Sual: Haim Nahum’un Lozan müzakerelerinde menfi bir rol oynadığı doğru mudur?

Cevap: Rıza Nur’un hatıralarında geçiyor. Hahambaşı Haim Nahum Efendi konferansın bir kısmında delegeydi. Kendisine böyle bir rol yakıştırılmış da olabilir. O zaman gerek İngiliz gerek Türk gerek diğer milletlerden kişilerin yazmış oldukları hatıratlarda, gazete yazılarında, beyanat ve raporlarda hilafet pazarlığı meselesi bazen açık bazen üstü kapalı olarak geçiyor.

 

Sual: Lozan Muahedesinden sonra, İngiltere Avam Kamarası’nda “Türkler’in istiklalini ne için tanıdınız?” diye yükselen itirazlara, Lord Gürzon’un verdiği cevap: “İşte asıl bundan sonraki Türkler bir daha eski satvet ve şevketlerine kavuşamayacaklardır. Zira biz onları maneviyat ve ruh cephelerinden öldürmüş bulunuyoruz.”  Bu söz doğru mu? Doğru ise kaynağını  biliyor musunuz?

Cevap: Meşhur bir sözdür. 1923-1950 Ankara meclisinde Hakkari milletvekili olarak vazife yapan İbrahim Arvas Bey’in Tarihi Hakikatler adlı hatıratında geçer. Bu kadar açık söylemiş midir, bilinmez. The Life of Lord Curzon kitabında benzer ifadelerle, ama farklı şekilde geçiyor. Lozan’da taviz verdiniz diye tenkit edenlere, “Hayır, aslında zafer kazandık” demiştir.

 

Sual: Lozan’dan sonra İngilizler İstanbul’u neden hiç bir şey yapmadan terkettiler?

Cevap: Sulh anlaşması imzalandı. Harp hali bitti. İstediklerini kabul ettirdiler. Antlaşma çerçevesinde geri çekildiler.

 

Sual: Montreux sözleşmesinde İngiltere’nin bize destek verdiği doğru mu?

Cevap: Evet. Rusya ve Almanya’nın gemilerinin geçişlerini kontrol altında tutabilmek için Türkiye’ye destek vererek Lozan’ın hükümlerini yumuşattı.

 

Sual: Lozan’da Musul’dan vazgeçmek, komünist olmamak ve hilafeti kaldırmak şartıyla sulh yapıldığının kaynağı nedir?

Cevap: Lozan zabıtları.

 

Sual: Lozan’da Limni adası zapta geçirilmesi unutulduğu için mi kaybedildi?

Cevap: 1456’da Sultan Fatih’in fethettiği Limni, Balkan Harbi neticesinde 21 Ekim 1912’de Yunanlar tarafından işgal edildi. Balkan devletleriyle imzalanan 30 Mayıs 1913 tarihli Londra Antlaşması ile Babıali, Girit’ten vazgeçti; diğer adaların istikbalini büyük devletlere bıraktı. Yunanistan ile 14 Kasım 1913’te imzalanan Atina Antlaşması, Londra Antlaşması’nı teyid eder. Altı büyük devlet, Gökçeada, Bozcaada ve Meis haricindeki Ege Adaları’nı silahsızlandırma şartıyla Yunanistan’a verdi. Babıali sukut-i hayale uğradı; ama elinden de bir şey gelmedi. Lozan’da 25 Kasım’da başlayan celsede İsmet Paşa, Gökçeada, Bozcaada ve Semadirek Adası’nın Türkiye’ye verilmesini talep etti. Limni, Midilli, Sakız, Sisam ve Nikerya (Ahikerya) adalarının Türkiye’nin emniyeti cihetiyle ehemmiyet taşıdığını; bu sebeple Büyük Devletlerin bu adaların Yunanistan’a bırakması kararını Türkiye’nin kabul etmediğini söyledi. Kabul edilmeyince, Limni, Midilli, Sakız ve Nikerya’nın Yunanistan’dan alınarak hususi bir rejim altına konulmalarını istedi. İngiltere kabul etmedi. Ahalisinin çoğu Rum olduğu için plebisit de çare değildi. Neticede 28 Kasım 1922’da Limni adasının da Gökçeada, Bozcaada ve Semadirek adası gibi Boğazlar meselesi ile birlikte tedkiki kararı verildi. Türk tarafı, Gökçeada ve Bozcaada’nın hâkimiyetinin müzakere mevzuu yapılmasına karşı çıktı. Lord Curzon ise, Gökçeada, Bozcaada, Semadirek ve önceki görüşmelerde Türkler tarafından unutulmuş olduğunu iddia ettiği Limni adasının hâkimiyeti mevzuunun Boğazlar meselesi ile ele alınamayacağını, Boğazlar meselesi görüşülürken bu adaların askerden arındırma meselesinin görüşülebileceğini, Semadirek ve Limni adalarının katiyetle Yunanistan’a ait olduğunu; Gökçeada ile Bozcaada’nın da Rum nüfusları nedeniyle Yunanistan’a ait olması gerektiğini söyledi. İsmet Paşa, önceki müzakerelerde Türk tarafının Limni’yi anmamış olmasının bu adayı unutmuş olmasından değil, bu adanın da diğer adalar gibi müessir bir askerden arındırılma düşündüğü için olduğunu söyledi. Neticede çok az sayıda Türkün yaşadığı Limni, Yunanistan’a bırakıldı. (Madde 12)

Benzer Suallerin Cevapları İçin Tıklayınız

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler