1– Ebû Hüreyreden “radıyallahü teâlâ anh” rivayet olunur. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdu: Kıyamet günü din-i İslam mahşere güzel surette ve süslenmiş olarak gelir. Hak Sübhanehü ve teâlâ hazretleri bu durumu bilir iken, sorar ki sen kimsin. İslam der ki ya ilahel âlemin! Ben İslamım. Allahü teâlâ buyurur. Bunu Cennete iletin. İslam der ki ya ilahel âlemin. Beni aziz tutup, ikram eden kimseleri, aziz tutup, ikram etmedikçe, bana yardım edenlere yardım etmeyince ve bana yer verenlere, yer vermeyince, ben Cennete gitmem. Allahü teâlâ emreder ki var o kimseleri getir ki seni aziz tutmuştur. Ve sana nusret etmiştir. O vakit İslam gelip, halkın safları arasında gezer. O sırada Ömer “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerini görüp, elinden tutup, seslenir (bağırır) ve der ki İlâhî! Bu o kimsedir ki beni herkesin sürdüğü zaman, bana kendi yanında yer veren, kabul eden, aziz tutandır. Halk beni o vakit reddettiler. Bu kimse bana nusret [yardım] etti. Halk beni kendilerinden uzak ettiler. Bu Zât beni aziz etti. O vakit halk beni zelil ettiler. Allahü tebareke ve teâlâ buyurur: Onu Cennete ilet. İslam der ki ya Rabbel âlemin! Ta kıyamete dek, her kim (hazret-i Ömer’i sever) beni sever, onları da Cennete iletmeyince bunu iletmem. Allahü teâlâ ve tekaddes kabul buyurur. Öyle yap! İslam mahşerde safların arasında dolanır. Her kim ki hazret-i Ömer’i sever. Onun elini tutup, hazret-i Ömer ile Cennete iletir.

2– Ömer “radıyallahü teâlâ anh”, Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerinden rivayet eder. Buyurdu: Ya Ömer! Cebrâil “aleyhissalatü vesselâm” benim yanıma geldi. Dedim, ya Cebrâil! Bana, Ömer bin Hattabın göklerdeki faziletinden haber ver. Dedi ki ya Muhammed “sallallâhü aleyhi ve sellem”! Ömerin göklerdeki faziletlerinden ve menakıbından eğer sana haber verirsem, hazret-i Nuh alâ nebiyyinâ ve aleyhissâlatü vesselâmın ömrünce ki kavmi yanında bin seneden elli sene eksiktir, henüz faziletlerini söylemeye kadir olamam. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurur: Korkunuz! Ömerin hışmından ki o gazaplı olunca, Allahü tebareke ve teâlâ hazretleri ondan ötürü gazaplı olur.

3– Said bin Cübeyr, İbni Abbastan “radıyallahü teâlâ anhüm” rivayet etmiştir. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurur ki: Cebrâil aleyhisselâm benim yanıma geldi ve dedi ki: Allahü tebareke ve teâlâ ve tekaddes hazretleri buyurdu ki Ömere benden selam et! Ona haber ver ki Onun rızası benim hükmümdür. Onun hışmı benim adlimdir.

4– Gudayf bin Haris “radıyallâhu anh” rivayet eder. Bir genç, Ebû Zer-i Gıfârînin “radıyallâhu anh” yanına geldi. Ebû Zer hazretleri o gence dedi ki benim için Hak Sübhanehü ve teâlâdan istiğfar et, affedilmemi iste. O genç dedi ki ya Eba Zer! Sen hazret-i Resûlullahın “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” sohbetinde bulunmuşsun. Ben senin nasıl affolunmanı isterim. Ebû Zer; “olsun, iste” dedi. Genç dedi, bana haber ver ki ben de ne hayırlı işaret gördün ki benim duamı ve istiğfarımı istersin. Ebû Zer “radıyallahü teâlâ anh” dedi ki; Bundan dolayı ki sen hazret-i Ömer’in “radıyallahü teâlâ anh” önünden geçiyordun. Ömer “radıyallahü teâlâ anh” bu iyi gençtir, buyurdu. Ben ki Ebû Zer’im. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerinden işittim ki buyurdu: (Allahü teâlâ, doğru sözü, Ömerin dili üzerine koymuştur.)

 5– Yala bin Ziyad rivayeti ile hazret-i Hasan “radıyallahü teâlâ anh” buyurdu ki: Bir vakit hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” Ebû Zer hazretlerinin elini tutup, sıktı. Ebû Zer, elimi bırak, incittin, ya İslamın kilidi, dedi. Hazret-i Ömer, ya Eba Zer, bu söylediğin nasıl bir sözdür. Ebû Zer dedi ki: Ya Emir-el müminin, aklında mıdır (hatırlar mısın), falan vakit, falan günde ki Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdu ki: Eğer aranızda yayılacak fitnelerden korkuyor iseniz, Ömerin bereketi ile onlar size erişmez. Ya Ömer, sen İslamın kilidisin.

6– Hazret-i Enes “radıyallahü teâlâ anh” haber verdi. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri Ömer’in yüzüne bakıp, güldü ve buyurdu. Ya Hattab oğlu! Bilir misin niçin tebessüm ettim. Hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh”, Allahü teâlâ ve Resûlü bilir, dedi. Saadetle buyurdu: (Ondan dolayı güldüm ki Allahü teâlâ, Arefe gecesi Arafatta bulunanlara inayet nazarı ile nazar etti. Sana hususi olarak nazar etti.)

7– Aişe-i Sıddıka “radıyallahü teâlâ anha ve ebiha” hazretlerinin rivayeti ile Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Meclislerinizi Ömer bin Hattabı anarak ziynetlendiriniz!)

8– Ali bin Ebû Talib “radıyallahü teâlâ anh” hazretleri buyurdu. Salihler zikir olunduğu zaman, siz Ömerin zikri ile olun. Zira biz ki Resûlullahın “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” Ashâbıyız. Hepimiz sekine ve aramın Ömer’in dili üzerine olduğuna, ittifak etmişiz.

9– Mübarek bin Fudal’e, Hasan “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerinden rivayet etmiştir. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdu: (İnsan oğlundan başkası, kendisi gibi bin kimseden daha kıymetli olamaz. Ömer “radıyallahü teâlâ anh” ise bin mislinden daha hayırlıdır.)

10– Huzeyfetebni Yemandan “radıyallâhu anh” rivayet edilmiştir. İslam, hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” zamanında makbul kimseye benzer idi ki yakınlığı artardı. Ömerden “radıyallâhu anh” sonra İslam, arkasını dönmüş kimseye benzerdi. Uzaklığı artardı.

11– Abdullah bin Mesut “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerinin rivayeti ile gelmiştir. Dedi ki: Üç kimsenin firaseti gayet iyi oldu.

a) Mısır azizinin firaseti. Hazret-i Yusuf aleyhisselâm hakkında firaset edip, kendi zevcesine dedi ki bunu mükerrem tut. Olur ki ondan bize menfaat erişir.

b) Şuayb aleyhisselâm hazretlerinin kerimesinin firaseti ki hazret-i Musa aleyhisselâm davete gelmişti. Babasına dedi ki ya baba. Onu ücret ile tut. Kavi ve emindir.

c) Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddık “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerinin firaseti ki kendinden sonra, hilafeti hazret-i Ömer “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerine verdi ki onda adalet fehm etti. Bir gün hazret-i Ali bin Ebû Talib “radıyallahü teâlâ anh” dışarı çıktı. Üzerinde çok güzel bir elbise vardı. Bu elbiseyi bana kardeşim, dostum, sadıkım ve safiyim Ömer bin Hattab “radıyallahü teâlâ anh” giydirdi, buyurdu.

12– Ebû Bekr-i Sıddık “radıyallahü teâlâ anh” rivayet etmiştir. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdu: (Eğer benden sonra Allahü teâlâ Peygamber gönderse idi, Ömer’i gönderirdi. Allahü tebareke ve teâlâ iki melek ile ona kuvvet vermiştir. Bunlar ona kuvvet verir. Ondan bir hata meydana gelecek olsa, ondan döndürürler. Doğrusunu yaptırırlar.)

13– Abdullah bin Ömer “radıyallâhu anhüma” rivayet etmiştir. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki: (İnsanlar bir şey söyledi. Ömer de o hususta bir şey söyledi. Ömer’in kavline muvafık olarak Kurân-ı azimüşşan nazil oldu.)

14– Übey bin Kab “radıyallahü teâlâ anh” rivayeti ile gelmiştir. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki: (Benden sonra, Allahü teâlânın musafaha ettiği, yani yakîn olduğu kimse, Hattab oğludur. O kimse, Hak sübhanehü ve teâlânın kudreti ile elini tuttuğu, feryatına eriştiği, selam verdiği, Cennetine koyduğu kimsedir. O Ömer bin Hattab’dır. Bu makamda yakınlık mekan ile olmaz. O yakınlığı Allahü teâlâ ve ben bilirim. Ona bir keramet ve bir nimet verir ki başkalarına bu mertebe ve yükseklik olmaz.)

15– Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri; (Şeytan Ömeri gördüğü vakit, Ömerin “radıyallahü teâlâ anh” heybetinden yüzü üzerine düşerdi) buyurdu.

16– Fadl bin Abbas “radıyallahü teâlâ anhüma” rivayet etmiştir. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdu ki: (Ömer bin Hattab benimledir. Ben Ömer bin Hattab ileyim. Benim vefatımdan sonra, Hak sübhanehü ve teâlâ Ömer iledir. Her nerede olursa olsun, Allahü tebareke ve teâlâ hazretlerinin hıfz ve emanında olur.)

17– Abdullah bin Abbas “radıyallahü teâlâ anhüma” rivayet etmiştir. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Ömer’in müslüman olduğu gün, Cebrâil aleyhisselâm benim üzerime nazil oldu. Ömer bin Hattab “radıyallahü teâlâ anh” müslüman oldu diye meleklerin birbirine müjde verip, şâd olduklarını, bana haber verdi.)

18– Enes bin Mâlik “radıyallahü teâlâ anh” rivayet etmiştir. Resûlullah “sallallâhü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Ya Ömer ibnül Hattab! Sen benim ümmetim üzerine berekatsın. Allahü tebareke ve teâlâ senin şanında göndermiştir. Nâfile ibadetlerden, zikir ve Kur’ân-ı Kerîm okumayı gündüz kaçırdıklarını gece, gece kaçırdıklarını gündüz kaza et.)

(Menakıb-ı Çihar Yar-ı Güzin)

 

Daha fazla bilgi için —> Hazreti Ömer’in Menakıbı

En Çok Okunan Yazılar

Tavsiye Ettiğimiz Temel Kitaplar Meâl Okumak Câiz Midir? Ehl-i Sünnet İtikadı Nedir? Ehl-i Sünnet Olmanın Şartları Nelerdir? Her Gün Okunması Gereken Çok Mühim Bir Duâ Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ve Tasavvuf Terbiyesi Sultan Vahideddîn Hân'a Dâir Sualler