Sual: Bazen yanıma takke ve çorap almayı unutuyorum. Bunlar olmadan namaz kılmak mekruh olduğundan, sünnetleri kılmasam olur mu?

Cevap: Unutmak özürdür, bu takdirde mekruh olmaz. Mekruh olması için kasten başı açık kılmak gerekir. Sünnetler bununla terk edilmez

 

Sual: Kaylûle öğle namazından sonra mı olur?

Cevap: Kaylûle yapmak, yani gün ortasında, güneşin tepe noktasına yaklaştığı zaman bir mikdar yatmak sünnettir. Efdal olan vakit, öğle ezanı okunmadan hemen öncesidir. Sabah güneş doğduktan sonra veya öğleden sonra ikindiye kadar her hangi bir vakitte de yapılabilir.

 

Sual: Zikre yeni başlayan sesli mi yapmalıdır?

Cevap: Nakşibendî büyükleri, cehrî (sesli) zikri bid’at olarak görmüş, tasvib etmemiştir. Nitekim Kur’an-ı kerimde “Allahı yalvararak ve gizli olarak zikredin” buyurulmaktadır (A’râf: 54). Ancak âdet hâline getirmeksizin, irade ve ihtiyar ile olmadan, dert ve hüzün ile içten gelen yüksek sesle zikr etmenin yasak olmadığı bildirilmiştir.

 

Sual: Mürşidden izin almadan yapılan zikr fayda vermez mi?

Cevap: Zikr sevabı alınır; ama tarikattaki muayyen yükselmeye yardımcı olmaz.

 

Sual: Namaz borcu varken, şu an kıldığımız namazların sünnetleri borca sayılır mı?

Cevap: Nafileler farzların yerine geçmez, ama kılınmış farzlardaki eksikleri tamamlar. Kazası olan her fırsatta kaza kılmalı, beş vaktin sünnetlerini de kaza olarak kılmalıdır. Borçlu kalmak çok mahzurludur.

 

Sual: Bir fıkıh kitabında “Farzdan sonra güneş doğuncaya kadar, namaz kılmayan, hep farz kılmış sayılmaktadır” deniyor. Hep farz kılmış sayılmak ne demektir?

Cevap: Merâkıyyü’l-Felâh kitabında der ki: “Sabah namazının farzından sonra, güneş doğuncaya kadar nâfile namaz kılmak, tahrîmen mekruhtur. Sabah namazının sünnetini önceden kılmamış ise, bunu kılmak da, bu yasağın içindedir. Çünki bu vakit, yalnız farz kılmak için ayrılmıştır. Yani, farzdan sonra güneş doğuncaya kadar, namaz kılmayan, hep farz kılmış sayılmaktadır. Bu ise, sabah sünneti bile olsa, nâfile kılmaktan daha efdaldir.” Yani bu vakitte yasak edildiği için nâfile kılmamak, kılmaktan daha faydalıdır. O kişi hep farz namaz kılmış gibi sevab kazanır.

 

Sual: Kur’an-ı kerimin hangi sûreleri öncelikle ezberlenmelidir?

Cevap: Kur’an-ı kerimden, namaz kerahatsiz sahih olacak kadar ezberlenmesi farz ve vâcibdir. Bu da Fâtiha ve iki sûredir. Sonra Yâsin, Mülk ve Amme surelerini, Âyetülkürsî, Âmenerresulü ile Haşr suresinin sonunu ezberlemelidir. Çünki bunlar hergün okunması mesnun olan sûre ve âyet-i kerimelerdir. Sonra İnşirah sûresindan aşağısını ezberlemek iyidir. Vâkıa, Kehf gibi sûreler de okunması faziletli sûrelerdendir.

 

Sual: Bir yere girerken sağ ayakla mı, sol ayakla mı girilir?

Cevap: Eve, câmiye, dükkâna, asansöre, trene, vapura, her yere sağ ayakla girilir. Çünki sağ, sola göre faziletlidir. Ancak helâya sol ayakla girilir, sağ ayakla çıkılır. Bu zamanda ev, sokaktan daha faziletli olduğu için, evden çıkarken sol ayakla çıkılıp, sağ ayakla girileceğini de bildirmişlerdir.

 

Sual: Bazen câmi çıkışında hurma tutarak iftar ettirmek isteyenler oluyor. Ziyafete davetli olup, iftar ettirme sevabı ev sahibinin olsun diyerek bu ikramı kabul etmemek uygun olur mu?

Cevap: Hadis-i şerifte “Bir hurma ile de olsa müslümana iftar ettirenin günahları affolur” buyuruldu. Bu sevab amel ile değil, niyet ile kazanılır. Binaenaleyh hem hurma ile iftar ettirene, hem de ziyafet sahibine niyetleri ölçüsünde sevab verilir. Hurma ile iftar edip o müslümanı sevindirmelidir. Ev sahibi de aynı sevaba kavuşur. Hatta bir iş çıksa da ziyafete gidemese, ziyafet sahibi sevabdan mahrum kalmaz.

 

Sual: “İnsanın rabbine en yakın olduğu yer secdedir. Binaenaleyh secdede rabbinizden isteyiniz” meâlindeki hadîs-i şerife göre secdede hangi duaları etmek uygun olur?

Cevap: Hazret-i Peygamber’in, farz namazların secdesinde dua ettiği naklolunmadığı için, ulemâ bu hadîs-i şerifi nâfile namazlara tahsis etmiştir. Nâfilelerin secdelerinde âyet-i kerime ve hadîs-i şeriflerde bildirilmiş duaları okumak caizdir. Lâ ilahe illâ ente sübhâneke innî küntü minezzâlimîn, rabbenâ âtinâ…, rabbi’c’alnî…, rabbena’ğ’firlî… gibi.

 

Sual: Bir kimse sünnet namazların yerine yalnızca kazâya niyet etse, sünnet sevabına da kavuşamaz mı?

Cevap: Bu kimsenin kazâsı yoksa, bu kıldığı namaz nâfile olur. Ama revâtibe ayrıca niyet etmek gerekir. Yani vaktin ilk veya son sünnetine ayrıca niyet etmelidir. Etmemişse, sadece nâfile namaz sevabı alır. Kazâsı varsa, kazâ diye niyet etse kâfidir. Sünnete de niyet etmesi iyi olur.

 

Sual: Fazilet, edeb, mendub, müstehab hep aynı mânâya mı gelir?

Cevap: Müstehaba, mendub, edeb ve fazilet de derler ki, Hazret-i Peygamber’in bazen işleyip bazen terkettiği ve selefin sevdiği şeylerdir. Bazıları âdâbı, müstehab ve mendubdan daha hafif tutar (Dürrü’l-Muhtar). Şâri (dinin sahibi) sevdiği için müstehab, farza ilâve olduğu için nâfile, farz olmadığı için mendub, ameli kemâle getirdiği için edeb, yapmak yapmamaktan iyi olduğu için fazilet deniyor.

 

Sual: Abdest aldıktan sonra kılınan sübha namazını, abdest aldıktan 3-4 saat sonra kılsa, arada başka namaz da kılmış olmasa, subha namazı sevabına kavuşabilir mi?

Cevap: Abdest uzuvları kuruyacak kadar zaman geçmişse, subha namazı sevabı alamaz.

 

Sual: Hadika’da “Lüzümundan fazla fıkıh bilgilerini öğrenmek, nâfile ibadetlerden daha sevaptır” diyor. Beş vakit namazın sünnetleri ve diğer vâcib olmayan namazlar, nâfile olduğuna göre, sevap açısından lüzumundan fazla fıkıh bilgilerini öğrenmek, bunlardan daha sevap olur denilebilir mi?

Cevap: Orada revâtıb sünnetler dışındaki nafileler kasdediliyor.

 

Sual: Bir fıkıh kitabında Hadika’dan alarak, “Mübarek, şerefli ve temiz olan işleri yaparken sağdan başlamak müstehaptır. Bunları tersine yapmak, tenzihî mekruh olur. Çünki heyette, şekilde olan sünneti terk etmek olur” diyor. Sağdan başlamak” ve “Heyette” ifadesi ne anlama gelmektedir?

Cevap: Sağdan başlamak, sağ elle yapmak veya sağı önce yapmak demektir. Heyette olan sünnet ise fiilî sünneti ifade eder.

 

Sual: Yabancı kadınların isimlerini zikretmenin dinen mahzuru var mıdır?

Cevap: Berika’da lisan âfetleri bahsinde der ki, Edeb, yabancı hanımların ismini kinâye ile zikretmeyi gerektirir. Nitekim Kur’an-ı kerimde Meryem’den başka hiçbir kadın ismiyle zikredilmemiştir. Hatta bazen o bile zikredilmemiştir. “O kadın ki iffetini muhafaza etti” meâlindeki âyet-i kerimede kadın, Hazret-i Meryem’den kinâyedir.

 

Sual: Sabah namazından sonra ve kerahat vakitlerinde Kur’an-ı kerim okumak câiz midir?

Cevap: Câiz ise de, efdal olan bu vakitlerde zikir ve tefekkür ile meşgul olmaktır.

 

Sual: Bazı nâfile ibadetler için “yapana cehennem haram olur” veya “yapan cennete gider” şeklinde hadis-i şerifler vardır. Her ne şekilde olursa olsun, bu işi yapan cehenneme girmez veya cennete gider mi?

Cevap: Bu gibi hadislere öyle mânâ verilmez. Bunlar tergib ve teşvik içindir. İtikadı ve ameli düzgün olan kimseye fayda verir. Bu ameli, onun başka günahları sebebiyle cehenneme girmesine mâni teşkil eder, bir başka deyişle şefaatçi olur inşallah. Cennetliktir veya cennete gider sözü, “Bu, cennetliklerin amelidir”, yahud “Bu kişiye bu amel aynı bir şefaat eder” veya “Cennette ayrı bir derece kazandırır” demektir.

 

Sual: Akika kurbanı en son ne zamana kadar kesilir?

Cevap: Çocuk için şükür olarak kesilen akika kurbanı, ölene kadar kesilebilir. Hatta kişi, kendi için kesilmemişse, kendisi de kesebilir.

 

Sual: Allah’ı zikrederken, âlimlerin isimlerini zikre dâhil etmek caiz midir?

Cevap: Hayır.

 

Sual: Bazı tarikatlerin cehrî (açık) zikire bid’at denmesinin sebebi nedir?

Cevap: Kur’an-ı kerimde mealen, “Allahı sessizce ve gizlice zikredin” buyurulmaktadır. Bu sebeple bazı tarikatlerde cehrî zikr bid’at olarak görülmüştür.

 

Sual: Sokakta yerlerde gezen gazete, afiş vs üzerinde mübarek isimler, ayet ve hadisler, İslâm harfleri varsa; bunları gören kaldırmağa mecbur mudur?

Cevap: Gücü yettiği kadar kaldırmak, Müslümanlık edebindendir.

 

Sual: Bir ilmihalde, “Hanefî mezhebinde, namazdan sonra en kıymetli ibâdet, ilim öğrenmektir. Bir miktar ilim öğrenen, sabaha kadar nâfile ibâdet edenden fazla sevab kazanır” diyor. Burada bahsedilen ilimden kasıt nedir?

Cevap: Müstehabları öğrenmektir. Yoksa farzı ve haramı öğrenmek farz; vâcibi ve tahrimen mekruhu öğrenmek vâcib; sünneti ve mekruhu öğrenmek sünnettir.

 

Sual: Erkek çocukların sünnet (hıtan) merasimlerinde, yemek vermek de sünnet midir?

Cevap: Her hayırlı ve sevinçli işte velime vermek sünnettir. Ev almak, yolcu gelmek, düğün, sünnet vs.

 

Sual: Toplu halde veya sesli yahud sessiz zikr, Hazret-i Peygamber zamanında da tatbik edilmiş midir?

Cevap: Tarikatlerdeki zikr vazifeleri, bu hâliyle sonradan tertip edilmiştir. Ancak bunların hepsi bir sünnete istinad eder. Nihayet zikr, nâfile bir ibâdettir. Bir insan dilediği kadar nâfile ibâdet yapabilir. Hangi müride ne kadar zikr verileceği ise, tasavvuf mütehassıslarının yılların tecrübesi ve manevî müktesebatıyla tayin ve tensib edeceği bir şeydir.

 

Sual: Yemekten önce gençlerin, yemekten sonra yaşlıların önce el yıkamasının hikmeti nedir?

Cevap: Yaşlılar gençleri sofrada beklemesin diye.

 

Sual: Namaza niyet ederken rek’at tayini mühim midir? Mesela ikindi namazının sünnetine dört rek’at olarak niyet eden birisi, bu namazı iki rek’at olarak tamamlayabilir mi? Böyle yaparsa iadesi gerekir mi?

Cevap: Sünnet namazlar hep iki kabul edilir. 4 rek’at kılmaya niyet etse, herhangi bir sebeple 2 rek’at kılsa, bir şey lâzım gelmez. 4 rek’atlik bir nafile kılarken, farza durulsa, ikiye tamamlayıp cemaate uyar. Kılamadığı 2 rek’ati, öğle namazı ise farzdan sonra kılabilir.

 

Sual: Söze başlarken hamd, salat ve tesbih ile başlayıp lillahil fatiha diye bitirmenin sebebi var mıdır?

Cevap: Konuşurken Allah’a hamd ve Resulüne salavat ile başlanır. Kelam-ı ilahî ile bitirilir. Subhane rabbike… ile bitirmek sünnettir. Fatiha, en güzel duadır. Hepsi Kur’an ve sünnetin tatbikatıdır. (İbni Âbidin)

 

Sual: Başkalarının günaha girmemeleri için sünneti, mesela sarık sarmayı terketmemelidir sözünü nasıl anlamalıdır?

Cevap: Müstehabı yapmak ve bunu göstermek riya olmaz. Eğer kalbde gerçekten riya yoksa. Bana riyâkâr demesinler diye müstehabı terkediyorum sözü batıldır. Ama öyle zamanlar olur ki, fitne çıkmasın diye sünneti terketmek caiz ve lazımdır. (Berika)

 

Sual: Bir hanım, hanımlara tesbih namazı kıldırabilir mi?

Cevap: Kadının kadına imameti sahih ise de mekruhtur.

 

Sual: Kadir Gecesi’nin zamanının tam olarak söylenmemesinin hikmeti nedir?

Cevap: İnsanların bu geceye kati bilip, diğer geceleri ihyada ihmal göstermemeleri için.

 

Sual: Evimizde sofra adabı nasıl olmalıdır?

Cevap: Evvela küçükler el yıkar; sonra büyükler el yıkar. Evvela büyükler oturur; sonra küçükler oturur. Evvela büyükler başlar; sonra küçükler başlar. Büyükler kalkmadan küçükler kalkmaz. İcab ederse müsaade ister. Yemekten sonra evvela büyükler el yıkar; sonra küçükler. Sofrada güzel mevzulardan konuşmak caizdir. Hiç konuşmamak Mecusi âdetidir. İğrenç şeylerden, hastalıklardan, üzücü şeylerden konuşmak doğru değildir. Mevzuyu büyükler açar. Suali büyükler sorar. İcab ederse müsaade alarak küçükler de konuşur. Sorulan suale cevap verirler. Sofrada başı örtülü olmak müstehabdır. Şir’atü’l-İslam kitabına bakınız.

 

Sual: Hafta sonları öğleye doğru takriben yarım saat yatağa uzanıp, kayluleye niyet ederek yatsa, fakat uyumasa,  kaylule yerine geçer mi?

Cevap: Evet. Uyumak değil bu niyetle yatmak esastır.

 

Sual: İmamın dört mezhebi gözeterek abdest alıp namaz kıldırması şart mıdır?

Cevap: Herkes için müstehabdır. İmam için daha lüzumludur.

 

Sual: Namaz sonrası cemaatle birlikte tesbihat yapmak bid’at mıdır?

Cevap: Bid’attir.

 

Sual: İkindi ve yatsının ilk sünnetini ne sıklıkla terk etmek caizdir?

Cevap: Sünnet-i gayrı müekkededir. Hiç kaçırmamaya gayret etmelidir.

 

Sual: Namaz kıldıktan sonra seccadeyi katlamanın usulü nasıldır?

Cevap: Ayak ve yüz üst üste gelmeyecek şekilde katlamayı büyükler âdet edinmiştir.

 

Sual: Her Akşam Yasin, Vakıa, Mülk surelerini okumak çok faziletli olduğuna göre, bunları akşamdan sonra değil de, ikindiden sonra okuyan aynı sevaplara kavuşur mu?

Cevap: Zamanında okumanın ayrı sevabı vardır. İmkân bulamayan sonra okursa, inşallah sevaba kavuşur. Abdülkâdir Geylânî hazretleri, mazeret halinde, gündüz okunacak virdlerin, gece; gece okunacak olanların da gündüz okunabileceğini söyler.

 

Sual: Peygamberimizin ismi geçtiği vakit salavat getirip saygı göstermek lâzım iken, Allah ismi geçtiği zaman neden bir saygı ifadesi kullanılmıyor?

Cevap: Allah ismi geçtiği zaman da Teâlâ, Cenab-ı Allah, Celle celâluhu, Celle şânuhu, Tebâreke gibi tazim kelimeleri kullanılması icab eder.

 

Sual: Yemeğin ortasında besmele çekmeyi unuttuğumuzu hatırlarsak, “bismillahi evvelehu ve ahirehu” mu yoksa “bismillahi evveluhu ve ahiruhu” mu diyeceğiz?

Cevap: Birincisi efdaldir. Veya “min evvelihi ilâ âhirihi” veya “evvelen ve âhiren” denir.

 

Sual: Çocuklarin yatak odasında küçük bir çöp kovası bulundurmanın bir mahzuru var mıdır?

Cevap: Hayır. Ama her gece dökmelidir. Gece evde bulaşık ve çöp tutmak doğru değildir.

 

Sual: Müzik de dinlenen televizyon ve telefon bulunan odada namaz kılınabilir mi?

Cevap:  Bunların olmadığı bir yerde namaz kılınır. Başka yer yoksa mümkünse namaz kılarken televizyon ve radyonun üzerini örtmelidir.

 

Sual: Ellerini yıkadıktan sonra silkelemek caiz midir?

Cevap: Peygamber efendimiz silkelediği gibi; silkelemeyi men ettiği de olmuştur. Birincisi el yıkamaya, ikincisi abdeste hamledilir. Zira ma-i müstamel olduğu için vesvese yapabilir. Eskiden halk arasında buna şeytan yelpazesi derler ve hoş görmezlerdi.

 

Sual: Çocuklarin yatak odasında küçük bir çöp kovası bulundurmanın bir mahzuru var mıdır?

Cevap: Hayır. Ama her gece dökmelidir. Gece evde bulaşık ve çöp tutmak doğru değildir.

 

Sual: Velime ne demektir?

Cevap: Velime, hususî günler şerefine verilmesi âdet ve müstehab olan yemek ziyafetine denir. Evlenme, sünnet, ev alma, yolcusu seyahatten dönme, hastalıktan kurtulma gibi sevinçli hâdiseler şerefine velime vermek müstehabdır. Bilhassa evlenme düğününde, velime verilmesi, taraf-ı peygamberîden tavsiye olunmuş; bir koyun buduyla da olsa velime vermeyi ihmal etmeyiniz buyurmuştur. Velime de bulunmak da sevablı bir iştir. Hadis-i şerifte, “Velime yemeğinde, Cennet lokmalarından vardır” buyurulmuştur.

 

Sual: Sarığı sünnet sevabı almak için her namazda yeniden sarmak icab eder mi?

Cevap: Hayır. Sarık ile namaz kılmak müstehabdır.

 

Sual: Peygamber efendimizin kabak sevdiğini okudum. Bu, kabak yemeği mi, yoksa kabak tatlısı mıdır?

Cevap: Kabak yemeğidir. Fakat bu niyetle tatlı kabağı yemek de faidelidir.

 

Sual: Sigara içen bir kimseye sigara ikram etmek sevap mıdır?

Cevap: Hayır. Tab’an mekruh olduğundan, vesile olmamalıdır.

 

Sual: Bilhassa yaşlılar, namaz kıldıktan sonra seccadeyi yerde bırakacaklarsa ucunu sol köşeden kıvırıp bırakıyorlar? Bir sebebi var mıdır?

Cevap: Secde yerine basmamak edeptir.

 

Sual: Yeni müslüman olmuş birinim adını değiştirmesi dinen şart mıdır?

Cevap: Şart değil ise de iyi olur. Sui zanna sebebiyet verebilir.

 

Sual: Çocuğuna çift isim koyarken Can Alex gibi hem müslüman ismi hem yabancıların ismi yanyana koyulursa küfür olur mu?

Cevap: Doğru değil ise de, kanuni şartlar olabilir. Bazı memleketlerde bu mecburidir. Aksi takdirde Müslümana yakışmaz.

 

Sual: Gerdek gecesi kılınan namazın gelinlikle veya damatlıkla olması gerekir mi?

Cevap: Hayır.

 

Sual: 40 gün boyunca teheccüd namazı kılmayı adayan biri rek’at sayısı belirtmemiş ise günlük en az kaç rek’at kılması gerekir?

Cevap: Teheccüdün asgarisi olarak 2 rek’at kılar.

 

Sual: Şükür ile hamd arasında ne fark vardır?

Cevap: Her ikisi de birbirine yakın manadadır. Allah’a nimetlerinden dolayı minnettar olup boyun eğmektir. Şükr nimete, hamd hem nimete hem belaya olur.

 

Sual: Sakal ne zamandan beri bir vecibedir?

Cevap: İdris aleyhisselâmdan bu yana erkekler sakallıdır. Hemen her cemiyette erkekler sakal bırakmıştır. İslamiyette  bir kabza sakal bırakmak sünnet; özürsüz kesmek mekruhtur. Bir kabza, dudak kenarından, dört parmak eni kadar uzun olmak demektir.

 

Sual: Bu isme sahip olan sert olur, şu isme sahip olan mülayim olur tarzında rivayetler doğru mudur?

Cevap: İsim insanın karakterine tesir eder. Onun için çocuğa güzel isim koymalıdır.

 

Sual: Mektepte talebelere hadis-i şerif ezberlettiriyoruz. Karşılığında da bir şeyler hediye ediyoruz. Çocuklar hediye almak için ezberlemiş oluyor. Bu yaptığımız mahzurlu mudur?

Cevap: Bilakis, çok sevablıdır.

 

Sual: Tevrat ve İncil abdestsiz tutulabilir mi?

Cevap: İçinde tahrif edilmemiş Allah kelâmı olma ihtimaline mebni abdestsiz ve cünüb halde tutmanın mekruh olduğu Halebî ve İbni Âbidin gibi kitaplarda yazılıdır.

 

Sual: Bir kimseye bir günahı işleyip işlemediği sorulduğunda inkâr etmesi caiz midir?

Cevap: Caiz ve iyidir. İnkâr, tövbe demektir.

 

Sual: Mektubat-ı Rabbani’de “İzin ile yapılan ibâdetler makbûldür” ifadesi geçiyor. Bu tam olarak ne demektir?

Cevap: Nafile ibadetler ve zikir, mürşidin izniyle yapılırsa daha sevap olur. Bir muteber din kitabında yazılı olması, dua ve zikr için izin sayılır.

 

Sual: Belek ne manaya geliyor? İsim olarak konur mu?

Cevap: Bel kuşağı demektir. Hayır.

 

Sual: Kız kardeşim dine lakayt davranıyor. Çok üzülüyorum. Nasıl hareket etmeliyim?

Cevap: Tatlı dilli güler yüzlü olmalı. Allah yumuşaktır yumuşaklığı sever, zorluğa vermediğini yumuşaklığa verir. Hediyelerle, vaatlerle yola çekmeye ve ikna etmeye çalışmalı. İyi arkadaşlarla görüşmesini temin etmeli ve bol bol da hidayeti için dua etmelidir.

 

Sual: Bir kimse bir nafile ibadet yapsa, bir başkası da bugün yaptığını sorsa, o da söylese, sevabını kaybeder mi?

Cevap: Nafile ibadetlerin sevabı, riya ile yapılırsa veya desinler için ifşa edilirse gider.

 

Sual: Çocuğun kulağına annesinin ezan ve kaamet okuyup ismini söylemesi caiz midir?

Cevap: Caiz ise de babanın yapması münasiptir. Zira isim koymak babanın hakkı ve vazifesidir.

 

Sual: Kız çocuğuna Efide ismi verilebilir mi?

Cevap: Hayır; isim olarak manasızdır.

 

 

Sual: Sıla-i rahim denilen akraba ziyareti yapılmazsa günah olur mu?

Cevap: Allahü teâlâ müslüman ve salih olan akrabayı ziyareti emrediyor. Mahrem akraba ise sıla-i rahim vacibdir. Diğerlerine müstehabdır.

 

Sual: Çocuğa Tuğra ismi verilebilir mi?

Cevap: Hayır. Manası güzel isim koymak sünnettir.

 

Sual: Çocuğa Yavuz Selim ismini koymak uygun mudur?

Cevap: Selim olur, Yavuz Selim dememelidir.

 

Sual: Peygamber efendimizin kabrinin üstüne çıkmak edeben uygun değilse, bu kubbeler nasıl yapıldı?

Cevap: Zaruret vardır. Kaldı ki haram değildir.

 

Sual: 20-30 kişinin bulunduğu sohbet meclislerinde birisi tanışmak sünnettir deyip sağ baştan herkes kendisini tanıtsın dese, böyle tanışmanın pek faydası olmasa, herkes art arda kendini tanıtınca hiçbiri akılda kalmasa, ne yapmalıdır?
Cevap: Böyle bir sünnet bilmiyoruz. Ancak Şir’atü’l-İslâm’da “Bir kimseyi seversen, ismini, babasının ismini ve memleketini sor” ve “Din kardeşlerinizi çoğaltınız” hadis-i şerifi naklediliyor.

 

Sual: Yatsı namazından sonra hemen uyumak sünnet midir?
Cevap: Teheccüd ve sabah namazına kalkabilmek için evet. Yeni evliler için veya ilim talebeleri için biraz müsaade vardır.

 

Sual: Her mübah sevap kazandırır mı?
Cevap: Hüsn-i niyetle yapılırsa kazandırır. Mesela, hayatta kalmak, ibadete kuvvetlenmek, insanlara hizmet etmek, sünnete uymak gibi maksatlarla su içen, her niyeti için ayrı sevap kazanır.

 

Benzer Suallerin Cevapları İçin Tıklayınız.

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler