Sual: Hutbeyi üç basamakta okumanın hükmü nedir?

Cevap: Hutbeyi Hazreti Peygamber’e uymuş olmak için minber üzerinde okumak sünnettir. Hazreti Peygamber’in minberi, istirahat yeri denilenden başka üç basamaktan ibaretti. Minber mihrabın solunda olmalıdır. (İbn Âbidîn.)

 

Sual: Fıkıh kitaplarında İmam Ebu Yusuf’un Cuma namazı kıldıktan sonra, abdest aldığı kuyuda fare ölüsü görüldüğü söylendi. “Medîne’deki kardeşlerimize göre guslümüz sahihtir. Çünki, hadîs-i şerîfte, kulleteyn mikdarı suya necâset karışınca, üç sıfatından biri değişmedikçe necs olmaz buyuruldu” dediği ve namazını kurtarmak için başka mezhebi taklit ettiği bir hâdise anlatılıyor. Normalde bir müctehidin başka bir müctehidi taklid etmemesi gerekmez mi?

Cevap: Müctehid ictihad etmediği bir mevzuda başka bir müctehidi taklid edebilir. İctihad ettiği mevzuda ise, ancak ihtiyaç olursa başka bir müctehidi taklid edebilir. Burada Cuma namazı tekrar kılınamayacağı için İmam Mâlik’i taklid etmiştir.

 

Sual: Hutbenin farzı nedir?

Cevap: Hutbenin farzı İmam Ebu Hanîfe’ye göre elhamdülillah veya subhanallah yahut Allahü ekber gibi bir zikri söylemektir. Yani bunlardan birini söylese şart yerine gelmiş olur ise de bu kadarla iktifa etmek tenzihen mekruhtur. İmameyne göre bu kâfi değildir. Ayrıca bir teşehhüd mikdarı yahud üç ayet-i kerime okuyacak kadar hutbede bulunup hamd, salavat ve mü’minlere dua etmelidir.

 

Sual: Amerika’da şu an yaklaşık 4 haftadan beri, Afrika’daki hâdiseler başladığından beri, Cuma namazlarının ikinci rek’atlarında rükü’dan kalktıktan sonra secdeye gitmeden Arabi olarak, ama Kur’an-ı kerimde olmayan dualar okuyorlar. Buna ilk başlarken de bu yaptıklarının Peygamber Efendimizin sünneti olduğunu söylemişlerdi. Namazda Kur’an-ı kerimden başka veya bildirilen dualar ve salavatlardan başka bir kelâmın namazı bozacağını biliyorum. O halde bu şekilde dua yapan imamın arkasında Cuma namazı kılmaya devam etmek uygun olur mu?

Cevap: Doğrudur. Müslümanların başına bir belâ geldiği zaman kunut duası okumak sünnettir. İbni Abidin vitr bahsinde der ki: “Hanefî mezhebinde vitrden başka namazda kunut okunmaz, Yalnız bir büyük musibetten dolayı imam âşikâre okunan namazlarda kunutu okur. Bazıları bütün namazlarda okuyacağını söylemişlerdir. Eşbah’da bildirdiğine göre vebâ hastalığı en büyük musibetlerden biridir. Böyle bir musibet zamanında imam âşikâre okunan namazlarda kunutu okur. Tahavî diyor ki: Bize göre sabah namazında kunut okunmaması musibet olmadığı zamanlardadır. Bir fitne veya musibet gelirse bunu okumakta beis yoktur. Bunu Rasûlüllah aleyhisselâm yapmıştır. Sabah namazında kunut okunması Hanefîlere göre nesholunmuştur. Ama musibet zamanında okunması bunun dışındadır. Bu kunut, rüküdan sonra okunur. Doğrusu budur. Önce yapılır diyen de olmuştur”. Bu sebeple Cumaya gitmemek ayrıca günah olur. Nitekim musibet olmasa bile sabah namazında Şâfiîler kunut okur. Bunlara uyan Hanefî’nin ellerini kaldırmadan bekleyeceği fıkıh kitaplarında yazılıdır.

 

Sual: Cuma günü ezan okunduktan sonra alış-veriş yapmak mekruh olduğuna göre, Cuma namazı ile mükellef olmayanlara da alış-veriş yapmak mekruh mudur?

Cevap: Cuma günü iç ezan okunduktan sonra imam Cuma’nın farzında selâm verene kadar işiyle meşgul olmak veya alış-veriş yapmak Cuma ile mükellef olanlara tahrîmen mekrûh olur. Nitekim kadınlar, Cuma ile mükellef olmadıklarından onlara mekruh değildir. (Ni’met-i İslâm, Tefsir-i Kurtubî)

 

Sual: Amerika’da okuduğum şehirde Cuma namazları kılınan bir mescid var. Cuma namazlarını 1:30’a sabitlemişler; yaz kış bu vakitte kılıyorlar. Fakat bazen yazları 1:30’da vakit girmemiş oluyor. Kışın tabi böyle bir sorun olmuyor. Bu saatte direkt hutbeye çıkıp, yarım saat kadar hutbeden sonra namaza geçiliyor. Hutbe tabii ingilizce. Namazı kıldıran kişilerin itikatlarından tam emin değilim. Ama bu mescide ait internet sitesinde buranın sorumlusu gibi görünen insan sünnete seniyeye uymayan top sakallı bir kişi. Şu ana kadar Cumaları o vakitlerde üniversitede vazife olduğundan gidemiyordum. Fakat bundan sonra program değiştiğinden vakit uygun olabilecek. Cumalara gidelim mi?

Cevap: Cuma namazı kılan ve bunun için mescid yapanlar, elbette vaktin namazın şartı olduğunu da bilirler. Cuma namazı öğle vakti girdikten sonra kılınır. 1:30’ta öğle vakti giriyor olsa gerek. Bazı takvimlerde 60 arzının üzerindeki yerlerde temkin mikdarı çok yüksek olabiliyor. Bu sebeple vakit girmediğini zannetmiş olabilirsiniz. Öğle vakti mevsimlere göre fazla değişmez. Zaten Cuma namazı hutbeden sonra kılınıyor. Hiç değilse hutbenin bir kısım ile farz olan namaz vaktinde kılınmış olur. Hutbe bütün dünyada Arapçanın yanında mahallî lisanlarda okunuyor. Bunun namaza bir zararı yok. Ancak tahrimen mekruhtur. Bunun vebali de böyle okuyana aittir, cemaate değil. Cemiyet sorumlusu ile Cuma namazının alakası olmayabilir. İslâm cemiyeti reisleri umumiyetle popüler şahıslardan seçilir. Top sakalı sünnet olarak bıraktığını bilemeyiz. Eğer sünnete uymak niyetiyle bir kabzadan kısa sakal bırakmışsa, bu bidattir. Köse ise, sakalı uzamıyorsa, moda diye veya sakal uzatamayıp tamamen kesmesi de mümkündeğilse, bidat denemez. Şafiî mezhebinde az bir sakal bile sünnet için kâfidir. Bid’at sayılmaz. Her gün traş olunsa bile, akşama bir mikdar sakal uzamış olur. Buna bid’at denemez. Cuma namazı farzdır. Dârülharbde Hanefi mezhebine göre farz olmamakla beraber, Müslümanlar toplanıp kılıyorsa, kılınır. Cemaatten ayrılmamalıdır. Fitneye sebep olur. Hem orada Müslüman gençlerle tanışırsınız. Size dünyevi faydaları dokunabileceği gibi, sizin de onlara emr-i maruf yapma imkânınız doğar. İnsanlara bu kadar soğuk ve peşin hükümlü bakmamak, hepsine acımak ve faydalı olmaya çalışmak lazımdır.

 

Sual: Güvenlik görevlilerinin cuma namazına gidememesi hakkında bilgi verir misiniz?

Cevap: Özür sebebiyle gitmemek dârülharbde câizdir. Dârülislâmda zâten izin verirler. Çok kritik hallerde burada da gitmemek câizdir. Cuma namazına gidemeyen öğle namazını kılar.

 

Sual: Alışverişi ezan vakti yapmak mı mekruh, yoksa ezanı duyduğunda mı?

Cevap: Cuma günü iç ezanla imam selâm verene kadar alışveriş mekruhtur. Bunun dışında, ezanı işiten her Müslümanın câmiye gitmesi sünnet-i müekkededir.

 

Sual: Mızraklı İlmihal’de “Cum’anın mekruhları beştir: Evveli, hatib efendi hutbede iken selâm vermektir. İkincisi Kur’an-ı Kerim okumaktır. Üçüncüsü …” diye bir ibare var. Altı çizilen yerde kastedilen nedir?

Cevap: Hatib hutbede iken, cemaat Kur’an-ı kerim okumaz.

 

Sual: Mâlikî mezhebinde Cuma namazının farz olması için Hanefî mezhebinden farklı olarak neler vardır?

Cevap: Hanefî’de en az imamdan ayrı iki veya İmam Muhammed’e göre üç erkek bulunmalıdır. Mâlikî’de misafir olmayan 12 kişi olmalıdır. Şâfiî’de cumanın kendisine farz olduğu 40 kişinin bulunması şarttır. Mâlikî’de imamın mukim olması, namazın devamlı Cuma kılınan câmide kılınması, Cuma kılınan yerin şehir olması şarttır. Mâlikî’de halifenin izni de şart değildir.

 

Sual: Osmanlıda hutbelerde Türkçe kullanılıyor muydu, yani sadece Arapça mı okunurdu?

Cevap: Tamamı Arapça okunurdu. Hutbenin bu şekilde okunması vâcibdir. Zira hutbeden maksat, insanlara bir şey öğretmek değil, ibadettir. Türkistan ve Hindistan’da hâlâ böyle okunmaktadır.

 

Sual: Cuma hutbesinin bir kısmını Türkçe okuyan imamın kıldırdığı cuma namazına gidilir mi? Bid’at mı oluyor?

Cevap: Cuma hutbesinin Arapça okunması vâcib; bir kısmının başka dilde okunması bid’attir. Tamamının başka dilde okunması hâlinde hutbe sahih olmaz. Bid’at, bir namazın sıhhatine engel değildir. Mecburen böyle okunmaktadır. Hâli mechul olan, yani küfre düştüğü yahud bid’at ehli (Şiî veya Vehhabi) olduğu bilinmeyen imama hüsnü zan edilir ve arkasında namaz kılınır. Vesvese ve suizan caiz değildir. Türkçe hutbe okunmayan câmi Türkiye’de yoktur.

 

Sual: Binaların altında bulunan mescitlerde cuma namazı kılınabilir mi? Karşımızda bulunan bir sitenin mescidinde, müftülüğün verdiği bir imamla cuma namazı kılıyoruz. Bir arkadaşımız câmide ve kalabalık yerde kılmamız gerektiğini söyleyip kendisi gelmiyor?

Cevap: Umumi izin varsa, yani isteyen herkes gelebiliyorsa kılınır. Müslümanlar toplanıp her yerde Cuma kılabilir. Dârülislâmda halifenin izni lâzımdır. Dârülharbde ise Müslümanların toplanması kâfidir.

 

Sual: Bugün cuma namazı farz mıdır? Devlet izni ve namazı devlet reisinin kıldırması şart mıdır?

Cevap: Şehirde, halifenin izni ile kendisinin veya vekilinin kıldırması şarttır. Dârülharbde cuma namazı farz değil ise de, müslümanlar toplanıp kılarlarsa sahih ve gitmek lâzım olur.

 

Sual: Güvenlik görevlilerinin cuma namazına gidememesi hakkında bilgi verir misiniz?

Cevap: Dârülharbde nafakasından olacaksa, gitmeyebilir. Öğleni kılar.

 

Sual: Bu hutbelerde bildiğim kadarıyla imamın eline bir kâğıt veriliyor. Oradan okuyor. Meselâ o kâğıtta bir harama helal denebiliyor. Yani küfre düşürücü bir şey yazabiliyor. İmamın onu okuması zaruretten midir? O sözü okuyan imama hüsnü zan mı etmeliyiz?

Cevap: Ben hiç bir hutbede böyle bir şeye rastlamadım. İmamın, küfre düşürecek söz söylemesi beklenmez. Hutbede, imamın eline kâğıt verilmiyor. İmamlar bu hususta serbesttir. Ama hazırlamaya üşendikleri için yukarıdan gönderilen hutbe numuneleri ile iktifa ediyorlar.

 

Sual: Cuma namazında Oturarak hutbe okuyan imamlar görüyorum. Oturarak Cuma hutbesini okumak caiz olur mu? Hutbe sahih olur mu?

Cevap: Câizdir. Sahihtir. Hutbeyi ayakta okumak sünnettir.

 

Sual: Cumayı kıldırmakla vazifeli bir imam, Cumayı kıldırmadan evvel, o günün öğle namazının farzını kılarsa, câmiye gelip Cuma namazını kıldırabilir mi?

Cevap: Hanefî’de cumadan evvel öğleyi kılanın namazı haram işlemekle beraber sahihtir. Binaenaleyh bu kişi Cuma’yı kıldıramaz. İmam Züfer ve üç imam buna muhaliftir.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında namazı şehirde kılmak Cuma namazının eda şartı olarak sayılıyor. Şehir de cemaati en büyük câmiye sığmayan yer, olarak tarif edilmiş. Burada şehirden ve en büyük câmiden kasıt nedir?

Cevap: Şehir, halife tarafından tayin edilen kadısı, polisi olan, çarşısı bulunan yerdir. Hanefî mezhebine göre köylerde ve sahrada Cuma kılınmaz. En büyük cami, kasaba ve şehirlerdeki ulu camilerdir. Bugün için Müslümanların toplanıp Cuma kılabildiği her yerde Cuma kılınır.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında namazı devlet reisi veya vâlinin izni ile kılmak, Cuma namazının eda şartı olarak sayılıyor. Bu hüküm şeriat devleti için mi geçerlidir?

Cevap: Darülislamda, yani İslâm hukukuna göre idare olunan yerlerde Cuma namazı kılmak farzdır. Bunu halife veya bunun izin verdiği kimse (imam-hatib) kıldırır. Bugün için halife olmayan yerlerde, cuma namazı Hanefî mezhebine göre farz olmamaktadır. Ama Müslümanlar toplanıp bir imamın arkasında Cuma kılarlarsa, sahih ve buna uymak caiz olur.

 

Sual: Fıkıh kitaplarında Cuma namazının eda şartları sayılırken “câmi kapılarını herkese açık tutmak” yazıyor. Bu hüküm sadece Cuma namazı için midir? Mesela bazı talebe yurtlarında veya işyeri mescidlerinde Cuma namazı kılınıyor. Cuma namazı kılınırken bu mescid herkese açıktır; fakat diğer zamanlarda dışarıdan gelen biri istediği gibi giremez. O zaman bu hüküm yerine getirilmiş olur mu?

Cevap: Cuma için kapıların açık olması kâfidir.

 

Sual: Bazı camilerde cuma hutbesi esnasında imam sesle dua ediyor, cemaat de ellerini açıyor ve amin diyerek iştirak ediyor. Böyle duaya katılmak uygun olur mu?

Cevap: Hutbede hatib dua edince, cemaat içinden âmin der. Allahü tealanın ismini söyleyince içinden celle celâlühü der. Hazret-i Peygamber’in adını anınca içinden salevatı getirir. Hatib dua ettiği zaman, cemaatin ellerini açıp âmin demesi mekruhtur. Bu sebeple elleri açmamalı, âmin de dememelidir. Fitne çıkacaksa eller açılır gibi yapılır.

 

Sual: Fabrikalarda, hastanelerde, benzin istasyonlarında ve alışveriş merkezlerinde namaz için tahsis edilen yerler mescid hükmünde midir? Burada da Cuma namazı kılınır mı?

Cevap: Mescid olarak ayrılmış ise, mescid hükmündedir. Abdestsiz girmek mekruhtur. Burada ve her yerde Cuma kılınabilir.

 

Sual: Beş vakit farz namazlarında vaktin farzını kılmaya diye niyyet edebiliyorken Cuma namazına “vaktin farzını kılmağa uydum hazır olan imama” diye niyet etmek sahih olur mu?

Cevap: İhtilaflı olmakla beraber, böyle niyeti sahih görmeyen kavil kuvvetlidir. (İbni Abidin)

 

Sual: İmâmın öğleyi mi, cum’ayı mı kıldığını bilmeyen bir kimse niyetini nasıl yapar? İkisine birden niyet etmesi câiz olur mu?

Cevap: Cum’aya niyet eder. (İbni Abidin)

 

Sual: İş veya sağlık sebebi ile hutbenin en sonunda câmiye gidilse, Cuma namazı kabul olur mu? Hutbenin başında câmide olmak gerekir mi?

Cevap: Hutbe Cuma namazının şartıdır. Hutbe olmazsa, namaz sahih olmaz. Hutbeyi dinlemek de vâcibdir. Bir özürle kaçırmış ise, Cuma Hanefî mezhebinde sahihtir. Özürsüz kaçırmış ise tahrimen mekruh işlemiş olur.

 

Sual: Hatib, hutbeyi okuduktan sonra abdesti bozulsa, hutbe okunurken hazır bulunmayan ve daha sonra gelmiş bir kimseyi cuma farzını kıldırmak üzere yerine geçirebilir mi?

Cevap: Cuma namazını hutbeyi okuyan hatibden başkasının kıldırması câiz ise de hilâf-ı evlâdır. Namazı, hutbeyi okuyan kıldırır. Sultanın veya hatibin izniyle, başkası da kıldırabilir. (İbni Abidin)

 

Sual: Hatibin hutbe okurken taharet üzere bulunmasının hükmü nedir?

Cevap: Cünüb iken bile hutbe okumak sahih, ama mekruhtur. (İbni Abidin)

 

Sual: Cuma namazında hatib minbere çıkmadan evvel müezzinin yüksek sesle “İnnallahe ve melâiketehu..” âyet-i kerimesini okuması bid’at mıdır?

Cevap: İhtilaflıdır. Dürrü’l-Muhtâr’da diyor ki: İmam Ebu Hanîfe, imam hutbe okumak üzere minbere çıktıktan sonra konuşmayı mekruh görür. İmameyn’e göre, hutbeden evvel veya sonra konuşmakta beis yoktur. Bu izaha göre mutad terkıyye İmam-ı A’zam’a göre mekruh, İmameyn’e göre mekruh değildir. İbni Âbidin burayı şerhederken diyor ki: Mutad terkıyyeden murad; “İnnallâhe ve melâiketehü yusallûne ale’n-nebiyy, yâ eyyühellezîne âmenû sallû aleyhi ve’s-sellimû teslîmâ” [Şüphesiz Allah ve melekler Nebi’ye salât ederler. Öyleyse ey iman edenler, siz de ona salât ve selâm ediniz!] âyet-i kerîmesi ile müttefekun aleyh olan “Cuma günü imam hutbe okurken arkadaşına sus dersen muhakkak gevezelik etmiş olursun” meâlindeki hadîs-i şerifi okumaktır. Allâme İbni Hacer Tuhfe namındaki eserinde bunun bid’at olduğunu söylemiştir. Çünkü ilk devirden sonra ortaya çıkmıştır. Bazıları “Lâkin bu bid’at-i hasenedir. Zira âyet-i kerime herkese mendub olan salât ve selâmı çok yapmaya teşvik etmektedir. Bâhusus bugün bu çok lâzımdır.” demişlerdir.

 

Sual: Cuma’nın ikinci rek’atinin rükû’una yetişemeyen bir kimse, niyetini Cuma’nın farzı olarak mı, yoksa öğlenin farzı olarak mı yapar?

Cevap: Cumanın farzı olarak iki rek’at kılar. İmam Muhammed dört rek’at olarak öğle farzını kılar demiştir; ama onun kavli tercih edilmemiş.

 

Sual: Bir kimse vakit namazını evinde kılacak olursa, imamın câmide namazı kıldırmasını beklemek mecburiyetinde midir?

Cevap: Hayır. Özürsüz Cuma namazına gitmeyen kimsenin, şehirde Cuma namazının farzı kılınmadan o vaktin farzını kılması câiz değildir. Sadece Cuma namazına bir özür sebebiyle gidemeyen, evinde o vaktin öğlen namazının farzını kılarken, cemaatin Cuma namazının farzını kılmasını beklemesi gerekmez.

 

Sual: Cuma günü için gusletmek sünnet olduğuna göre, bir kimse Cuma günü cünüb olsa, ikisine bir gusl kâfi gelir mi?

Cevap: Gelir. Cuma günü gusletmenin hikmeti, hem müminlerin bayramı olan Cuma gününe hürmet, hem de büyük cemaatle kılınan Cuma namazında cemaati rahatsız etmemektir. Cuma günü, hatta perşembeyi cumaya bağlayan gece yıkanılsa, sünnet yerine gelir. (İbni Abidin)

 

Sual: Seferi olan kaldığı yerde bir özrü yokken oruç tutmasa ve cum’a namazına gitmese günah olur mu?

Cevap: Olmaz. Efdal olan tutmak ve yapmaktır.

 

Sual: Napolide talebeyim. Metroyla ulaşabileceğim bir câmi var. Cuma namazına gitmediğim zaman kalbim mühürlenir mi?

Cevap: Hanefî mezhebine göre dârülharbde Cuma namazı farz değil ise de, Müslümanlar toplanıp Cuma namazı kılıyorsa, imkân dâhilinde gitmek lâzımdır.

 

Sual: Cuma namazı, polislere ve askerlere farz mıdır?

Cevap: Evet.

 

Sual: Cezaevinde yatan mahkûmlar cuma namazını nasıl kılacaktır?

Cevap: Bunlara Cuma namazı farz değildir.

 

Sual: Cuma vaktinde dersi olan talebenin Cuma namazına gitmediği için mesuliyeti var mıdır?

Cevap: Hayır. Öğle namazını kılar. Cuma vakti ders koyup talebeye cumaya gitme izni verilmeyen bir memlekette, Cuma namazı zaten farz değildir.

 

Sual: Bir alışveriş merkezinin dua odası adıyla açmış olduğu mescidde, Cuma namazı için izin alınmadığı için, cuma namazı kılınabilir mi?

Cevap: Hanefî mezhebinde halifenin olmadığı yerlerde, müslümanlar halka açık bir yerde toplanıp cuma namazı kılarlarsa, sahih olur. İzin almaya ihtiyaç yoktur.

 

Sual: Adına hutbe okutmak ne demektir?

Cevap: Hutbede, zamanın padişahının ismi zikredilir ve ona hayır dua edilir. Bu bir hâkimiyet alâmetidir.

 

Sual: Bir kimse Cuma hutbesine yetişemese, ancak Cuma namazının son oturuşuna yetişse, Cuma namazına yetişmiş olur mu?

Cevap: Olur. Ama özürsüz olarak hutbede hazır bulunmamak günah olur. Zira hutbe Cuma’nın şartı ve onu dinlemek de vâcibdir.

 

Sual: Askere Cuma namazı için izin verilmezse, gitmemesi günah olur mu?

Cevap: Esir hükmünde olana Cuma namazı farz olmaz. Öğleni kılar.

 

Sual: Özür sebebiyle cuma namazına gidilemediği zaman, öğle namazını ezan okunur okunmaz kılınabilir mi?

Cevap: Cemaatin cuma namazını bitirmesini beklemek müstehabdır.

 

Sual: Darülharpte cuma namazı kılınmaz diyen bir kişinin nikahı düşer mi?

Cevap: Küfre sebep olmaz. Farz değil, ama kılınırsa yerine geçer.

 

Sual: Şirketlerin, kampüslerin mescidinde Cuma namazı kılmak caiz midir?

Cevap: Cuma namazının edasının şartlarından biri de izm-i âmmdır. Câminin kapısı kapatılsa ve içeriye kimse alınmasa, Cuma caiz olmaz. Şirketlerdeki mescidlerde Cuma câiz olmaz. Ama dışardan velev hüviyet bırakıp kart almak mukabili de olsa insanların girip Cuma kılmasına izin veriliyorsa, Cuma kılmak caiz olur. AVM mescidlerinde izm-i âmm vardır. Hava meydanının kargo kısmı, emniyet sebebiyle dışardan Cuma namazı için girişe izin verilmeyen, 1000 kişilik büyük bir komplekstir. Fıkıh kitaplarında der ki: Hükümdar kalede veya sarayında kapıyı kapatıp maiyetiyle Cuma kılsa caiz olmaz. Ama kale kapısı fitne, düşman korkusu ve benzeri sebeple kapatılsa, içerideki câmide Cuma kılmak caiz olur. Hele başka câmi varsa, hiç mahzuru yoktur; çünki cemaat cumadan engellenmiş değildir. Kargo istasyonu da bunun gibi müstakil bir şehir olarak kabul edilebilir ve içinde Cuma kılmak caiz görülebilir. Üniversite mescidi de böyledir. (İbni Abidin-Cuma bahsi).

 

Sual: Seferî olan birisi, mukim cemaate Cuma namazında imam olabilir mi?

Cevap: Evet.

 

Sual: Cuma hutbesinde “Sultanın, hükûmet adamlarının adlarını söylemesi câiz değildir” sözünü nasıl anlamalıdır?

Cevap: Okunur; onlarda bulunmayan vasıflarla zikretmek doğru değildir. İlk halifeden beri hutbede halifenin isminin okunması ve ona dua edilmesi âdettir.

 

Sual: Cuma namazında hutbenin dinlenmesi cumanın farzı mıdır?

Cevap: Hutbe okumak farzdır; hutbeyi dinlemek de vâcibdir. Ama dinlemek Cumanın farzı değildir; kimse dinlemese bile Cuma sahih olur.

 

Sual: Cuma hutbesinden sonra hoca allahümmensur… diye başlayan duayı okurken, cemaatin elini açıp amin demesi mahzurlu mudur?

Cevap: Burası da hutbeye dâhildir. Hatib, dua ederken, eli açmak, âmin demek, konuşmak, dil ile salavat getirmek mekruhtur.

 

Sual: Hiç kimseden izin almadan 5-10 arkadaş talebe yurdunun mescidinde cuma namazı kılsak caiz olur mu?

Cevap: Dârülharbde Müslümanlar toplanıp aralarından birisini imam seçerek Cuma namazı kılabilirler. Ancak kapının herkese açık olması lazımdır. Talebe yurdunda bu nasıl tahakkuk eder, bilinmez.

 

Sual: Cuma günü imam hutbe okurken gelip sünnete durmanın hükmü nedir?

Cevap: İmam hutbe okumak üzere minbere çıkmış ise sünnete durmak mekruhtur.

 

Sual: Cuma namazında hutbenin dinlenmesi cumanın farzı mıdır?

Cevap: Hutbe okumak farzdır; hutbeyi dinlemek de vâcibdir. Ama dinlemek Cumanın farzı değildir; kimse dinlemese bile Cuma sahih olur.

 

Sual: Cuma günü sünnet olduğu için gusleden kimsenin sonradan abdesti bozulup yeniden abdest alsa, cumaya bu abdestle gitse, Cuma günü gusletme sünnetinden mahrum kalır mı?

Cevap: İmam Ebu Yusuf’a göre kalır; yeniden guslederse bu sevabı alır. Hasan bin Ziyad’a göre, maksat o gün temiz olmaktır. Sünnet yerine gelir. (Mebsut-i Serahsi)

 

Sual: Aşırı izdiham sebebiyle cuma namazının ikinci kez kılınması mümkün müdür?

Cevap: Cuma namazı tekrar kılınmaz. Bedeli öğle namazıdır.

 

Sual: Cuma namazı bugün için farz değildir diyenler var. Kılınmasa mesuliyeti yok mu?

Cevap: Dârülharbde, yani şer’î hükümlere göre idare olunmayan yerlerde halife bulunmadığı için farz değilse de Müslümanlar toplanıp Cuma kılarlarsa bu sahih olur; öğle farzı yerine geçer. O halde cumaya gitmelidir. Üç mezhebde bu şart aranmaz; kılmak farzdır.

 

Sual: Kışın cemaati cuma namazında 2 kişi olan bir köydeki imamın Ebû Yusuf kavline göre cumayı bu 2 kişi ile kılması caiz olur mu?

Cevap: Olur.

 

Sual: Cuma namazının farzından sonraki nafileleri özürsüz veyahut özürle geciktirerek ikindi vaktine kadar kılmakta beis var mı?

Cevap: Kılınabilir ise de, özürsüz olursa sevabı az olur.

 

Sual: Günümüz hutbelerinde 4 halifenin ismini zikredenler var, zikretmeyenler var. Bunun gereği var mı?

Cevap: Sahabe-i güzin, hutbelerde dört halifenin ismini okumuştur. Sahabenin tatbikatı, şeriatte delildir. Hutbede 4 halifelerin ismini zikretmek ve zamanın halifesine dua etmenin müstehab olduğu fıkıh kitaplarında yazar. Üstelik bu, Ehl-i sünnetin şiarı olmuştur. Mutlaka zikretmelidir.

 

Sual: Cuma namazının Medine İslam Devleti’nin kuruluşunu temsil ettiğinden siyasi bir namaz olduğu doğru mudur?

Cevap: Cuma namazı bir beldede İslâm hâkimiyetinin sembolüdür. Yüksek sesli kıraatle ve toplu halde kılınır. Bu ise ancak Müslümanların hâkimiyetini sembolize eder. Müslümanların hâkim olmadığı bir yerde cuma namazı farz değildir; ama Müslümanlar toplanıp kılabilirler. Buna siyasî namaz demek, ancak bir din cahilinin işidir.

 

Sual: Cuma namazı vakit girdikten bir saat sonra kılınabilir mi?

Cevap: Cuma namazının vakti öğle vaktidir. İkindi vaktine kadar kılınabilir ise de, âdet olmamıştır.

 

Sual: Cuma günü gusül almak cünüp olmayan için de sevap mıdır?

Cevap: Her ne kadar Cuma namazı için camide toplandığında kötü koku teşekkül etmemesi için tavsiye edilmiş ise de, kadın erkek cünüp olsun olmasın Cumaya hürmet niyeti ile guslederse, hadis-i şerifteki sevaba kavuşur.

 

Sual: Cuma saatinde doktor randevusu olan ve tehiri mümkün olmayan birinden cumanın farziyeti düşer mi?

Cevap: Özürdür. Öğle namazını kılar.

 

Sual: Dârülislâm memleketinde Cuma namazlarını kim kıldırır?

Cevap: Halife veya onun tayin ettiği kimse.

 

Sual: Cuma günü seferî olanlar öğle namazını cemaatle kılabilir mi?

Cevap: Cuma kılınan yerde öğlenin cemaatle kılınması mekruhtur. Öğleyi kılmak için de Cuma namazının bitmesini beklemeleri müstehaptır.

 

Sual: Cuma namazı kılınmayan yerlerde öğle namazının cemaatle kılınmasında mahzur var mıdır?

Cevap: Caizdir.

 

Sual: Cuma namazının farzını camide kıldıktan sonra, sünneti kılmak için eve gidilse ve yolda dünya kelamı edilse, namaz mekruh olur mu?

Cevap: Mümkün mertebe konuşmamalıdır. Sünnet ile farz arasında dünya kelâmı konuşmak veya lüzumsuz bir iş yapmak, bazı âlimlere göre sünnetin sevabını azaltır.

 

Sual: Cuma namazını kılmayan bir mukim, öğle namazını Cuma dağıldıktan sonra cemaatle kılabilir mi?

Cevap: Cuma kılınan bir beldede, özürlü veya özürsüz Cuma namazını kılamayan/kılmayan, öğleyi cemaatle kılamaz. Öğleni tek başına kılar. Cuma cemaatinin dağılmasını beklemesi müstehabdır.

 

Sual: Korona virüsten dolayı cuma namazına gitmemek günah olur mu?

Cevap: Camiler açıktır. Birer metre aralıklı da olsa namaz kılınır. Buna rağmen gidemeyen İmam Ebu Hanife’ye göre Cuma namazının şartları tahakkuk etmediği için vebalden kurtulur.

 

Sual: Cuma hutbesinde çoğu zaman dalıp gidiyorum. İmamın ne konuştuğunun bile farkında olmuyorum. Namaza zarar verir mi?
Cevap: Hutbeyi dinlemek lazım değil; orada hazır bulunmak kâfidir. Hutbenin zaten tamamının Arapça olması lazımdır; arada hatibin Türkçe konuşması, vaaz ve dua etmesi uygun değildir.

 

Sual: Eşim salgın sebebiyle cuma namazlarına gitmiyor. Çok üzülüyorum. Nikâhımız tehlikeye girer diye korkuyorum. Ne yapmalıdır?
Cevap: Gitse de olur; gitmese de. Bir özür mevzubahistir. Bu zamanda cuma namazının vücub ve eda şartları herkeste tahakkuk etmiyor. Giderse farz sevabı alır; gitmezse günaha girmez. Siz karışmayınız. Nikâhla alakası yoktur.

 

Sual: Cuma namazına mazeretsiz üç defa gitmeyen imandan çıkar mı?
Cevap: Hayır. Buna dair hadis-i şerif terk günahının şiddetini göstermek için böyle varid olmuştur.

 

Sual: 70-80 kişilik fabrikada mescid yapılsa, Yakınlarda cami olmadığı için burada Cuma namazı kılınabilir mi?
Cevap: Mükellef 3 kişi dahi olsa bu zamanda bir araya gelip Cuma namazı kılabilirler. Bunun için izne ihtiyaç ve izin mercii yoktur.

 

Sual: Cuma hutbesinde 4 halifelerin isminin okunmasının hikmeti nedir?
Cevap: Okumak müstehabdır. Caminin ve cemaatin ehl-i sünnet olduğunu ilan için ve bereketlenmek maksadıyla okunur.

 

Sual: Bir suale verdiğiniz cevapta “Cumaya gidemeyen İmam Ebu Hanife’ye göre Cuma namazının şartları tahakkuk etmediği için vebalden kurtulur” demişsiniz. Bu gün için tahakkuk etmeyen şartlar nedir?
Cevap: İmam Ebu Hanife’ye göre Cuma kılınan yerin darülislam olması; halife olması; Cuma namazını halifenin veya onun beratla tayin ettiği naiplerinin kıldırması; bir şehirde yalnız bir yerde cuma namazı kılınması lazımdır.

 

Benzer Suallerin Cevapları İçin Tıklayınız

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler