Sual: Vehhabilerin Fethu’l-mecid kitabı, Busayri’nin kasidesindeki “Ya ekremelhalkı mâ li men euzü bihi-sivake inde hulul-i hadisil-amemi” (Ey bütün yaratılmışların en üstünü ve en cömerti olan yüce Peygamber! Son nefesimde, sığınacağım senden başka kimse yoktur) beytini yazarak, Resûlullahtan istigase şirktir diyor. Taberani’nin bildirdiği hadis-i şerifi yazarak da, kuldan istigase etmek şirktir diyor. Hadisenin aslı nasıldır?

Cevap: Bu hadis-i şerifte, bir münâfık, müminlere sıkıntı veriyordu. Ebû Bekr-i Sıddîk, gidelim, Resûlullaha istigase edelim, ona sığınalım dedi. Resûlullah da, “Bana istigase olunmaz. Allaha istigase olunur” buyurdu. Vehhâbî, bu hadis-i şerifi ileri sürerek, Ehl-i sünnete hücum etmek çabasındadır. Halbuki hadis-i şerif, herkesi her zarardan koruyan Allahü teâlâdır. Koruyucu sebepleri yaratan ve bu sebeplere koruma kuvvetini ve tesirini veren Odur. O korumak istemese, sebebe kavuşturmaz. Sebep olsa da, tesir edemez demektir. Hadis-i şerif, “Bana sığınanlar, tesiri benden değil, Allahtan bilsin” demektir. Hazret-i Ebû Bekir, böyle olduğunu bilmiyor mu idi. Elbet biliyordu. Fakat kıyamete kadar gelecek olan müminlerin, onun bu sözünü yanlış anlamamaları için, Resûlullah “sallallâhü aleyhi ve sellem”, onun bu kısa sözünü açıkladı. Bunun için, bütün müminler, her zaman, tesiri yalnız Allahü teâlâdan bilirler.

İmâm-ı Muhammed Mâ’sûm, Mektûbât’ının 1. cildi, 110. mektubunda buyuruyor ki: Allahü teâlâ, kendi kudretini sebepler altında gizledi. Kudret sâhibi yalnız kendisi olduğunu bildirdiği gibi, sebeplere yapışmayı emir buyurdu. Tam müslümanın, sebeplere yapışmasını ve sebeplere kuvvet veren yaratana güveneceğini bildirdi. Yakup aleyhisselâmın bu ikisini birlikte yaptığını Kurân-ı Kerîmde bildirerek, onu övdü. Yusuf sûresinde meâlen, “Yakup aleyhisselâm, bizim bildirdiğimizi bilir. Fakat, insanların çoğu, takdirin tedbire gâlip olduğunu bilmezler” buyurdu. Tibyan tefsirinde, bu âyet-i kerimeye “Müşrikler, Allahü teâlânın Evliyâsına ilhâm ettiği şeyleri bilmezler” demiştir. Tesiri sebeplerden bilip, Allahü teâlânın kuvveti ile tesir ettiklerini bilmeyenler sapıktır. Sebepleri ortadan kaldırmak isteyen de, Allahü teâlânın hikmetini bilmemiş, Allahü teâlânın, mahlukları boş yere, faydasız yaratmış olduğunu söylemiş olur. İnsanları tembelliğe sürükler. Sebeplere tesir kuvvetini Allahü teâlânın verdiğine inanan ise, hak yola kavuşmuş olur. Her 2 tehlikeden kurtulmuş olur. 110. mektubun tercümesi tamam oldu. Bu inceliği anlayabilen, yukarıdaki hadis-i şerifi de doğru anlayabilir.

Tavsiye Yazı: Kaside-i Bürde okumak caiz mi?

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel KitaplarMeâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir?Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir DuâSeyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler