Sual: Seyyid Kutub’un “İslamda Sosyal Adalet” kitabı 247. sayfasında: (Hilafet müessesesi, dört halifeden sonra, babadan oğula veraset yolu ile intikal eden bir nev krallığa döndü. Milletin malı, bu şahısların akrabasına, dalkavuklarına mubah, İslamiyete bağlı istihkak sahiplerine haram kılınmış idi. Beni Ümeyyenin iktidara gelişi, zararlı oldu. Hazret-i Ömer birkaç sene daha hilafette kalsa idi veya hazret-i Ali, üçüncü halife olsa idi, yahut hazret-i Osman iktidara geldiğinde 20 yaş daha genç bulunsaydı, İslam tarihinin çehresi daha başka olurdu. Hazret-i Ömer, zenginlerin artan mallarını alıp, fakirlere eşit tevzi ederdi) yazıyor. Buna ne cevap vermek gerekir?

Cevap: Bu yazılarında, hazret-i Osman’ın, idaresiz, beceriksiz olduğunu gösteriyor. Hazret-i Osman’ın din ve dünya bilgilerindeki idare ve siyasetteki yüksekliğini bildiren hadis-i şerifler sayısız denecek kadar çoktur. Bunlardan en meşhurunu burada da bildirelim: (Ashâbımın en üstünü Ebû Bekir’dir. Sonra Ömer’dir. Sonra Osman’dır. Sonra Ali’dir) hadis-i şerifindeki üstünlük, her bakımdan üstünlüktür. Hudeybiyede düşman, harp hazırlığı yaparken, o tehlikeli zamanda, Peygamberimiz, düşmanlarla, konuşup anlaşmak için, hazret-i Osman’ı sefir olarak seçti. Hazret-i Ömer vefat edeceği zaman, kendinden sonra halife olmaya lâyık ve muktedir gördüğü altı kişi arasında hazret-i Osman da vardı. Peygamberimiz, (Allahü teâlâ, doğru sözü Ömer’in dili üstüne koymuştur) buyurdu. İşte, hep doğru, isabetli konuşan bu Ömer “radıyallâhu anh, (Osman halife olmaya layıktır, muktedirdir) diyerek tavsiye ediyor. Seyyid Kutub ise, hayır, lâyık değildi. İslamiyetin gelişmesi onun yüzünden durakladı diyor. Hazreti Osman’ın, halife iken idari, siyasi ve askeri başarıları malumdur.

Seyyid Kutub’un, İslam halifelerini kâfirlerin krallarına benzetmesi ve milletin malını İslamiyete bağlı olan istihkak sahiplerine haram ettiler demesi de, İslam halifelerine iftiradır. İnsaflı yazılmış olan tarihlerin ve din âlimlerinin kitaplarının sayfaları, onun, bu iftiralarını çürüten yazılarla doludur.

 

Seyyid Kutub ülkemizde de çok yanlış tanınmaktadır. Mesela Necip Fazıl Kısakürek “Sahte Kahramanlar” konferanslarında Seyyid Kutup’tan övgü ile bahsetmiştir. Bu kitap daha sonra basılmıştır, Seyyid Kutup 45. sayfada “büyük şehit” “kahraman” gibi ifadelerle övülmektedir. Necip Fazıl Bey daha sonra hatasını anlayarak (Doğru Yolun Sapık Kolları) kitabı 157. sayfasında şöyle demektedir; “Bu zatı sahte kahramanlar konferansımda gerçek kahraman olarak göstermiştim. Fakat sonradan gördüm ki, Seyyid Kutub bir İbn-i Teymiyye meddahıdır ve kellesini kaptırdığı sosyalizma yularının zoruyla Hazreti Osman’ adaletsizlik isnat eden ve dil uzatan bir bedbahttır.”

 

Tavsiye yazı: İbni Teymiyye Mücahid midir?

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler