Sual: Fıkıh kitaplarından alışveriş bilgileri kısımlarını okurken tam anlayamıyorum. Bilmediğim çok fazla kelime oluyor. İslam hukukunun alışveriş kısmında bilmem gereken temel ıstılahlar nelerdir?

Cevap: (Bey’), satmak demektir. (Şira), satın almak demektir. İslamiyette bey’ ve şira, 2 kişinin mallarını, râzı olarak, birbirlerine (Temlik) etmeleri, yani seve seve değiştirmelerine denir ki türkçesi (Satış)dır. Bir kimse, Zeyd’e ve Amr’e, şu malımı size 1.000 kuruşa sattım derse, yalnız Zeyd kabul etse, bey’ sahih olmaz. [Gazetelerde, radyolarda yapılan satış ilanları, bey’ olmaz. Talib olanlar gelip, satın alınca, sahih bey’ olur.] Bey’ ve şira ve bütün muamelat bilgilerini Hanefi mezhebine göre bildireceğiz. Bir kimseye zaruri lazım olan malı ona satmak vâcibdir. Bey’in sahih olması için (İcab) ve (Kabul) denilen tüccarlar arasında adet olan sözlerin söylenmesi veya malların karşılıklı verilmesi lâzımdır. Alıcı ve satıcıdan, râzı olduğunu hangisi önce söylerse, buna (İcab) denir. İkincisinin sözüne, (Kabul) denir.

(Mal), insanın arzuladığı, ihtiyaç, yani lazım olunca, kullanmak için saklanabilen ayn, yani madde, cisim demektir. Buğday tanesi mal değildir. Çünkü, kimse saklamaz. Hür insan ve hür insanın her parçası, balık ve çekirgeden başka kendiliğinden ölmüş hayvan leşi ve kan ve yerinde bulunan toprak ve su mal değildir. Sülük ve yerinden alınıp götürülen toprak, su maldır.

(Mülk), insanın mâlik olduğu, yani başkasının rızasını, izinini almadan kullanmaya hakkı olan şeye denir. Bu şey, maldır veya malın kendi değil, yalnız menfeatidir. Bir kimsenin her malı [mesela atı], onun mülküdür. Fakat her mülkü, mesela kiracının evi, [veya bir makinayı kullanma hakkı] malı değildir.

(Mütekavvim mal) yani (Kıymetli mal), kullanması mubah ve mümkün olan maldır. Müslümanlar için, şarap, domuz ve Besmelesiz kesilen veya kesmeden öldürülen hayvan, denizdeki balık (Kıymetli mal) değildirler. 1 buğday tanesi kıymetli ise de, mal değildir.

Bey’in sahih olması için, 2 malın da mütekavvim olması lâzımdır.

Bir yere götürülmesi mümkün olan mala (menkul) denir. Vakıf veya miri yer üzerindeki ağaçlar ve binalar menkul kabul edilir.

(Nakd), külçe veya meskuk, yani basılmış para halindeki altın ve gümüşlere (Nakd), (Nakdeyn) ve (Nukud) denir. Altını, gümüşü yarıdan fazla olan nukuttan; altını, gümüşü en çok olanına (Ceyid), daha az olanlarına (Züyuf) denir. Altın ve gümüş eşya nakd değildir.

Mal, ölçü birimine göre 5’e ayrılır: Ağırlık ile hacim ile yüzey birimi ile uzunluk birimi ile ve sayı ile ölçülenler.

(Mekil), kile ile ölçek ile yani hacim ile ölçülen mal demektir. Buğday, arpa, hurma ve tuz dâima mekildir. Tartı ile kullanılmaları, mekil olmalarını değiştirmez. Müsavi olmaları lazım olduğu zaman, hacimlarının müsavi olması lazım olur.

(Mevzun) veya (Vezni), vezn ile yani ağırlıkla ölçülen mal demektir. Altın ile gümüş, dâima veznidir. Bildirdiğimiz 6 maldan başka şeylerin mekil veya mevzun olmaları, adete bağlıdır. Çarşıda, pazarda nasıl ölçülüyorsa, öyle olduğu kabul edilir.

(Kadr), bir satışta kadr bulunması demek, karşılıklı değiştirilen 2 malın ikisinin de mekil veya ikisinin de mevzun olmaları demektir.

(Cins), kullanıldıkları yerler arasında çok fark bulunmayan şeylere ortak olarak verilmiş olan isimdir. Deve, hayvan sınıfının bir cinsidir. Tüylü deve, bu cinsten bir nev’dir. Aslı, kaynağı başka olan veya kullanıldığı yer çok farklı olan yahut başka isim alacak kadar değiştirilmiş olan bir mal başka cinsten olur. Sığır eti koyun eti ile keçi kılı koyun yünü ile ve ekmek un ile başka cinstendir. Keçi eti veya sütü ise, koyun eti veya sütü ile bir cinstendir.

Mal, (Misli) ve (Kıyemi) olur. Misli malı telef eden, benzerini öder. Kıyemi malı telef eden, kıymetini öder. (Misli), çarşıda aynı evsafta benzeri bulunan mal olup fiyatları başka olmaz. Ağırlıkla, hacim ile ve uzunlukla ölçülenlerden fabrikada, tezgahta yapılan şeyler ve sayı ile ölçülenlerden aynı büyüklükte olanlar böyledir. Yumurta, aynı büyüklükte karpuz, gibi.

Altın ve gümüşten başka paralara (Fülus) denir. Bunlar, mesela başka metalden paralar ve kağıt liralar, geçer akça iseler, nakd gibi mislidirler. Geçmez iseler veya geçer oldukları hâlde, niyet edilmekle uruz gibi kıyemi olurlar. Her iki hâlde de, adete uyarak, [ağırlık ile veya] aded ile yani sayarak ölçülürler.

(Kıyemi), yani misli olmayan mal, çarşıda benzeri bulunmayan, bulunsa da fiyatları farklı olan maldır. Uzunlukla ölçülenlerden tarla, elde dokunan kumaş, halı ve elbise, ev, dükkan, yazma kitap, irili ufaklı olan karpuz kıyemidirler. Hayvandan başka, menkul olan kıyemi mallara, (Uruz) denir. Bakır tencere ve başka cins ile karışık misli mal uruzdur.

Mal, (Ayn) ve (Deyn) olarak 2’ye ayrılır: Ayn, lügatta madde, cisim demektir. Fakat, bey’ ve şira ilminde ayn, belli bir mal demektir. Bey’ ve şirada, bir ev, bir at, bir sandalye gibi kıyemi malların belli birer tanesine ve hazır olup da gösterilenin hepsine veya ayrılmış parçasına, misli olan mallardan da, hazır olup gösterilen hepsine veya ayrı olarak gösterilen yahut ayrılmamış belli miktar bir parçasına yahut hazır olmayıp, benzerlerinden ayrı ve yalnız olarak bulunduğu yeri ve cinsi bildirilen mala, (Ayn) denir. Ayrı olarak bulunduğu yer, çuval, sandık, oda, ev veya şehirdir. Buralarda bulunan malı müşteri biliyorsa veya ilk 3 yerde bulunanı bilmiyor ise de, hep (Ayn) olur. Görülen bir yığın buğday, görülen bir miktar para ayndır. Bu para semen olunca deyn olur. (Deyn): Satış ve ödünç verme veya başka sebeplerle ödenmesi lazım olan borcdur. Alış verişte ise, hazır olmayıp ayrı olarak bulunduğu yeri bildirilmeyen her türlü mala ve hazır ise de, ayrı olarak gösterilmeyen kıyemi mal parçasına, (Deyn) denir. Ödünç alınan karz, deyndir. Fakat her deyn, ödünç alınan borc demek değildir.

Bir malı (Tayin etmek) demek, söz kesilirken bu malın ayn olması demektir.

(Te’ayyün etmek) demek, söz kesilirken tayin edilince, ayn olarak kalmak, deyn haline dönmemek demektir. Te’ayyün eden malın kendisini vermek lâzımdır. Benzerini, hatta daha iyisini alması için müşteriyi zorlayamaz. Rızası ile alırsa, yeniden mukayada satışı yapmış olurlar. Teslimden önce helak olursa, bey’ fâsid olur. Te’ayyün etmeyen mal helak olursa, bey’ fâsid olmaz. Çünkü, bunun yerine, cinsi, miktarı ve vasfı aynı olan, benzeri verilebilir.

(Riba) veya (Fâiz), bir satışta kadir varsa veya 2 mal aynı cins ise, bu satışta fâiz vardır denir. Yalnız, altın ve gümüşün, başka vezni bir mal ile değiştirilmesi bundan müstesnadır. Bunun için, herhangi bir malın para karşılığı satışında fâiz olmaz. Faizin 2 şartı veya birisi bulunan satışın peşin olması lâzımdır. 2 maldan biri veresiye olursa haram olur. Altın ve gümüşün peşin olması, söz kesilince ayrılmadan önce kabz edilmeleri ile olur. Başka mallar, te’ayyün etmekle peşin olurlar. 2 maldan yalnız biri ayn olursa da, bey’ câiz olur. Fakat, deyn olanın semen yapılması ve bunun ayrılmadan önce kabz olunması lazım olur. Faizin 2 şartı birlikte bulunursa, peşin olmakla birlikte, 2 malın miktarlarının da müsavi olması lâzımdır.

(Mebi) satılan maldır. Mebi tayin edilir ve tayin edilince, te’ayyün eder.

(Semen): Mebiye karşılık verilmesi lazım olan mala, Semen [bedel] denir. Altın ile gümüş semen olarak yaratılmıştır. Her ne hâlde olurlarsa olsunlar, dâima semendirler. Külçe ve para halindeki altın ve gümüş ve maden ve kağıt paralar, tayin edilince, te’ayyün etmezler. İşlenmiş eşya halindeki altın ve gümüş ve piyasada geçmeyen maden ve kağıt paralar ve semen yapılan başka mallar, tayin edilince te’ayyün ederler.

[Hadika’nın sonunda diyor ki (Semen, para tayin edilince, sahih olan sözleşmelerde te’ayyün etmez. Yani söz kesilirken tayin edileni vermek lazım değildir. Misli, benzeri verilebilir. Fâsid olan akidlerde ve sarf satışında te’ayyün eder. Mehirde ve nezirde ve vekil yapmakta te’ayyün etmez. Emânet, hibe ve sadaka vermekte, şirkette, mudarebe şirketinde ve gaspta te’ayyün eder. Mebi her zaman te’ayyün eder.

Bir satışta, söz kesilirken, semenin cinsi söylenmeyip, sonradan, haram semen verilirse veya helal olan semen söylenip yahut haram semen söylenip fakat gösterilmez ve haram semen verilirse, hepsinde mebi helal olur. Söz kesilirken haram semen gösterilir ve bu verilirse, satın alınan şey haram olur, mülk-i habis olur. Gasp edilen veya vedia olan mal satılınca, tayin edilmesi lazım olduğu ve te’ayyün ettiği için, alınan semen haram olur. Gasp edilen veya emânet olan paraya işaret olunup başka helal para verilirse veya helal semene işaret olunup yahut işaret olunmayıp, emânet veya gasp olunan para verilirse, mebi helal olur.)]

Her satışta, söz kesilirken, 2 maldan her biri ya ayn veya deyn olur. Bir satışta, mebiin ve semenin ikisi de deyn olurlarsa, ayrılmadan önce kabz edilseler dahi, bey’ sahih olmaz. Akid, yani sözleşme batıl olur. Sarf satışı bundan müstesnadır.

 

Mebiin piyasadaki fiyatına, değeri (kıymeti) denir. Yani kıymet, o maldan anlayan müşterilerin verdikleri değer demektir. Kıymete, (Semen-i misl) de denir. (Bayi) ile (Müşteri) arasında uyuşulan değerine, (Pazarlık semeni) veya (Alış Semeni) veya (Fiyatı) denir. Alış fiyatına, taşıma, işçilik ücretleri, vergi gibi masraflar eklenince, (Maliyet), yani (Mal oluş) fiyatı denir.

Altın ile gümüşten başka eşyadan, misli olmayanlar, mesela elbise, ev, hayvan, tarla, arsa, mutlak bey’de dâima mebidirler.
Misli olanlar, altın veya gümüş ile veya kağıt para ile değiştirilirken tayin edilirse, mebi olurlar. Mesela, filan yerdeki şu kadar kile buğdayımı, bu kadar altına sana sattım demek gibi. Eğer tayin edilmez iseler, yine mebi olurlar. Fakat, satış (Selem) olur. Mesela, şu kadar kile buğdayı, bu kadar liraya satın aldım deyince, selem olur.

Misli olanlar, misli olmayan, yani kıyemi mal ile değiştirilirken, tayin edilirler ise, bunlar da mebi olur ve (Mukayada satışı) olur. Mesela şu atı, bu yığın buğdaya veya bu yığın buğdayı, şu ata sattım demek gibi. Misli mal tayin edilmezse, 2 türlü olabilir: Misli mal söylenirken, isimleri sonunda (ya, ile) gibi sözler söyleniyorsa, semen olur. Şu kuzuyu, 10 kile buğda(ya) satın aldım gibi. Eğer söylenmiyorsa, mebi olur ve satış selem olur. Bu kuzu (ile) 10 kile buğday satın aldım demek gibi.

Misli olan 2 mal birbirleri ile değiştirildikleri zaman, ikisi de ayn ise, her ikisi de mebi olur. Satış (Mukayada) olur. Biri tayin edilirse, satış (Selem) olur.

Âlem içre, muteber bir nesne yok, devlet gibi.
Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi!

 

Buradaki temel ıstılahları öğrendikten sonra İslam hukukunda satış çeşitleri okunabilir –> Kaç Çeşit Satış Vardır?

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler