Sual: Seyyid Kutub, Cihan Sulhü ve İslam kitabında (Devletçilik sahasında çalışmalar henüz pek azdır. İslamın bu tarafı gereği kadar açıklanmamıştır) diyor. Bu bilgilerin, kendi kitaplarından öğrenilmesini istiyor. Buna ne cevap vermek lazımdır?

Cevap: 600 senelik Osmanlı devletinin kanunları, anayasaları, fetvaları, arşivlerdeki vesikaları, sayılmayacak kadar çoktur. İslamda devletciliği anlatan binlerce kitabı incelemek için, ömür harcetmek lazımdır. Avrupalı müsteşrikler ve İsrail profesörleri, şimdi İstanbul’da bunları inceliyor. Hayran kalıyorlar.

Seyyid Kutub (İslam ve medeniyetin problemleri) kitabında da, İslam İslam diye yanıp yakılıp, İslam toplumu ve ilâhî yol ateşi ile tutuştuğunu anlatıp, talebe iken işittiği garblı felsefecilerin yaldızlı sözlerini ve keskin zekalı diplomatların geniş fikirlerini uzun uzun yazarak gençlere, bir kurtarıcı, bir mücahit gibi görünüyor. Sapık düşüncelerini çok kurnazca aşılamaya çalışırken:

(İslam toplumunu inşa ederken, bağlı olduğumuz şey, İslam fıkhı değildir. Bu fıkha yabancı kalmıyor isek de, bağlı olduğumuz şey, İslam yolu, İslam düsturu, İslam anlayışıdır) diyor.

Fıkıh kitapları ve asırlar boyunca yazılmış olan devletçilik kitapları, İslam yolu değil imiş de, o kendi görüşü, anlayışı ile İslam düsturu yapıyormuş. İslam âlimlerinin, mezhep imamlarının, Kur’ân-ı Kerîmden ve hadis-i şeriflerden çıkararak yazdıkları fıkıh kitapları bırakılacak, felsefeci Kutub’un düşünceleri, bunların yerine konacakmış.

Seyyid Kutub yine (Cihan Sulhu) kitabında:
(İslama göre, bütün insanlar, birbirlerine yakın bağlarla bağlı bir ailedir. Irk ve din ayırımı yapmadan bütün beşeriyete mutlak adaleti emreder) diyor.

Gazali’nin, Kimya-i saadet kitabında bildirdiği hadis-i şerifte, Resûlullah buyurdu ki (İmanın temeli ve en kuvvetli alâmeti, müslümanları sevmek, kâfirleri sevmemektir). Cenab-ı Hak, İsa aleyhisselâma buyurdu ki (Eğer, yerde ve göklerde bulunan bütün mahlukların ibadetlerini yapsan, dostlarımı sevmedikçe ve düşmanlarıma düşmanlık etmedikçe, hiç faydası olmaz). Mücadele sûresi son âyetinde meâlen, (Allahü teâlâya ve kıyamet gününe iman edenler, Allahü teâlânın düşmanlarını sevmezler) buyuruldu. Allahü teâlâ ve onun Peygamberi; müminlerle kâfirleri ayırmamızı emrediyor. Yalnız müminlerin kardeş olduklarını bildiriyor. Seyyid Kutub ise, bütün insanların, din ayırımı olmadan, bir aileyi kuran kardeşler olduklarını yazmaktadır.

 

Tavsiye yazı: Fizilalil Kuran Tefsirine İtimad Edilir Mi?

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler