir mi? Böylece sabah namazının sünnetine vâcib diyenlerin kavline göre sevab alabilir mi?

Cevap: Hayır.

 

Sual: Kitaplarda (Seferde müekked sünnetler gayri müekked sünnet hâline gelir) buyuruluyor. Öğle namazının ilk oturuşunda salli barikler, üçüncü rekâtın başında da sübhaneke olur mu demek bu?

Cevap: Hayır. Hükmü böyle olur demektir. Şekli değişmez.

 

Sual: Hiç çalışmayıp, sabahtan akşama devamlı ibadet etmek doğru mudur?

Cevap: Zenginse, nafakası var ise câizdir. Ama en güzeli çalışmaktır. Kişinin kendi el emeğini yemesi güzeldir. Boş kalana şeytan vesvese verir.

 

Sual: Dört rek’at niyetiyle nâfile namaza başlayıp herhangi bir sebeple iki kılıp selâm verince kılınmayan iki rek’at üzerimize vâcib oluyor. Bu nâfileyi edâ veya kazâ edince baştan dört mü kılacağız, iki mi kılacağız? Nasıl niyet edeceğiz?

Cevap: Kılınmayan iki rek’at vâcib olmuyor. Dört rek’atlik nâfile namaz diye bir şey yoktur. Tek selâmla kılınan iki rek’atlik iki nâfile namaz vardır. Keyfî olarak iki rek’at kıldıktan sonra namaz bozulsa, iadesi veya kazâsı lâzım gelmez. (İbni Abidin)

 

Sual: Nafile veya sünnet namazlarda kıbleye dönmenin hükmü farz namazları gibimidir?

Cevap: Evet.

 

Sual: Bir fıkıh kitabında “Farzdan sonra güneş doğuncaya kadar, namaz kılmayan, hep farz kılmış sayılmaktadır” deniyor. Hep farz kılmış sayılmak ne demektir?

Cevap: Merâkıyyü’l-Felâh kitabında der ki: “Sabah namazının farzından sonra, güneş doğuncaya kadar nâfile namaz kılmak, tahrîmen mekruhtur. Sabah namazının sünnetini önceden kılmamış ise, bunu kılmak da, bu yasağın içindedir. Çünki bu vakit, yalnız farz kılmak için ayrılmıştır. Yani, farzdan sonra güneş doğuncaya kadar, namaz kılmayan, hep farz kılmış sayılmaktadır. Bu ise, sabah sünneti bile olsa, nâfile kılmaktan daha efdaldir.” Yani bu vakitte yasak edildiği için nâfile kılmamak, kılmaktan daha faydalıdır. O kişi hep farz namaz kılmış gibi sevab kazanır.

 

Sual: Bir selam ile kaç rek’at nafile namaz kılınabilir?

Cevap: Nâfileleri gündüz dört, gece iki rek’at kılmak müstehabdır. Bir selâm ile sekiz rek’atten fazla kılmak mekruhtur. (İbni Abidin)

 

Sual: Vaktin ilk sünnetleri, farzı kıldıktan sonra kılınabilir mi?

Cevap: Vaktin ilk sünneti farzdan önce kılınır. Mahalli burasıdır. Cemaati kaçırmamak sebebiyle terkedilirse, ikindi dışındaki namazlarda farzdan sonra kazâ edilebilir. Öğle namazında efdal olan önce ilk sünnetin, sonra son sünnetin kılınmasıdır. Yatsının ilk sünnetinin farzdan sonra kazâ edilmesinde ihtilaf vardır. Tercih edilen kavle göre kılınabilir. (İbni Abidin)

 

Sual: Tesbih namazı cemaatle kılınabilir mi?

Cevap: Cemaate haber vermeden birkaç kişi ile kılınabilir. Bu takdirde farz gibi kılınır. Yani gündüz değilse kıraat yüksek sesle yapılır. (İbni Abidin-Âdâbü’s-Salât, Kıraat faslı)

 

Sual: Bazıları ikindi ve yatsının gayri müekked olan sünnetleri için, Resulullah bazen terk ettiği için terk etmek de sünnettir diyor. Doğru mudur?

Cevap: Terkte sünnet olmaz; amelde sünnet olur. Peygamber aleyhisselâm domates yemedi diye domates yememek sünnet olmaz.

 

Sual: Şu zamanda câmilerde cemaatle kılınan tesbih namazı câiz midir?

Cevap: Nâfile namaz, Hanefî mezhebine göre cemaatle kılınamaz. İlân etmeden, imamla beraber dört kişi cemaatle kılabilir. İlân edilirse veya dörtten fazla olursa mekruh olur. Dört kişi kılarken, başkaları gelip uyarsa, ilk dördüne mekruh olmaz.

 

Sual: Kabir namazı diye bir namaz var mıdır?

Cevap: Resulullah aleyhisselâmın gecenin son nafile iki rek’atini oturarak kıldığına dair rivayetler vardır. Buna oturarak kılındığı için kabir namazı demek âdet olmuştur.

 

Sual: İstihâre namazının kerahet vaktinde yapılması istihâreye tesir eder mi?

Cevap: Sabah ve ikindi namazını kıldıktan sonra nâfile namaz kılınmaz. Kılınırsa, istihareye tesir etmez ise de, bu gibi işlere kerahet karıştırmamalıdır.

 

Sual: Fâsid olan nâfileleri sonradan kılmak vâcib olduğuna göre, bu namaz kılındığı zaman vâcib sevabı mı yoksa nâfile sevâbı mı alınır?

Cevap: Her ne kadar vâcib ise de, kılınmasının vâcib olduğunu gösterir. Nâfile sevâbıdır. Yemin kefareti de vâcibdir; ama sevabı Ramazan orucu gibi değildir.

 

Sual: İkindi namazının sünneti 2 rek’at olarak da kılınabilir mi?

Cevap: Evet. Nâfile namazların aslı hep ikidir.

 

Sual: Beş vakit namazın sadece farzlarını kılıp sünnetleri terk etmek günah mıdır?

Cevap: Devam üzere özürsüz terk edilirse mekruh, yani küçük günah olur. Sadece farzı kılarsa, borç ödenir; ama bu sünnetlere mahsus şefaate kavuşulamaz.

 

Sual: Nâfile namazlarda meselâ Kâfirûn suresinden sonra Kevser suresi okunabilir mi?

Cevap: Hayır, zira Kur’an-ı kerimi her zaman mushaftaki sıraya göre kıraat etmelidir. Kasten bunu terketmek mekruhtur.

 

Sual: Teravihi dört rek’at kıldıran imama, üçüncü rekatte uyan kimse, iki rek’at mi kılar; dörde mi tamamlar?

Cevap: Dörde tamamlar. Sahih olan budur. Nitekim nâfile bir namazın ilk iki rek’atinde, bir imama uymuş olan kimse, imam son iki rek’ate girmeden önce konuşsa, bu kimsenin, ilk iki rek’atten başka rek’atleri kazâ etmesi gerekmez. Bu İmâmeyn’e göredir. Bu kimse, şayet imam son iki rek’ate kalktığı zaman konuşmuş olsa, bu kimse dört rek’at kazâ eder. [Hindiyye, Nevâfil bahsi] Şu halde, üçüncü rek’atte konuşan kimsenin sadece bu namazı değil; önce tam kıldığı iki rek’atlik nâfile de bozulmuş oluyor. Demek ki dört rek’atlik nâfilelerde her çift rek’atin müstakil bir namaz sayılması, bütün hükümlerde muttarid (şaşmaz) bir kaide değildir.

Başladığı nâfileyi özürsüz bozan kimse, bunu iade eder. Dört rek’atli nâfileye niyet eden kimse, o namazı ilk iki rek’at esnâsında veya ikinci şefi’de (çiftte) bozarsa, Halebî ve başkalarının tercihlerine göre iki rek’at olarak kazâ eder. Yani iki rek’atin teşehhüdünü yapmışsa, iki rek’at kaza eder. Aksi takdirde bütün namaz ittifakla bozulur. Kâideye göre her çift rek’at bir namazdır. Ancak imama uymak ve nezir [adak] gibi bir ârıza olursa iş değişir. İmama uymak ârızası, dört rek’at namaz kılması gereken bir kimseye nâfile kılanın uymasıdır. Meselâ bir kimse, öğlenin farzını yalnız başına kıldıktan sonra, öğlenin farzını kılan imama uyar da, sonra namazını bozarsa, bunu dört rek’at olarak kazâ eder. Bu hususta namazın başında veya son oturuşta uyması fark etmez. Çünkü imamın namazını iltizam etmiştir. O da dört rek’attir.

 

Sual: Bir kimse yatsı namazını kaçırdığı için yalnız kılsa, cemaat teravihe başlasa, son sünneti kılmadan teravihe uyabilir mi?

Cevap: Yatsı namazının son sünnetini kılmamış olan bir kimsenin, teravih kılan kimseye, yatsının sünneti niyeti ile iktidâ etmesi caizdir. [Hindiyye]

 

Sual: İmsaktan sonra sabah namazını kılmadan evvel kaza veya nafile kılınabilir mi?

Cevap: Bu vakitte, sabah namazından başka, nâfile bir namaz kılmak mekruhtur. Bir kimse teheccüd niyetiyle iki rek’at kılsa, sonra fecr vakti girdiği anlaşılsa, bu iki rek’atlik nafile namaz, sabahın sünneti yerine geçer. [Hindiyye] Kazâsı olan kazâ kılabilir. Kazâsı olmayan kaza kılamaz. Zira Halebî-i Sagîr’de der ki, “Senelerce kılmış olduğu namazlarda [yani oniki şartından herhangisinde] noksanı olduğunu anlayan kimsenin, bu namazların hepsini kazâ etmesi iyi olur. Noksanı yok ise, bunları kazâ etmesi mekruh olur veya olmaz denildi. Mekruh olmaz diyenler de, bu kazâları sabah ve ikindi namazlarından sonra kılmamalıdır. Çünki [kazâsı yok ise], hep nâfile olurlar dedi”.

 

Sual: Sabah namazının vaktinin çıkmasına kısa bir süre kala uyanan birisi, abdest alıp hemen farzı kılsa, kerahet vakti çıkınca yalnız sünneti kaza eder mi?

Cevap: Hayır. Sünnet, farzdan sonra kılınmaz. Ama bazı âlimler, sabah namazının sünnetinni kaçıranlar, güneş doğduktan sonra işrak vaktinde kılabilirler diyor.

 

Sual: Farz kılan, sünnet kılana uyabilir mi?

Cevap: Hanefî mezhebinde mümkün değildir. Sünnet kılan da farz kılana belli şartlarla uyabilir. Şâfiî’de herhangi bir farz namazı kılan, herhangi bir sünnet namazı kılana uyabilir.

 

Sual: Öğleyi (veya yatsıyı) yalnız kılan, tekrar cemaatle kılarken nafileye mi yoksa öğlenin (veya yatsının) farzına mı niyet eder?

Cevap: Farza niyet eder. Önce kıldığı mı, yoksa bunun mu farzın yerine geçtiği ihtilaflı olmakla beraber, esas kavle göre ilk kıldığı farz, ikincisi nâfile olur.

 

Sual: Nâfile namazda secdede türkçe dua yapılabilir mi?

Cevap: Namaz bozulur. Ancak âyet ve hadislerde geçen duaları nâfile namazda secdede okumak caizdir.

 

Sual: Bir kimse öğlenin sadece farzını kılsa daha sonra vakit içinde ilk ve son sünnetini kılmak istese kılabilir mi?

Cevap: Kılabilir. Ancak sünnet ile farz arasında ara vermek, konuşmak ve başka şeyle meşgul olmak, sünnetin sevabını azaltır.

 

Sual: Evvâbin namazı kılarken akşamın sünnetine 4 rek’at eklemek mi efdaldir; akşamın sünnetinden sonra 6 rek’at kılmak mı?

Cevap: Akşam namazından sonra 6 rek’at kılan evvâbînden (iyilerden) yazılır, hadis-i şeriftir. Bu 6 rek’ate akşamın sünnetinin dâhil olduğunu söyleyenler vardır.

 

Sual: Evvâbin namazı, akşamın sünneti ile mi 6 rek’attir?

Cevap: Bunda ihtilaf vardır. Bununla beraber 6 veya ayrıca 6 diyenler vardır. Meşhur olan ayrıca 4 rek’at evvâbin kılınmasıdır.

 

Sual: Teravih namazını 20 rek’at hiç selâm vermeden kılmanın mahzuru var mıdır?

Cevap: Nâfile namazlar, 2 veya 4 rek’at olarak kılınır. Teravih de böyledir. 20 rek’ati tek selâmla kılmak sahih ise de, mekruhtur.

 

Sual: Cemaatle namaz kıldıktan sonra son sünneti başka yerde kılmanın sebebi nedir?

Cevap: Âhirette namaz kılınan yerler şahidlik yapacağı için, şahidleri arttırmak için.

 

Sual: Sabah namazının sünneti kılınamayıp, farzı kılınsa, kerahat vakti çıktıktan sonra sadece sünneti kaza edilebilir mi?

Cevap: Hayır.

 

Sual: Ömründe namazların sünnetlerini hiç kılmamış biri cehenneme gider mi?

Cevap: Ateşle azap olunmaz ise de, sünnet-i müekkedeyi devamlı özürsüz terk etmek mekruhtur. Mekruha mahsus cezayı görür ve bu namazlara has şefaatten mahrum kalır.

 

Sual: Tesbih namazını cemaatle kılarken imam ve cemaat, tesbihleri gizli mi yoksa aşikâre mi?

Cevap: Nafile namazlar cemaatle kılınmaz. Caiz değildir.  Sevap bir yana, günah olur. Ama birbirini çağırmadan 2-3 kişi kılabilirse de tesbihleri herkes kendi söyler. İmam sessiz okur. Yüksek sesle okumasının da zararı yoktur.

 

Tavsiye Yazı –> Namazların Birleştirilmesine Dair Sualler

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler